21 Eylül 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Ders Zili 18 Eylül 2017 Günü Çalacak

9370 ÖĞRENCİ VE 587 ÖĞRETMEN EĞİTİME HAZIR

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı 2017-2018 Eğitim ve Öğretim Yılı Çalışma Takvimi’ne göre, uyum eğitimleri Pazartesi başlıyor başlıyor. Okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5’inci sınıflarındaki öğrencilerin eğitim ve öğretime hazırlanması amacıyla 11-15 Eylül 2017 tarihlerinde uyum eğitimi yapılacak. Tüm öğrenciler ise 18 Eylül’de ders başı yapacak.

Didim’de 37 Okulda 587 öğretmenle 9370 öğrenci 2017/2018 eğitim öğretim yılında eğitim görecek.

14 İlkokul, 13 Ortaokul, 3 Anaokulu ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2 Anadolu Lisesi 1 İmam hatip Lisesi 1 tanede yaygın eğitim kurumu ile 207 Ortaokul Öğretmeni, 195 İlkokul Öğretmeni, 167 Lise öğretmeni ve 18 Anaokulu öğretmeni ile 44 İdareci 45 Kadrolu Personelle görev yapacak okullar da hafta başından okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5’inci sınıflarındaki öğrencilerin günü uyum amaçlı başlayacak olan öğrencilerin telaşı sardı.

Eğitim öğretim görecek 506 derslikte ortalama 18,51 öğrenci düşüyorken 587 öğretmene de  16 öğrenci  düşüyor.

Rakamlarla ilgili olarak şu ana kadar tayin ve atama işlemleri tamamlandığı için öğretmen sayısında bir değişiklik olamayacağı ancak TEOG sonuçları ve tercihlerle ilgi müracaatların  son gününün  bugün olması sebebiyle  küçük değişikliklerin olabileceği öğrenildi.

2018 YILINDA SÖMESTRİ TATİLİ NE ZAMAN?

Takvimde yer alan tarihlere göre birinci kanaat  döneminin bitişi ve  yarıyıl tatili, 22 Ocak 2018 - 2 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 5 Şubat 2018 Pazartesi başlayacak 8 Haziran 2017'de sona erecek.

2017- 2018 EĞİTİM- ÖĞRETİM YILINDA OKULLAR NE ZAMAN KAPANACAK?

Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan çalışma takvimine göre 18 Eylül 2017'de başlayan 2017-2018 eğitim öğretim yılı 8 Haziran 2017'de sona erecek ve öğrenciler yine yaz tatiline girecek. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre 2018-2019 eğitim öğretim yılı ise 17 Eylül 2018 Pazartesi başlayacak.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 07 Eylül 2017 15:58

İKİ DERNEKTEN PEKTAŞOĞLU’NA PLAKET

İKİ DERNEKTEN PEKTAŞOĞLU’NA PLAKET

Didim Esnaf  ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu’na, Karadenizlilerden ve Didim 75 Gençlikten Plaket.

Didim Karadenizliler Derneği ve 75 Gençlik Derneği, geçtiğimiz 30 Ağustos’ta Didim Belediyesinin de  katkılarıyla Didim Cumhuriyet Meydanında Gurup Koliva’ya bir konser organize etmişti.  Karadeniz yöresinin sevilen müzik gurubu Koliva Bayram coşkusuna katkı koymuş hareketli parçaları ile meydandaki kalabalığı  coşturmuştu  bu konserin organizasyonunda destek olan kurum ve kuruluşlarla kendilerine yardım eden Esnaflara teşekkür plaketi sundular.

Dernekler bu kapsamda kendilerine bireysel destek olan Didim Esnaf Sanatkalar Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu’na da bir plaket takdim ettiler, kendisinin sosyal olaylara gösterdiği duyarlılığa teşekkür ettiler önümüzdeki günlerde dernek olarak kendisine destek olacaklarını da belirttiler.

Başkan Yaşar Pektaşoğlu,  oda olarak tüzüklerinin verdiği ölçüde bir çok kurum ve organizasyona destek verdiklerini ve bunu tüm yönetim olarak seve seve yaptıklarını belirtti.

Ancak bazen yönetmeliğin izin vermediği durumlarda da kişisel olarak elinden gelen ekonomik katkıyı sağlamaya çalıştığını belirterek Koliva Konseri gibi desteklerin dışından Didim’de evi yanmış iki aileye de kendisinin kişisel olarak destek olduğunu belirtti ve her iki derneğinde kendisine bu plaketle onurlandırmasından mutlu olduğunu belirtti.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM’de BİR SİVİL TOP­LUM ÖR­GÜ­TÜ AKÇED

Akbük’te baş­kan­lı­ğı­nı Ferda Kılıç’ın, baş­kan, yar­dım­cı­lı­ğı­nı Avu­kat Ö. Faruk Hak­sal’ın yap­tı­ğı, çev­re­ci­le­rin oluş­tur­du­ğu, de­mok­rat, aydın,ile­ri­ci, Ata­türk sev­da­lı­sı bir der­nek. Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­sin baş­lat­tı­ğı hayır kam­pan­ya­sı, ada­let yü­rü­yü­şü gibi sivil ve de­mok­ra­tik di­re­ni­şin ve Akbük’teki Ata­türk­çü Dü­şün­ce Der­ne­ği, Cum­hu­ri­yet­çi Ka­dın­lar Der­ne­ği, Akbük Cem Evi gibi de­mok­ra­si bi­le­şen­le­ri­nin adeta lo­ko­mo­ti­fi.​ Ken­di­si­ni “SÖZ KO­NU­SU VATAN’SA GERİSİ TE­FER­RU­AT” di­ye­rek ta­nım­la­yan AKÇED eylem ve söy­lem­le­riy­le Akbük’ün ay­dın­lık yü­zü­nü yan­sı­tı­yor. De­mok­rat, sos­yal de­mok­rat üye­le­rin­den­ de al­dı­ğı des­tek­le, çevre du­yar­lı­lı­ğı, bu uğur­da ka­rar­lı du­ru­şu Akbük’e çok­ şey ka­zan­dı­rı­yor.17 adet balık çift­li­ği­nin kal­dı­rıl­ma­sı, Akbük kör­fe­zin­de deniz pat­lı­can­la­rı­nın top­la­tıl­ma­ma­sı, odun kömür ocak­la­rı­nın kal­dı­rıl­ma­sı, baz is­tas­yon­la­rı­nın Akbük dı­şı­na çı­kar­tıl­ma­sı gibi hu­ku­ki bo­yut­la­rı­da olan ey­lem­le­re imza atıp sonuç alan AKÇED Akbük’lü­le­rin göz­be­be­ği ha­li­ne gel­miş­tir.

Ay­rı­ca; sos­yal ha­ya­tın bir par­ça­sı olan söy­le­şi­ler, da­ya­nış­ma ye­mek­le­ri ve gezi gibi et­kin­lik­ler­le Akbük’ün sa­de­ce bir emek­li ma­hal­le­si ol­ma­ma­sı için yoğun bir çaba sar­fet­mek­te­dir­ler.

 

Sonuç olarak; Akbük’lü­le­rin, özel­lik­le­de tüm CHP li­le­rin ama­sız ve fa­kat­sız AKÇED’i des­tek­le­me­le­ri ge­rek­mek­te­dir.​ Biliyo­ruz­ki bu tür der­nek­ler de­mok­ra­si­mi­zin ve ay­dın­lık Tür­ki­ye’nin ge­le­ce­ği­ne su ta­şı­mak­ta­dır.

Yayınlandığı yer Hasan Sani Güneş
Perşembe, 07 Eylül 2017 13:16

PEKTAŞOĞLU VELİLERİ UYARDI

PEKTAŞOĞLU VELİLERİ UYARDI

 

2017-2018 eğitim yılının ilk ders zili, 18 Eylül Pazartesi günü çalacak. Okulların açılmasına az bir süre kala Kurban Bayramı’ndan çıkan velileri şimdi de kırtasiye malzemeleri telaşı sardı. Didim  Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu kırtasiye malzemesi alışverişine çıkan velilere uyarılarda bulundu. Pektaşoğlu, özellikle okulların açılmasına kısa bir zaman kala bazı kırtasiye malzemeleri üretiminin merdiven altı kalitesiz ve sağlıksız koşullarda yapıldığını, bu ürünlere velilerin itibar etmemesi gerektiğini ifade etti.
Didim  Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu "Kırtasiye malzemelerinde parlak, rengarenk ve süslenerek yapılan ürünlerin dış görüntüsüne kanılmamasını gerekir. Kalitesiz, merdiven altında nerede üretilmediğini bilmediğimiz ürünlerin bir çoğunun kanserojen etkisi olabilir. Çocuklarımızda sağlık sorunlarına veya cilt hastalıklarına sebep olabilir. Ayrıca kalitesiz olan ürünlerin kullanımı daha kısadır. Çünkü çabuk yıpranırlar ve deforme olurlar. Ucuz etin suyu kara olur. Üç kuruştan kaçarken, çocuğumuzun sağlığını tehdit etmeyelim" diye konuştu.

Oda Başkanı Pektaşloğlu, bugünlerde alışveriş merkezlerinde ve marketlerde ucuz kırtasiye malzeme satışlarının, kampanyaların başladığını belirterek, "Kırtasiye malzemesi sadece işin ehli olan kırtasiyecilerden alınır. Ancak artık alışveriş merkezlerinde de kırtasiye malzemeleri satılmaya başlandı. Unutmayalım ki alışveriş merkezlerindeki ucuz ve sağlıksız kırtasiye ürünleri de çocuklarımızın sağlığını olumsuz yönde etkiler. Velilerimiz özellikle alacağı ürünün barkoduna dikkat etsin. Ürünün nerede üretildiğine, kim tarafından üretildiğine ve TSE damgasının olup olmadığını baksın. Çocuklara beslenme çantası, su matarası veya şişesi alırken mutlaka standartlarına uygun olup olmadığına bakılmalı" diye konuştu.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 07 Eylül 2017 13:16

İLK ÖĞRETMENLER KURA İLE BELİRLENDİ

İLK ÖĞRETMENLER KURA İLE BELİRLENDİ

Didim’de eğitim öğretim yılı hazırlıkları sürerken yeni kayıt yaptırıp ilkokul sıralarına ilk kez oturacak öğrencilerin ve velilerin heyecanlı bekleyişleri bitti.

Öğretim yılı başlarken geçtiğimiz yıllarda bazı veliler öğretmen tercihi yapıp, çocuklarının kendi tercih ettikleri öğretmenlerde eğitimini sürdürmesini isteme taleplerine çözüm olarak son 3 yıldır veliler, öğretmenler ve okul aile birlikleri temsilcileri huzurunda kura ile öğrencilerin hangi öğretmende eğitime başlayacakları belirleniyor.

Okuldaki öğretmen sayısına göre sırayla  isimleri belirlenen öğrenciler, daha sonra çekilen öğretmen isimleri kura ile belirlenen yöntemle hem öğretmenler hem de veliler eşit olarak eğitime başlamış oluyorlar.

Atatürk İlköğretim Okulunda da bu yıl ilkokula başlayacak 280 öğrenci için çekilen kura ile önce öğrencilerin isimleri okuldaki bu sene 1. Sınıfları eğitecek 8 şube için isimler belirlendi, daha sonra 8 öğretmenin adının yazılı olduğu kağıtlar torbaya konuldu ve bu torbadan çıkan isimler şubelere göre isimler belirlenmiş oldu.

Didim’deki tüm İlköğretim okullarında aynı yöntemle birinci sınıf   şube belirlemeleri ile  velilerin öğretmen tercih etme isteklerinin ve zaman zaman eleştiri konusu olan ve ekonomik durumu veya sosyal durumuna göre öğrencilerin belirli sınıflarda topladığı iddialarının da önüne geçilmiş oldu.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

UMUT OĞUZ ‘MIKNATIS’LA SEYİRCİYİ ÇEKECEK

Cemevi Gençlik Kollarının yaz boyunca sürdürdüğü Gençlik Festivali kapsamında bir çok sanatçı sahne aldı.

Didimlilerin yoğun ilgi gösterdiği konserler serisinde şimdi de bir sahne gösterisi ile festival devam edecek.

1999 yılından günümüze oyunculuk mesleğini icra eden, Adanalı, Kertenkele, Müziklerin Efendisi, Emret Komutanım gibi dizilerde rol alan, aynı zamanda bir çok sinema filmi ve tiyatro oyununda da yer alan sanatçı  Umut Oğuz, kendisinin yazıp yönettiği tek kişilik gösterisi Mıknatıs ile Didim’e geliyor.

Umut Oğuz’un gösterisi 13 Eylül 2017 Çarşamba günü  Ticaret Oadsı Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezi Salonunda gerçekleşecek.

Daniş İnşaat ve Üç Mevsim Mühendislik Mimarlık firması sponsorluğunda sahne alacak sanatçı Umut Oğuz'un yaşamından kesitleri ve günlük yaşamında karşılaştığı olayları mizahi bir dille anlattığı stand-up şovu yaklaşık 90 dakika sürecek.

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 07 Eylül 2017 13:15

HAZIRLIK MAÇLARI GOLSÜZ DEVAM EDİYOR

HAZIRLIK MAÇLARI GOLSÜZ DEVAM EDİYOR

Bugün Ortaca Belediyespor’u Konuk Edeceğiz

Didim Belediyespor lig öncesi hazırlık maçları serisine beraberliklerle devam ediyor.

Bayramdan önce Çiğli Belediyespor ile yaptığı maçta da golsüz beraberlikle dönen Didim Belediyespor bayramın 3. Günü tekrar kampa alınmış ve her gün çift antrenmanla lige hazırlanmaya başlamıştı.

Önceki gün (6 Eylül 2017) Didim Atatürk stadyumunda Yatağanspor’u konuk eden mavi beyazlı ekip  antrenman havasında çıktığı sahada  Ali Çetin’in geçirdiği yaralanmaya rağmen skor tabelasına gol yazdıramadı.  Sahada yaşanan sakatlanma ile hastaneye kaldırılan Ali Çetin’ yapılan muayenesi sonucunda önemli bir sorun olmadı omuzunda zedelenme ayakta tedavi edilerek taburcu edildiği öğrenildi.

Bugün (8  Eylül 2017) saat 17’de  Ortaca Belediyespor ile hazırlık maçına çıkacak Didim Belediyespor sezonun başlayacağı 17 Eylül’e kadar Bal ligi ve süper amatörden bazı takımlarla hazırlık maçlarına devam edecek.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Ortak şikayet: Dükkan önüne park eden araçlar

Esnafın Sesi köşesinde dertlerini dile getirmek için görüştüğümüz Didim'deki esnafın ortak şikayeti: Dükkan önüne park eden araçlar.

Yenimahalle 823 sokakta züccaciye ürünleri ağırlıklı bir mağazası olan Ali Taşkıran, "Zaten sokak içlerinde dükkan işleten esnafı alışverişe çıkanlar görmüyor. Bilenler geliyor, tavsiye üzerine gelen müşterilerimiz var. Didim'de ana caddelerdeki dükkanlar iş yapıyor. Bunun üstüne bir de dükkanımızın önüne park eden araçlarla uğraşıyoruz. Dükkanı, vitrini kapatıyorlar" dedi. Ali Taşkıran aslen Malatyalı... Nazilli'de 26 yıl esnaf olarak çalıştıktan sonra Didim'e gelmiş ve bu dükkanı açmış. Taşkıran şunları anlattı: "Bizim sokakta AYDEM varken işlerimiz iyiydi. Elektrik faturası yatırmaya  gelenler, dükkanı görüp giriyorlardı. İngiliz müşterimiz 2 seneden bu yana düştü. 2015 yılında çok iyi iş yaptık. 2016 malum nedenlerle iyi geçmedi. 2017 yılı da geçen seneye ve şu andaki tabloya göre daha kötü.  İngilizler'i bazı esnaf ürküttü, kandırdı. Bu da Didim'deki tüm esnafa yansıdı. Artık İngilizler'in çoğu Didim'den gitti bana göre kalanlar da gidecekler."

Ali Taşkıran, yapılan işe göre kiraların da çok yüksek olduğunu belirterek, "Esnafın kalkınması için resmi kurumlara da çok iş düşüyor. Park sorunu halledilmeli. Didim'in merkezine kapalı otopark yapılmalı. Yurt dışında Didim'in tanıtımı iyi ve organize bir şekilde olmalı. Turizm fuarlarına katılınmalı. Didim şu anda Bodrum, Marmaris ve Kuşadası'nın çok gerisinde. Sadece ismi var. Daha doğrusu Didim'in isminin havası var. Didim'de sağlık hizmetleri yetersiz. Vatandaş olarak gittiğimiz Devlet Hastanesi'nde çoğu zaman doktor bulamıyoruz. Söke'ye sevkediyorlar. Yollar bakımsız. Binalar iç içe. Bunların hepsi buraya gelecek olan büyük yatırımcılar gibi yeni iş kurmayı düşünen küçük esnafı da olumsuz etkiliyor."

 

Ali Taşkıran, Nazilli'deki işini kapatıp, neden Didim'de işyeri açtığını ise şu sözlerle anlattı: "Nazilli'deyken tatil için her yaz Didim'e gelirdik. Havası, denizi, güneşi, Altınkum'u hoşumuza giderdi. Sonra Didim'de ailecek temelli yaşamaya karar verdik ve buraya geldik, bu dükkanı açtık. Kışın işlerimiz durgun ama yaz beklentimiz yüksek olduğu için bunu dert etmiyoruz. Ama yaz gelince de karşılığını alamıyoruz.”

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 07 Eylül 2017 13:13

Bundan iyisi Şamda kayısı

Bundan iyisi Şamda kayısı

Burada büyük bir yanlışın olduğunu seziyorum. Devlet işini gücünü bırakıp vatandaşa ev kiralayacak. Haydi bir konu daha nihayete eriyor. Burada eşitlik ilkesi bir kere daha bozuluyor. Ne alakası var diyeceklere anlatmak gerekiyor. Devlet kalkıp da her önüne gelene ev kiralayacak değil ya. Bunun da bir hukuku bir sistemi var. Yapacakları ve içinde belgeleri olan çağrıya cevap verenler bu işten kazançlı çıkar. Birinci madde bence fazlasıyla enteresan olacak diye hissediyorum. Getir AKP’den kayıt belgeni gir kuraya. Belki kura da kalkabilir. Tahsis önemli burada. Gel partiye kayıt ol, bize yeminli belge ver, istediğin yerde, beğendiğin ev çok ucuza senin. Hem de yıllarca otur.

İkinci madde daha da harika olabilir. Bize biat et, ev senden torununa kadar, ev yıkılıncaya kadar kirasını ekmek parası gibi öde. Yirmi yıl sonra oturduğun ev senin üzerine geçecek. Bundan iyisi Şam’da kayısı.

Şimdi devletin işi bitti ve artık aracı kurum gibi iş yapacak. Neden diye sormaya gerek yok. Nedeni belli. Nedeninde iktidar koltuğunda yıllarca kalabilmek. Peki Toki tarafından yaptırılan bu yüksek binalar kimin parasıyla yapıldığını bilen var mı? Bir bilene sorarsanız bu binaları devlet yapıp fakire dağıtıyor algısı yayılacaktır. Fakat atın ayağının öyle olmadığı ortada. Bu yapılan konutlar ve yolların tamamı devlet kasasından bizlerin verdiği vergilerden karşılanıyor. Başka bir kanal ise yandaş müteahhitlerin alacakları her ballı ihaleden kalacak olan cep paylarıyla garibana destek maksatlı yardımlar sağlanıyor.

Daha önemlisi ve işin ballı tarafı ise, bu binaların yapıldığı arsaların devlet arazisi tahsisli olması da, yapan şirketlerin maliyetini düşürüyor, geriye ne kalıyor, müteahhit evlerin yarısını sattığında zaten arsa bedava geldiğinden dolayı kar üstüne kar ediyor. Devlet tabi ki bu evleri kiralayabilir. Hatta hiç para almadan da yapabilir. Bu işi babam yapsaydı ben şimdi zengin olmuştum.

 

Bu evlere kiralık oturanlar başta şunu diyeceklerinden eminim. Allah razı olsun. Fakat bu bedellerin kendi cebinden verdikleri olduğunu bir türlü anlamadı anlayamayacak. Yıllık verilen zamlar belli oldu. Kaç demeye gerek yok. 4+4 rakamları bizlere yabancı değil. Çok iyi tanıdığımız milli eğitim sistemimizde de var bu konu. Dört rakamı aslında Rabia’da da var. Çalışana ve emekliye 4 verirseniz belki sorun olur ama, peşine ekmeği, unu, soğanı, patatesi kışın da kömürü beleş verirseniz sesi çıkmaz. Çıkmadığı gibi de sana kul köle olmaya devam eder. Halbuki ağzına sürülen bu bal tadındaki uygulama ile neler geldiğini bu halk öğrenemedi gitti.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ
Perşembe, 07 Eylül 2017 13:12

Dün­ya­sal Du­rum­lar

Dün­ya­sal Du­rum­lar

*Bir Film:

OTO­BÜS YOL­CU­LA­RI...

Se­nar­yo:Vedat TÜR­KALİ

Mü­zik­ler: Ruhi SU...

Baş­rol­ler­de: Ayhan Işık ve Tür­kan Şoray (burun es­te­tik­siz)

Ve Aca­yip go­mo­nist bir film bu

Ve de TÜRKİYE;bo­zul­ma­ya, daha o gün­ler­de mi baş­la­mış ne, in­şa­at­tan mal­ze­me çalan mü­te­ah­hit­le­riy­le ?...

*Put­la­ra tap­mak:

BİZLER ATAM DEDİKÇE...

DEDİLER Kİ ATA­TÜRK'Ü PUT­LAŞ­TI­RI­YOR­SU­NUZ...

DEDİLER Kİ PUT­LA­RA TAP­MA­YIN !...

ONLAR ADAM DEDİKÇE; DİYORUM Kİ US­TA­NI­ZI PUT­LAŞ­TIR­MA­YIN...

DİYORUM Kİ PUT­LA­RA TAP­MA­YIN !...

*Os­man­lı­lık:

Os­man­lı'da Ka­ra­göz ve Ha­ci­vat oyu­nun­da bile BEKRİ tip­le­me­si var­dır ve Boş­nak­ça BEKRİYA sar­hoş de­mek­tir...

Ra­kı­sız Os­man­lı­lık nasıl bir Os­man­lı­lık­tır ?...​Bun­la­rın Os­man­lı­lık sev­da­la­rın­da bile TAKİYYE var...

Kurun çi­lin­gir sof­ra­la­rı­nı...​Kurmaz­sa­nız...​Os­man­lı ola­maz­sı­nız; özen­ti­ler!...

*De­ği­şen Değer Yar­gı­la­rı:

Ma­sal­lar­da ca­na­va­rı öl­dü­ren… Rek­lam­lar­da kirli ka­za­nı iyi te­miz­le­yen…

Ül­ke­miz­de de (ve belki başka ül­ke­ler­de de) iyi yalan söy­le­yen; tah­tın, ik­ti­da­rın, sal­ta­na­tın sa­hi­bi…

Ve ya­lan­lar­la yö­ne­ti­len bir ül­ke­de de (sözüm ona, sözde, ka­nar­san, ina­nır­san) her­kes mu­ha­fa­za­kar, her­kes din ko­nu­sun­da çok sa­mi­mi…

Eli, eline değ­mez hiç kim­se­nin; yaban, ya­ban­cı an­la­mın­da (öy­le­si­ne ki otur­maz onun ye­ri­ne erkek kal­kın­ca kol­tuk­tan, bir nisa sa­yı­lır diye zina...

Oysa en­sest mekan aile­ler tavan yap­mış; is­ta­tis­tik­sel or­ta­la­ma­da…

Uy­gar­lık yo­lun­da iler­le­di­ği­ni sa­nır­ken, ilkel ben­lik­le­rin­den gi­de­rek uzak­laş­tı­ğı­nı gi­de­rek moral de­ğer­ler­le ken­di­ni üst dü­zey­de ya­pı­lan­dır­dı­ğı­nı,var et­ti­ği­ni dü­şün­dü­ğüm insan soyu; yoksa ter­si­ne bir evrim mi ge­çir­mek­te ?...

Ve in­san­lı­ğın­dan uzak­la­şa­rak,hay­van­sal iç­gü­dü­le­ri­nin tut­sa­ğı mı ol­mak­ta ?...

Er­kek-ka­dın ay­rı­mı ya­pıl­mak­sı­zın tüm in­san­lık id aşa­ma­sın­da,hay­van­sal dür­tü­le­riy­le, or­man­da yav­ru­la­rıy­la da çift­le­şen hay­van­lar ben­ze­ri bir eği­lim mi gös­ter­mek­te ya da en­cik­le­riy­le, do­ğur­duk­la­rıy­la çift­le­şen Mart ke­di­le­ri, kö­pek­le­ri gibi ?...

Neler olu­yor bu insan gö­rü­nüm­lü ya­ra­tık­la­ra?...

*Veee En­sest Mekan Bir Dünya:

“İNSAN NE İLE YAŞAR ?...” so­ru­su­nu TOLS­TOY sor­muş, kendi so­ru­su­nu yine ken­di­si ya­nıt­la­mış ve demiş ki; İNSAN SEVGİ İLE YAŞAR…Çünkü Tols­toy; in­sa­na özgü en yüce değer ola­rak gör­müş SEVGİ duy­gu­su­nu ve bu duy­guy­la TAN­RI­SAL SEVGİ’ye de ula­şı­la­ca­ğı­nı ileri sür­müş… Ve şöyle sür­dür­müş söz­le­ri­ni:

-Her ne kadar in­san­la­ra ha­yat­ta kal­ma­la­rı­nın se­be­bi kendi ça­ba­la­rıy­mış gibi gö­zük­se de ha­ki­kat­te on­la­rı ya­şa­tan, sa­de­ce sev­gi­dir. Kim yü­re­ğin­de sevgi ta­şır­sa, o sevgi Tanrı’dan­dır ve Tanrı o ki­şi­nin yü­re­ğin­de­dir, çünkü var­lı­ğın se­be­bi sev­gi­dir.

Tols­toy’un bu in­san­ca so­ru­sun­dan esin­le­ne­rek, bu­nun­la bir­lik­te gü­nü­müz yaşam bi­çi­min­den de et­ki­le­ne­rek ben de bir soru sor­mak is­ti­yo­rum:

-İNSAN NE İÇİN YAŞAR ?...

Kuş­ku­suz biz­den ön­ce­ki­le­re so­rul­say­dı bu soru, ör­ne­ğin; ana-ba­ba­la­rı­mı­za ve el­bet­te­ki on­la­rın değer yar­gı­la­rıy­la ye­tiş­ti­ri­len biz­le­re, bu so­ru­nun ya­nı­tı ke­sin­lik­le; “İnsan onuru, şe­re­fi, hay­si­ye­ti için yaşar” bi­çi­min­de ve­ri­lir­di… Gö­rü­len, göz­le­nen odur ki gü­nü­müz­de bütün bu kav­ram­lar; in­san­lı­ğın çöp­lü­ğü­ne atıl­mış, beş para etmez sa­yıl­mış şu yük­se­len de­ğer­ler pi­ya­sa­sın­da… Her türlü bo­zul­ma­nın, kir­len­me­nin, yoz­laş­ma­nın ve to­zu­ma­nın yanı sıra, an­la­şı­lan odur ki in­san­lar artık SEVGİ için değil, yal­nız­ca SEVİŞMEK için ya­şı­yor; ya­rat­tı­ğı son tek­no­lo­jiy­le do­na­tıl­mış, şu hay­va­nat bah­çe­sin­de…

Oysa Tols­toy bir za­man­lar nasıl da sa­vun­muş en önem­li, en ön­ce­lik­li ge­rek­si­ni­mi­mi­zin SEVGİ ol­du­ğu­nu in­san­ca duygu ve dü­şün­ce­le­riy­le… Ne yazık ki gü­nü­müz­de insan; salt be­den­sel ge­rek­si­nim­le­ri­ni kar­şı­la­ma­nın kay­gı­sın­da, der­din­de…Yal­nız­ca be­den­sel ge­rek­si­nim­le­ri­ni kar­şı­la­mak için ya­şı­yor; yi­yi­yor, içi­yor, dış­kı­lı­yor ve se­vi­şi­yor…Do­ğa­da­ki tüm hay­van­lar gibi…

Ve en ya­kı­nın­da, en ko­la­yın­da, eli­nin al­tın­da ne varsa; ona uza­nı­yor, ondan ya­rar­la­nı­yor; ger­çek­ten de bir hay­van gibi… Üs­te­lik in­sa­nın; dü­şü­nen bir hay­van ol­du­ğu ta­nım­la­ma­sı da bu ko­şul­lar al­tın­da çok­tan güme git­miş…Çünkü insan artık dü­şün­me­den ya­şı­yor; bey­ni­ni değil, yal­nız­ca be­de­ni­ni kul­la­nı­yor, onun yön­len­dir­me­siy­le ya­şı­yor…Beyni iş­lev­sel­li­ği­ni çok­tan yi­tir­miş…

Ve biz­ler de, henüz to­zu­ma­ya uğ­ra­ma­mış ben­lik­le­ri­miz­le; on­la­rı dü­şü­nen var­lık­lar­dan sa­ya­rak, ÜLKE, ULUS, HUKUK, YURT­TAŞ­LIK HAK­LA­RI, KADIN, DOĞA, ÇEVRE ve ÇOCUK HAK­LA­RI mar­ta­val­la­rı an­la­ta­rak, ke­yif­le­ri­ne çomak so­ku­yo­ruz. Artık genel, geçer de­ğer­ler bize; en­sest mekan bir aile, en­sest mekan bir ülke, en­sest mekan bir dünya gö­rü­nü­mü su­nu­yor, el­bet­te­ki in­san­lık ne­re­ye gi­di­yor kay­gı­la­rı­mız eş­li­ğin­de…

Yayınlandığı yer Selma Erdal