18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

MELEKLERİN MUTFAĞI’NA  DİDİM’DE DEVAM EDİYOR

Serebal Palsi hastası Mustafa Kemal’in annesi Kamuran Çelik ve aynı hastalıkta mücadele eden İzmir Antalya ve Ankara’da ikamet eden 4 kadın birleşerek internet üzerinden yaprak sarması ve patlamış mısır satarak çocuklarının giderlerini karşılamaya çalışıyorlar.

Tatilini Didim’de geçiren Mustafa Kemal ve ailesi internet üzerinden kurdukları bu ağı genişletmek ve başka ailelere de yardımcı olmak istiyorlar.

Meleklerin Mutfağı isimli sosyal medya sayfasında bir araya gelen anneler Türkiye’nin her tarafına kargoyla yaprak sarması ve patlamış mısır yoluyorlar.

Ankara, İzmir ve Antalya’dan 3 anne daha özel günler için yaprak sarma yaparak çocuklarının tedavisinde katkı sağlıyor. Semra Sönmez oğlu Mehmet Ercan, İstanbullu (yaz aylarında Didim’de yaşıyan)  Kamuran Çelik oğlu Mustafa Kemal, Ankaralı Bilnur Aydın kızı Ecrin Naz, İzmirli Neslihan Akın da oğlu Ayberk’in tedavileri için  Facebook, Twitter ve Instragram’da “Meleklerin Mutfağı” adıyla hesap açarak özellikle geceleri yaptıkları yemekleri tüm Türkiye’ye pazarlayan pazarlıyorlar. Kazandıkları parayla çocuklarının tedavi masraflarını karşılamaya çalışan anneler bu  hastalığın tedavisinin ve günlük bakım masraflarını çok pahalı olmasından dolayı bu dayanışma içine girdiklerini söylüyorlar.

Bu günlerde Didim’de yaşayan Mustafa Kemal ve ailesi daha önce çocuklarının sosyal hayata katılmasına yardımcı olabilmek için Yurtdışından ithaline izin verilmeyen ve bir aparatı kendi imkanlarıyla yapmış ve çocuklarıyla birlikte gezme zevkine kavuşmuşlardı.

Kendisi modelist olan anne Kamuran Çelik, modelist olmasına rağmen Mustafa Kemal’in bakımını yürütmek için mesleğini bırakmak zorunda kaldığını belirtti, Kamuran Çelik çocuğunun büyüdükçe masraflarının da arttığını dolayısıyla devlet ten aldıkları yardımın yetersiz kaldığını  söyledi ve daha önceden çocuklarının hastalığı sebebiyle sosyal medyadan tanıştıkları annelerle böyle bir proje yürüttükleri söyledi.

Sarma ve patlamış mısır istekleri için  “ müşterilerimiz kaç kilo olacağını ve hangi gün teslim alacaklarını söylüyorlar. Biz de PTT ya da kargo ile gönderiyoruz. Müşteri, kargo firmasını kendi de seçebiliyor. Kargo ücretini de zaten karşı taraf ödüyor. İlçelere kargoyla, şehir dışına soğuk kargo ile gönderiyoruz. Bu nedenle yemekler bayatlamıyor, bozulmuyor” dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 12 Eylül 2017 15:40

DİDİMSPOR SAHADAN 11 GOLLE A AYRILDI

DİDİMSPOR SAHADAN 11 GOLLE A AYRILDI

Didimspor başlayacak lig için antrenmanlarını sentetik sahada hoca Alparslan

Başkaya nezaretinde hazırlanıyor.

Hazırlıklarını yeni transferleri ile takviye ederek sürdüren Didimspor takımı hazırlık maçına gitti.

11 -3 yenerek döndüğü maç öncesi sporcularını sıkı  antrenmanla hazırlayan Başkaya “Farklı takımlardan gelen futbolcularımızın birbirleri ile uyumunu hızlandırmak için uzun ve sıkı antrenman programı hazırladım.  Gittiğimiz Çeştepe hazırlık maçından deplasman hissi ile çıktığımız sahadan 11 gol atma atarak çıktık” dedi.

Çeştepe maçını Didimspor Başkanı Başkan Kadir Akar , Asbaşkan Deniz Polat ve yöneticiler birlikte izledi.

Maç sonunda bir değerlendirme yapan Başkan Akar " Ciddi bir takım oluşturma çabasına girdik ve bunun faydasını maçlarda görüyoruz.  Fikstürden rakiplerimize baktığımız zaman hedefimize daha da yakın olduğumuzu görüyorum. Çeştepe Yöneticilerine ilgilerinden dolayı teşekkür eder başarılar dilerim.  Gençlerimizin ayağına sağlık " dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 12 Eylül 2017 15:40

Hedef bal

Hedef bal

Didim Beleidyespor bu yıl Aydın süper amatör ligde vereceği mücadelenin ilk maçına Pazar günü çıkıyor.

Nazilli takımlarından  olan Yıldız Gücü takımını Didim Atatürk Stadyumunda 17 Eylül 2017   günü saat 17’de konuk edecek Didim Belediyespor tamamı yeni olan bir takımla yola çıkıyor.

Transfer sezonu geçtiğimiz gün İstanbul’dan Mohammed Amin ile kapatan Didim Belediyespor 15 günlük iki  kamp  boyunca da sabah ve akşam olmak üzere  her gün çift antrenmanla  lige hazırlandı. Kamp  devam ederken 3 takımla da hazırlık maçı yapan takımda futbolcuların  ofansif ve defansif oyun  kurmadaki  becerileri izlendi.

Didim Belediyespor Kulübünün yeni Başkanı Cezmi Arslan’da takımı değerlendirmesinde, “yeni ve atak futbol oynayan genç bir kadro kurduk. Didim’in takımı olarak hak ettiğimiz ligde olmadığımızı biliyoruz, transfer yönteminde ve tercihlerimizde yeni bir takımın avantajları ve dezavantajlarını  değerlendirerek görüşmeler yaptık.

En son Yeşilpınar futbol Kulübünün Ganalı  futbolcusu Mohammed Amin’i transfer ettik, kendisi geçtiğimiz yıl takımında kaptan pazubantı takacak kadar tecrübeli ve yetenekli bir futbolcu, bu transferle birlikte transfer konusunu kapatmış olduk. Alt yapıdan aldığımız 4 gencimiz ve yaptığımız 20 yeni transferle yol çıkıyoruz. Hedefimiz mutlaka ve mutlaka BAL’a geri dönmek olacak.

Stadyum çevresinde yapacağımız yeni tesis projemizi halkımızla paylaştık, bürokratik işlemler sürüyor, bu yıl tesisimiz yenileyerek önümüzdeki yıl BAL’a daha güçlü ve daha modern bir tesisle hazır olacağız” dedi.

Cezmi Arslan; “Bu çalışmalarımız sürerken bizim en büyük destekçimiz elbette Didim Halkı ve Didim Belediyespor taraftarları olacak, mavi beyaz renklere aşık taraftarımızı her zaman yanımızda görmek istiyoruz, geçmişte olduğu gibi evimizde ve deplasmanda bizim moral gücümüz olacak olan taraftarlarımızın bizi yalnız bırakmayacağını biliyoruz ve bu Pazar günü oynanacak Yıldızgücü ile oynayacağımız ilk maça tüm Didimilleri davet ediyoruz, sizleri yanımızda görmek bizlere moral olacaktır” dedi.

 

DİDİM BELEDİYESPOR

1.Hafta                 Didim Belediyespor  -  Nazilli Yıldızgücü Spor

2.Hafta Kuyulu Spor  Didim Belediyespor

3.Hafta Didim Belediyespor  - Tuğla Spor -

4.Hafta                 Karpuzlu Belediye Spor - Didim Belediyespor

5.Hafta                 Didim Belediyespor   - Germencik Spor

6.Hafta İncirliova Belediye Spor -Didim Belediyespor

7.Hafta Didim Belediyespor  - Kuşadası Trabzon Spor

8.Hafta Yıldız Spor - Didim Belediyespor

9.Hafta Didim Belediyespor  - Nazilli Sanayi Spor

10.Hafta              Merkez Yeniköy Spor - Didim Belediyespor

11.Hafta              Didim Belediyespor  - Çine Madran Spor

12.Hafta                    B     A     Y

13.Hafta              Acarlar Belediye Spor- Didim Belediyespor

14.Hafta              Didim Belediyespor  - Kuşadası 1922 Spor

 

 

Yayınlandığı yer Didim

“ÇOCUKLARIMIZI GELECEĞİNE SAHİP ÇIKALIM!”

Eğitim  Sen Didim  Yürütme Kurulu Adına Öğretmen Turgay Elçi 17 Eylül günü İstanbul Kartal meydanında yapılacak olan Laik, bilimsel ve anadilde eğitim mitingine Didimlileri davet etti.

Davetini yazılı basın açıklaması olarak yapan Elçi “Kamusal, Parasız, Laik, Bilimsel ve Anadilinde Eğitim İçin Kartal Mitingindeyiz!”diyerek başladı.

Öğretmen Turgay Elçi “Türkiye’de siyasi iktidar eliyle eğitimi ve toplumsal yaşamı “tek din, tek mezhep” anlayışı üzerinden tekçi bir zihniyetle düzenlemek isteyenler, eğitimin bütün kademelerinde ve toplumsal yaşamın her alanındaki dayatmalarını ısrarla sürdürmektedir.

Hâlbuki inançlarımız, düşüncelerimiz, kimliklerimiz, dillerimiz, kültürlerimiz farklı olsa da birlikte ve eşitçe yaşayabilmemiz mümkündür.

Ancak AKP hükümeti, tek tip toplum inşa etmek için elindeki tüm imkanları hak, hukuk dinlemeden sonuna kadar kullanmaktadır. Üstelik bunu yaparken de küçücük çocuklarımızı kendi siyasi hesaplarının içine çekmekte, inkar ve asimilasyoncu politikalarını sürdürmektedir” diye sürdürdü .

Yeni eğitim öğretim yılı başlamadan önce eğitimdeki durumla ilgili olarak ta kendi görüşlerini açıklayan Turgay Elçi; “AKP hükümeti, izlediği eğitim politikalarıyla kendi iktidarına kusursuz itaat örgütlemenin peşindedir. İşçiler iş cinayetine kurban gidince “kader” diyecek; her gün tacize, tecavüze, şiddete uğrayan kadınların karşısına çıkıp “fıtratımız farklı” diye böbürlenecek, hakkını arayan emekçiye “grev caiz değildir” diye tepki gösterecek itaatkar bir toplum arzulamaktadır!” dedi.

“Bu nedenle; Çocuklarımızın imam hatip okullarına gitmeleri için tüm gücünü seferber eden, Özel okullara para akıtıp devlet okullarına kaynak yok diyen, Yoksul ailelerin çocuklarına tek vaadi küçük yaşta işçileşmek olan, Kimliğini, dilini, cinsiyetini, kültürünü makbul görmediği bir çocuğa dahi düşman kesilen, Küçücük çocukları “ateşle barut” olarak görüp koridorları dahi cinsiyetlere göre ayıran, Okul sıralarında eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi, kardeşliği, barışı değil “kindarlığı” öğütlemeyi amaç edinen bir karanlık iyiden iyiye üzerimize çökmektedir!

Artık yeter!” diye sürdürdüğü açıklamasını şöyle tamamladı;

“Bizler, çocuklarımızın bugünü ve yarını için demokrasi istediğimizi, farklılıklarımızla birlikte eşit ve özgürce yaşamda ısrarcı olduğumuzu, eğitimin kamusal, parasız, laik, bilimsel, demokratik, nitelikli ve anadilinde örgütlenmemesinin bu ülkeye ciddi zararları olacağını daha yüksek sesle haykırmak zorundayız!

Eşit, özgür, demokratik ve barış içinde bir yaşam için yapılacak çok şey olduğunu biliyoruz.

Gelin hep birlikte toplumu kutuplaştıran ve kendinden olmayanı yok sayan bir kindarlığın elinde çocuklarımızın ve öğrencilerimizin geleceğinin un ufak edilmesine izin vermeyelim!

Eğitim ve bilim emekçileri olarak 17 Eylül 2017 günü İstanbul Kartal’da gerçekleştireceğimiz mitinge sizleri de davet ediyor, herkesi çocuklarımızın haklarına ve geleceklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

 

Yayınlandığı yer Didim

UMUT OĞUZ BUGÜN ‘MIKNATIS’LA SEYİRCİYİ ÇEKECEK

Cemevi Gençlik Kollarının yaz boyunca sürdürdüğü Gençlik Festivali kapsamında bir çok sanatçı sahne aldı. Didim Cemevi bahçesinde gerçekleşen  etkinliklere Didimlilerin yoğun ilgi gösterdi. Şimdi de bir sahne gösterisi ile festival devam edecek.

1999 yılından günümüze oyunculuk mesleğini icra eden, Adanalı, Kertenkele, Müziklerin Efendisi, Emret Komutanım gibi dizilerde rol alan, aynı zamanda bir çok sinema filmi ve tiyatro oyununda da yer alan sanatçı  Umut Oğuz, kendisinin yazıp yönettiği tek kişilik gösterisi Mıknatıs ile bugün Didim’e sahne alacak.

Umut Oğuz’un gösterisi bugün (13 Eylül 2017) Ticaret Odası Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezi Salonunda gerçekleşecek.

Daniş İnşaat ve Üç Mevsim Mühendislik Mimarlık firması sponsorluğunda sahne alacak sanatçı Umut Oğuz'un yaşamından kesitleri ve günlük yaşamında karşılaştığı olayları mizahi bir dille anlattığı stand-up şovu yaklaşık 90 dakika sürecek.

 

Yayınlandığı yer Didim
Salı, 12 Eylül 2017 10:41

Ah Şu Savaş Çığ­lık­la­rı

Ah Şu Savaş Çığ­lık­la­rı

Sözüm ona Ber­lin Du­va­rı yı­kıl­dı, soğuk savaş dö­ne­mi ka­pan­dı, demir perde ül­ke­le­ri de­mok­ra­siy­le bu­luş­tu ve blok­laş­ma son buldu… Öyle sa­nı­yor­duk; oysa nasıl da ya­nı­lı­yor­duk… Ber­lin Du­va­rı yı­kıl­dı, yı­kıl­ma­sı­na ama insan ti­nin­de­ki/ru­hun­da­ki Savaş Tan­rı­sı ARES ne yazık ki bin­ler­ce yıl­dır ol­du­ğu gibi, bu­gün­ler­de de tüm sal­dır­gan­lı­ğıy­la ve kana su­sa­mış­lı­ğıy­la dim­dik ayak­ta Uk­ray­na'nın ka­pı­sı­nı çaldı, ça­lı­yor der­ken Rusya Uk­ray­na'dan Kırım'ı kaptı.Buna kar­şın Su­ri­ye'nin son yıl­lar­da başı be­la­day­ken Uk­ray­na'ya kan kus­tu­ran Rusya'nın yar­dı­mıy­la ke­fe­ni yırt­dı.

 

ECEVİT’in ül­ke­yi Irak se­rü­ve­ni­ne sü­rük­le­me­yi­şi­nin so­nu­cu; ala­ve­re, da­la­ve­re, Kürt Memed nö­be­te mi ?... Yok; Kürt Me­med­ler’in PKK’ya ka­tı­lan­la­rı dağda eş­kı­ya, ka­tıl­ma­yan­la­rı PKK ke­leş­le­ri­nin, kal­leş kur­şun­la­rıy­la ana­cık­la­rı­nın yü­re­ğin­de sızı ve o Me­med­çik Kürt de olsa kanı aynı kan kır­mı­zı, şe­hid­lik ke­fe­niy­le kara top­ra­ğın de­rin­le­rin­de… Kürt Me­med­ler’in du­ru­mu böy­ley­se; ala­ve­re, da­la­ve­re so­nu­cun­da ne oldu öy­ley­se ?... Anım­sa­ya­lım yakın geç­mi­şi­mi­zi…ECEVİT; hasta…Ölü­müy­le; se­ven­le­ri yasta… Er­ge­ne­kon bil­me­ce­siy­le; Kemal’in As­ker­le­ri ka­fes­te… Artık kü­rek­le­ri çek­mek­te ahes­te, ahes­te o günün Tay­yip Sad­ra­za­mı ve geri plan­da Gül Pa­di­şa­hı, en geri plan­da da Ok­ya­nus öte­sin­den Big Brot­her ve kuk­la­sı bir zat gön­der­mek­tey­di mem­le­ket­te oku­na­cak fer­man­la­rı…

 

One mi­nu­te fi­ya­ka­sı yapıp, BOP diye hop­la­dık­tan sonra; eş-baş­kan­lar iş­bö­lü­mü yapdı. Teori ve pra­tik ya da Türk­çe söy­le­yiş­le kuram ve uy­gu­la­ma bağ­la­mın­da…Do­la­yı­sıy­la eş-baş­ka­nın biri (ki Big Brot­her diye bi­li­ne­ni…İşte ona; em­per­ya­liz­min ya da daha an­la­şı­lır bir ta­nım­la­may­la USA çı­kar­la­rı ge­re­ği dün­ya­nın her ne­re­sin­de olur­sa, olsun onun ya­nın­da ve onun adına sa­va­şa gir­mek için söz ve­ri­lir­se, sad­ra­zam­lık, pa­di­şah­lık mer­te­be­si­ne ve hatta baş­kan­lık ik­ba­li­ne eri­şi­lir) işte o eş-baş­kan; kuram üre­tir, diğer eş-baş­kan uy­gu­lar…Daha da açar­sak; eş-baş­ka­nın bi­ri­si plan­lar em­per­ya­list emel­le­ri­nin do­yum­suz itici gü­cüy­le…Diğer eş-baş­kan da uy­gu­lar ego­ist hırs­la­rı­nın diz­gin­le­ne­mez et­ki­siy­le…

 

İşte o gün­ler­den beri; ül­ke­miz­de de­mok­ra­si ol­duk­ça ileri… Biz­ler için kay­gı­lan­mak­ta mü­te­ma­di­yen ab­la­mız Hil­lary…. Sözüm ona her daim NATO güç­le­ri ül­ke­mi­zin ya­nın­da…Amma ve lakin Kuzey’de, Doğu’da ve daha da Doğu’da düş­man… Diyor ki; bak uya­rı­yo­rum haaa !... Dalma ve de da­laş­ma bizim ufak­lı­ğa; ede­rim yoksa seni piş­man !...

Kim mi bu ufak­lık ?...​Bir za­man­lar Os­man­lı'nın hin­ter­lan­dın­da olan Su­ri­ye... Ve dü­şü­rü­len uçak­lar, atı­lan bom­ba­lar eş­li­ğin­de; savaş çı­ğırt­kan­la­rı iş­ba­şın­da… Kü­çü­cük bir ça­tış­ma­da bile kanla do­la­cak olsa da oluk­lar; hemen oluş­tu­rul­du blok­lar… Su­ri­ye’nin ar­dın­da; Rusya, İran ve Çin…Tür­ki­ye’nin ar­dın­day­sa; “sözde” tüm NATO ül­ke­le­ri var…

Düne kadar adam­dan say­ma­dık­la­rı Tür­ki­ye için; o gün­ler­de çok kaygı duy­du­lar… Sanki iliş­ki­le­ri can ciğer kuzu sar­ma­sıy­dı…O gün­ler­de pek merak et­miş­dim olası Su­ri­ye’ye yö­ne­lik sal­dı­rı­da tank­la­ra, uçak­la­ra, ge­mi­le­re ta­kı­la­cak olan hangi ül­ke­nin ar­ma­sı ola­cak­dı?…So­nun­da kime çı­ka­cak­dı bu işin fa­tu­ra­sı?... Ne de olsa bel­le­ği­miz­de tap­ta­ze dur­mak­tay­dı Yavuz ve Mi­dil­li zırh­lı­la­rı­na iliş­kin Bi­rin­ci Dünya Sa­va­şı ha­tı­ra­sı…Neyse ki ESED ye­ni­den ESAD oldu; Su­ri­ye'de dindi savaş ka­sır­ga­sı...

 

Bu bağ­lam­da sor­mak is­te­rim ki Tür­ki­ye kimin ma­şa­sı, kimin as­ke­ri, kimin pi­yo­nu ?... Kim için sa­va­şa­cak­dı; kim yö­ne­te­cek­di bu kanlı oyunu ?...

Henüz 1920’lerde top­rak­la­rı­nı işgal et­tik­le­ri için sa­vaş­tı­ğı em­per­ya­list­ler­le; bugün “sözde” yan­daş ve onlar için ve­re­cek­di savaş ve onlar için sa­va­şa­cak­dı ama kim­ler­le ?...​Her kur­ban bay­ra­mı gel­di­ğin­de sı­nır­da kes­ti­ği ko­yu­nu bir­lik­te ye­di­ği kar­deş­le­riy­le…Ola ki savaş çık­say­dı, top­rak­lar dur­mak­sı­zın kan kus­sasy­dı...Müs­lü­man ge­çi­nen bu zevat...​ge­ti­rip de se­la­vat bay­ram­lar­da, kur­ban diye ço­cuk­la­rı­nı mı kesip yi­ye­cek­di em­per­ya­list­ler is­te­di diye ?...

 

Os­man­lı’nın ar­dın­dan ku­ru­lan Yeni Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti’nin, Os­man­lı’dan ko­pa­rı­lan ve kağıt üze­rin­de gönye ve cet­vel­le sı­nır­la­rı be­lir­le­nen ül­ke­ler­de yurt­taş­la­rı­mı­zın pek çok ya­kın­la­rı, ak­ra­ba­la­rı ve hatta öz kar­deş­le­ri kaldı… Ve bugün; savaş çı­ğırt­kan­lı­ğı ya­pan­la­rın pek ço­ğu­nun ya­kın­la­rı bu ül­ke­ler­de, kuş­ku­suz Cum-Baş­kan Pa­di­şah Efen­di­miz Haz­ret­le­ri­nin zev­ce­le­ri­nin de pek çok ya­kın­la­rı var­dır bu ül­ke­ler­de ve de ka­bi­ne­sin­den pek çok ba­ka­nın ya da mec­li­sin­den pek çok ve­ki­li­nin…Em­per­ya­list­le­rin pi­yon­lu­ğu­nu ya­par­ken, sa­va­şı­la­cak ülke; din­da­şın, ırk­da­şın, kar­de­şin…

Bu du­rum­da; kar­de­şi, kar­de­şe kır­dı­ra­cak şu Savaş Tan­rı­sı ARES’e la­net­ler yağ­dı­rıp, us­la­rı­nı baş­la­rı­na dev­şir­me­le­ri­ni öner­mek ve um­mak­tan başka ya­pa­cak bir şey de kal­mı­yor­du biz­le­re… Ve de çağrı çı­kar­mak da ge­re­kir­di BM üye­le­ri­ne… İyi ni­yet­li ka­rar­la­rı, in­san­ca duy­gu­la­rı ve bi­raz­cık da dü­şün­sün­ler ço­cuk­la­rı diye... Çünkü her sa­vaş­da teh­li­ke­de olan en çok ka­dın­lar ve bir de ço­cuk­lar...​Emperya­list hırs­lar uğ­ru­na savaş çık­tı­ğın­da; ge­lecek miydi usu­nu­za şehid ba­ba­sın­dan arda kalan Kürt, Türk, Arap Me­med­ler’in ök­sü­zü ?...

Bu­gün­ler­de IRMA Ka­sır­ga­sı; Ame­ri­ka'da kent­le­ri yutsa da...​Neyse ki Rusun sö­zü­nü din­le­di­ler de şim­di­lik Su­ri­ye'de sustu tü­fek­ler...​Ve şimdi açıl­sın sınır ka­pı­la­rı;sü­rül­sün ül­ke­si­ne, ül­ke­si için sa­vaş­mak­dan ka­çı­nan Su­ri­ye'nin kor­kak­la­rı...Ül­ke­si­ne ya­ra­ma­yan, bize hiç ya­ra­maz; on­lar­dan medet uman AK­BA­BA­LAR bunu sakın unut­ma­sın­lar!...

Yayınlandığı yer Selma Erdal
Salı, 12 Eylül 2017 10:40

Durum vahim, müs­tah­sil ne yap­sın

Durum vahim, müs­tah­sil ne yap­sın

Ül­ke­miz tarım ül­ke­si ol­ma­sı­na rağ­men, tarım sek­tö­rü­nün can çe­kiş­ti­ği­ni resmi bil­gi­ler or­ta­ya çı­ka­rı­yor. Oku­ma­sı­nı bilen her kişi gü­nü­mü­zün bilgi ve tek­no­lo­ji ça­ğı­na ayak uy­du­ra­rak du­ru­mu­mu­zu ve ge­le­ce­ği­mi­zi ve­ri­ler­den öğ­re­ne­bi­lir. Bas­tın mı bil­gi­sa­ya­ra kar­şı­nı­za bütün ve­ri­ler çı­kı­yor.

 

Bu ve­ri­le­re da­ya­na­rak, ben siz­le­re üre­tim ile tü­ke­tim ara­sın­da­ki uçu­ru­mu hep dile ge­tir­me­ye ça­lış­tım. Tarım ül­ke­si diye ad­lan­dı­rı­lan ül­ke­miz­de, ta­rım­sal de­vam­lı­lık ken­di­si­ni na­da­sa almış du­rum­da. Bu iş böyle gi­der­se na­das­tan sonra tek­rar ta­rı­ma dön­me­si bile ol­ma­ya­bi­lir. Top­rak­la­rı­mız artık bu iha­ne­ti kabul et­me­yecek gibi gö­rü­nü­yor.

 

Mem­le­ke­ti­min her bir yö­re­si ve top­ra­ğı, fark­lı ve zen­gin mah­su­lü üre­te­bi­lecek yük­sek ve­ri­me sahip. Ka­ra­de­niz çay ve fın­dık üre­ti­min­de dünya re­kol­te­sin­de büyük bir yer alır­ken, son yıl­lar­da bunu terk ede­rek, üre­ti­mi kı­sıt­la­na­rak, kısır döngü içine alın­dı. Ya­pı­lan po­li­ti­ka­lar so­nu­cun­da, halk ta­ra­fın­dan tepki oluş­ma­sın diye fark­lı yön­tem­ler ile işin ge­ri­ye doğru ha­re­ke­ti sağ­lan­dı.

Çift­çi zor şart­lar­da ve güç ko­şul­lar­la ma­li­yet­le­re göğüs ge­re­mez­ken, bir de kar­şı­sı­na ma­li­yet­le­rin al­tın­da bir taban fiyat be­lir­le­me­si ile sı­kın­tı­la­rın oda­ğın­da boyun eğmek du­ru­mun­da kaldı. Bu ne­den­le çoğu üre­ti­ci, bah­çe­sin­de­ki üre­tim alan­la­rı­nı kı­sıt­la­mak du­ru­mun­da kaldı.

 

Ben, bu ola­yın bi­le­rek ya­pıl­dı­ğı­nın dü­şün­ce­sin­de olan­lar­dan bi­ri­yim. Neden mi di­ye­cek­si­niz. Fın­dı­ğın taban fi­ya­tı 8 lira ya­pıl­dı­ğın­da, bunun amacı or­ta­day­dı. Benim bil­di­ğim Ordu’da en az onun üze­rin­de fın­dık iş­le­yen fab­ri­ka ve iş yeri var. Bun­la­rın çoğu bu işi kar­şı­la­ya­cak mali güce sahip ku­ru­luş­lar. Dev­le­tin ku­rum­la­rı düşük fi­yat­tan fın­dı­ğı üre­ti­ci­den alı­yor­sa, pi­ya­sa­da bu işi biraz daha fark­lı ola­rak ala­cak ve bu alım­dan do­la­yı on­la­rın daha fazla kar et­me­si­ni sağ­la­ya­cak dü­şün­ce­ler, üre­ti­ci­yi ra­hat­lat­sa da, malın on­la­ra kay­ma­sı için ya­pı­lan bir at­rak­si­yon ol­du­ğu­nu se­zi­yo­rum.

 

Böyle ko­nu­lar ve pi­ya­sa tavrı so­nu­cun­da ara­cı­la­rın büyük pa­ra­lar ka­zan­dık­la­rı daha ön­ce­den bi­li­ni­yor. Bunu an­lat­ma­ya gerek yok. Çay üre­ti­ci­si­nin çek­ti­ği sı­kın­tı­yı çok iyi bilen bi­ri­yim. Bunu de­fa­lar­ca dile ge­ti­ri­yo­rum. Bu sı­kın­tı­lar her sene biraz daha ar­tı­yor. Tür­ki­ye’de üre­ti­ci­nin sır­tın­dan ne­ma­lan­mak is­te­yen çok büyük un­sur­la­rı say­mak müm­kün­dür.

 

Mazot fi­yat­la­rı­nın yük­sek ol­ma­sı bi­rin­ci unsur. Daha sonra gübre fi­yat­la­rı­nın el yak­ma­sı. Su­la­ma için ge­rek­li olan su­la­ma pro­je­le­ri­nin üre­ti­ci­ye para ile sa­tıl­ma­sı. Ya­pı­lan HES uy­gu­la­ma­la­rı so­nu­cun­da or­ta­ya çıkan den­ge­siz­lik­ler so­nu­cun­da üre­tim ya­pı­lan ara­zi­le­rin ev­sa­fı­nı yi­tir­me­si, ül­ke­de­ki ta­rım­sal boş­lu­ğu­nu her geçen gün daha fazla art­ma­sı­na zemin ha­zır­la­mak­ta­dır. Or­ta­da duran en önem­li unsur ise, ver­gi­le­rin çok yük­sek oluşu ve buna bağlı ola­rak üre­ti­ci­nin des­tek ala­ma­ma­sı. Av­ru­pa Bir­li­ği uyum ya­sa­la­rı so­nu­cun­da or­ta­ya çıkan ye­ni­le­me­ler so­nu­cun­da, üre­ti­ci­nin ma­lı­nı satma ve pa­za­ra çı­kar­ma yet­ki­si­nin elin­den alı­na­rak, ara­cı­la­ra ve­ril­me­si bu işin geri git­me­sin­de­ki en önem­li fak­tör­ler ol­muş­tur. Bu ül­ke­nin eski norm­la­rı­na geri dö­ne­bil­me­si için, çok aci­len ta­rım­sal üre­tim ve çift­çi hak­la­rı­nın ive­di­lik­le ye­ni­den dü­zen­le­ne­rek, üre­ti­min art­tı­rıl­ma­sı için ve­ri­lecek yeni ça­ba­lar ol­ma­lı­dır. Hatta dı­şa­rı­dan alı­na­cak her türlü alıma ge­rek­li güm­rük ver­gi­le­ri­nin art­tı­rı­la­rak, yerli mal­la­rın üre­ti­ci­den tü­ke­ti­ci­ye in­ti­ka­li sağ­lan­ma­lı­dır. Yoksa vay ha­li­mi­ze.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ