Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Devleti Kemiren Kurt : Partizanlık

  • 03 Ağustos 2018 Cuma


Karşımdaki, iç döker gibi anlatıyor:
“Babası MHP’li olan genç kız iyi bir eğitim görmüş, ancak 3 yıldır işsiz. Bana geldi; “Amca, senin tanıdıkların vardır, iş sorunum belki çözülür. Babamdan harçlık almaktan utanıyorum.” dedi.
Yönetim kademesinde tanıdığım bir AKP’liye durumu anlattım. O da beni sorumlu bir müdüre gönderdi. Adam iyi kabul gösterdi, falanca günü gelmemi söyledi. O gün gittim. Müdürün suratı değişmişti; “Sizi araştırdık, CHP’liymişsiniz. Maalesef işinizi yapamam, yoksa ben işimden olurum.” dedi.”
Bu kısacık öyküde yalnız o genç kızımızın değil, AKP partizanlığının kurbanı, okumuş, ancak işsiz kalmış nice gencimizin içler acısı hayat trajedisi vardır.
Başımız önde, içimiz burkularak dinledik. İçimizden bir tanesi atıldı; “Arkadaş, ben onu bunu bilmem. Devlet kadrolarına bilgili, temiz, liyakatli insanlar alınmalı.”
Söylemesi kolay…
Osmanlı’dan bu yana her iş “ulufe” ile çözümlenir olmuş. “Hamili kart yakinimdir” ibaresi belleklerde tazeliğini koruyor. Özellikle Demirel’in döneminde Kamu İktisadi Devlet Teşekkülleri (KİT) Adalet Partisi’nin “arpalığı” olmuş; bu kurumlara ihtiyaçtan çok fazla ehliyetsiz “torpilli yurttaş” sokulmuştur. Daha çok bu yüzden KİT’ler zarar etmeye başlamış; “zarar ediyor “ diye de yok pahasına elden çıkarılmıştır.
AKP’nin “parti devleti”, partizanlığın gelinen uç noktasıdır. Her ne kadar , adam kayrılmıyor, dense de uygulamalar; AKP il ve ilçe örgütlerinin, özellikle işe yerleştirmede “tam yetkili” bir konumda olduğunu göstermektedir.
Partzanlıkta ısrar edilebilir, hatta bir süre devlet çarkı çevrilebilir de. Ancak “kendilerinden sayılmayan” yurttaşlarca; “benim devletim” diye sahiplenilmez. Bu durum içte daimi huzursuzluğa ve istikrarsızlığa yol açar. Daha önemlisi, devlet işleri gereği gibi yürütülemez.
Şimdilik bir kısım yurttaşlar da bu çarpıklığa yeşil ışık yakmakta, alan razı veren razı misali… Ancak uzun süreli mümkün değil. Devlet işleri bu denli basit, hiç değil!