Selma Erdal

Tüm Yazıları


Değişen Değerler

  • 26 Aralık 2018 Çarşamba


Müzik öğretmenlerini birazcık anlarım da ilköğretimden sınıf öğretmenleri bile; M'ACUN tv'nin yarışmasında, ünlü bir şarkıcı olma hevesinde...Öğretmenlikden bir türlü para göremeyince kesesinde; tüketim toplumunun özendirdiği insan tipi gibi ünlü,şanlı, şöhretli olmak tek dertleri...Ama önemli olmak, değerli olmak, yararlı olmak; onlar için hiç de değil önemli...Çünkü değerler çok değişdi.Günümüzden en çok 20 yıl öncesinde; nasıl da başkaydı değerler, ulaşılması gereken amaçlar, erekler...Toplumsal kirlenme bağlamında örselenince değerler; sandılar ki boşa çekilmekde kürekler...Öğretmenler; elleriyle gömdüler toprağa ülkücü, idealist kişiliklerini...Değiştiriverdiler benliklerini ve düşlemeğe başladılar parıltılı bir yaşam eşliğinde ceplerine dolduracakları binlikleri...Çocuklara doktor, mühendis, hakim, kaymakam olmayı öğütleyen , başarıyı hedefleyen öğretmenler yerine, şarkıcılık yarışmasında şampiyonluk için yarışan öğretmenler türemeğe başladı.Oysa...Dünde kalan öğretmenler; etek boylarından, makyajlarına, takacakları takıların biçimine kadar her bakımdan saygın, dengeli ve denetimliydiler MEB tarafından... Günümüzdeyse maaşallah mesleklerinin gereğini yerine getirmekden başka kolaycı, kısa dönemli karlı işler ve ilişkiler bağlamında öğretmenler karşımızda...Şaşılacak bir durumdur ki ne onları eleştiren, denetleyen ve ne de yıl sonu sicil değerlendirmeleri yapılırken öğretmenlikle bağdaşmayan işlerle ilgilendikleri için bozuk rapor yazanlar da yok...İlginç ki hem de nasıl...Ve bir de bu öğretmen sınıfı ile ilgili gözümüzden kaçmayan bir diğer fasıl da okulların bahçe kapılarının dışında, ellerinde sigara, kadınlı-erkekli öğretmenler, teneffüs aralarında...Ki onlar öğrencilerinin gözleri önünde deyim yerindeyse "fosur, fosur" sigara içerken, öğrencilerine nasıl anlatabilecekler sigaranın zararlarını ve nasıl verecekler onlara "sigara içmek yasak" içerikli buyruklarını?...Okullarda öğrencilere GDO'lu hamburgerlerin, kolalı içeceklerin yasaklandığı gibi...Öğretmenlerin de okul bahçe kapılarının önünde sigara içmeleri yasaklanmalı kanımca eğer sağlıklı bir nesil amaçlanıyorsa...Ve yine dönersek şarkıcılık konusuna...Öğretmen dediğin; özellikle de Devlet okullarında, sonuç olarak Devletin Memuru...Belirli kurallara uyma zorunluluğu olan bir kişi...Nasıl olup da televizyon yansılarında, şarkı yarışmalarında boy gösterebiliyor, ama sicil sorunu yaşamıyor; üstelik de muhafazakar bir iktidar döneminde?...Gerçekten de anlaşılır ya da benim anlayabileceğim bir konu değil...Neden mi?...Çünkü ben SHP-DYP koalisyonu döneminde...Üstelik de aslan sosyal demokratlara bağlı bir bakanlığın Bursa Bölge Müdürlüğü emrinde memurculuk yaparken, yerel basında (ki Cavir Çağlat'ın Olay Gazetesi'nde) köşe yazarlığı yaparken...Sicilimi bozdular bu sosyal demokratlar "yazarlık yaptığım" gerekçesiyle...Bugün televizyon yarışmalarında öğretmenleri gördükçe; şaşkınlık içindeyim "memurluğun kuralları mı değişdi, yoksa değerler mi bozuldu, tozumaya uğradı ve saygınlık algısı ülkücü,idealist olanlara karşı değil de, parayı kolay bulanlara karşı mı duyuldu, duyulmağa başlandı?...Gerçi benimki de sorumu?...Turgut Özal askeri; şortuyla teftiş ettiğinden beri...Resmi, formal, biçimsel, saygın olan ne kaldı?... Aman... Bunca olumsuzluğun çilesini çekmek bana mı kaldı?...Ne diyelim?...İnceldiği yerden kopana kadar...Nasıl olsa günümüzde hakim, hekim, mühendis gibi mesleklerin yerine türetilen nice meslekler var...
AKBaşkan maaşına yüzde 26 zam yaptı, biz de üsterük diye kazan kaldırınca Yeniçeri...İşin şakası,latifesi bir yana...Çünkü mizahla bir şeyleri izah etmeğe kalkışınca, anlayan var, anla-ya-ma-yan var...Biz boşverelim bu yönteme...Gelelim 25 Aralık 2018 gününün en önemli duyurusuna...Asgari ücrete de yüzde 26 zam geldi; bu artış asgari ücretle çalışanları oldukça da sevindirdi.Her ne kadar Bay Kemal; bu konuda kışkırtıcı bir işlev görse de "biz belediyelerimizde çalışanlar için asgari ücreti 2200 TL olarak belirledik dese de", AKBaşkan da gereğini yapıverdi, işçiye istediğini verdi.Ardından hemen başladı "münafıklar korosu" sesini yükseltmeğe; bu verilen zam seçim öncesinin rüşvetidir sandık öncesinde diye...Karşı korodan da bir yanıt veremediler; "sanki senin ki ne?...CHP'li belediyelerde asgari ücretin 2200 TL olacağını duyurmak, seçim öncesi verilmiş bir rüşvet olmayacak mı?" demeğe üşendiler mi, yoksa akıl edemediler mi anlayamadım ben de...Kimin, kime ne dediğine aldırmazsak....Şimdi sardı mı memur ve işçi emeklilerini de bir umut...Acaba bize de gelir mi yüzde 26'lık bir artış ve bir parçacık önlenir mi yaşamımızdaki batış?...Onlar da düşlere daldılar...
Velhasıl şu Bay Kemal; mum dibine ışık vermez türünden olup da CHP'yi bir arpa boyu ileriye götüremese de...Ara, sıra yarıyor işe... Emeklilere ikramiye vereceğiz dedi, bayram öncesinde 1000 TL tutarında da olsa hesaplara yatan paralar, acızıcık da olsa kapandı yaralar...Yine Bay Kemal dedi ki 1 Ocak 2019 gününden başlayarak; Belediyelerimizde asgari ücret 2200 TL olacak dedi, AKBaşkan da bu bedele çok yakın bir değer biçiverdi asgari ücretliye...Velhasıl ülke siyasetinde rekabet piyasası iyi işlemekde... Ne sıkıntınız varsa Osmanlının Marko Paşası'na değil, CHP'nin Bay Kemal'ine başvurun...Olmayacak olanı, oldurur kışkırtıcı sözleriyle...Eh bu kadarcık da olsa işe yarasın ama değil mi ya?...Selma Erdal;Didim,25 Aralık 2018