Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Demokrasi günlerimi çok özledim

  • 29 Haziran 2020 Pazartesi


Eski günlerimiz burnumda tütüyor. Demek ki, demokrasinin en güzelini yaşıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Kıymetini biz biliyorduk ama bilmeyenler memleketin altını üstüne getirmeyi sonunda başardılar. Hey gidi günler demekten başka söylenecek söz kalmadığı zamandayız. Sokaklarda gezerken herkes rahat, güler yüzlü dolaşırdı. Şimdi öyle bir güne geldik ki, artık sokağa çıkarken herkes tedirgin, suratından düşen bin parça, sürekli etrafından gelebilecek bir kötülüğü kollar vaziyette günlere kaldık. Sabah olup da kahvaltıyı yaptıktan sonra çocuklarımızı sokağa salardık. Eve gelecekleri saate kadar gönlümüz rahat, hiç tedirgin olmadan akşam evde toplanacağımız zamanı beklerdik. Hepimiz çok mutluyduk. Televizyonu açıp da, seyretmeye başladığımızda bile sinirlerimiz asla gerilmezdi. Aynı programa çıkan siyasetçiler, birbirinin düşüncesine ters düşse bile mesafeli ve saygılı olarak birbirlerine davranırlardı. Demek ki demokrasi buydu. Ben çok özledim.

Öğretmenlerimiz senenin bir günü evlerimizden getireceğimiz yerli malı ürünlerimizi isterler ve o gün yerli malı yurdun malı, bunu herkes kullanmalı sözcüğüyle bu muhteşem yerli malı haftasını kutlardık. Herkes mutlu, paylaşan, saygılı günleri yaşardı. Şimdi yerli malı olarak neredeyse şu diye göstereceğimiz bir şey kalmadı. Geçenlerde evinin önünde ürettiği taze soğanı satarak, korona nedeniyle parası tükenen köylü kadınına yazılan yüklü cezadan sonra kaç kişi morali düzgün, ürettiğinden onur duyabilecek halde olacak merak ediyorum. Bundan sonra üretimleri yaparken kırk kere düşünüp ancak üretecekler. Sorup soruşturmadan ekim yapmayacaklar. Ne olur ne olmaz. Hani bunun demokrasi yanı. Elbette sokakta mikrop kapma ihtimali yüksek. Gereği yapılacak ama işin bir de esneklik yönü var. Bunu yapmazsanız bu ülke elinde çok, sırtında sopa olan bir ülkeye dönüşür. Ben özledim eski o güzel günlerimizi.
Ben o gençlik yıllarımda bile yaşatılan darbelere, askeri sivil demeden içten içe tepkimi gösterirdim. Baskılarla, korkularla yaşatılan sosyal hayat, sosyallikten çıkarak oligarşiye dönüştükçe, Almanya’nın bir zamanlardaki Nazi yönetiminden farkımızın olmadığını görmek beni üzüyor. O kıymetini bilmediğimiz demokrasiyi ben nasıl özlüyorum biliyor musunuz anlatamam.
Birinci katta oturduğumuz bahçeli evimizde, ikinci katta oturan çocukluk arkadaşım Ali ile birlikte komşunun erik ağacından kopararak evimizin duvarına yaslanıp yediğimiz o erikleri şimdi alsak, elimizde kelepçe ile ifadeye gitmenin çok kolay olduğunu söylemek isterim. Karnı aç olan birinin, komşusunun kapısına vurarak, evde annemler yok bir dilim ekmek istemesinin verdiği güven şimdi nerede? Günümüzde acıktım demeye korkar olduk. Bir ekmek için içeride ceza alma olasılığı varken, birçok vatan haininin hala aramızda gezmesini hazmedemez olduk. Ben artık eski o güzel demokrasimizi özledim.