21 Eylül 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Aydın Gazeteciler Cemiyeti'nin Basın Açıklaması


Son yıllarda basına yapılan saldırı ve tehditler dozunu arttırarak devam etmektedir. Bu saldırıların, kamu adına hizmet etmeleri için kendilerine bir takım makam ve mevkilerde görev verilen kişilerden gelmesi ise hem düşündürücü hem de üzücüdür. Bir gazeteciyi yada gazetesini tehdit etmek, yönetici konumunda görev yapan toplum liderlerine yakışan bir tavır da değildir.

Son olarak Aydın basınının duayenlerinden Hedef Gazetesi imtiyaz sahibi Aydın Sarı’ya sosyal medya hesabından yapılan saldırı ve tehdit, Aydınlı basın mensuplarını derinden yaralamış ve üzmüştür.  Bu sözlerin 1 Ekim’de seçim heyecanı yaşayacak ve birçok meslektaşımın da bizzat kayıtlı olduğu Aydın Ticaret Odası’nın Meclis Başkan Yardımcısı Fatih Namık Talay tarafından sarf edilmesi daha büyük talihsizliktir. Bilinmelidir ki söz konusu yorum ve tehdit haddini aşmıştır. Bazı makam ve mevkiiler, kişi ve kurumlara birtakım sorumluluklar yüklemektedir. Bu sorumluluklardan en önemlisi; kavga ve tehditten ziyade uzlaşma kültürü ile hareket etme bilinci ile hareket etmeleridir. Bu anlamda Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken’e teşekkürü bir borç bildiğimizi belirtmek isterim. Sayın Ülken olayın hemen ardından büyük bir sorumlulukla gazeteci meslektaşımız Aydın Sarı’yı arayıp olaydan duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş ve özür dilemiştir. Söz konusu tehdit içeren yorumun kaldırılması için gerekli girişimlerde bulunmuştur. Her platformda basın mensuplarına saygısını ve samimiyetini göstermekten çekinmeyen Sayın Ülken’e bu hassasiyeti için teşekkür ediyor ve birlikte yola çıktığı arkadaşlarını da aynı titizlikle seçeceğinden en ufak şüphemizin olmadığının altını çizmek istiyoruz.

Aydın’da büyük bir özveri ve gayretle görevlerini layıkıyla yerine getiren meslektaşlarım, tehdit ve hakareti değil övgü ve teşekkürü hak etmektedir. Aydın Gazeteciler Cemiyeti olarak, bu mesleğe yıllarını veren gazeteci büyüğümüz Aydın Sarı’nın yanında olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyor, tehdit ve hakaretin en son adresinin bir gazeteci ve onun gazetesi olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur…

Aydın Gazeteciler Cemiyeti

Yönetim Kurulu Adına Başkan

SEMRA ŞENER


Yayınlandığı yer Didim

DİDİM’İN KUŞUNUN RESİMLERİ DÜNYAYA SERVİS EDİLDİ

Geçtiğimiz yıl Didim'deki bir grup öğrencinin okul da kurdukları kuş gözlem gurubu ile gerçekleştirdikleri ve bu yıl Ülkedeki bir çok kuş gözlemcisi ve Kuş Fotoğrafçısının katıldığı trakus.org.tr  internet grubu üyelerinin katılımıyla resmi olarak 28 Agustos 2017 günü yapılmıştı.

Özellikle Fırtına Kırlangıcı’nın yalnızca Didim’de görülmesinden dolayı meraklılarının ilgi gösterdiği  ve Yelkovan Kuşları ile ilgli bilimsel bir çalışmaya da konu olacak olan turda katılımcıların çektikleri fotoğraflar.trakus.org sitesi üzerinden tüm dünyaya servis edildi.

Bilindiği gibi  Didim Eğitim ve Çevre Derneği’nin (DEÇED) hazırladığı projelerden olan Palejik  Tur  (Denizde Yapılan Kuş Gözlemi) ile Didim'in tanıtılması ve ekoturizme katkı  sağlanması ve  uluslararası alanda kendinden bahsettirmeyi amaçladığı etkinlik için 35 kadar kuş gözlemcisi ve kuş fotoğrafçısı 25 Ağustos günü Didim'e gelmişler ve ertesi gün kiraladıkları bir tekne ile denize açılmış ve şu ana kadar yalnızca Didim açıklarında fotoğraflanan Fırtına Kırlangıcı için kötü fırtınalı deniz ortamında resimler çekmişlerdi.

Çekilen resimler ve gözlem notları Türkiye’den ve dünyadan izlenen kuş gözlemcilerinin adresi olan trakus.org sitesinde yayınlanmaya başlandı.

Web sitesinin ve grubun Başkanı olan Serhat Tigrel Adından da anlaşıldığı gibi fırtınalı havaları denizin hareketli olduğu zamanları seven bir tür olan Fırtına kırlangıcı Kumru’dan biraz daha küçük beyaz kuyruk bandı ile kolayca tanınan bir kuş olduğunu  belirterek "bundan sonra Didim kuş gözlemcileri ve fotoğrafçıları arasında  Fırtına Kırlangıcı gözlem yeri olarak belirlenmiş oldu  ve daha birçok fotoğrafçı buraya gelme planları yapacaktır eminim" dedi.

Tur gözlemlerinden elde edilen sonuca göre 251 kuş tespit edilmiş 11 tür kuş gözlemlenip resimlenmiş

En çok Gümüş martının gözlemlendi kuş diğer kuş türleri şöyle;   7 tane Yelkovan, 15 Fırtına kırlangıcı , 10 Tepeli  Karabatak, 2  Akdeniz martısı , 22  Karabaş martı, 1İbibik, 10 Kır kırlangıcı, 30 Boz yelkovan ve 2 Ada doğanı

 

Yayınlandığı yer Didim

BÜYÜKŞEHİRİN DİDİM’DE HEDEFİ BÜYÜK

Aydın Büyükşehir Belediyesi  Didim’de yapılan yatırımları ve devam eden hizmetleri  değerlendirdiği bir basın bildiri yayınladı.

Çerçioğlu Didim’de Sorun İstemiyor başlığıyla yapılan açıklamada Didim’in tarihi ve turistik öneminden dolayı yatırımı hak ettiği ve alt yapı hizmetleri başta olmak üzere özel olarak bazı hizmetlerin planladığı belirtildi.

66 bin metre yağmur suyu  içme suyu ve kanalizasyon yapıldığı, Avcılar çukuru olarak bilinen ve Otelle Bölgesi mevkiinde her yağış sonrası su basması sorunu için hat döşendiği ve Akbük’te başlayacak olan kanalizasyon sorununu çözülme projesini de Dev proje olarak tanımlandı.

Açıklama şöyle; Didim’de altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözen ASKİ, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun talimatıyla yatırımlarını sürdürüyor. ASKİ, benzersiz doğal ve tarihi güzellikleriyle dünya çapında tanınan ilçeye yakışan bir altyapı tesis etmek için, çalışma hacmi ve yatırım ivmesini günden güne artırıyor.

11 MİLYON TL HAT YAPIMINA YATIRIM YAPILDI

Didim’e yalnızca hat yapımları çerçevesinde 11 milyon TL yatırım gerçekleştirildi. İlçede adım atılmadık yer bırakmayan ASKİ ekipleri, içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısı çalışmaları dâhilinde 66.000 metre hat yaptı. Özellikle aşırı yağışlarda yaşanan su taşkını ve seli önlemek için ilçenin sorunlu noktalarında yapılan yağmur suyu deşarj hattı çalışmaları, vatandaşların uzunca yıllar yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırdı.

DİDİM OTELLER BÖLGESİ AŞIRI YAĞIŞLARA TESLİM OLMAYACAK

Aşırı yağışlarda günlük hayatın felç olduğu Didim’in en önemli mevkilerinden Avcılar Çukuru olarak adlandırılan Oteller Bölgesi, yapılan çalışma ile kurtarıldı. Mevkide yer alan otel, ev ve ticarethanelerde maddi zarara yol açan selin önlenmesi için çalışma başlatan ekipler, 1548 metre yağmur suyu drenaj hattı yaparak vatandaşların imdadına yetişti. İlçenin prestijini koruma adına önemli bir çalışma olan Avcılar Çukuru Yağmursuyu Projesi için 1.178.581 TL yatırım yapıldı.

DİDİM SANAYİ BÖLGESİ’NİN KRONİK KANALİZASYON SORUNU ÇÖZÜLDÜ

ASKİ tarafından Didim’de gerçekleştirilen bir diğer önemli yatırım ile ilçenin sanayi bölgesinde uzun zamandır yaşanan kronik kanalizasyon sorununu çözüldü. Bölgede durumdan dolayı mağduriyet yaşayan vatandaşların talibine cevap veren Başkan Çerçioğlu çalışma yapılması için ASKİ’ye talimatını verdi. Ekipler etüt ve keşif çalışmalarının ardından mevkide 1485 metre uzunluğundaki kanalizasyon hattı yaparak,  580.000 TL yatırım gerçekleştirdi. Sorun çözülerek yeni kanalizasyon hattı halkın hizmetine sunuldu.” Denildi.

Akbük’te başlayacak olan ve 44.624.800 Tl yatırım yapılacak proje için Dev proje tanımı kullanıldı.

AKBÜK’E MÜJDE: İKİNCİ ETAP BAŞLIYOR

“Turizm cenneti güzide ilçemiz Didim’in en önemli mahallelerinden olan ve yazın nüfusu önemli ölçüde artan Akbük’te, yıllardır beklenen kanalizasyon hayali Çerçioğlu ile gerçek oluyor. Mahallede birinci etap kanalizasyon çalışması için 3.800.000 TL’lik yatırım bedeliyle 18 kilometre kanalizasyon hattı yapılmıştı. Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yakından takip ettiği ve çalışmalarının bir an önce tamamlanması talimatını verdiği proje kapsamında, merakla beklenen ikinci etap için müjde geldi. 85 km hat yapımını içeren DEV PROJENİN ikinci etabı 44.624.800 TL yatırım bedeli ile gerçekleşecek olup Akbük ‘ün kanalizasyon hasreti son bulacak. Yasal mevzuatın tamamlanmasının ardından çalışmalar kısa zamanda başlayacak.” Denildi.

Yapılan basın açıklamasının son bölümünde vatandaş görüşlerinin de değerlendirildiği söylendi ve  açıklama şöyle tamamlandı

‘Vatandaş Yatırımlardan Memnun’

 

“Altyapı sorunlarını önemli ölçüde aşan ilçede vatandaşlar yapılan çalışmalardan memnun. Gerçekleşen önemli yatırımlar sebebiyle duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür ediyorlar.”

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM DEVE GÜREŞLERİ TARİHİ BELLİ OLDU

27 Ağustos günü Aydın Büyükşehir Belediyesi Yıldız Kenter – Şükran Güngör Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve DEGÜF Başkanı Aytekin Kaya’nın da katıldığı  'Deve Hastalıkları' konulu  panelde  2017/2018 yılındaki Ege Bölgesinde İzmir, Aydın, Muğla Denizli bölgesinde yapılacak olan deve güreşi takvimi açıklandı.

DEGÜF Başkanı Aytekin Kaya, sezonun ilk deve güreşinin 19 Kasım'da, son güreşin 25 Mart'ta yapılacağını  söyledi ve takvime göre 19 Kasımdan itibaren her hafta sonu mutlaka bir yerde güreş yapılacağı belirtildi.

.Açıklanan takvime göre; 26 Kasım'da Karpuzlu, Atça, Bafa, Furunlu'da, 3 Aralık'ta Bozyurt, Turgutlu, Güllük, Pelitköy ve Koçarlı'da yapılacak güreşlerin ardından deve, 10 Aralık'ta Didim’de ve Köşk, Küçüklü'de yapılacak.

Diğer ilçelerdeki takvim ise şöyle; “17 Aralık'ta Buharkent, Kuşadası, Ödemiş, Ayvalık ve Lapseki'de, 24 Aralık'ta Aydın, Dikili, Ezine ve Demre'de, 31 Aralık'ta Çine, Gömeç ve Sarayköy'de, yapılacak.

 

2018 yılında ise 7 Ocak'ta İncirliova, Bodrum ve Harmandalı'nda, 14 Ocak'ta Germencik, Menemen, Bayramiç'te, 21 Ocak'ta Yatağan, Selçuk, Çanakkale'de, 28 Ocak'ta Sultanhisar, Selimiye, Tire ve Kumluca'da, 4 Şubat'ta Söke, Yenipazar, Torbalı ve Biga'da, 11 Şubat'ta Kuyucak, Milas ve Edremit'te, 18 Şubat'ta Nazilli, Çine, Poyracık ve Havran'da, 25 Şubat'ta Bozdoğan, Salihli, Çan ve Denizli'de, 4 Mart'ta Köşk, Altınova ve Karacaören'de, 11 Mart'ta Bağarası, Etili, Çal ve Buldan'da, 18 Mart'ta Ortaklar ve Gökova'da gerçekleştirilecek ve son olarak da 25 Mart'ta Salihli ve Yazıdere'de yapılacak güreşlerle bu yılın organizasyonları bitmişi olacak.

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 05 Eylül 2017 13:28

BAYRAMDA DA HIZ KESMEDİLER

BAYRAMDA DA HIZ KESMEDİLER

Didim Belediyespor bayram öncesi Çiğli Belediyespor’la yaptığı hazırlık maçından berabere ayrılmasından sonra  sporculara 4 günlük bayram izini verildi.

Aydın Süper Amatör liginde sahaya çıkacak olan Didim Belediyespor, geçtiğimiz yıl rakibi olan ve bu yıl  BAL’ın İzmir ekiplerinden Çiğli Belediyespor ile hazırlık maçı yaptı.

Sezona tamamı yenilenmiş kadrosu ile hazırlanan Didim Belediyespor, ilk hazırlık maçında Çiğli ile golsüz berabere kaldı. Didim Belediyespor yöneticilerinin de izlediği maçta futbolcuların performansları beğenildi.

Bayramın  3. Günü Didim’e geri dönen sporcular ikinci sefer kampa girdi. 10 gün sonra başlayacak lig için   takım yine sabah ve öğlenden sonra olmak üzere çift antrenmanla lige hazırlanıyor.

Bayramının son gününde  Didim Atatürk Stad'ında akşam  yapılan  antrenmanı  Kulüp Başkanı  Cezmi Arslan  ve  Mali İşler Sorumlusu İbrahim Hacer ile birlikte  takımın sponsorlarından Burhan Teke'de  takip etti.

Teknik Direktör  Ayhan Yıldız ve Yardımcısı  İskender İbrahim Ağaoğlu  denetiminde yapılan ve iki saat süren akşam  çalışması çift kale ile sona erdi. Antrenman sonrası futbolcularla tek tek bayramlaşan yöneticiler takıma şeker ikram ettiler.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

Gittikçe tükenen meslek: Saat tamirciliği

 

Kol, cep, pano, meydan, duvar, masa saati gibi her türlü mekanik, elektrikli ve elektronik saatlerin bakım ve tamirini yapan sanatkara saat tamircisi denir. Bu meslek erbabı kişiler günümüzde gittikçe azalmaktadır. Saat tamirciliği babadan oğula, ustadan çırağa geçen bir meslektir. Didim'de de saat tamircileri vardır. Cumhuriyet Caddesi'ndeki dükkanında görüştüğümüz Muhammed Esen, bu sanatı babasından, babası da dedesinden öğrenmiş. İki ağabeyi de aynı işi yapıyor. Muhammed Esen en küçük olduğu için, yoğun mesai daha çok onun başına düşüyor. Aslen Bitlisli olan Esen Ailesi, 15 yıl önce uzun süre yaşadıkları İzmir'den Didim'e gelmişler ve artık ustası oldukları ata mesleğiyle geçimlerini bu dükkanda sağlamaya başlamışlar. Muhammed Esen'e sorduk, "Saat tamirciliğini anlatır mısın?" diye... O da şunları söyledi:
"Onarılmak üzere getirilen bozuk saati, çeşitli aletler kullanarak parçalarına ayırır, kırık ya da bozuk parçayı belirler ve düzeltir, gerekirse yenisini takarız. Saatin parçalarını temizler, yağlarız. Parçaları birleştirir ve saati ayarlarız. Yaptığım onarım işleminin maliyetini belirler."
Muhammed Esen saat tamircisinin vazgeçilmez aletlerini ise şöyle sıraladı:
"Büyüteç (Lup), Saat yıkama makinesi, Saat ayar makinesi, Tornavida takımları, Zımba takımları, Çeşitli ölçme aletleri, Havya (elektrikli ısıtıcı), Yan kesici, Kargaburun, Cımbız, Mercek, Çekiç, Pense, Çeşitli temizlik maddeleri, Sıvı madeni yağ, Saat yedek parçaları gibi araç-gereç ve malzemeler..."
Muhammed Esen'e göre bu mesleği yapanların şu özellikleri olmalı:
"Ayrıntıları algılayabilen, Göz-el koordinasyonu ile şekil ve mekanik yeteneğe sahip, Göz, el ve parmakları sağlam, El ve parmaklarını ustalıkla kullanabilen, Dikkatli, sabırlı kimseler ancak saat tamirciliği yapabilir."
Bu arada şöyle bir gerçek var tabii ki: Elektronik saatlerin hızla piyasaya sürülmesi ve fiyatlarının çok ucuz olması, pahalı ve iyi saatlerin ise fazla arıza yapmamasından dolayı saat tamirciliği ile ilgili işyerlerinin sayısı her geçen gün biraz daha azalmakta. Yetişmiş meslek elemanları da gelir kayıplarını önlemek için saat ve gözlük satıcılığı gibi ek iş alanlarına yönelmekte. Muhammed Esen'in Kadran Saat adlı dükkanında gözlük yok ama 50-2000 lira arasında sattığı saatler var. Bu meslekte çalışma alanının giderek azaldığı da söylenebilir.
Tüm bu olumsuz koşullar rağmen, Türkiye'de saat tamirciliği eğitimi verilmekte. Ancak mesleğin eğitimi yeterli müracaat olması durumunda tüm mesleki eğitim merkezlerinde “Saatçilik” alanı “Saat Tamirciliği” dalında verilmekte. Çıraklık eğitimine başlayabilmek için; En az ilköğretim okulu mezunu olmak, 14 yaşını doldurmuş olmak, Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak, Eğitim görmek istediği meslekte bir işyeri bulmak ve işveren ile çıraklık sözleşmesi imzalamak gerekmektedir. Saat tamirciliği mesleğinin eğitim süresi ilköğretimden sonra 3 yıl, lise ve daha üst düzeyde genel eğitimden sonra ise 1,5 yıldır. İşletmelerde usta-çırak ilişkisi çerçevesinde verilen eğitim, kesin bir süre olmamakla beraber yapılan araştırmalarda 3-4 yıl arasında değişir. Daha ayrıntılı bilgi için başvurulabilecek yerler; İlgili Meslek Odaları, İlgili Eğitim Kurumları, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Ankara Meslek Bilgi Merkezi, Bünyesinde Meslek Bilgi Merkezi bulunan Türkiye İş Kurumu İl ve Şube Müdürlükleri.

Yayınlandığı yer Didim

DİDİM, GURBETTEKİLERİ  BULUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR

Çorum’un Kuşsaray Köyünden  işçi olarak gurbete giden Türkiye’ye, Avrupa’nın farklı ülkelerine  dağılan köylüler, Didim’de buluştular.

Önceki yıllarda olduğu gibi bu yaz da Avrupa’nın neredeyse her ülkesinden gurbetçiler; eş-dost, akraba, hısım-akraba, hemşeri, Didim ‘de buluşup ,hasret giderdiler, anılarını yinelediler.

Bu buluşmalardan  birini de,  Çorum Kuşsarayı Köylüleri  gerçekleştirdi. Danimarka, Almanya, İsviçre  ile  İzmir , Ankara  ve Çorum’da yaşayan , Kuşsaray Dayanışma Derneği, Alevi Kültür Merkezleri  ve Danimarka  Alevi Birlikleri Fedarasyonu   üye  ve yöneticileri Didim Çamlık Mahallesindeki Sâki Restoran’da kahvaltıda  buluştular. Zürih’de yaşayan Zeynep Ünkap’ın davetine; Turan Meriç ,Ziya Özer, Hamza Başkavak, Mehmet Gazi  Özer, Celâl Türkengün, Gülser Meriç’in eşleri ve çok sayıda akrabaları katıldı.

Buluşmaya ev sahipliği yapan Zeynep Ünkap  “Bizim köyümüz; laik, demokrat, ilerici, çağdaş  kimliği ile bilinir. Daha kimsenin okuma yazma bilmediği 1950-60 yıllarda,  Köy Enstitüsü mezunu  yirmi beş öğretmenimiz vardı. Şimdilerde üniversiteli  olmayan gencimiz neredeyse yoktur” dedi.

Ünkap; “Bu buluşmalarımızı özlem gidermek, hak’ka yürümüşlerimizi  yad etmek, gençlerimizi tanıştırmak için yapıyoruz. “Buluşma yeri için Didim’i seçiyoruz. Çünkü 1983 ‘den beri buradayız. Didim’in havası, denizi, tarihi, çok katmanlı kültürü ve doğası bizi çekiyor” dedi ve  Kuşsarayı köylülerinin burada yaklaşık yüz elli yazlığı olduğun belirtti.

Zeynep Ünkap Didim’in eski ve yeni durumunu da; “Didim önceki yıllarda daha huzur vericiydi. Giderek bozuluyor demeyeceğim  ama sanki kalabalıklaşmak, kabalaşmaya  da yol açıyor gibi. Sessizliğin yerini gürültü, yeşilin yerini beton alıyor” diyerek değerlendirdi.

 

Türkiye ile ilgili olarak ta yaşadıkları sorunları da şu sözlerle anlattı; “Gençlerimizi ne Türkiye’mize, ne de Didim’e getirebiliyoruz. Düşünsenize benim torunlarım bu yaz Yunanistan, İtalya ve İspanya  ‘ya gittiler. Türkiye’deki  siyasi gelişmelerden  son derece  rahatsızlar. Kendi ülkeleriyle  bağlarının kopacak olması beni son derece üzüyor, ne çare bulabiliyorum, ne de onlara söyleyebilecek  bir söz” dedi ve  önümüzdeki yıl kesin dönüşle tercihinin Didim olabileceğini de söyledi.

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 05 Eylül 2017 07:46

DİDİM’DE BARIŞ BAY­RA­MI

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

DİDİM’DE BARIŞ BAY­RA­MI

Kur­ban Bay­ra­mı sem­ti­mi­ze uğ­ra­ma­dan, gelip geçti.

Ya­ban­cı uy­ruk­lu İngi­liz, Nor­veç, İsveç, Fran­sız, Alman va­tan­daş­la­rı­nın yo­ğun­luk­lu ola­rak ya­şa­dı­ğı sem­ti­miz­de ve si­te­miz­de; ya­ban­cı uy­ruk­lu ol­ma­yan­la­rın da bir kıs­mı­nın eş­le­ri ya­ban­cı uy­ruk­lu, ge­ri­ye ka­lan­la­rın ise yaz­lık­çı.

Benim gibi yaz –kış sü­rek­li ya­şa­yan­la­rın sabit ge­lir­li ol­ma­sı veya emek­li zar zor ay­ba­şı­nı ge­ti­re­bi­li­yor ol­ma­sı; varın - yokun ge­ri­si­ni siz dü­şü­nün, kimin kur­ban ke­se­ce­ği malum!

Kur­ban kesme şan­sım ve im­kâ­nım ol­ma­dı­ğı­na göre, kim­se­ye de: “ Kur­ban bay­ra­mı­nız kutlu olsun di­ye­me­dim, de­nil­me­si­ni de is­te­me­dim.

Var­sıl­la­rın bir kısmı; kur­ban kesti hayır ni­ye­ti­ne, bir kısmı da derin don­du­ru­cu ni­ye­ti­ne…

Yok­sul­la­ra göre çok de­ği­şen bir şey yoktu. İhti­mal­le bir iki gün mi­de­si bay­ram etse de bur­nun­dan gelir. Ete alış­ma­yan bir mi­de­yi ter­bi­ye etmek çok zor­dur dost­lar.

Her bay­ram­da alı­şık ol­du­ğu­muz man­za­ra­lar, acemi ka­sap­lar has­ta­ne­le­rin acil ser­vis­le­ri­ni dol­dur­du. Ke­sil­me­ler, ya­ra­lan­ma­lar, trav­ma­lar…

Acı­ma­sız­ca, mer­ha­met ve vic­dan­dan yok­sun, hiç de in­san­lı­ğa ya­kış­ma­yan man­za­ra­lar; hay­van­la­ra bal­yoz­lar­la ka­fa­la­rı­na vura vura ko­ma­ya sokup, ondan sonra kes­tik­le­ri­ne tanık olduk. Bu man­za­ra­la­rı kök­ten ret edi­yo­ruz, böyle ke­sim­ler ola­ca­ğı­na kur­ban bay­ram­la­rı olmaz olsun!

Kur­ban ke­sim­le­rin­de de ih­ti­yaç sa­hip­le­ri fakir fu­ka­ra­ya da­ğı­tıl­ma­sı lazım, öyle kur­ba­nı kesip, et­le­ri­ni altı ay derin don­du­ru­cu da is­tif­le­yip, sonra pik­nik­te man­gal yapma ha­ya­li ya­şa­yan adam­la­rın kur­ban kesme ha­yır­la­rı Allah ka­tın­da kabul olmaz zaten.

1 Eylül Dünya Barış Günü ve kur­ban Bay­ra­mı­nın aynı güne denk gel­me­si, tam da bir­bi­ri­ne zıt ve te­zat­lık oluş­tu­ru­yor.

Didim’de 1 Eylül Barış Günü do­la­yı­sıy­la Didim Be­le­di­ye­si’nin or­ga­ni­ze et­ti­ği et­kin­lik­te Cum­hu­ri­yet Mey­da­nı’nda Ku­ze­yin Oğlu Sa­nat­çı Vol­kan Konak rüz­gâ­rı esti. Sevgi seli vardı. İnsan­la­rın ba­rı­şa, hu­zu­ra öz­le­mi vardı. Ba­rı­şa su­sa­mış halk mey­da­nı

tıka basa dol­dur­du ve coştu. Sa­yı­sı­nı tah­min etmek zor, az veya çok mey­dan da yer yoktu; ka­la­ba­lık cad­de­le­re taş­mış­tı.

Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı Sayın A. Deniz Ata­bay ve Yu­na­nis­tan Leros Be­le­di­ye Baş­ka­nı Misc­ha­lis Ko­li­as’da ka­la­ba­lı­ğa hi­ta­ben birer ko­nuş­ma yap­tı­lar. Halk­la­rın kar­deş­li­ği­ne vurgu yap­tı­lar. Ata­türk’ün en önem­li, veciz sö­zü­nü bir kez daha hay­kır­dı­lar:

“Yurt­ta Sulh Ci­han­da sulh.”

Gün­düz eta­bın­da, Didim 22. Barış Şen­li­ği yü­rü­yü­şü dü­zen­len­di, Barış Hey­ke­li'nin açı­lı­şı ya­pıl­dı.

Didim Be­le­di­ye­si ta­ra­fın­dan dü­zen­le­nen şen­lik, Yu­na­nis­tan Leros Be­le­di­ye Baş­ka­nı Misc­ha­lis Ko­li­as'ın da ka­tıl­dı­ğı yü­rü­yüş ile baş­la­dı.

Yalı Cad­de­si'ndeki yü­rü­yü­şe bazı va­tan­daş­lar, Türk ve Yunan yö­re­sel kı­ya­fet­le­ri ile ka­tıl­dı.

Şen­lik­te Ay­te­pe mev­ki­in­de Didim Be­le­di­ye­sin­ce yap­tı­rı­lan Barış Hey­ke­li'nin de açı­lı­şı ger­çek­leş­ti­ril­di.

Açı­lış­ta Didim Be­le­di­ye Baş­ka­nı A. Deniz Ata­bay ve Misc­ha­lis Ko­li­as, bir­lik­te me­şa­le yaktı, barış gü­ver­cin­le­ri uçur­du.

Ege’de, Ak­de­niz’de ve hatta ül­ke­mi­zin hemen her ye­ri­ni gez­dim, do­laş­tım; en coş­ku­lu ve en içten büyük pun­to­lar­la: “YURT­TA SULH CİHANDA SULH“ Ya­zı­sı­nın ya­zıl­dı­ğı tek yer DİDİM’DİR. Onun için Didim’i çok se­vi­yo­rum; mık­na­tıs gibi çek­miş beni ve yer­leş­me­me ve­si­le ol­muş­tur.

 

Yayınlandığı yer Musa Dinç