21 Eylül 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 30 Haziran 2017 12:35

AFRİKA SICAKLARI GELDİ

AFRİKA SICAKLARI GELDİ

'Aşırı sıcaklarda son 30 yılın rekorunun kırılması bekleniyor'

Aşırı sıcaklar nedeniyle Aydın sokaklarındaki insan yoğunluğu durma noktasına geldi. Beklenen aşırı sıcaklar nedeniyle Aydın Valiliği tarafından 29-30 Haziran 2017 tarihlerinde engelli ve hamile kamu personelinin idari izinli sayılacağı duyuruldu. Didim Kaymakamlığıda resmi kurumlara duyurarak engelli ve hamile personelin izinli sayıldığını bildirdi.

Meteorolojiden peş peşe uyarılar var. Dünden  itibaren Kuzey Afrika üzerinden gelecek hava dalgasının etkisiyle 10 derecelere varan sıcaklık artışı yaşanacak. 3 gün sürecek aşırı sıcaklarda son 30 yılın rekorunun kırılması bekleniyor. Bu hafta sonu bazı illerde gerçekleşmesi beklenen en yüksek hava sıcaklıkları Ankara, Bursa ve Malatya’da 40, İstanbul’da 37, İzmir ve Adana'da 41, Balıkesir, Edirne ve Antalya’da 42, Diyarbakır’da 43, Manisa’da 44, Şanlıurfa ve Aydın’da 45 derece...

Aşırı sıcaklarda son 30 yılın rekorunun kırılması bekleniyor.

Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü, son analiz ve tahminlere göre bugünden itibaren yurdun mevcut sıcak havaya ilaveten Kuzey Afrika üzerinden gelecek olan yeni bir sıcak hava dalgasının etkisine gireceğini bildirdi.

Bu sıcak hava dalgası ile birlikte halen normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının Ege Bölgesi genelinde hissedilir derecede artacağı, mevsim normallerinin 10 - 12 derece üzerinde gerçekleşeceği ve  özellikle iç kesimlerdeki bazı il ve ilçelerde uzun yılların en yüksek sıcaklık değerlerine ulaşılabileceği de bekleniyor. Bu hafta sonu bazı il merkezlerimizde gerçekleşmesi beklenen en yüksek hava sıcaklıklarının Ankara, Bursa ve Malatya’da 40, İstanbul’da 37, İzmir ve Adana'da 41, Balıkesir, Edirne ve Antalya’da 42, Diyarbakır’da 43, Manisa’da 44, Şanlıurfa ve Aydın’da 47 derece olması bekleniyor.

Sıcak hava dalgasının önümüzdeki hafta başında pazartesi gününden itibaren bölge genelinde etkisini kaybedeceği ve hava sıcaklıklarının azalarak mevsim normalleri civarına düşeceği tahmin ediliyor.

Ramazan ayının önceki yıllara göre daha serin geçmesine rağmen acil servislere başvuran hasta sayısında yaklaşık yüzde 10 artış görüldüğüne dikkat çeken sağlıkcılar, rekor sıcaklıkların beklendiği günlerde dikkat edilmesi gereken konularla ilgili bilgiler verdi.

Doktorlar"Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında, mecbur olmadıkça sokağa çıkılmamalı. Eğer bir zorunluluk varsa ve sokağa çıkılması gerekiyorsa, bu durumda, şapka ve güneş gözlüğü, koruyucu krem, ince ve açık renkli kıyafetler mutlaka kullanılmalı" dediler.

GÜNEŞ ÇARPMASINDA NE YAPILABİLİR?

Güneş çarpması sonucu bir kişinin rahatsızlanması durumunda ilk iş 112'yi aramayı önerek sağlıkçılar, ekipleri gelinceye kadar, hastanın serin bir ortama alınması gerektiğini eğer bilinci yerindeyse yani basit sorulara cevap verebiliyorsa, çok soğuk olmamak kaydıyla içecek verilmesini, kıyafetleri çıkartılarak, ıslak çarşaf veya havluyla hastanın vücut ısısı normal düzeye çekilmeye çalışılmasını önerdiler.

Kan damarlarının yüzeyden geçtiği, ayak ve el bilekleri gibi noktalara beze sarılmış buz konulabilir. Yine çeşme suyuyla duş aldırmak da vücut ısısının normal değerlere düşmesinde yardımcı olacaktır. Bundan daha kötü durumlarda, yani hasta bilincini kaybederse vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekir."

 

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 30 Haziran 2017 12:35

DİDİM BUGÜN 45 DERECE

DİDİM BUGÜN 45 DERECE

 

Meteoroji 2. Bölge Müdürlüğü  dün  (30 Haziran 2017) yaptığı ölçümleri ve d tahminlerini kamu oyu ile paylaştı. Yapılan açıklamada ölçülen en düşük hava sıcaklığı 25 C olan İlçemizde en yüksek sıcaklık 44 olarak ölçüldü.

Meteoroji 2. Bölge Müdürlüğü'nden yapılan açıklama da bugün (1 Temmuz2017) için  en düşük hava sıcaklığı tahmini 06-09 saatleri arasında 26 derece olacak ve saat 12 ile 15 arasında ise 45 dereceye kadar çıkacak.

2 temmuz pazar günü  yine en düşük sıcaklık 27 derece iken en yüksek sıcaklık ine tehlike boyutunda ve 45 dereceye çıkacak.

Pazartesi ve salı günü en düşük sıcaklık 27 dereceden aşağı düşmeyeceği ve yüksek sıcaklığın bir kaç derece düşerek 39 ve 36 dereceler düşeceği tahmin ediliyor.

 

Rüzgarın hızının da 10-15 km7saat olarak tahmin edilmesinden dolayı yaşlıların, hamilelerini tansiyon hastalarının   ve çocukların  11-16 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve bol sıvı tüketmeleri önerildi.

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 30 Haziran 2017 12:34

KATLİAM YASA TASARISINI İSTEMİYORUZ "

Hayvan Severlerde Adalet İstiyor

"KATLİAM YASA TASARISINI İSTEMİYORUZ "

HAYKONFED Didim Temsilcileri Didim Hayvanseverler, Didim İngiliz Gönüllü Gurubu Ve  Tüm Hayvan Hakları Savunucuları bugün (1 Temmuz 2017) Saat 13'de Didim Cumhuriyet Meydanında bir araya gelerek 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununda değişiklik yapılması için Orman Su İşleri Bakanlığınca hazırlanan, özellikle sokak hayvanları için sürgün ve ölüm içeren yasa tasarısı, katliamlara sebep olmadan çekilmesini isteyecekler.

Hayvanseverelr grıplarının ortak taleplerinin seslendileceği  basın açıklmasına tüm didimlileri davet eden hyvanseverler, taleplerinin  şöyle sıraladılar.

Tasarı, STK lar, akademisyenler, Veteriner Hekimler Odaları ve Baro Hayvan Hakları Komisyonlarının da katılımı ile tekrar görüşülüp, çözüm odaklı olarak ve sokağın gerçeklerine, eko dengeye, vicdani ve insani koşullara uygun olarak yeniden hazırlanmasıdır.

BU TASARI KATLİAM MADDELERİ İÇERMEKTEDİR

HAYKONFED Didim Temsilcileri Didim Hayvanseverler, Didim İngiliz Gönüllü Gurubu Ve  Tüm Hayvan Hakları Savunucuları tassrı öncesi olması gerekenleri şu şekilde  maddeler halinde sıraladılar.

1. Mevcut yasada tüm belediyelerin kısırlaştırma ve bakım merkezi kurması hükmü varken, değişiklik tasarısının 8. maddesinde, nüfusu 100 binden az olan 970 ilçe belediyesinde KISIRLAŞTIRMA merkezi kurulmasına gerek
görülmemiştir. Bu durumda, kısırlaştırma merkezi olmayan belediyelerce, kısırlaştırılmadan şehir çevrelerine, çöplüklere ve yaban hayatına atılan sahipsiz hayvanlar, oralarda yazın susuzluktan kışın da korunaksız olarak soğuk ve kara mahkum olarak acı içinde can verecekler. Bunun yanında, yaban hayatında yoğun olan KUDUZ hastalığının, evcil olan kedi ve köpeklere geçip, hastalığın bir şekilde insan oturumlu olan şehirlere gelmesine sebep olacaktır. Sayıları da kontrol edilemez biçimde artacağı için, hayvanlar zehirlenip vurularak öldürülecek yasa tasarısının bu maddesi ile KATLİAMLARA sebep olacaktır.

2. Bu tasarının uygulamada getireceği bir diğer sakınca, şu anda bile yasal engel olmasına rağmen, birbirlerine gizlice kedi ve köpek atan belediyeler, tasarının verdiği imkan ile ilçe dışına ve başka şehirlere hayvanları atmayı daha da hızlandıracaklardır. İstanbul gibi bir metropolde bile bu gün yaşanan en büyük sorunlardan birisi, ilçelerin birbirlerine köpekleri atmalarıdır.

3. Tasarının 3. Maddesinde, "bakım evlerindeki sahiplendirilemeyen hayvanlar, okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanı gibi toplumun yoğun olarak kullandığı yerler hariç alındığı ortama bırakılır" hükmü ile, hayvanlar dar gelirli ve fakir insanların oturduğu KENAR MAHALLELERE ve şehir dışlarına atılacak, oralarda hayvan sayısı artınca, VATANDAŞ ve zaten öldürmeye hazır olan BELEDİYELER tarafından zehirleme ve KATLİAMLAR başlayacaktır.

4-.Tasarı MADDE 5 ile, Kanunun 10 uncu maddesi *Ev hayvanı satış yerlerinde ev hayvanı bulundurulamaz, ancak bu yerlerde hayvan üretim çiftlikleri ve BAKIMEVLERİNDEKİ HAYVANLARIN SATIŞI yapılabilir." şeklinde değiştirilmiştir. Petshoplarda ev hayvanı bulundurulamaz derken, belediye bakımevlerinde bulunan sahipsiz hayvanların satışı yapılabilir hükmünün getirilmiştir. Sahipsiz hayvanlar üzerinde deney yapılamayacağı için, barınaklardaki sahipsiz hayvanların satış adı altında sahipli konuma getirilip, İŞKENCELİ DENEYLERE yollanmasının önü açılmıştır.

5. Bu gün yurdumuzda, sahipsiz hayvanlara karşı asıl kötü muamele ve eziyet, büyük ölçüde belediyeler tarafından yapılmaktadır. Tasarıda, öldüren, zehirleyen, ormana dağa kırsala atan, bakımevlerinde aç susuz pislik ve hastalıkla gelen ölümlere mahkum eden belediyeler için bir YASAL YAPTIRIM getirilmemiştir. Kanun Türk Ceza Kanunu kapsamına alınırken, belediyelerin uygulamaları da mutlaka bu kapsamda yer almalıdır. Şahıslardan hayvanlara zulüm ve işkencede verilen cezalar ise zaten yeterli biçimde caydırcı değildir.

6. Ev hayvanlarının sayısı ve durumu ise, tepkiyi önleme açısından çıkacak yönetmelikte belirlenerek, 24. Dönem TBMM Çevre Komisyonunda konuşulduğu gibi bakılan hayvan sayısına mekan ve sayı sınırlaması getirilmesi hedeflenmektedir. Bu durum, hayvanların felaketi olacağı gibi, sokak hayvanı sayısını hızla artıracaktır. Hayvanını vermek istemeyen insanlar ile kurumlar arasında ciddi sorunlar yaşanacaktır. Hayvan haklarının yanında insan hakları da ihlal edilmiş olacaktır. Bu nedenle, evlerdeki sahipli hayvanların durumu kanunla güvence altına alınmalı, yönetmeliklere bırakılmamalıdır.

7. Ayrıca tasarının diğer maddeleri de aynı şekilde çelişkiler ve vahim yanlışlar içermekte; üretim, satış, yasa dışı ithalat, hayvanat bahçeleri, deney, sirkler, av, yunus parkları, yük ve binek hayvanları vb. gibi temel konularda hayvanları koruma kanunuyla yasaklanması gereken hususlar da bu tasarıda daha da geliştirilmiş olarak yer almaktadır. 21. yüzyıl gibi etiğin hızla geliştiği bir çağda, hayvanların hâlâ eğlence unsuru olarak kullanılması ve topluma bu şekilde tanıtılması ahlâken kabul edilebilir bir durum değildir. Hayvanların esaret koşullarında tutulduğu tesislerin ilgili kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm sağlanarak kademeli olarak kapatılması ve bu tesislere kapatılmış tüm hayvanların özgürce yaşam hakları garanti altına alınarak tüm yaşamsal ihtiyaçları karşılanılarak yaşatılması esas alınmalıdır.

8. Tasarı, tıbben ve uygulamada hayvanlar için vahşete varan sonuçlara sebep olan Mobil Kısırlaştırma Ünitelerini çözüm olarak sunmaktadır. Gerek Gıda ve Tarım Bakanlığı ve gerekse Veteriner Hekimler Odalarının tamamen karşı çıktıkları Mobil Kısırlaştırma tamamen yasaklanmalıdır. Mobil Kısırlaştırma, tıbbi uygulamalara aykırı olmasının yanında, mevcut yasaya da aykırıdır. Şöyle ki, operasyon öncesi kuduz müşahedesi için 10 gün karantinada tutulması gereken ve ameliyat sonrası da 7 gün iyileşme süreci olması gereken hayvanlar, alındıkları gün ameliyat ediliyor ve ertesi günü de dışarıya bırakılıyor. Tıbba, bilime ve insanlığa aykırı bu MOBİL KLİNİK uygulamasının tamamen iptal edilmesi gereklidir.

'Kısaca İnsanla iç içe yaşayan hayvanların artık varlığını insansız sürdürmesi düşünülemez denilen açıklamada "sahipsiz sokak hayvanı yoktu" denildi

O HAYVANLARIN SAHİBİ DEVLETTİR.

 

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesine göre de bütün hayvanların insanca bakılma gözetilme ve korunma hakkı vardır. Ve hayvanlara fiziki ve psikolojik acı verecek tıbbi ticari bilimsel deney yapılamaz. Hayvan hak sahibi olan bir varlıktır. 2 Ekim 1997’de Üye Devletlerce imzalanarak Mayıs 1999’da yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması ile hayvanların duygulu varlıklar olduğu benimsenmiştir denilen açıklama " Hiç bir hayvan kaderine terk edilemez Yaşam hakkı tüm hakların üzerinde korunması gereken en kutsal haktır" uyarısı yapıldı.

Yayınlandığı yer Didim
Cuma, 30 Haziran 2017 12:34

Son Deri Bükücüler Çırak Bulamıyor

Son Deri Bükücüler Çırak Bulamıyor


Didim’de el yapımı Ayakkabı  Sandalet yapan bir onlar kaldı. onlar son usta.

16 yıldırı Didim'de el yapımı ayakkabı ve sandalet yapan 74 yaşındaki Denizlili usta  ‘Yurdakan Göğmen’  hala oğluyla beraber çalışıyor.

Bugün 74 yaşında olan ve  16 yaşından beri ticaretle uğraşan Yurdakan Usta  16 yıldır Didim’de el yapımı ayakkabı yapıyor her sabah 7:30’da dükkanı açıyor.

Tamamen müşteri isteğine göre ve ayak kalıbı alınarak yapılan sandaletler bazen perakende satış içinde standart kalplarla hazırlanıyor.

Bazı alışkanlıkları ve kuralları var bu iki ustanın, sabah 7.30'u geçmiyor işyerini açış saatleri,birde yıllardır müşterilerinin yeni doğmuş bebeklerinin ilk  yazlık sandaletlerini de hediye ediyorlar. Bird Sosyal medya hesapları online satışları yok. Müşterileri dükkanlarına gidiyor.

Bu iki ustanın şikayetlerinden birisi kendilerinden sonra mesleği sürdürecek kimsenin kalmaması, Baba Yurdakan Göğmen ‘Eskiden dükkanda işi öğrenmek isteyen ustalık yaptığım en az beş çırağım olurdu. Şimdi çırak olmak isteyen de yok çırağımız da yok diyor’.

Yerli kadar yabancı müşterileri de olan  baba oğlu El yapımı sandalet ve ayakkabıların yapımında tabakhanede meşe palamudu ile tabaklanmış ( yumuşak ) dana derisi kullanıyorlar. Modeli hazır bir sandaleti yapabilmek için en az 3 saat emek veriyorlar. Ünleri  dünyaya yayılmış bu iki ustanın Sandaletlerini Amerika’dan bile isteyenler var.

Didim Sandaletçilik ( Okan Kundura ) dikimevi ve sandalet imalathanesi Okan Göğmen ve babası Yurdakan Göğmen yıllardır Didim Merkez camii yanındaki  aynı küçük dükkanlarında üretim ve satış yapıyorlar. Onlar unutulmaya yüz tutmuş bir mesleğin son ustaları.

Oğul Okan Göğmen babasının yanında çırak olarak işe başladı, bugün hala aynı dükkanda babasıyla çalışarak baba mesleğini sürdürüyor.

Meslekleri ile ilgili olarak ‘Artık ısmarlama ayakkabı ve çizme yapmıyoruz ama ayakkabı tamiri yapıyoruz ’ diyen  Okan Göğmen "Ayakkabıda fabrikasyon çoğaldı, kalite azaldı. Zaten böyle giderse gelecek günlerde gerçek deri ayakkabı giyen parmakla gösterilecek kadar azalır. Bizim yaptığımız bir çizme en az 10 yıl giyilirdi. ‘ Sandalet Derisi Yumuşaktır, dayanıklı ve bozulmazdır Nefes alabildiği için ayağı serin tutar. Çabuk yırtılma ve kopma yapmaz. Nemi emdiği için ayakta koku oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Az da olsa esneyebildiği için ayağın şeklini alır. Doğal olduğu için sağlıklıdır’"diyor.

Son usta Okan Göğmen  müşterinin kendi istediği sandalet modelini çizmesi ya da anlatması  durumunda aynı gün üretimini yapabildiklerini söyledi.

Hediyelik minyatür sandalet anahtarlıkların da satıldığı dükkanlarında her ayağa ve her yaşa göre sandalet bulmak mümkün.

Hintli bir turiste sandaletin dana derisinden yapıldığını söylediğinde müşterisinin sandaleti elinden atarak uzaklaşmasını gülerek anlatıyor. Aynı turistin ertesi gün yine arkadaşları ile gelerek sandaleti almasını da gururla anlatıyor.

 

Yayınlandığı yer Didim

Eğitim Sen Kaygılı"OKULLARDA DİNİ İNANÇ İSİTİSMARI GELİYOR

"Eğitim Sen Didim Temsilciliği Yürütme kurulu adına bir basın açıklaması yayınlayan Turgay Elçi ; "Eğitim Kurumlarında İktidar Eliyle Dinselleştirme Uygulamaları Artarak Sürüyor!" dedi.

Elçi açıklamasında okullar tatile girdiği günlerde Milli Eğitim Bakanlığı “Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği”  Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiğini ve bu yeni düzenlemelerin en dikkat çekici yönü, yeni açılacak bütün eğitim kurumlarına abdesthane ve mescit açma zorunluluğu getirilmesi olduğunu ve daha önce ortaöğretim kurumları ile sınırlı olan mescit zorunluluğu son yönetmelik ile yeni açılacak bütün eğitim kurumlarında zorunlu hale getirilmiştir." dedi.

Elçi açıklamasında ; " MEB “Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği” ile eğitim kurumlarında abdesthanenin yanı sıra “İbadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit” açılması zorunlu hale gelmiştir. Türkiye gibi farklı kimlik ve inanç gruplarının bir arada yaşadığı bir ülkede, bütün eğitim kurumlarında mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesi, eğitimin ve toplumsal yaşamın dini kurallara göre düzenlenmesi çabasının en son örneği olarak dikkat çekmektedir.
Özellikle eğitimde 4+4+4 dayatması sonrasında yaygınlaşan ve eğitim sistemi üzerinden din ve inanç istismarına dayanan uygulamaların artması, okulların hızla eğitim kurumu olmaktan uzaklaştığını, okul ortamının belli bir inancın ve mezhebin kurallarına göre düzenlenmeye başladığını göstermektedir.
Türkiye’de kimi okullarda sınıf mevcutlarının ortalamanın çok üzerinde olduğu, tekli eğitime geçiş iddialarına rağmen ikili eğitimin halen yoğun olduğu, okullarda yeterince laboratuar ve kütüphane bulunmadığı bilinmektedir. MEB, eğitimin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için çalışmak yerine, imam hatip okullarının sayısını artırmayı kendisine temel görev haline getirmiştir. Yönetmelik ile imam hatipler için daha önce 50 bin olan nüfus koşulu 5 bine düşürülürken, Fen liseleri için kontenjan limiti yüzde 5’e düşmüştür. Fen liselerinde öğrenci kontenjan limiti, ildeki 8. sınıf öğrenci sayısının yüzde 5’i ile sınırlanmıştır.Son 10 yılda binin üzerinde imam hatip lisesi açan MEB, Anadolu İmam Hatip Lisesi açılması için gereken 50 bin nüfus koşulunu, yerleşim birimi merkez nüfusu için 5 bine kadar düşürdü. Öğretim binasında ise en az 8 derslik, binada veya bahçesinde uygulama mescidi, geleneksel/görsel sanatlar atölyesi, mûsikî/müzik dersliği bulunması, okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5 bin veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10 bin olması kararlaştırılmıştır. MEB, yeni yönetmelik ile her mahallede bir imam hatip okulu açılmasının önünü açarken, bugüne kadar izlediği ayrımcı politikayı daha da pekiştirmiştir." dedi.

Sendika olarak kaygılarını ; "MEB’in ‘Eğitime yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek’ ayırarak gerekli altyapı yatırımları yapmak ve eğitimin çözüm bekleyen o kadar sorunu varken, her ilçede imam hatip okulunun açılması koşullarını kolaylaştırması, sırf siyasi propaganda ve inanç istismarı amacıyla eğitim kurumlarında ‘mescit’ açılmasını zorunlu tutması, öğrenciler, öğretmenler ve kurum personelleri arasında ‘ibadet yapanlar-yapmayanlar’ şeklinde ayrışmalar yaratacaktır." diye dile getiren Elçi açıklamasını şöyle sürüdrdü;" Geçmişte yaşanan deneyimlere bakacak olursak, böylesi bir uygulamanın öğrencilere ve eğitim emekçilerine yönelik dini ve siyasi fişlemeleri, baskıcı ve ayrımcı uygulamaları arttırması kaçınılmaz görünmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, bugüne kadar bilimi ve eğitim sistemini büyük ölçüde iktidarın siyasal ve ideolojik amaçlarına uygun bir içerikte biçimlendirmeye çalışmış, bunu yaparken sık sık halkın masum dini duygularını kullanarak ‘inanç istismarı’ yapmaktan çekinmemiştir. Eğitim kurumları olması gereken okullarda, ‘her inancın farklı ibadet biçimi olduğu gerçeği’ yok sayılarak, fiilen tek bir dinin ve tek mezhebin inancı doğrultusunda abdesthane ve mescit açılması, devlet eliyle ayrımcılık yapılmasından başka bir şey değildir ve okullarda sonuçlarını tahmin bile edemeyeceğimiz düzeyde tehlikeli sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

Toplumda ve okullarda bütün din ve inançtan insanlar, eşit koşullarda yaşamak ve aynı kurallara uymak durumundadır. Gerçek anlamıyla laiklik, devletin bütün inançlar karşısında tarafsız olmasını, herhangi bir gruba ya da mezhebe dinsel ayrıcalık ve üstünlük tanınmamasını, farklı inanç ve dinlerdeki insanlar arasında eşitliğin sağlanmasını gerektirir. Bunun gerçekleşmesi için devletin hiçbir inancın lehinde ya da aleyhinde düzenlemeler yapmaması gerekmektedir.

 


Türkiye’de yıllardır ‘Tek din, tek mezhep’ anlayışının fiilen tüm topluma ‘tek inanç’ gibi dayatılması ve bunun bir yansıması olarak bütün eğitim kurumlarında mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesi, Türkiye gibi, çok inançlı, çok mezhepli ve çok kültürlü bir toplumda, neresinden bakılırsa bakıldın yeni bir ‘inanç istismarı’ ve açık bir dayatma anlamına gelmektedir.Türkiye’de yıllardır yaşandığı gibi dinin siyasallaşması ve siyasal çıkarlara alet edilmesinin engellenmesi, ancak devletin din ve inanç alanından elini tamamen çekmesiyle mümkündür. Gerek ülkemiz, gerekse eğitim sistemi, tarihte hiçbir dönem, son 15 yılda olduğu kadar yoğun bir inanç istismarına maruz kalmamıştır.
Türkiye’de uzunca süredir yapıldığı gibi eğitim sisteminin ve toplumsal yaşamın dini kurallara göre düzenlenmek istenmesi, eğitimin dini kurallara göre düzenlenmek istenmesinin kaçınılmaz sonucu olarak okullarda öğrencilerin inanan ya da inanmayan, dindar ya da dinsiz, ibadet eden ya da ibadet etmeyen gibi yeni gerilim alanları yaratmaya başlamıştır. Devlet, eğitimi ve toplumsal yaşamı örgütlerken bunu dini kurallara, söylemlere ya da referanslara göre yapmamalı, özellikle eğitim sistemini dini kurallara göre değil, bilimsel gerçekleri referans alarak ve çocukların üstün yararını gözeterek düzenlemelidir.

Yayınlandığı yer Didim

Başkan Atabay Vosvos Kullandı

"MAKAM ARACIM OLSUN İSTERİM"

Aydın Büyükşehir Belediyesi Didim Belediyesi, AyWosBus Clup,  Volks Der'in düzenlediği 1. Ulusal Didim Vosvos Kampı devam ediyor.

Yarın bitecek olan  kampta bazı etkinliklerin yanısıra doğayla olmanın da tadını çıkaran Vosvoscular dünde şehir tur attılar.

171 wosvogen araç  orman kampından başlayan ve  Altınkum YalıCaddesinde bitin sürüş için Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay da direksiyona geçti.

Orman kampında kampçıları da ziyaret eden başkan Atabay araçlarla ilgliilende ve direksiyonuna geçtiği  aracın konforunu görünce," böyle bir makam aracım  olsun isterdim" dedi.

Yol boyunca Didimliler tarafından alkışlanan ve sevgi gösterilen araçlar yalı caddesi üzerinde sergilendiler. Burada Türk Bayrağı ve Atatürk posteri taşıyan kampcılara bir konuşma yapan Belediye Başknaı Deniz Atabay, "Vosvogenler bir dönemin arabalarıdır, ancak son yıllarda prestij aracı olarak kullanılıyor. Nostaljik bir çok anlamının yanısıra bu arabaları kullananların ve sevenlerin anlayabileceği bir duygusal özelliğinin de olduğunu biliyorum, Didim'de bu buluşmanın yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum ve burada gördükleri ve beğendikleri Didim'i gittiklerinde anlatsınlar" dedi.

Atabay,Türk bayrağı ve Atatürk resmi açan Vosvosculara "yapılan işlere bu tür görüntüler daha fazla anlam katıyor, Atamız ve bayrağımız bizim olmazsa olmazımızdır, sizlier sneye de bekleriz." diyerek teşekkür etti.

Ankara Vosvoscular Derneği Başkanı Yücel Berber Didim'e ilk kez geldiklerini  ve çok beğendiğini belirtti ve Kamp alanındaki doğal güzellik ve Didim'in denizini ve doğasın çok sevdiklerini belirterek kendilerine sponsor olan firmalara ve Didim Belediyesine teşekkür etti.

Aydın Vosvoscuları Derneği adına konuşan İhsan Metinkale Didim'in tatilin ve denizin  en güzel yaşanacağı bir yöre olduğunu belirterek  buluşmaya 171 aracın kayıt yaptırdığını bazı Vosvoscularında kayıt olmasa bile kapma katıldıkları belirtti ve 350 kişilik bir kalabalı ağırlayan Didimlilere teşekkür ediyoruz" dedi. 8 gün süren ve  yarın sona erecek bu buluşmaya Hatay'dan, Ödemiş'ten, Antalya'dan, Ankara'dan ,İstanbul'dan gelenlerle birlikte Aydın ilçeleri ve yakın illerden de katılım olduğunu belirten Metinkale ilki yapılan bu buluşmaların önüzdeki yıllarda daha artan bir katılımla yapılabileceğini belirtti ve Bakan Atabay'a ve Didimlilere teşekkür etti.

 

Son gün kampçılar kaldıkları yerleri temizleyecekler ve kampı sona erdirecekler, bir sonraki buluşma için randevulaşan kampçılar seneye kamp tarihini de belirleyecekler ve vedalaşacaklar.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 29 Haziran 2017 16:04

MADIMAK UNUTULMADI

MADIMAK UNUTULMADI

Sivas'ta yaşanan Madımak Katliamı ve katliamda hayatını kaybedenler 24. yılından da unutulmadı.

Didim Demokrasi Platformunun katılımıyla

Sivas'ta yaşanan ve kaldıkları otelde yakılarak katledilen 33 insan için Didim'de anma yapılacak ve ve düzenlenen panelle de yaşanan katliamların adalete yansımaları anlatılacak.

1 Temmuz 2017 günü Saat 17'de başlayacak ve Didim Cemevi'nde düzenlenen Panelin konusu "Katliamlar ve Adalet"

Panale BirGün Gazetesi yazarlarından Önder İşleyen ve Akademisyen hukukçu Neval Oğan Balkız katılacak.

 

2 Temmuz 2017 Pazar günü  Cumhuriyet Meydanında düzenlenecek olan Miting saat 18.00 başlayacak. Mitingin ardından Cemevi bahçesinde Gurup Eflatun ve yerel sanatçılardan, Özlem Ağrı, Ali Erol dinleti verecek ve Cemevi Pirsultan Abdal Semah Ekibi de gösteri yapacak.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 29 Haziran 2017 16:04

KABOTAJ BAYRAMI YARIN

KABOTAJ BAYRAMI YARIN

1Temmuz Kabotaj Bayramı nedeniyle Didim'de yalı caddesi üzerinde ve denizde çeşitli gösteriler düzenlenecek.

Geçtiğimiz Hafta Kaymakam İskender Yönden başkanlığında yapılan toplantıda alınan kararlardan sonra Didim Kaymakamlığı ve Didim Belediyesi tarafından organize edilen bayram süresince çeişitli yarışmalar ve gösteriler yapılacak, Askeri gemi ziyarete açılacak. Saat 16'da başlayacak olan yarışmalara katılmak isteyenlerin Yalı Caddesi üzerindeki Turizm irtibat bürosuna müracaat etmeleri gerekiyor.

Didim Su Sporları Derneği ve Didim Yelken Kulübü sporcuları tarafından yapılacak gösterilerin ardından Yağlı Direkten Bayrak Alma yarışması, Halat Çekme Yarışması, Yüzme ve Kano yarışları yapılacak.

Ayrıca bayram boyunca sahile yanaşacak olan Sahil güvenliğe ait TCSG-21 Gemisi'de halkın ziyaretine açılacak.

 

 

 

KABOTAJ NEDİR ;

Kabotaj, bir devletin, kendi limanları arasında deniz ticareti konusunda tanıdığı ayrıcalık. Bu ayrıcalıktan yalnızca yurttaşlarının yararlanması, milli ekonomiye önemli bir katkı sağlayacağından, devletler yabancı bandıralı gemilere kabotaj yasağı koyma yoluna hakkı vardır. Bazı uluslararası sözleşmelerde de kabotaj yasağı koyma yetkisine ilişkin hükümler yer alır.


Kabotaj Bayramı, her yıl 1 Temmuz'da kutlanan bayram. Kabotaj bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkıdır. Türkiye'de, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Temmuz (1926) günü Kabotaj bayramı olarak kutlanır.

 

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 29 Haziran 2017 16:03

VERGİ DAİRESİ BUGÜN 24'E KADAR AÇIK

 

VERGİ DAİRESİ BUGÜN 24'E KADAR AÇIK

 

Aydın Vergi Dairesi Başkanı Cemil Müsevitoğlu  bayram tatili sonrası  Vergi dairelerinin  3 gün boyunca saat 24'e kadar çalışacağını bildirdi.

Konuyla ilgİLİ bir basın duyurusu yayınlayan Müsevitoğlu  şu bilgileri verdi. "7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 27 Mayıs 2017btarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

7020 sayılı Yeni Yapılandırma Kanunuyla;Vatandaşlarımızın kamuya olan borç yükü azaltılarak, Borçların taksitler halinde ödeye bilme imkanı getirilmiştir. Yeni Yapılandırma Kanunu olan 7020 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, 30 Haziran 2017 tarihine kadar ilgili vergi dairesine başvurmaları şart olup, bu sürenin uzatılmasına ilişkin Kanunda yetki bulunmadığından, sürenin uzaması söz konusu değildir." dedi

Müsevitoğlu'nun açıklamasının son bölümünde ise Didim Vergi Dairesinde içinde bulunan 18 vergi dairesinin  gece 24'e kadar çalışacağı söylendi.

 

Açıklama "Bu nedenle, söz konusu Kanuna ilişkin başvuruların alınması sırasında, vergi dairelerinde meydana gelmesi muhtemel yoğunluğun önlenmesi ve mükelleflerimize kolaylık sağlanması amacıyla 28 Haziran 2017 Çarşamba, 29 Haziran 2017 Perşembe ve 30 Haziran 2017 Cuma günü saat 23.59'a kadar Aydın il geneli tüm vergi daireleri/malmüdürlükleri açık bulundurulacaktır" sözleriyle son buldu.

Yayınlandığı yer Didim
Perşembe, 29 Haziran 2017 16:03

Atık Variller Kent Mobilyası oluyor

Atık Variller Kent Mobilyası oluyor

Didim Belediyesi tarafından kullanılan yada sanayi ürünleri taşınan teneke variller hurdaya atılmak yerine şehrin çeşitli yerlerine konulan mobilyalara dönüşüyorlar.

Daha önce Altınkum Barış Kafe yakınlarına konulan ve çiçek saksısı vazifesi gören varillerin ardından şimdide Didim Devlet Hastanesinin Otopark tarafına varillerden mini ambulans yapıldı.

Sevimli ve bir o kadar da anlamlı olan bu uygulamam hastaneye gelenler tarafından beğenilirken,  mini ambulansın konulduğu yer aynı zamanda ambulansların giriş çıkış kapısı da olmasından dolayı uygun yerede konulmuş.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Sayfa 1 / 12