reklam alanı

Didimli kadınlar “Ölmek İstemiyoruz”


Didim’de yaşayan emekli hemşire Hatice Tusu’nun katledilmesi üzerine Didimli kadınlar, basın açıklaması yaparak “Ölmek istemiyoruz, artık daha fazla azalmak istemiyoruz” dedi.Didim Kadın Platformu yaptığı basın

 Paylaş


Didim’de yaşayan emekli hemşire Hatice Tusu’nun katledilmesi üzerine Didimli kadınlar, basın açıklaması yaparak “Ölmek istemiyoruz, artık daha fazla azalmak istemiyoruz” dedi.
Didim Kadın Platformu yaptığı basın açıklamasında, Hatice Tusu’yu katleden Suat Aksoy’un en ağır şekilde cezalandırmasını istediklerini ve davanın takipçisi olacaklarını belirtti.
Didim Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-sen temsilcisi Belkıs Kahraman “Bugün öznemiz yine bir kadın. Gün geçmiyor ki ortalıktan kaybolan hem cinslerimizin belli bir süre sonra ölü bedenleri bulunmasın. Hem de her gün sokaklarında olduğumuz şehir olan Didim’den... Yani hayatımızın tam da içinden. “Ya benimsin, ya toprağın” anlayışıyla bir kız kardeşimiz daha aramızdan koparıldı.

Kızgınız!
Öfkeliyiz!
İsyandayız!

Emekli hemşire olan ve 5 yıl önce eşinden boşandıktan sonra oğlu Görkem Öner’le birlikte yaşayan Hatice Tusu yine canice katledildi. Kendi dünyasında sevgiyle, yaşama saygıyla, müzikle, güzellikle yaşayan bir kadını daha kaybettik. Hayatı sistemin yarattığı ataerkil, cinsiyetçi, zorba bir erkek tarafından elinden alındı.
Hatice Tusu’nun son görüldüğü erkek arkadaşı Suat Aksoy Denizli Sitesi mevkiinde bulunan bir kafeteryada yakalandıktan sonra, verdiği ikinci ifadesinden sonra cinayeti itiraf etmiştir. 10 Ekim Cumartesi günü evinin 150-200 m ilerisinde kendi aracı bıraktırılarak ve araç değişikliği yaptırılarak kaçırıldıktan 4 gün sonra Hisar Mahallesindeki arıtma tesisi yakınındaki makilik alandaki bataklıkla cansız bedenine ulaşılmıştır. Biz artık bıktık diye haykırırken her yeni gün, gün geçmiyor ki yeni hayatlar soldurulsun..
Bıktık !!
Artık yeter !!
Çekin artık kadınların üzerinden şu kanlı ellerinizi.
İsimler değişiyor ama olaylar hep aynı.
Kadınları canice katledenler, katletmeye teşebbüs edenler ve katiller aramızda dolaşıyor.
Bizler yaşamak istiyoruz, bizler hayatı istiyoruz dedikçe kadına şiddet her geçen gün artıyor ve onlarca kadın hayatını kaybediyor. Bu ülkede yaşayan kadınlar her an evde, sokakta, iş yerinde, okulda erkek şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Bizler en temel hakkımız olan yaşam hakkımızı savunuyor, ve isyanımızı haykırıyoruz.
Kadın cinayetlerini önleyici politikalar değiştirilsin ve şiddeti önlemeye yönelik var olan yasalar uygulanasın. Katiller değil kadınlar korunsun. Cinayeti, şiddeti, tacizi meşrulaştırmayın. Yaşanan cinayetlere sessiz kalmayın. Bizler yaşamak istiyoruz.
İktidarın kadın düşmanı söylemleri var olan cezasızlık politikası, yasaların yetersizliği ve uygulamadaki sorunlar katilleri cesaretlendiren en temel faktörlerdir.
Mücadeleyle kazandığımız yasal haklarımız biz kadınların yaşamı açısından asla vazgeçilemezdir. Kadınları birey olarak görmeyen, kamusal alandan dışlayan, aileye, devlete ve kocaya itaate zorlayan erkek egemen zihniyeti ve yarattığı şiddeti yok edecek olan biz kadınların örgütlü mücadelesi devam edecektir.
Biz Didimli kadınlar; katillerin aramızda dolaştığı bir ülkede, bir şehirde her gün acaba sıra hangimize gelecek korkusuyla yaşamaktan bıktık, usandık.İstanbul Sözleşmesi uygulansın diye aylarca alanlarda avazımız çıktığı kadar bağırmamız tam da bu yüzden. Hatice Tusu içimizden biriydi, bizden biriydi, biz bugün yine bir eksildik. Artık birimizi daha kaybetmeye tahammülümüz yok. Hatice Tusu’nun katilinin en ağır şekilde yargılanmasını istiyoruz ve Didim Kadın Platformu olarak da sonuna kadar takipçisi olacağız. İstanbul Sözleşmesinden ve yaşam hakkımızdan asla vazgeçmiyoruz” dedi.