18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 11 Eylül 2017 16:29

MİNİMİNİ 1’LER OKULA BAŞLADI

MİNİMİNİ 1’LER OKULA BAŞLADI

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı 2017-2018 Eğitim ve Öğretim Yılı Çalışma Takvimi’ne göre, uyum eğitimleri  dün (11 Eylül 2017) itibariyle başladı.

Geçen yıl anasınıfında olanlar ile bu yıl anasınıfına kayıt olan  Okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5’inci sınıflarındaki öğrencilerin eğitim ve öğretime hazırlanması amacıyla 11-15 Eylül 2017 tarihlerinde uyum eğitimi başladı.

3 Anaokulunda 303 öğrenci ve ilköğretim okullarının 1. Sınıfına kayıtları yapılan öğrenciler dün velileri ile birlikte okullarına giderek hem okulu tanıma hem de öğretmenleri ile ilk kez karşılaşmanın heyecanını yaşadılar.

Bazı velilerin  çocuklarını ilk kez yalnız bırakmanın heyecanını yaşarken bazı öğrencilerde ebeveynlerinden ayrılmak istemediler.

Milli Eğitim müdürlüğünden edinilen bilgiye göre diğer sınıflar ve okullarda tüm öğrenciler ise 18 Eylül’de ders başı yapacak.

Didim’de 37 Okulda 587 öğretmenle 9370 öğrenci 2017/2018 eğitim öğretim yılında eğitim görecek.

14 İlkokul, 13 Ortaokul, 3 Anaokulu ve Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2 Anadolu Lisesi 1 İmam hatip Lisesi 1 tanede yaygın eğitim kurumu ile 207 Ortaokul Öğretmeni, 195 İlkokul Öğretmeni, 167 Lise öğretmeni ve 18 Anaokulu öğretmeni ile 44 İdareci 45 Kadrolu Personelle görev yapacak. Eğitim öğretim görecek 506 derslikte ortalama 18,51 öğrenci düşüyorken 587 öğretmene de  16 öğrenci  düşüyor.

Eğitim yılı takvimde yer alan tarihlere göre birinci kanaat  döneminin bitişi ve  yarıyıl tatili, 22 Ocak 2018 - 2 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 5 Şubat 2018 Pazartesi başlayacak 8 Haziran 2017'de sona erecek.

MEB’in hazırlanan çalışma takvimine göre 18 Eylül 2017'de başlayan 2017-2018 eğitim öğretim yılı 8 Haziran 2017'de sona erecek ve öğrenciler yine yaz tatiline girecek. Bakanlığın  yaptığı açıklamaya göre 2018-2019 eğitim öğretim yılı ise 17 Eylül 2018 Pazartesi başlayacak.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 11 Eylül 2017 16:28

EFELER PAZARI KURULDU

EFELER PAZARI KURULDU

Didim’in nüfusu  en kalabalık mahallerinden olan Efeler Mahallesinin istediği Pazar yerine tezgahlar Pazartesi günü itibariyle kuruldu

28 Temmuz 2017 günü noter huzurunda çekilen kuralarla  yerleri belirlenen esnaflar 11 Eylül 2017 günü itibariyle tezgahlarını açtılar.

Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ında tezgah açan esnafları ziyaret ederek hayırlı olsun  dileklerinden bulundu.

217 tezgahın açılması planlanan Pazar yerinden ilk gün 80 kadar esnaf tezgah açtı.

Didim Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu ve Efeler Mahallesi Muhtarı Mehmet Emin Öztürk’ünde gezdiği Pazarda esnafa hayırlı olsun denildi.

Esnaf Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu yeni kurulan Pazar yerinden 10 tane üretici hariç tüm esnafın Odaya kayıt yaptırdığını böylece belediye ve resmi kurumlar ile aralarındaki münasebetin  ve sorunlar artık oda tarafından muhataplarına ulaştırılacağını söyledi.

Pektaşoğlu; “ böylece hem kayıt dışı ticaretin önüne geçilecek hem de pazarcı esnafının temsil ve söz hakkı olan bir kurum olmuş oldu. Didim’deki pazarcıların tümü odamıza ve vergi dairesine kayıt oldu, ilçe dışından gelen  pazarcılarında geldikleri ilçedeki odaya kayıt olması şartı aranıyor. Bu her iki taraf içinde iyi oldu” dedi ve tüm pazarcı esnafına hayırlı olsun” dedi.

Efeler Mahallesi Muhtarı Emin Öztürk’te mahalleye kazandırılan bu Pazar yerinin efeler deki komşularına hayırlı olmasını diledi ve “mevcut Pazar yerlerinden uzak olan mahallemizde Pazar yeri bir ihtiyaçtı, Belediye meclis de bu konudaki sıkıntıya oybirliği ile olur verince mahallemizin bir sorunu çözülmüş oldu.

İlk gün olması sebebiyle tüm esnafımız tezgahları açmamış olsalar da görüştüğüm pazarcı esnafları hazırlıklarını tamamladıktan sonra buradaki yerlerine tezgah açacaklarını bildirdiler, komşularım adına çok sevindim. Pazar yerinin önemli ihtiyaçlarından olan tuvalet içinde belediyemiz ikisi kadın, ikisi erkek ve bir de engelli tuvaleti yaparak bu sorunu da gidermiş oldu,

 

Pazar kurulan yerin ara sokak olmasından kaynaklı bir sıkıntı yaşanmadı, komşularımız araçlarını toplum sağlığı merkezinin önüne çektiler ayrıca alışverişe gelenler içinde bolca park alanı var esnaflarımızda yüksek sesle satış yapmama kararını almışlar bu da beni sevindirdi, böylece muhtemel rahatsızlıkların da önüne geçilmiş olması sevindirici” dedi ve pazarın mahalle halkına ve Didim esnafına hayırlı olmasını diledi.

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 11 Eylül 2017 16:28

SOKAKTA SATRANÇ BAŞLADI

SOKAKTA SATRANÇ BAŞLADI

Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) tarafından organize edilen  “Sokakta Satranç Var” etkinliği Didim’de dün itibariyle başladı.

Apollan Tapınağının bulunduğu sokakta maslara ve yerlere kurulan satranç tahtalarında satranç oynandı.

Didim Belediyesi ve Satranç Federasyonu Didim temsilciliğinin ortaklaşa düzenledği etkinlik gün boyunca farklı mekanlarda yapıldı. Apollon Tapınağı’nda  saat 12’de start alan  sokakta satranç etkinliği 14.00 – 16.00 arasında D-Marin ‘de, 16.00 – 18.00 arası Aytepe Barış 2Park’ta ve en son  Saat:18.00 – 20.00 arasında Altınkum Barış 1 parkta  gerçekleşti.

1 hafta boyunca Türkiye’de farklı şekillerde yapılacak olan etkinlik Didim’de festival havasına dönüştürülecek.  16 Eylül 2017 (Cumartesi) ve   17 Eylül 2017 (Pazar) tarihinde Altınkum Yalı Caddesi üzerinde kurulacak etkinlik çadırında  16.00 Saat: 17.00 arasında satranç ve  Eylül Sanat Atölyesi Gönüllü çalışması olan Drama, Mangala, Dans, Müzik, Resim Sergisi, Satranç temalı vücut boyama  etkinliği ile  festival havasında geçecek.

Satranç Federasyonu temsilcisi Şükrü Görkem Gençsoy il yöneticileri ile yaptığı görüşme sonunda Didim Belediyesine sunduğu ‘Sokakta Satranç Var’ projesinin desteklenmesiyle birlikte gerçekleşen etkinliğin Didim’de satrancı seven çok sayıda kişiden destek gördüğünü, yeni gençlerin satrançla tanışması ve eğlenceli  bir oyun gibi düşünmesi için festival gibi yapmak istediklerini belirterek, hafta sonu Yalı Caddesi üzerindeki performanslar ile renk katmak istediklerini projenin sokakta sinerji yaratması ve çocuklara tanıtılması  ve sevdirilmesi amacıyla satranç oynamanın dışından farklı ve renkli  oyun bölümleri de eklediklerini” söyledi.

Şükrü Görkem Gençsoy’da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “Didim’de satrancın sevildiğini ve başarılı satranççıların yetiştiğini biliyoruz, dolayısıyla bizde Didim’de şahları vezirleri, filleri ve atları alıp sokaklarda sinerji yaratacak bir etkinlik yapmayı hedefliyoruz.” demişti.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 11 Eylül 2017 16:28

AYDINLILAR ATAYI ZİYARET ETTİ

AYDINLILAR ATAYI ZİYARET ETTİ


Aydının ve ilçelerinin düşman işgalinden kurtuluşunun 95 inci yıl dönümünü Ankara’da da Törenle Kutlandı.

Ankara’da faaliyet gösteren Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri hem derneklerinin  kuruluşunun 25 inci yılını kutladı hem de Aydının ve ilçelerinin düşman işgalinden kurtuluşunun 95 inci yıl dönümünü dolayısı ile Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği olarak 07.09.2017 Perşembe günü Anıtkabir’de Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve Kurtuluş Savaşında sırasında büyük kahramanlıklar göstermiş efeleri anma töreni gerçekleştirdi. Anıtkabir'deki tören ve günün akşamına düzenlenen yemeğe Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, Mustafa Savaş, Derneğin Genel Başkanı Sayın Yusuf Özdemir, yönetim ve denetim kurulu üyeleri yanı sıra çok sayıda Aydınlı katıldı.

Anıtkabirde törende Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine kırmızı beyaz karanfillerden oluşan çelenk konuldu ve saygı duruşunda bulunuldu. Mozoledeki saygı duruşunun ardından derneğin genel başkanı Yusuf Özdemir, Anıtkabir Özel Defterine günün anlamına ifade eden düşüncelerini yazdı.

Anıtkabir özel defterine yazılan metinde şöyle denildi.

“Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk,

Milli mücadelemizin merkezi olarak seçtiğiniz başkent Ankara’da faaliyet gösteren Aydınlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin kuruluşunun 25 inci yılında Aydın’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 95 inci yıl dönümünü kutlamak için Ankara'da yaşayan Aydınlılar olarak huzurundayız.

Vatanımızın kurtuluşu için Samsun'da yaktığınız bağımsızlık ateşi tüm ülkeyi aydınlatmış, Ankara'ya gelişinizle destansı bir mücadeleye dönüşmüştür. Önderliğinizdeki bu bağımsızlık mücadelesi, Türk Milletinin azmi, kararlılığı ve cesareti ile 9 Eylül’de işgal kuvvetlerinin İzmir’de denize dökülmesiyle emsali görülmemiş bir zafer ile sonuçlanmıştır. Bu zaferimiz, kurulan Cumhuriyetimiz ile taçlanmıştır. Bu mücadele Anadolu’nun bir Türk yurdu olduğunu tescillediği gibi emperyal güçler altında ezilen mazlum milletlere de umut ışığı olmuştur.

Milli mücadelemizin en yoğun şekilde gerçekleştiği Aydınımız ve Egemizde, Kuvva-i Milliye ruhunu iliklerine kadar yaşamış ve bağımsızlık mücadelesi vermiş şehit veya gazi olmuş kahraman efelerimizin bu mücadeleye verdiği destek de takdire şayandır. Bu anlamlı günde kahraman efelerimizin torunları olarak; ülkemizin bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımıza şükranlarımızı sunarız.

Ankara’da yaşayan Aydınlılar olarak, mazimizin bize verdiği dersler ve senin aklı, vicdanı ve irfanı hür nesiller yetiştirme gayret ve umudunun taşıyıcısı olarak bizlere çizmiş olduğun yolda aydınlık yarınlar için çalışacak ve amaçlarımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Bu amaçla bizler, yerel ve kültürel değerlerimizi yaşayarak, yaşatarak ve sahip çıkarak, ülkemizi çağdaş ülkelerle yarışabilir duruma getirmek için evrensel değerler ışığında hareket ederek bu mücadeleyi veren kahramanlarımıza layık olmaya çalışıyoruz.

Aziz ATAMIZ; başta siz ve bu topraklar uğruna canını vermiş şehit ve gazilerimize sonsuz saygı ve şükranlarımızı sunarız. Bu ülke sizlerin sarsılmaz vatan sevgisi, ülke insanına olan inancınız ve önderliğiniz sayesinde kuruldu. Cumhuriyet'in erdemine sayenizde kavuştu. Bunun için sana minnetlerimizi sunarız.

Atam; kalp ve vicdanımızda sarsılmaz bir itimat ile gösterdiğin hedefe; emanetlerine sonuna kadar sahip çıkacağız. Rahat uyu, ruhun şad olsun.”

 

Saygılarımızla”

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 11 Eylül 2017 16:26

BELEDİYE KREŞ ÜCRETİ NETLEŞTİ

BELEDİYE KREŞ ÜCRETİ NETLEŞTİ

Didim Belediye Meclisi Eylül ayı birinci oturumu geçtiğimiz Çarşamba günü yapılmış ve 4 gündem maddesi komisyonlara sevk edilmişti.  Meclis Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın başkanlığında dün (11 Eylül 2017) ikinci oturumunu gerçekleştirdi.  Meclis üyeleri Aydan Aşık Turgut ve Salih Bankoğlu’nun mazeretli olarak katılmadı

İlk oturumda komisyonlara gönderilen gündem maddeleri şunlardı. Başka gündem maddesi teklifi sunulmaz ise meclisinin gündemi şu şekilde idi.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün 21.08.2017 tarih ve 878 sayılı ‘‘Kreş ve Gündüz Bakım Evi Katkı Payı’’ konulu yazısının görüşülmesi. Didim S.S. Küçük Sanayi Yapı Kooperatifinin plan değişikliği teklifinin görüşülmesi. Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün plan değişikliği talebinin görüşülmesi. ADM Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından verilen 2 adet trafo plan değişikliği teklifinin görüşülmesi.

Meclis te önceki oturumda Plan Bütçe komisyonuna gönderilen  Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün   ‘‘Kreş ve Gündüz Bakım Evi Katkı Payı’’ konulu yazısı aylık 40 bin Tl olduğu tahmin edilen ve 80 öğrenci kapasiteli olacak olan  kreş ve gündüz bakım evine çocuklarını bırakacak ailelerin 500 Tl katkı payı ödemesi önerisi komisyondan geldiği şekliyle kabul edildi.

Daha önce bir çok sefer meclis gündemine gelen ve her seferinde geri gönderilen Didim S.S. Küçük Sanayi Yapı Kooperatifinin plan değişikliği teklifi imar komisyonundan İbrahim Eray’ın ret oyuna rağmen oy çokluğu ile meclis getirildi. Meclisin tartışmalı  gündemi olan komisyon görüşünde bir kısım meclis üyeleri kooperatif üyelerinin mağdur olduğunu  söylerken bazı meclis üyeleri de her ne kadar planlarda küçük sanayi sitesi arsası olarak görülse de  planlanan yerin şehrin önemli bir noktasında kaldığı ve buranın şehir dışına çıkarılması gerektiğini savundu.

Oylama öncesi Meclis üyesi Ahmet Yılmaz, bu raporun reddedilmesi ve kooperatif üyeleri ile birlikte bir konsensüs çerçevesinde anlaşılarak hazineye ati ve şehir dışında bir alana taşınması konusunun değerlendirilmesini ve kendisinin ret oyu vereceği  gündem maddesinin Didim’in geleceği  bakımından geri dönüşümü  imkansız hata olacağını belirtti.

Meclis Başkanı Deniz Atabay görüşlerin açıklamasının ardından oylamaya geçti, Oylamada  7 ret, bir çekimser oya karşılık gündem maddesi önerilen değişiklikle oy çokluğu ile kabul edilmiş oldu.

 

Gündemin üçünce maddesi olan  Didim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün plan değişikliği talebi ve  ADM Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından verilen 2 adet trafo plan değişikliği teklif imar komisyonundan geldiği şekliyle oybirliği ile kabul edildi.

 

Didim Belediye Meclisi 2017 Ekim ayı birinci oturumu 4 Ekim Çarşamba günü yapılmak üzere oturum kapatıldı.

Yayınlandığı yer Didim

MEKANLAR KIŞ SE­ZO­NU­NA HA­ZIR­LA­NI­YOR

Didim’de tatilcilerle başlayan turizm sezonunda sona yaklaşılırken, sezonla birlikte işyerlerin kapatmaya hazırlıkları yapan işletmelere rağmen kalıcı olarak Didimlilere hizmet verecek olan işyerleri de yeni konseptlerle kendilerini kışa hazırlıyorlar.

Altınkum Yalı Caddesi üzerinde sezon boyunca yiyecek içecek hizmeti veren Mavi Balık Restoran kış ayları boyunca canlı müzik performanslarıyla adından söz ettirmeyi planlıyor.

Hafta sonu başlayan fasıl programlarıyla her akşam müşterilerine hizmet edecek olan işyerinde Udi Hüseyin ve ses sanatçısı Hüseyin Çakır sahne almaya başladılar.

Mavi Balık Restoranın işletmecisi Hüseyin Kepenek; “Yıllardır Altınkum-Yalı Caddesi üzerinde hizmet veriyoruz. Turizm sezonunda tatilcilerimize en güzel deniz mahsullerini tattırdık. Tüm müşterilerimizin memnuniyetini aldığımızı Didim’i en iyi şekilde temsil ettiğimizi düşünüyoruz.

Turizm sezonu bitmek üzere Kış aylarında deniz manzarası ile meşhur işyerimizin devamlı müşterileri var, Didim’de yaşayan ve  çalışmanın yorgunluğunu, işin stresini atmak için gelenlere Ege denizinde avlanan lezzetli ve taze balıkları sunuyoruz, bu sezon müşterilerimizi fasıl programlarımız eşliğinde eğlendirmeyi amaçlıyoruz ve Didimlileri işyerimize fasıl eşliğinde deniz ürünleri tatmaya davet ediyoruz” dedi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 11 Eylül 2017 09:23

Böyle gi­der­se yan­dık

Böyle gi­der­se yan­dık

Hadi şimdi di­ye­lim ki, mem­le­ke­tin işsiz oranı çok ve gi­de­rek ar­tı­yor. Bunun so­nu­cu­nu hü­kü­met yet­ki­li­le­ri­nin ayar­la­ma­sı ge­re­ki­yor. İşsiz­li­ğin büyük sorun ol­du­ğu ül­ke­miz­de, dı­şa­rı­dan ge­len­ler ile bu sa­yı­nın git­tik­çe art­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. Ne­re­dey­se be­da­va­cı­la­rın me­ka­nı ha­li­ne gel­dik. İsta­tis­tik ku­rum­la­rı­nın yap­tı­ğı ça­lış­ma­la­ra göre, biz­ler­den daha ge­liş­miş olan bir çok ülke, ya­ban­cı işçi ça­lış­tı­rıl­ma­sı ko­nu­sun­da cazip hale gel­miş.

Av­ru­pa bazı ül­ke­ler­den işçi alı­mın­da ol­duk­ça tem­kin­li yak­la­şır­ken, özel­lik­le Uzak­do­ğu ül­ke­le­rin­den bir çoğu ve güney Ame­ri­ka ül­ke­le­ri ko­nu­ya daha sıcak ba­kı­yor­lar. Bah­reyn bu işin ba­şı­nı çeken ül­ke­ler­den biri ha­li­ne gel­miş. Yani ça­lış­mak is­te­yen için ha­ri­ka bir yer. Ben merak için­de­yim. Ül­ke­miz­de ya­ban­cı faz­la­lı­ğı var. Var ol­ma­sı­na var da, be­da­va­dan ge­çi­nen­le­rin sa­yı­sın­da­ki artış göz önüne alı­nır­sa, böyle yer­le­ri her­kes ter­cih edi­yor.

Özel­lik­le Su­ri­ye’den ül­ke­mi­ze ge­len­ler, böyle bir cez­be­di­ci ül­ke­den asla ay­rıl­mı­yor­lar. Bay­ram­lar­da sınır ka­pı­la­rın­da ya­şa­nan iz­di­ham­la­ra rağ­men, tek­rar geri dö­ne­rek, adeta ora­la­rı tatil yö­re­si gibi gö­rü­yor­lar. Ne ola­cak, be­da­va hayat olan yeri kim sev­mez. Ce­bi­ne para ko­nu­yor. Okul be­da­va. Üni­ver­si­te­ye gi­riş­ler be­da­va. Orada okur­ken ve­ri­len burs kar­şı­lık­sız. Bizim öğ­ren­ci­miz kı­sıt­lı mik­tar­lar­da ve borç­la­na­rak al­dı­ğı bursu, bun­lar daha rahat alı­yor­lar. Gıda be­da­va. Yaşam be­da­va. Ne işin olur ça­lı­şıp da başın ağ­rı­ya­cak.

İsten­me­yen bir yerde asla du­rul­maz diye bir tabir var­dır. Ben şah­sen dur­mam. Adam­lar­da yüz yok. Orada savaş ola­bi­lir. Bu savaş es­na­sın­da bizim eli tut­ma­yan­la­ra, ço­cuk­la­ra, yaş­lı­la­ra, ka­dın­la­ra el­bet­te bak­mak gö­re­vi­miz. Genç­ler, mem­le­ket­le­ri bi­ri­le­rin­ce zapt edil­miş, bu­ra­da zevk ve sefa için­de­ler. Va­ta­nı­mı kur­tar­mak için gidip sa­va­şa­yım diyen yok. Hani yurt sev­gi­si, hani ne­re­de va­ta­nı­na karşı des­tek. Bun­lar kendi zevk­le­ri için va­tan­la­rı­nı da sa­tar­lar.

Si­ya­set­çi­le­ri­miz aci­len karar al­ma­lı­dır. Ül­ke­miz sı­kın­tı içine gir­miş­tir. Enf­las­yon ca­na­va­rı almış ba­şı­nı gi­di­yor. Hal­kın sı­kın­tı için­de ya­şa­mı­nı sür­dür­dü­ğü or­ta­da. Sanki ye­ni­den milli mü­ca­de­le ön­ce­si yıl­la­ra geri dö­nül­müş gibi. İşsiz­lik or­ta­da. Para desen yet­mi­yor. İnsan­lar ço­cuk­la­rı­nın ge­le­ce­ği­ni ha­zır­la­ya­maz oldu. Ço­cuk­la­rı­nı ev­len­di­re­mi­yor. Al­dı­ğı zam ile enf­las­yo­na göğüs ge­re­mi­yor. Bir de ya­nı­mız­da, biz­ler­den daha iyi ve biz­le­ri sö­mür­mek­te olan ya­ban­cı­lar var. Ney­miş adı, mül­te­ci. Gön­de­rin bun­la­rı işçi alan ül­ke­le­re ça­lış­sın­lar. Düş­sün­ler sır­tı­mız­dan artık. Bu ül­ke­de bir çok genç iş bu­la­mı­yor. Bir çok gen­ci­mi­zin ata­ma­sı ol­mu­yor. Bir çok sa­yı­da öğ­ren­ci­miz sı­nav­dan al­dı­ğı so­nuç­la bile is­te­di­ği yere gi­re­mez­ken, onlar ra­hat­ça ve sı­nav­sız gi­re­bi­li­yor. Böyle bir hak­sız­lık so­nu­cun­da sı­kın­tı­lar her geçen gün biraz daha ar­tı­yor. Av­ru­pa kabul et­mi­yor­sa gön­de­rin bun­la­rı uzak do­ğu­ya mem­le­ke­ti­miz bize kal­sın. İnsa­nı­mı­za kal­sın, emek­li­mi­ze kal­sın, öğ­ren­ci­mi­ze kal­sın. Bu ül­ke­nin ger­çek sa­hip­le­ri­ne genç­le­re kal­sın.

Yayınlandığı yer Erol YILDIZ
Pazartesi, 11 Eylül 2017 09:23

Sil Baş­tan...

Sil Baş­tan...

Anım­sı­yor mu­su­nuz “man­ken­cik” diye aşa­ğı­la­nan Aysun Ka­ya­cı ne de­miş­ti?…

-Dağ­da­ki ço­ba­nın oyu ile benim oyum aynı mı?…

 

Kıza ne yo­rum­lar ya­pıl­mış­tı; 7’den, 70’e her yaş­tan…Üs­te­lik bun­la­rın ara­sın­da aka­de­mis­ye­nin­den, pro­fes­yo­nel an­lam­da si­ya­set ya­pa­nı­na, usta yazar eti­ke­tiy­le kö­şe­le­ri ka­pa­nı­na, de­mok­ra­si al­gı­sı PKK ırk­çı­sı­na des­tek, HDP’ye oy ver­mek­le öz­deş­leş­miş aydın kad­ro­sun­dan kanal, kanal ge­zi­nip halkı ze­hir­le­ye­ni­ne, GOGOL oku­mak ye­ri­ne GO­OG­LE’da sörf ya­pa­rak en­te­lek­tü­el bes­len­me­si­ni sağ­la­yan genç ne­sil­le­re ve özel­lik­le de “hayat üni­ver­si­te­li” eği­tim­siz­ler bö­lü­ğü­ne kadar ne is­ter­sen vardı ara­la­rın­da… Ve el­bet­te ki bu­lun­du­ğu dağ­lar­dan bu yo­rum­la­ra ka­tıl­mak­tan geri dur­ma­yan davar güden çoban da vardı…

Yine de sonuç ola­rak elde ne var?… Kuş­ku­suz Aysun Ka­ya­cı’nın söz­le­ri doğru; dağ­da­ki ço­ban­la, kent­te­ki bil­ge­nin oyu aynı değil el­bet­te ki…Ama ülke olun­ca va­sa­tın ege­men­li­ğin­de; ille de ete­ğin­den çekip onu, man­ken deyip ya­ta­ğa ata­cak­lar…

Kız bir dönem man­ken­lik yap­mış ola­bi­lir ama orada kal­ma­mış ki…Bir üni­ver­si­te bi­tir­miş; ken­di­ni ye­tiş­tir­miş, bil­gi­len­miş ve bir şey­ler söy­le­miş si­ya­sal top­lum­sal­laş­ma bağ­la­mın­da…Ve bir soru sor­muş,te­le­viz­yon prog­ra­mın­da:

–Dağ­da­ki ço­ban­la, benim oyum bir mi?…

 

Üs­te­lik de bu soru; onun bey­ni­nin ürünü, üre­ti­mi değil ki… Yal­nız­ca si­ya­set bi­li­mi ki­tap­la­rın­dan öğ­ren­dik­le­ri­nin dışa vu­ru­mu… Kız ne yap­mış?…Aris­to’dan beri tar­tı­şı­lan bir ol­gu­yu; ül­ke­nin oy­daş­ma ge­le­ne­ği bağ­la­mın­da gün­de­me ge­tir­miş.

Çünkü…

Bu ül­ke­de oy­daş­ma söz ko­nu­su ol­du­ğun­da; ten­ce­re ve kapak da­ğı­tı­mı ya da ayak­ka­bı­nın sağ ve sol tek­le­ri­nin du­ru­mu, hangi ka­pı­nın önüne erzak, kömür yı­ğı­la­ca­ğı­nın ko­nu­su hep sorun olmuş, bu da­ğı­tım­dan pay al­ma­nın ön­ko­şu­lu da ve­ri­lecek oy­lar­la iliş­ki­len­di­ril­miş­tir.

Çünkü…

Sos­yo-eko­no­mik ve sos­yo-kül­tü­rel dü­ze­yi yük­sek olan­la­rın; oy­daş­ma dö­ne­min­de­ki tutum ve dav­ra­nış­la­rı da yük­sek dü­zey­de olur…Ve bu gu­rup­ta­ki bi­rey­le­rin yurt­daş­lık bi­lin­ci de ge­liş­miş olur. Do­la­yı­sıy­la oy­la­rı­nı pa­zar­lık ko­nu­su et­mez­ler böy­le­si yurt­daş­lar…

Man­ken ola­rak aşa­ğı­lan­mak is­te­nen Aysun Ka­ya­cı’nın söz­le­ri­nin ardı bu söz­ler­le dol­du­ru­la­ma­dı­ğı için ve ge­nel­de de bu ül­ke­de pek çok ki­şi­nin “bi­lim­sel an­lam­da” si­ya­set bil­gi­si ol­ma­dı­ğı için kızın ne söy­le­di­ği­ni; an­la­ma­dı­lar, an­la­ya­ma­dı­lar, an­la­ya­maz­lar­dı da…Çünkü ön­yar­gı­la­rı bu man­ken kızı ya­ra­la­dı, yok saydı, yar­gı­la­dı, ka­ra­la­dı…

 

Man­ken­lik böy­le­si­ne kötü bir uğraş ise…

 

Son yıl­lar­da bir man­ken kız daha attı ken­di­ni ka­mu­sal alana; ke­ra­me­ti ken­din­den men­kul bir ka­na­at ön­de­ri gibi ko­nuş­ma­lar ya­pı­yor te­le­viz­yon ka­nal­la­rın­da…ki o da Tuğçe Kazaz…Ve ona hiç kim­se­cik­ler sal­dır­maz…Kim­se­cik­ler onu man­ken es­ki­si diye hor­la­maz, aşa­ğı­la­maz… Bir za­man­la­rın dan­sö­zü Leyla Sayar da; kart­la­ma­ya baş­la­dı­ğın­da te­set­tü­re girip, kö­şe­si­ne otu­run­ca ne­re­dey­se ka­dı­na “ev­li­ya” pa­ye­si ve­re­cek­ler­di…İşte man­ken es­ki­si Tuğçe Kazaz da ikin­ci bir Leyla Sayar va­ka­sı…Oysa her biri uya­nık­lar sil­si­le­si ki ard­la­rı­na ta­kıl­dı “uyuş­tu­ru­cu­lar kra­li­çe­si” Niran Ünsal…Bun­lar baş tacı; ör­tü­le­ri ka­pa­tı­yor her türlü ka­ra­la­rı­nı…

 

Oysa Aysun Ka­ya­cı; bir za­val­lı…

 

Çünkü…

 

O; di­ğer­le­ri gibi işin ko­la­yı­na, kur­naz­lı­ğı­na, fır­sat­çı­lı­ğı­na kaç­ma­dı, ay­dın­lık yol var­ken ka­ran­lı­ğa sap­ma­dı…

O; aklın, bil­gi­nin, bi­li­min yo­lun­da akıl­lı­ca bir söz etti, ama belki ye­te­rin­ce söz­le­ri­nin içini dol­du­ra­ma­dı…Olsun; si­ya­se­ti bi­lim­sel ola­rak bi­len­ler onun ne de­di­ğin pek ala da an­la­dı…

An­la­ma­yan­lar mı?… Ki onlar; ca­hil­ler sü­rü­sü… İşte o ca­hil­le­rin ce­ha­le­ti; onu afo­roz etti…

Ve şimdi; yine seçim ola­cak 2019 yı­lın­da, belki de erken ve bas­kın bir seçim …

Ve şimdi; her şey sil baş­tan…Ül­ke­nin ku­ru­luş de­ğer­le­ri­ne iliş­kin ne varsa her şey toz duman...​Yobazlı­ğın sığ­lı­ğın­da, ka­ran­lı­ğın kör çu­ku­run­da ülke ve ulus...

Ve bu ya­şa­dık­la­rı­mı­zın da so­rum­lu­su; el­bet­te ki oy ve­ren­ler ve on­la­rın ni­te­lik-siz­li­ği­dir biz­le­re bu so­nu­cu ha­zır­la­yan­lar...

Ve işte onlar çok ya­kın­da yine biz­le­rin yaz­gı­sı­nı be­lir­le­ye­cek­ler; daha açık bir de­yiş­le oy ve­re­cek­ler…Ba­ka­lım bu kez oy­la­rı­nı neyin kar­şı­lı­ğın­da sa­ta­cak­lar?…Ve biz­le­ri hangi kör ku­yu­la­ra ata­cak­lar?...

Bir kez daha se­çim­ler ya­pı­la­cak 2019 yı­lın­da ve belki de çok daha yakın bir za­man­da…

Ve bir kez daha her şey sil baş­tan…

Cen­de­re­ye sı­kış­ma­ya az kaldı…Haydi ha­yır­lı­sı…Aysun Ka­ya­cı’nın dağ­da­ki ço­ba­nı…Ma­hal­le­nin ka­ba­da­yı­sı ve ka­rı­sı…Te­set­tür­lü artiz, pav­yon ar­tı­ğı şar­kı­cı ta­kı­mı da diğer ya­rı­sı…PKK des­tek­çi­si aydın ge­çi­nen ülke sa­tı­cı­sı…Haydi bul ka­ro­yu, al pa­ra­yı... Bi­ti­rin Tür­ki­ye’nin işini… El bir­li­ğiy­le çekin fi­şi­ni; olsun mort !…

Yayınlandığı yer Selma Erdal
Pazartesi, 11 Eylül 2017 09:22

ATA­TÜRK ÖZLEMİ

ATA­TÜRK ÖZLEMİ

Hey­kel­le­ri­ne sal­dı­rı art­tık­ça; karşı dev­rim­ci­le­rin küs­tah­lı­ğı gemi azıya alıp eği­tim dü­zen­le­me­le­rin­den Ata­türk’e ay­rı­lan kı­sım­lar ma­kas­lan­dık­ça, Ata­türk’ü seven yı­ğın­lar­da öfke ka­ba­rı­yor, tepki ar­tı­yor. Yanı sıra Ata­türk’e du­yu­lan ih­ti­yaç bir tut­ku­ya dö­nü­şü­yor; “Bir daha gel Sam­sun’dan” tür­kü­sü daha çok din­le­nir olu­yor.

İlk ba­kış­ta doğal gibi gö­zü­ken bu man­za­ra, ya­kın­dan ir­de­len­di­ğin­de Ata­türk­çü ke­sim­ler açı­sın­dan en­di­şe ve­ri­ci bir du­rum­dur. Ata­türk’e du­yu­lan sev­gi­nin “kur­tu­luş”u Ata­türk’ün var­lı­ğı­na in­dir­ge­me de­re­ce­si­ne dö­nüş­me­si, karşı dev­ri­min sal­dı­rı­la­rı­nın püs­kür­tü­lüp ye­ni­den çağ­daş Tür­ki­ye ro­ta­sı­na gi­ril­me­si­ni ger­çek düz­lem­den hayal âle­mi­ne ta­şı­yor.

Top­lum­la­rın dev­rim ni­te­li­ğin­de­ki dö­nü­şü­mü bir insan ha­ya­tı­nın daha da öte­si­ni kap­sar. Bu kap­sam­da Ata­türk, bir ölüm­lü ola­rak kısa de­ne­bi­lecek ya­şa­mı sü­re­sin­ce “büyük işler” ba­şar­mış, “Cum­hu­ri­ye­ti biz kur­duk, onu ya­şa­ta­cak siz­ler­si­niz.” tü­rün­den söy­lem­ler­le Türk Dev­ri­mi’ni ko­ru­mak ve ta­mam­la­mak gö­re­vi­ni ken­din­den son­ra­ki ku­şak­la­ra ver­miş, ay­rı­ca Genç­li­ğe Hi­ta­be’de olası karşı dev­ri­min sal­dı­rı­la­rı­na-ki bu ön­gö­rü­sü­nün bir kısmı ger­çek­leş­miş­tir- karşı Türk Genç­li­ği’ni uya­nık ol­ma­ya ça­ğır­mış­tır.

Ata­türk’ün görev ve uya­rı­la­rı­na kar­şın biz ne yap­tık? Ki­mi­miz “Mark­sist” olduk, Türk Dev­ri­mi’ni kü­çüm­se­dik. Ki­mi­miz “gard­rop Ata­türk­çü­lü­ğü”ne so­yun­duk, sözde Ata­türk­çü olduk. Ki­mi­le­ri “Gök­teng­ri”yi terk edip, “Hira Dağı kadar Müs­lü­man”oldu. Ki­mi­le­ri “milli görüş göm­le­ği”ni çı­ka­rıp, iş­bir­lik­çi ol­du­lar.

Ge­re­ği­ni yap­ma­dık, hâlâ tür­kü­ler­le, göz­yaş­la­rıy­la Ata­türk’ün avdet edip bizi kur­tar­ma­sı­nı bek­li­yo­ruz. Çö­züm­le­yen bir tarz de­ğil­dir, bu. Karşı dev­rim, “İslam Dev­le­ti” doğ­rul­tu­sun­da ic­ra­at ya­pı­yor; Cum­hu­ri­yet’i sa­vu­nan­lar yanıp ya­kın­ma­lar­la meş­gul.

Bir Ata­türk ör­ne­ği var, önü­müz­de mü­ca­de­le adamı ola­rak du­ru­yor. Ger­çek­te Türk Dev­ri­mi’ni sa­vu­nan her yurt­taş “bir Ata­türk” ol­ma­lı. O’nun izin­den; sözde değil, ger­çek ma­nâ­da git­me­li. Halk­la bü­tün­leş­me­li; on­la­rı ör­güt­le­ye­rek ön­der­lik et­me­li. Tüm ki­şi­sel hırs­lar­dan sıy­rı­la­rak ta­ma­men ül­ke­nin ba­ğım­sız­lı­ğı ve ba­yın­dır­lı­ğı yo­lun­da var­lı­ğı­nı ar­ma­ğan ede­rek mü­ca­de­le et­me­li.

For­mül budur. Yapay yol­lar­la kaçak gü­reş­me­nin, mü­ca­de­le­yi bı­ra­kıp ağ­la­yıp sız­la­ma­nın sonu ye­nil­gi­dir.

Yayınlandığı yer Gündüz Murgul