Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Denize akan Akbük lağımları

  • 05 Ağustos 2018 Pazar


İlk olarak kısa bir açıklama yapmaya gerek duyuyorum. Dostlarımın bazıları beni arayarak, Pazartesi günleri yazdığın yazılar hep aynı demiş. Ben her hafta Pazartesi günleri Akbük ile ilgili yerel yazılarımı paylaşıyorum. Başlığında da Akbük ibaresi oluyor. Bu nedenle dostlarıma her hafta koyduğum yazımın yeni olduğunu söylemekte yarar görüyorum. İyi okumalar.

Didim’in gelecekte yüzünü güldürecek tatil yöresi Akbük , adeta kendi haline terk edilmiş durumda. Bu denli olduğuna ben şahsen inanmıyordum ama, çok sayıda okurumdan aldığım iletiler sonucunda yaptığım incelemeler sonunda inandım. Bu şirin ve harika tatil beldesi namzedi olan, eskinin beldesi, günümüzün mahallesi, denizine lağımın boşaltıldığı, insanların tatil yerine nefret ile baktığı yer haline getiriliyor. İşin şaka kaldırır yanı yok beyler. Bana inanmayanlar Akbük muhtarına gitsin ve ona anlattırsın olanları.
İnsanlar denizde kirlilik var diye haber veriyor. Peşine görevliler gönderiliyor. Tespit ediliyor ve kirlilik kanaatine varılıyor. Peki yaptırım var mı diye aklınıza gelebilir. Nerede o yaptırımlar. Efendim anlaşılacağı üzere herkesin bir ağası varsa, ağaların sayesinde, buraya gelenler pislik içinde yüzüyor, pislik içinde olan denize nazır restoranda balığını yiyor. Yani bunu benim anlatmama ne kadar gerek vardı diye düşünmekteyim. Demek ki varmış. İnsanların Belediyeye telefon açıp şikayet etmesi yeterli değil. Ben eminim ki, Sayın Başkanım Deniz Atabay’a bu konu bildirilmemiştir. Bildirilseydi, hem turizmci kökeniyle, hem de beyefendi kişiliği ile bu işi kökten çözerdi diye düşünüyorum. İlgili kişiler denize kadar uzanan ve belirgin zamanlarda pisliği denize bırakan bazı yerlere ceza kesip ikaz edeceğine, oranın daha temiz hale getirilmesi için yaptırım uygulasa iş kökten hallolmuş olurdu.
Yazımın başında hani demiştim ya, Akbük, Didim’in gelecekteki gözdesi diye. Bunu neden söyledim anlatayım. Eskinin Marmaris’ini bilmeyen yoktur. Marmaris’in Marmaris olduğu dönemlerde, adeta köy gibi olan İçmeler, şimdi Marmaris’in en gözde yerlerinden biri. İçmelere gittiğimde yolları toprak, otellerine gitmek için ulaşımı sıkıntılı, koylara ulaşım yok denilecek kadar azdı. Şimdiki haline bakarsanız ne kadar kaliteli yer olduğunu göreceksiniz. O dönemlerde Marmaris’in denize girecek ve turist ağırlayacak yeri kalmamıştı. İçmeler kurtuluşu oldu ve de çok güzel oldu. Didim için de bunlar geçerli. Bu güzellik geleceğin Akbük’ünün tesisine bağlıdır. Muntazam bir koy var elinizde ama oranın güzelliğine leke sürenlere müdahale edilmiyor. Bundan kötüsü olabilir mi? Geleceğin incisi için hemen bu günden tezi yok bu kirliliğe dur denilmelidir.
Geçen günlerden birinde böyle bir konudan söz ederken, bir tanıdık bana aynen şunu söyledi. “Hocam, merak etmeyin. Alt yapı yapılıyor. Bittikten sonra her şey düzelecek”. Elbette düzelecek bundan eminim. Bu olay alt yapının yapılması, yapılmaması, iyi veya kötü olması, Didim’e uzak olması nedeniyle yatırımın az olması konuları ile alakalı değildir. Bu konu tamamen ilgisizlik, vurdumduymazlık ve kayırma işidir. Bence ilk başta bunlara dur demeliyiz. Geleceği yani Akbük’ü birlikte inşa etmeye burada yaşayan herkes gönüllüdür. İlgililerin önemle dikkatine.