Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Demokrasi Platformunda yer almak...

  • 31 Mayıs 2018 Perşembe


Siyaset,dürüst,açık ve şeffaf yapıldığı sürece,amacına ulaşır,
Hedef de iktidar olmak,neyin iktidarı,
Halkın iktidarı.
İşte o zaman Devlet,hükümeti eliyle tüm yurttaşlarını kucaklar
Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün söylemiyle “Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran halka TÜRK MİLLETİ” denir, deyiminde yer aldığı gibi,
Türk siyasi hayatında Türk Milletinin hizmetinde olmak koşulu ile Türk Milletinin temsilcilerinin yönettiği T.B.M. Meclisi çatısı altındaki Türk Demokrasisinin temsilcileri olabilmektir tüm mücadele.
İşte bunun içindir seçimler,
İktidar yolu da buradan geçer.
Acaba öyle mi?
Gerçekten seçimler Türk Milletinin özgür iradesini mi temsil ediyor seçilenleri ile,
Elbette hayır,
Peki niçin,
Ülkenin yönetiminden çıkar bekleyenler,
Yönetimin kendi iradelerinin emrinde olması isteyen KÜRESEL güçler,
Finans Kapitalistler,
Nerede kaldı özgür irade o zaman,
Milli irade,
İşte ortada,
Şu an TÜRKİYE’ mizde yaşananlar gerçekte bu
Ne yarışçılar arasında eşit koşul ve fırsatlar var mı?
Ne de seçecekler için .
Gücü elinde tutanlar her türlü imkansızlıkları yaratıyor,
Mesela şu an Cumhurbaşkanlığı yarışına katılanlar arasındaki eşitliğe şöyle bir göz atalım,
Mevcut Cumhurbaşkanı şu an yönetimin başında,
Yani Devletin tüm yetki ve imkanları emrinde,
Mesela Cumhurbaşkanlığına ait ÖZEL uçakları istediği gibi Kanunen yasak olmasına rağmen kullanabilmekte,
Öte taraftan kendi imkanları ve seçmenlerinin bağışları ile seçim çalışmasını götürmeye çalışanlar,acaba öyle midir?
Ben öyle olduğunu inananların içinde değilim,mutlaka bu adaylara finans sağlayanlar güçler vardır.
Ancak bunun yanında daha henüz çiçeği burnundaki İYİ Parti var,
Seçim barajını ha takıldı,ha takılacak derken Kanunun hilelerinden faydalanıp Seçmen desteği ile de genel başkanının adaylığı gerçekleşti,
Ya propaganda imkanı,
Eh şöyle böyle,yani kör topal gidiyor.
Ya HDP, Adayı Cezaevinde,Propaganda imkanından yoksun,
Partinin eş başkanlarının imkanları ile götürülmeye çalışılıyor,
Adayın kesinleşmiş cezası yok,
Hapiste tutulması sadece ve sadece HDP’nin Mecliste önünün kesilmesi içindir.
HDP % 10 barajının altında kalır ise çıkaracağı tüm Milletvekillerini AKP kazanacak,
Ya barajı aşarsa işte o zaman yandı keten helva,yani 60-70 vekil güme gider,
İktidar hevesi kursakta kalır.
İşte bu nedenle HDP Türkiye partisi olduğunu göstermelidir,
Terörün her türlüsüne karşı olduğunu Türk kamuoyuna açıklamalıdır,
PKK’nın derhal silah bırakması gerektiğini söyleyebilmelidir,
Ve de Kürt halkı üzerindeki baskı diye anlatmaya çalıştıkları şiddet uygulamalarını Devlet terörü demekten vaz geçip Hükümetin baskısı olduğunu söylerse sanırım baraj sorununu çok çabuk aşacaklardır.
Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki tüm uygulamalar Hükümetin politikalarıdır,
Devlet Misak-/ı Milli sınırlarını ve Halkını korumak adına tüm önlemlerini alır. Bunu da Hükümetler eliyle alır,
Şu an ülkemiz Parti Devleti eliyle yönetilmekte,
Yani Meclis devre dışı,
AKP genel başkanı
Ve halen görevi devam eden sayın Cumhurbaşkanı eliyle yapılmakta,
Sorumluluk AKP hükümetinde,
Yani TC devleti AKP iktidarı demektir.
Onun için TC devletini suçlu gibi göstermekten vaz geçmesi gerekmektedir.
Yani Ayrılıkçılığı değil,
Bütüncüllüğü yani TC Devletini sahip çıkmalı, Misak-ı Milli sınırlarımızı savunmalıdır.
İşte o zaman gerçekten Türkiye partisi olur,
O zaman gerçekten Türk Milletinin bir parçası olan KÜRTLERİN haklarını ayrım yapmaksızın savunmuş olurlar.
O zamanda baraj sorunu kalmaz,
Herkes de gönül rahatlığı içinde çekinmeden HDP ye de oy verir…