Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Demokratik Direnişin Türküsü…

  • 02 Nisan 2019 Salı


Hiç olmadığı kadar farklı bir yerel seçim kampanyasının üstünden atladık.
Güneşi balçıkla sıvamaya kalktılar, olmadı.
Güneşin bir kısmını örtmeyi başardılar ama, yine de (tam olarak) olmadı… Sonuç olarak bu kez, be-ce-re-me-di-ler!
Sürdürülen kampanya çok sertti…
Hakaret, karalama, kumpas, iftira gibi unsurlar başlıca saldırı silahlarını oluşturuyordu.
Bir de “beka meselesi…”
Her meydanda, her TV kanalında başköşeye kurulmuş, bağırıp çığırıyordu.
Muhalefet çok eleştirdi bu bağırıp çağırmayı; ama… Başka ne olabilirdi ki…
Çeyrek asırdır belediyeleri, 17 yıldır tek başına ülkenin bütününü yöneten bir iktidarın halka söyleyecek neyi vardı ki…
Ekonomiyi nereden alıp, nereye getirmişlerdi?
İşsizliğin bu süre boyunca her yıl biraz daha tırmanmasının hesabını verebilirler miydi?
Hergün bir başka yerde patlayan konkordatoları nasıl izah edeceklerdi?
Tarım ürünleri ihraç eden bir ülkenin tarım ürünleri ithal etmek zorunda kalan bir duruma düşmesinin hesabı verilebilir miydi?
Terörün ulaştığı kan deryası meydanlarda nasıl izah edilebilirdi?
Yollar boyu birlikte yürünen Hoca Efendi taifesinin Fethullahçı Terör Örgütü’ne dönüşmesindeki sorumluluğun izahı ne kadar inandırıcı olabilirdi?
Dış siyasetteki karmaşa, dünya lideri olunacakken içine düşülen uluslar arası yalnızlık nasıl izah edilebilirdi?
Adaletin içine sincice yerleştirilen “kumpas furyası”ndan söz edilebilir miydi; bu talihsiz sürecin içine sinen çöküşün nedenleri anlatılabilir miydi?
Bir ülkenin genelkurmay başkanının terör örgütünün kumandanı yaftası ile zindanlara atılmasının bir izahı olabilir miydi?
Çok zordu bütün bunları gündeme taşımak. Anlatmak, inandırıcı olmak…
“Beka meselesi” ile halkı korkutmak ve bu siyasi manevra ile oy devşirmek ise, en kolay ve en pratik yoldu.
Ve öyle de yapıldı, bu yola sapıldı.
Bu döşenmesi oldukça kolay zeminde kayanlar oldu mu? Oldu.
Ama ayağını zemine göre atanlar yuvarlanmadılar bu bildik kanalın içine yuvarlanmadılar: Direndiler!
31 Mart işte bu direnişin öyküsüdür.
Kaygan zemine basmadan, bilincine tutunup ihtiyatla yol alan aydınlık insanların direniş türküsüdür baharla birlikte kulaklarımıza çalınan…
O sesi, önce işitmek ve sonra da keyifle dinlemek gerek.
Demokrasi işte böyle bir şey…
Bu kadarı bile insana keyif veriyor, kitlelere umut aşılıyor.
Kutlu olsun.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr