Selma Erdal

Tüm Yazıları


Didim'e Bakış

  • 13 Haziran 2019 Perşembe


İkinci baharımız için; Bursa'yı, İstanbul'u bırakıp, Didim'e geldik... Pek sevdik; doğasını, havasını ki havasının aynısı Bursa Mudanya'da var, üstelik doktor reçetesine yazıyor astım, bronşit hastalarının ama ne yazık ki oraları Suriyeli işgali altında...Dolayısıyla genel olarak mutluyuz Didimli olmakla...Ama yakınacaklarımız d oluyor, sakınacaklarımız da oluyor baharının gelişine katkı koyduğumuz Didim'de...Elbette ki yazıyoruz ara, sıra dilimizin döndüğünce, elimizin yazdığınca...
Didim'de çay bahçesinde oturuyoruz...Kartona "please help me" diye yazmış kara suratlı, kara sakallı ve kara saçlı bir Suriyeli, elini burnumuzun dibine kadar uzatıyor.
Suriyeli'nin bu dilenci elini görünce soruyoruz birbirimize...
-Bunlara maaş veriliyor, türlü çeşitli ayrıcalıklar tanınıyor. Bu durumda dilencilik neden?...
Didim'de yerliden çok yabancı var.
Ay sormaz mı onlar BAŞKAN ERDOGAN SURİYELİLER'ine bakmıyor mu diye?...
Yabancılar bir yana, bizler öte yana, sorular bizde de çoğalıyor ardı sıra:
-Yoksa verilenler yetmiyor da Boğaz'dan yalı alabilmek için, bu nedenle mi başladılar dilenciliğe?...
Hani insan sormadan duramıyor...
Ve...Didim'de 2255.Sokak...
Her yer toz toprak...
Bahar gelsin, açsın çiçekler, yeşersin yaprak
Dedik oyları verdik de...
Yapılaşma nedeniyle bozulan yolu ne onaran, ne de kim bozmuş bu yolu diye arayan soran yok...
Hisar Mahallesi'ndeki 2255. Sokak gereksinim duyuyor Belediyemiz'in ilgisine...
İlgilenen olmayınca istedik ki sunalım Beldemiz'in en yetkilisinin bilgisine...
Yol kazılıp, kentin su şebekesinden yapıya bağlanan boruyla alınan suyun hesabını sorup, sorgulayan yok...
Bu kent böylesine kimsesiz mi?...
Ve 2255. Sokak'da yaşayanlar; acaba daha ne kadar toz, toprak saldırısına uğrayacaklar?...Bu saldırının biteceği, yolun onarılacağı gün belli midir?...
Yoksa kentlilerin değeri; oylar sandığa girene kadar mıdır ki kimsecikler sokaklara bakmaz, kentli durumundan hoşnut mudur acaba diyerek gezip, görmez?...
Ve de...
Belediye Zabıtaları hızlı bir yapılaşmanın olduğu kentin sokaklarını neden denetlemez?...
Bilemedik...Yoksa derdimizi Marko Paşa'ya mı anlatmalıyız?...Bununla birlikte...AKP'li ayağına yatan ve kör, kör parmağım gözüne Didim'de saklanan FETÖŞ sevdalıları... Diyorlar ki CHP'li Belediye'nin kapısını çaldı mı, anında işleri görülüyor, sorunları çözülüyormuş. Ne iş, bu iş diyesim var da... Üstüme ezzem değil; çünkü büyüklerimiz her şeyi bizden iyi bilir... Yumurtaya can veren Allahım...

Ve bir kaç sözümüz daha var ama bu kez de ayaktopçular üzerine... Ki onlarda;Özgüven yok!...
Sürdürülebilir disiplin yok!...
Sürdürülebilir kondisyon yok!...
Kısacası istikrar yok!...
Dünya şampiyonu Fransa'yı yendikden sonra; alınan 2-1'lik sonuca karşın derler ki adama:
-BİR TUVALET FIRÇASINA YENİLEN TAKIM!...