Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Demokrasi halkın sahaya indiği bir sistemdir...

  • 23 Ocak 2018 Salı


Demokrasi, halkın kendi kendisini yönettiği rejimin adıdır.
Halkın kendisini yönetecek diğer insanları seçip, bir köşeye çekilerek göbeğini kaşıyacağı yönetim biçimi değildir.
İlgileneceksiniz!.. Yönetim erki içindeki yerinizi alacaksınız.
Seçtikleriniz, yapıp ettiği işlerle, yapmayıp savsakladığı projelerle, her şeyle ilgileneceksiniz…
Eğer bütün bunlarla ilgili değilseniz ve her nasılsa seçilerek TBMM’yi dolduran kişilerin sizi istedikleri gibi yönetmesine razı iseniz, siz yaşamakta olduğunuz çağın insanı değilsiniz…
Bir adam çıkıyor ve sizin seçim sandığına giderek seçmek zorunda kaldığınız kişileri belirliyor.
Sonra siz sandığa gidiyorsunuz ve o adamın belirlediği kişileri seçiyorsunuz.
Gerçek demokrasi, bilinci gelişmiş halklar için geçerlidir ve mümkündür.
Eğer siz, önünüze konan seçeneklerin dar kulvarına sıkışıp kalıyorsanız, size demokrasinin gerçeği değil, sahtesi bile fazladır…
1961 Anayasası Dünya’nın en gelişmiş ileri demokrasi unsurlarını içeriğinde barındıran çağdaş bir anayasaydı…
12 Mart darbesinin Başbakanı Nihat Erim şöyle buyurmuştu:
- Bu Anayasa bu millete bol gelmiştir!..
Ve o zat-ı muhterem sonra ne yaptı?..
O güzelim Anayasa’yı biraz daralttı.
Sonra 12 Eylül askeri darbesinin “bizim oğlanları” geldi.
İyice daralttılar 1961 Anayasası’nı…
Sonra bir kez daha, sonra bir kez daha daralttılar…
Demokrasiye ve hukuk devletine son darbe ise, yakın geçmişimizdeki “başkanlık referandumu” ile vuruldu…
Böylece karşı devrim kendi hukuk düzenini yasal olarak inşa etmiş oldu.
Ve Türkiye halkı, çağdaş demokratik hukuk devletinin teminatı olan Anayasa’sını koruyamadı…
Sonuçta Nihat Erim’i haklı çıkarttı…
Demokrasiler, halkın kendi kendisini özgürce yönettiği rejimlerdir, biliyoruz.
Ama bir halk kendisini özgürce yönetme konusunda bilinçli bir duyarlığa sahip değilse ve kendi bindiği dalı kesmekte ısrarlı ise… Sonunda layık olduğu yönetim biçimine mahkûm olması kaçınılmazdır.
Bu yolda ilerlemekte ısrar edildiği takdirde emperyalizme karşı silahla ve Ortaçağ kültürüne karşı eğitim hamleleri ile savaş vererek, vuruşa vuruşa kurulmuş olan demokratik, laik, milli ve sosyal hukuk devletine yazık olacaktır.
Ama sonunda belki de millet, layık olması gereken asıl yönetim biçimini gerçekten fark edecek ve bu kez oyunu seyretmeyi bir kenara bırakıp, bizzat kendisi sahaya inecek ve demokratik Cumhuriyeti tüm kurumları ile birlikte yeniden inşa edecektir…
Kim bilir?..

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com