Selma Erdal

Tüm Yazıları


Didim, Ülkemiz, Dünyamız

  • 02 Nisan 2018 Pazartesi


*Önce Didim;Geçdiğimiz son bir yıl süresinde, en az beş kere gündeme getirdim; HİSAR MAHALLESİ'ndeki yol sorunlarını... Çamur, balçık içinde bata, çıka yürümeğe çalışdık... Ve bozuk yollarda araba sürerken yerinden oynayan civatalar, somunlar nedeniyle oto tamircilerine paraları saydık...Ama halk olarak; özellikle yerel yönetim başkanı zat-ı muhtereme kendimizi saydıramadık, kaale bile aldıramadık, müteahhit efendiler varken, Hisar Mahallesi halkı olarakdan adamdan sayılmadık...Ne de olsa bizlerin, isteklerimizi yerine getirmeyenlerin ayağına sıkmak için belimizde tabanca, ne de dediğimizi yaptırabilmek için cüzdanlarımızın ucunda kanca yoktu ki oltalarımıza takılsınlar...Ama AKBABALAR erken seçim sinyalini verince; bir de ne görelim iş makinaları son bir haftadır Hisar Mahallesi'nde... Üstelik de gün boyunca harıl, harıl çalışmacasına...Sizi gidi kurnazlar; sizi!... Kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz bizi?...Seçim aşkına, böylesine hummalı bir çalışma; çok mu oy kazandıracak size?...Sözüm ona ampulü patlatacakdınız. Siz bu seçim öncesi böylesi uyanık tutum ve davranışlarınızla ancak mahalle arasında oynayacağınız ayaktopu maçında; lastik topu patlatırsınız.İşiniz çok zor, çok... Akbabalar'ın hakkından gelmek bir yana; bir de çıkdı mı karşınıza İYİ mi, kötü mü bilemeyiz bugünden elbette...Bilesiniz ki oylarınızı aşıracakdır tezden Meral bacınız...Bundan sonra yolları değil asfalt, Hazreti Recep Efendi gibi duble bile yaptırsanız... Göstermelik hizmetlerinizle artık halkı kandıramazsınız. Haydi size geçmişler olsun!...

*Özellikle ÜlkemizGazi Mustafa Kemal'in kurduğu LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'ni eleştirenler...Bu Devlet'in İSTİKLAL MARŞI'nı beğenmeyenler...Özellikle de HUKUK düzenini şeriatçı yobazlığa dönüştürmek için uğraş verenler...Ülke nüfusunun yarısını, erkeğine eş, eşit durumuna getirilmiş olan Türk Kadını'nı; Ulu Önder Atatürk'ün aydınlığından koparıp,karanlıklarda çürütmek, yok etmek, kamusal alandan silmek için her türlü melaneti yapanlar...Ve Devletimizin Kurucusu'nun; YURTDA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ ilkesini tedavülden kaldırıp,her türlü belanın içine ülkeyi atanlar...Bu gidişle onların sayesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti için konkordato ilan edip, iflas bayrağını çekip, ümmeti için bir çadır devleti kurup ve İstiklal Marşı yerine ilahiler eşliğinde Arabın yalelini söylemeğe başlarlar bu gidişle...İşte o zaman topluca cinayet ya da kıyamet neymiş; görürüz hep birlikte...
* Gezegenimiz DünyaBir yanda;Şu petrol içiciler...Savaş tacirleri...Doyumsuz sömürgenler...Diğer yanda; "her hıyarım var diyene, bir avuç tuzla koşan" alem budalası, el hayranı (aslında Arap hayranı desek daha doğrudur) olunca bizimkiler...Kesinlikle yaklaşıyor Dünya'nın sonu...Bu durumda; ne çevre sorunları için kaygılanmak...Ne Nükleer Santrallar için Donkişotluk yapmak...Ne açlara, çıplaklara, evsizlere yardım için çabalamak...En önemlisi de küresel iklim değişikliği nedeniyle endişelenmek...Gereksiz...Çünkü bundan böyle; kaygılanmak, endişelenmek için bir tek özne var...O da kendimiz...Yalnızca canımız, yalnızca kendi varlığımız...Her geçen günle birlikte;Dünyalılar koşa, koşa giderken bir savaşa...Bundan böyle Dünya Barış Günü kutlamaları da alınmalıdır askıya...