Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Dedi-Kodu Olur…

  • 19 Şubat 2018 Pazartesi


Zeytin Dalı Operasyonu Türkiye’nin beka sorununu çözmek için yapılmaktadır. Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde “beka” sözcüğünün karşılığına bakıyorum: Kalıcılık-ölmezlik, yazıyor.
Hayır olmadı.
Türkiye Suriye’nin kuzeyine kalıcı olmak için gitmedi.
Bu işte bir yanlışlık var.
Bizce bu kritik süreçte ilk yapılacak iş, hemen/derhal/bir acele yeni bir KHK fermanı yayınlayıp, acilen Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nü piyasadan toplatmaktır.
Neyse ki, çağdaş aydınlanmamızı biricik kaynağı Google amca [ya da hala] var…
Böylece ortaya “amcamız” sayesinde Türk dış politikasını rahatlatan bir açıklama çıkıyor.
Aynen aktarıyoruz:
[beka-Vikisözlük
https://tr.wiktionary.org/wiki/beka]

Şöyle yazıyor “amcamız”:
Beka: Bir devletin toprak bütünlüğünü, ahdi hukukunu ve anayasal düzenini iç ve dış tehditlere karşı koruması suretiyle hayatiyetini devam ettirmesi; kalıcılık, ölmezlik.

Ve böylece hep birlikte rahatlıyoruz.
Ve sonra da düşünmeye çalışıyoruz:
1.- Acaba, Türk Dil Kurumu Sözlüğü Türkiye’nin dış politikasına çelme takmak için mi o tanımlamayı yaptı?
2.- Ve yine soruyorum: Acaba bu işte de mi FETÖ parmağı var?
3.- Bu provokasyon Fethullahçı terör örgütü ile Suriye’deki PYD/PKK terör örgütlerinin işbirliğini mi işaret ediyor?
Şüpheler birbiri ardında, üst üste, alt alta birbirleri ile yarışıyor.
Şüpheci, tedirgin, gergin ve her yağmur zerresinden nem kapan bir psikolojik yapıya ulaştık… [mı acaba?]
Olur mu ki?
Olursa şaşırır mıyız?
Değilse garipser miyiz?
Her ne olursa olsun, hemen unutur muyuz?
Tüm bu soruların yanıtı kısadır:
- Evet!
Ama gerçek şu:
- Türkiye, her türlü şart ve durumda toprak bütünlüğünü ve Anayasal düzenini korumak ve kollamak zorundadır.
Çünkü, “mevcudiyetinin yegane temeli budur…”
Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve Anayasal düzeni bugün ciddi bir risk ve tehlike altındadır.
Dış destekli terör örgütleri Türkiye’nin ciddi/gerçek/ve reel olarak bir beka sorunudur; doğru.
Herkesin bildiği ya da bilebileceği bu tespitleri yaptıktan sonra okumakta olduğunuz yazının temel sorusuna gelelim:
- Dış destekli terör tehlikesinin yabancı ülkelerdeki merkezi Kandil değil mi?
Peki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tankları, uçakları ve Mehmetçiğimiz niçin Kandil’i değil de, Afrin’i öncelikli hedef olarak belirledi?
Çok uzun yıllardır süren, çok büyük miktarda can alan PKK terör örgütü içimizde at oynatırken… Ve bu kanlı örgüt açıkça Kandil’den yönetilirken, niçin öncelikli hedef bu merkez değil?
Akıl, kendisine verilen hazır bilgileri sorgulayan çok değerli bir organdır, [hiç değilse] biz böyle biliyoruz…
Ve… Sorgulama işlevini terk etmiş bir aklın tarifini yapmak istemiyoruz.
Dedi-kodu olur!

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com