Selma Erdal

Tüm Yazıları


Didim'in Kokusu

  • 02 Ocak 2019 Çarşamba


Günlerdir sokaklar ışıl, ışıl...Yeni yılı karşılamak için Aralık ayının ilk günlerinden beri dükkan vitrinlerinde de renkli ışıklarla donatılmış yapay ya da doğal çam ağaçları var...Yobazlar, softalar ne derse desin, kimselerin onlara aldırdığı da yok işin gerçeği...Osmanlı'nın Tanzimat Fermanı'nın yayınladığından beri bu topraklarda halk yeni yılı kutluyor.Bu halk eğlenmeyi de seviyor.Ah bir de şu sokakların kokusu olmasa!...Sokaklarda kokan da mı nedir diye düşünen olursa da...Kimileri alışmış olsa da, aldırmıyor olsa da; ne yazık ki Didim'in sokakları karbonmonoksitli kömür kokuyor şu yeni yıl coşkusunun yaşandığı günlerde...Neden?...Neden "atanmış" ve yeniden adaylığa "atanmış" başkan; bir çözüm bulmuyor bu kokuya?...Oysa 90'lı yılların başında yasaklanmışdı bu niteliği bozuk, karbonmonoksidi bol kömürün dağıtımı, satışı ve yakılması...Türkiye Kömür İşletetmeleri Bursa Orhaneli'deki Kömür İşletmeleri'ni kapatmışdı Özal döneminde, bu niteliksiz kömür havayı zehirliyor diye. Üstelik de o yıllarda Güney Afrika'dan kömür ithal edilmeğe başlanmışdı. Kuşkusuz o yıllarda Bursa yerel basınında yazdığımız yazılarda bu kararı da eleştirmişdik "dışa bağımlı enerji politikaları" bağlamında...Derken Rusya ile yapılan anlaşmalar sonucunda bir de doğal gazla tanışınca ülke; tüm illerde hava kirliliğine karşı önlem almak amacıyla yasaklanmışdı bu niteliksiz kömürlerin çıkarılması, dağıtılması, satışı ve yakılması...Gerçi son 16 yıldır ki 17. yılına giriliyor bu seçim döneminde de oy karşılığı dağıtılan kömürlerle yeniden hortladı hava kirliliği sorunu pek çok kentde bilindiği gibi...
O yıllarda Bursa iline giren kaçak kömür kamyonları sıkı denetlenirdi, yasaklara karşın o kömürleri "ki niteliksiz olduğu için, kalorisi düşük olduğu için ucuz satılan" yine de sokmak isterlerdi kente...Ama Bursa yerel yönetimine bağlı "BELEDİYE DENETİM EKİPLERİ kesinlikle sokmazlardı bu kömürleri kentden içeriye...Sonucunda da hava temizlenmişdi.Çünkü yerel yönetimlerin en öncelikli görevlerinden biridir; yerel halkın sağlığını korumak, sağlığına karşı eylemler oluşturacak tutum ve davranışlara yasak getirmek....Nasıl ki yerel yönetimler; halkın yemek yediği yerleri denetlemek, sigara içilmesi yasak olan yerleri gözetlemek,kent içindeki genel tuvaletlerin temizliğini ve de sokakların temizliğini, çöplerin düzenli olarak toplanmasını, içme sularının temiz, insan sağlığına uygun biçimde dağıtılmasını sağlamak zorundaysa, bunlar yerel yönetimlerin temel görevleri arasındaysa...İşte kentin havasının temizliğini de denetlemek,insan sağlığına zararlı kömürlerin yakılmasını engellemek zorundadır yerel yönetimler...Yok efendim; yıllar önce yakılması yasaklanmış bu kömürleri, oy karşılığında halka bedava dağıtıyorsa genel/merkezi yöneticiler, biz ne yapabiliriz dememeli yerel yönetimler...Nasıl ki ASGARİ ÜCRET; kömürleri bedava dağıtanların belirlediğinden daha yüksek belirlenebiliyorsa...İşte çevreci ve çağdaş geçinen yerel yönetim de kaynak ayırarak, nitelikli kömürleri bulabilir, halka ya satışını ya da "oy karşılığında" parasız dağıtımını sağlayabilir...Kısasa kısas...Karşıtlarını kendi silahıyla vurmak caizdir efendiler!...Bu bir yarışsa, bu yarışda elini güçlendirmek, gücünü çoğaltmak için her türlü olanakdan yararlanmak varsa...Sen de gereğini yapacaksın arkadaş!...Üstelik kentin yoksulu bir yana; Didim'e yerleşmiş özellikle kurnaz İngiliz yabancılar da "sanki kendi ülkelerinde yakabilirlemiş gibi" bu kömürleri yakıyorsa...Ve atanmış başkan; bu "kömür kokusu"na, dolayısıyla bu niteliksiz kömürlerin yakılması sonucu havaya yayılan ve Didim'de yaşayan dededen, bebeye, o çok sevdikleri kedilerden köpeğe tüm canlılarca solunan karbonmonoksitli havayı soluyor oluşuna aldırmıyorsa...Kusura bakmasın ama bu gidişle ona gidecek oylar da ona aldırmaz 31 Mart 2019 günü geldiğinde...Kuşkusuz 25 kuruşa satılacak naylon torbalarla; bu ülkenin genelinde ya da Didim'in özelinde oluşan çevre sorunları önlenemez.Ama belki bir farkındalık yaratır halkın çevre sorunlarına duyarlılığı anlamında...Ama temiz hava solumak bilinmelidir ki çevre sorunlarına karşı alınacak önlemler arasında, özellikle de insan sağlığına yönelik saldırıları önlemek amacıyla yer almaktadır ilk sırada...İster atanarak gel, ister 31 Mart günü oyları katlayarak, sandıklardan atlayarak gel...Gün bugün, saat bu saat; 31 Mart 2019 gününe kadar Didim yerel yönetiminde yetkilisin, etkilisin ve Didim halkına karşı sorumlusun... Bir kere bu tür kömürlere karşı bir çözüm bul. Temiz enerji söylemleri sözde kalmamalı özellikle halkın partisi geçinenlerin çalışmaları arasında, uygulamaya geçirilmeli...Örneğin doğal gaz; Söke'ye kadar gelmiş...Neden gelmez Didim'e kadar?...Bu kentin halkına temiz bir hava solutmak; amaçlarınız, hedefleriniz, erekleriniz arasına neden girmez?...Partiniz İstanbul adayı; nasıl diyor?... İstanbul'un Anayasası'nı yapacağız diye bangır, bangır bağırıyor. Oysa Didim elinizde ama siz ne yapıyorsunuz?...Hiç...Yalnızca yollara düşkünlüğünüz var...Makyajla güzelleşmeğe çaalışan çirkin kadınlar gibi, siz de yollarla kenti güzelleştirdiğinizi sanıyorsunuz...Üstelik da yolları onardığınızı sanıyorsunuz, yapılan yolun sonuna gelmeden, baş tarafı bozulmağa başlıyor bile...Nasıl ki duman tüttüren dükkanlar için denetçileriniz yola çıkmadan, içerden duyum alıp, kapalı olan camlarını açıyorlar, sanki kurallara uyuyorlarmış gibi görevlilerin gözlerini boyuyorlar...İşte yapılan yollarda da durumlar farklı değil...Göstermelik, dostlar alışverişde görsün.Sözüm ona yollar yapılıyor, işçilik niteliksiz, özensiz olunca; yolların, kaldırımların yapılması işlemi bitmeden bozulma başlıyor. Didimli'nin ödediği vergiler boşa gidiyor ne yazık ki...Ve özellikle de solunan havanın niteliği...İnsan sağlığı için çok ama çok önemli; umursamıyorsunuz...Dağıtımı yapılan su; son derece niteliksiz, içilemez durumda, üstelik de çamaşır ve bulaşık makinalarını deliyor kireciyle...Didim'de yaşayanları içilebilir bir sudan bile mahrum ediyorsunuz... Ve turistik yer diye tanıtmağa çalışılan Didim'de; yemek yenecek yerlerde hijyen, hiç kimsenin umurunda bile değil, yerel yönetim olarak denetlemiyorsunuz...Daha ben ne diyeyim?...Sokaklar ışıl, ışıl süslenmiş olsa da...Didim'e yönelik güzel işler düşlenmiş olsa da...Uygulamada ne var?...Hiç...ya da koskocaman bir sıfır...Eğer istemiyorsanız bu sözleri söylemelerini size karşı; "atanmış" başkan iyice kısır, bir bir şey beceremiyor diye... Birazcık kıpırdayın, gider ayak "borçlanma yetkisi" isterken birazcık da Didim'de temiz havanın solunması için bir şeyler yapın...21. yüzyılda, insan sağlığına yaraşır, çağdaş, sürdürülebilir kentler diye kurulan tümceler var biliyorsunuz 1992'de düzenlenmiş olan Rio Konferansı'ndan beri...Aman gözünüzü seveyim öldürmeyin ne kenti, ne de bizleri niteliksiz kömürlerin çıkardığı karbonmoksit gazıyla...