Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Cumhuriyeti bitirdiler mi?

  • 29 Ekim 2018 Pazartesi


Cumhuriyet halkın kendi kendini yönetmesi temelinde geliştirilen bir yönetim biçimidir. Bu yönetimde özne olan halktır. Özgür iradi katılımıyla kendi devletini oluşturan, amaç ortaklığı olan insanlardan oluşan bir yapıdan söz ediyoruz. Bu yapı hukukun üstünlüğünü ve bireylerin temel haklarının korunmasını gerçekleştiren iradi katılımlı bir yapıdır. Atatürk’ün konu ile ilgili açıklamaları şöyledir: “Atatürk, 1933 yılında yaptığı bir konuşmasında cumhuriyetin yararlarını şu sözleriyle açıklamıştır:“Cumhuriyet, Türk milletinin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği muvaffakiyetlere erişti. Milletin eğilimlerini ve ihtiyaçlarını bularak ve öğrenerek onun refah ve inkişafı gereklerini gerçekleştirmekte cumhuriyetin az zamanda elde ettiği neticeler, cumhuriyet idaresinin milletimize hazırladığı istikbalin daha ne kadar parlak olduğunu tahmin ettirmeye kafidir. Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyetin müstakbel evlatları, bizden daha çok müreffeh ve bahtiyar olacaklardır.”
“Atatürk’ün ideali, erdemli, kültürlü, ülke sorunları ile ilgili, milli karakteri temsil eden, çalışkan ve vatansever bir gençlik yetiştirmekti. Atatürk’e göre, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ancak bu özelliklere sahip bir gençlikle şekillenebilirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin geliştirilmesi ve yaşatılmasında gençlik, temel bir güç kaynağıdır. Cumhuriyeti yükselterek ileri taşımak her Türk gencinin kutsal ve milli görevidir. Bu görev, gücünü Atatürk ilke ve inkılaplarından alır. Bunun için Türk gençleri; gönül birliği, inanç ve amaç birliği ile bu görevi yerine getirmelidir. Çünkü gençlik toplumun ve ülkenin geleceğidir, yarınlarının güvencesidir. Sağlıklı ve eğitimli gençlik, bir milletin en değerli varlığıdır.”
Atatürk cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmişti. Bu konuda yapılması gerekenleri savsaklayan yöneticilerin sorumluluğu tartışılamaz. Çünkü geldiğimiz nokta işaret edilen noktayla çakışmıyor:
“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”Atatürk Gençliğe Hitabesi’nde öngörüsünü kayıtlara geçirmiştir:“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır…”
Bu uyarının işaret ettiği sakıncalar ortaya çıkmıştır. Cumhuriyetin kendilerine sağladığı olanaklarla görev alanların gerekenleri değil, tam aksi yönde girişimlerini sürdürmüşlerdir.
Atatürk, “Gençliğe Hitabe”sinde, yaşananlardan çok yaşanabileceklerle ilgili öngörülerini belirtmiştir. Türk gençliğinin en büyük görevinin Türk İnkılabı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni korumak olduğunu belirtmiştir. Bir gün cumhuriyete karşı içeriden ve dışarıdan yapılacak saldırılarla karşılaştığında içinde bulunduğu durumu düşünmemesini ve ne olursa olsun görevini yerine getirmesini istemiştir.”(www.nedir.com)
Egemenliğin kaynağı özünde milletin kendisidir. Çok farklı araçlar aynı amaç için eş zamanlı olarak kullanıldığında( din, eğitim, siyasi partiler, sendikalar, vakıflar, dernekler) toplumun dönüştürülmesi kolaylaşmaktadır. Özellikle yoksulluğun yönetimi toplumu dönüştürmenin gerçekleştirilmesine hizmet etmektedir. Bize ait olan kaynaklar geleceğimizi yok etmek için kullanılmakta ve bizlerde bu olumsuz gelişmelerin sessiz tanıkları olmaktayız.
Cumhuriyet bayramının kutlanması gerekirken başka bir kutlamanın yapılmasını açıklamak hiç kolay değildir. Bula bula bu bayram gününü mü buldunuz? Allah’ın günleri çuvala mı girdi? Kutlama başka bir günde yapılamaz mı?