Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Devr-İ Sabık

  • 04 Haziran 2018 Pazartesi


Komşu ev hanımıyla ilginç bir diyalog yaşadım, birkaç gün önce.
-Hocam, AKP’den önce borcumuz 70-80 milyardı, şimdi 10 katına çıkmış.
-Ekonomistler öyle söylüyor.
-Özelleştirme paraları da var…
-Evet…
-Peki, bu paralar ne oldu?
-Köprü, oto-yol yaptık, diyorlar.
-Onların parasını geçenler ödüyor, ama?
-….
-Bunların araştırılması, ne olduğunun ortaya çıkarılması lazım; benim iş arayan kızım kendini mi geçindirecek, borç mu ödeyecek?
Evet, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk olaylarının araştırılması, suçluların bulunması ve cebe indirilen milyarların tekrar hazineye kazandırılması “adalet!” diyenlerin yapacağı en gerekli iştir.
Ancak ne yazık ki, yolsuzlukların araştırılması sorunu seçim programlarında kendine gerekli yeri bulmuş değil. Bir tek Vatan Partisi, “Yolsuzlukları Araştırma Mahkemelerini kuracaklarını” açıkladı. Takdire değer bir programdır, bu tek başına.
“Devr-i sabık yaratmayacağız” diye söylemlerde bulunmak ortamı yumuşatıyor, ancak ülkenin en büyük yarasının üzerini örtüyor. Örneğin, 17-25 Aralık meselesi ortada, çözülmeyi bekliyor. Yanı sıra uluslar arası ölçekte ihale yolsuzluklar yaşandı, Sayıştay raporları hasıraltı edildi.
Gelecek adına bir ak sayfa açılmak isteniyorsa; adalet perisinin gözlerindeki bağ çözülecekse; para babalarına bağımlılığın kırılarak çocuklarımıza aydınlık bir gelecek yaratmak istiyorsak yaşanan yolsuzluğun/hırsızlığın/irtikabın hesabının sorulması ilk ve en öncelikli icraat olmalıdır.
Koca şair Ziya Paşa, yüzyıl öncesinde dillendirmişti:
“Milyonla çalan mesned-i izette ser-efraz
Birkaç kuruşu mürtekibin cây-ı kürektir”
(Milyonları çalanlar devletin en üst makamlarına yükselirken; birkaç kuruşu çalanlar kürek cezasına çarptırılmaktadır.)
Yurttaşlar, bu çarpıklığın artık son bulmasını talep etmektedirler.