13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

“ENGELSİZ DİDİM İÇİN ÇOK ÇALIŞMAK GEREK”

Didim ve Yöresi Engelliler Derneği 3 Aralık Engelliler günü dolayısıyla Didim Beach otelde düzenlenen etkinliğinde Didim’de engellilerin sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu.

DİYED’in organize ettiği yemekli toplantıya Didim Kaymakamı Mehmet Türköz, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, ve Garnizon Komutanı Çetin Gülseven ve İncirliova Belediye Başkanı Gürşat Kale’de katıldı.

Subaşı Ağa İnşaat şirketi  sponsorluğunda yapılan etkinlikte bir konuşma yapan DİDeY Başkanı Bedri Altıntaş 11 yıl önce başlayan çalışmalarının semeresini vererek 1001 sevgi gönüllüleri ile  yükselen  duyarlılığın Deniz Atabay Başkanlığında engelliler lehine geliştiğini belirtti ve Dernek binasının oluşması ve 3 noktada DİYED ‘in işletmesine verilen engelliler plajı çalışmalarının yanı sıra Didim’de bir çok noktaya Engellilerin araçlarını şarj edecek noktaların kurulmasının da yeni bir hizmet olarak yapılacağını belirtti. Avrupa’da kaldırımsın kentlerle engellilerin daha rahat hareket ettiği örneğini de veren Altıntaş yeni imara açılacak bölgelerde bu konuda hassasiyet beklediklerini belirtti, yeni yapılacak kotun, işyeri ve resmi kurumlarda engelsiz binalar yapılması için bir çok mimarların ve mühendisinde projelerinde bu durumu göz önüne almalarını istedi ve  geceye katılanlara teşekkür etti.

Sinema Sanatçısı, Muratcan Bozarslan, gecenin onur konuğu olarak yaptığı konuşmada kendisini de bir engelli olarak 4 yıl zorluklar çektiğini ancak hayatta engellilerinde başarılı olabileceğini göstermek için sanatsal faaliyetler içine girdiğini söyledi ve 1 Aralık’ta vizyona giren Aşka Geldik filminin ardından kendi hayatını konu alan bir senaryo yazdığını ve bunu film haline getireceğini belirtti ve 85 milyon engelinin bu filmi sinemalarda ücretsiz olarak seyretmesini sağlayacağını belirtti ve Didim’e DİYED’in çalışmalarını ilgiyle takip ettiğin de söyledi ve nüfusun %10’na karşılık gelen engelli sayısının büyüklüğüne dikkat çekerek duyarlılık beklediğini ve kendisinin bu konuda çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Belediye Başkanı Deniz Atabay’da Engellilerin yaşamını kolaylaştırmak için belediye olarak gerekeli duyarlılığı göstermeye çalıştıklarını Didim’in engelsiz bir şehir olması için çabaladıklarını belirterek DİYED’in yaptığı yardımları ve çalışmaları takip ettiğini ve takdir ettiğini söyledi. Başkan Altıntaş’ın projelendirdiği engelli araçları şarj istasyonlarının Ocak ayı içinde faaliyete geçeceği müjdesini verdi ve birlikte yaşamak için her fedakarlığı yapacakların belirti ve geceyi organize edenlere teşekkür etti.

Kaymakam Mehmet Türköz’de yaşamlarını zorunlu olarak sağlıklı insanlardan zor sürdüren insanlarımıza acımak yerine yardımcı olmak onların hayatlarını kolaylaştırmak gerektiğini söyledi ve Eşref-i Mahluk olarak isimlendirilen yaratılanların en şereflisi olan insanların birbirlerini sevmelerini yardım mutlaka etmelerini ancak acımadan ve bunu bir görev olarak yapmaları gerektiğini belirtti.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde DİYED Etkinliğine sponsor olan Cuma Subaşı’nın bir engelliye  elektrikli araç vermesinin ardından kendisine DİYED adına bir de teşekkür plaketi verildi.

Gecede eğlencelerin başlamasından önce Didim Belediyespor Masterler takımı da, takım formalarıyla katılmaları dikkat  çekti, Başkan Bedri Altıntaş kendisinde sporcusu olduğu takım arkadaşlarının bir engelliye elektrikli sandalye hediye ettiklerin belirterek sahneye gelen Didim Master’ler takım da kendi aralarında organize olarak aldıkları aracı Didimli bir engelliye hediye ettiler.

Didim Yöresi Engelliler Derneği Müzik Kursu öğrencilerin verdiğği mini konserle başlayan gecede konuşmaların tümü işaret dili ile tercüme edildi.  Gece çeşitli eğlenceler ve yapılan eşya piyangosu ile devam etti.

 

 

Yayınlandığı yer Didim

“ESNAFIN GÜVENİNİ BOŞA ÇIKARMAYACAĞIZ”

Didim Esnaf Sanatlar Odası Başkanı Yaşar Pektaşoğlu bir basın bildirisi yayınlayarak, yaklaşan oda seçimleri öncesi başkanlık yaptığı dönemle ilgili ve çalışan personelle ilgili olarak bazı rivayetlere cevap verdi.

Pektaşoğlu: “din, dil, ırk, mezhep, siyasi görüş ayrıcalığı yapmadan her zaman tarafsız ve bağımsız olduklarına” vurgu yaptığı açıklaması şöyle: “Bilindiği üzere Didim’in en eski ve en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olan Didim Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın Ocak ve Şubat 2018 tarihinde Olağan Genel Kurulu yapılacaktır. Her genel kurul döneminde olduğu gibi yine bu dönemde de yönetim kurulu ve oda personeli hakkında asılsız ve mesnetsiz iftira ve karalama propagandaları yürütülmektedir. Şunu açıkça belirtmeliyiz ki odamızın hiçbir konuda verilemeyecek en küçük bir hesabı yoktur. Kaldı ki odamız periyodik olarak kanunlar çerçevesinde üst kuruluşlar ve Gümrük Ticaret Bakanlığı  tarafından denetime tabi tutulmaktadır.

Odamız kuruluş amaçlarına uygun olarak, din, dil, ırk, mezhep, siyasi görüş ayrıcalığı yapmadan her zaman tarafsız ve bağımsız olmuş bütün esnaf arkadaşlarımıza eşit şekilde davranmıştır. Bu çatı hiç kimsenin şahsi çıkar ve egolarının tatmin yeri olmamış çıkar çevrelerinin bir yerlere ulaşması için basamak durumuna düşmemiş siyasi partilerin ve derneklerin  arka bahçesi olmamıştır. Her türlü platformda bütün esnaflarımızın haklarını ve menfaatlerini en güzel şekilde savunmuş maddi manevi olarak sonuna kadar destek olmuştur.”

Başkan Yaşar Pektaşoğlu: “Bundan sonraki süreçte de Odamız Başkan Yönetim Kurulu ve personelimiz olarak bu çizgimizden asla vazgeçmeyecek ve hiçbir şekilde taviz vermeyerek esnaflarımızın ve halkımızın bize olan destek ve güvenini boşa çıkarmadan özverili olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bütün esnaflarımıza bol kazançlı kazasız belasız hayırlı işler dileriz” diyerek açıklamasını tamamladı.

 

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Aralık 2017 17:47

600 Çocuğa Denizlerin Önemini Anladı

600 Çocuğa Denizlerin Önemini Anladı

D-Marin Kids ve TURMEPA işbirliği ile hayata geçirilen, çocukların denizdeki yaşamı ve denizlerin geleceğini kurtarmayı öğrendikleri “Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi ikinci yılını tamamladı. Proje kapsamında iki yıl boyunca toplam 8 farklı köy okulu dolaşıldı ve yaklaşık 600 çocuğa eğitim verildi.

Gelecek nesillere temiz denizlerin kucaklandığı yaşanabilir bir Türkiye bırakmak amacıyla 23 yıldır çalışan TURMEPA ve D-Marin Kids’in çocuklar için bir araya geldiği Göcek, Turgutreis ve Didim’de köy ilkokullarındaki çocuklar kapsayan “Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi ikinci yılını tamamladı. D-Marin Kids ve TURMEPA bu işbirliğiyle çocukların doğaya yaklaşımlarına ışık tutarak bir bilim insanı gibi düşünmelerine, yeni fikir ve projeler üretmelerine katkı sağlamayı amaçlayan ve 2016 yılında ilki gerçekleştirilen projede 6 köy ilkokulunda bulunan 300 çocuğa ulaşıldı. Projenin ikinci yılında 8 köy ilkokulunda 300’e yakın çocukla bir araya gelindi. “Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi ile iki yılda yaklaşık 600 çocuğa denizdeki yaşam öğretildi.

Çocuklar denizlerdeki hayatı, ekosistemi ve deniz temizliğinin önemini öğrendi

Okul eğitimleri, proje çalışmaları, yarışma ve ödüllerle dolu bir içerikten oluşan “Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi okul ve marinalardaki eğitim bölümü 2 Ekim – 24 Kasım tarihlerinde Göcek, Turgutreis ve Didim köy ilkokullarının 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile bir araya gelerek gerçekleştirildi.

TURMEPA eğitmenleri çocuklara denizlerdeki hayatı, ekosistemi, deniz temizliğinin önemini anlatırken özel oyunlarla çocukların eğlenmelerini de sağladı. Çocuklara denizi anlatmanın yanı sıra denizle buluşturmayı da amaçlayan “Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi kapsamında öğrenciler bölgede bulunan D-Marin’lere ziyarette bulundu. D-Marin çalışanlarının mentorluk yaptığı gezide çocuklar deniz ve marina hayatına dair bilgiler edindi.

“Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi ile çocuklar denizler için yeni fikirler üretecek

“Yenilenebilir Enerji ve Denizlerimiz” projesi kapsamında, çocuklar bir projenin nasıl yapılacağı ve nasıl hayata geçirileceği konusunda eğitilerek proje yapmayı öğreniyor. Kendi projelerini yaratacak çocukların çalışmaları genel bir değerlendirme sonrasında ödül kazanabilecek. Bu proje ile çocukların sadece deniz hayatına değil, tüm doğayı algılayışlarına ışık tutmak ve bir bilim insanı gibi düşünerek yeni fikir ve projeler üretmelerine katkı sağlamak amaçlanıyor.

Programla birlikte yaratıcı ve akılcı düşünme, sorgulama, çözüm odaklı olma, keşfetme ve paylaşma becerilerini geliştirmeyi öğrenecek çocuklar, hazırlayacakları proje ile denizlerin temiz kalması için fikirlerini sunacak. Öncelikle denizlerde yaşanan sorunları araştırarak bu sorunların başta deniz yaşamına, daha sonra da deniz dışında yaşayan canlılara ve insan yaşamına nasıl zarar verdiğini sorgulayacaklar.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Aralık 2017 17:46

YEREL PARLEMENTO’DA 9 GÜNDEM VAR

YEREL PARLEMENTO’DA 9 GÜNDEM VAR

Didim Belediyesi Aralık ayı birinci oturumu Didim 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 20. maddesi gereğince 06/12/2017  (Çarşamba)günü saat 14:oo'de Belediye Başkanlığı Meclis Toplantı Salonunda aşağıda yazılı bulunan gündem dahilinde toplanacak.

 

Başkan Deniz Atabay başkanlığında yapılacak olan oturumda başka öneri olmaz ise 9 madde görüşülecek.

İlk 4 madde 2018 yılı içerisinde yapılacak işçi alımları, geçici işçilerin vizesi ve Memur Sendikası ile yapılacak toplu sözleşmede  görüşmelerin yürütülmesi için yetki verilmesini içeriyor

Buna göre ilk gündem maddesi ; “İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’ nün 15.11.2017 tarih ve E.782 sayılı “2018 Yılı Geçici İşçi Vizesi “konulu yazısı ikinci gündem maddesi,   “2018 Yılında Sözleşmeli Personel Çalıştırılması” konulu yazısı, üçüncü maddesi  “ Memur  Sendika ile Toplu görüşme ve sözleşme yapmak üzere Belediye Başkanına yetki verilmesi”   konulu yazısı ve de dördüncü maddesi  “ Kadro İhdası “konulu yazısı görüşülecek.

Beşinci madde olarak, Destek Hizmetler Müdürlüğü’ nün “Taşıt Alımı “ konulu yazısının görüşülecek.

Didim’in önemli sorunlarından olan 75.Yıl Sanayi Sitesi Kooperatifine ait 1/1000 ölçekli uygulama İmar Planı teklifi de 6. Madde olarak görüşülecek.

Hukuk komisyonuna sevk adilmesi beklenen  Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün “ Sosyal İşler ve Yardım Esasları Yönetmeliği Taslağı” konulu yazısının görüşülmesinin ardından Karakuyu Mevkii 2079 Ada 7 ve 9 parsellere ait 1/1000 ölçekli uygulama İmar Planı değişikliği teklifi ve Hüseyin Karaca’nın 30.11.2017 tarih ve 16119 kayıt nolu “Hükümet evi parsellerinin planlı alanlar imar yönetmeliği kapsamında mevcut teşekküle göre düzenlenmesi” konulu dilekçesi 9. Madde olarak görüşülecek.

 

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Aralık 2017 17:46

Aşık Veysel Korosu Son Konserini Verdi

Aşık Veysel Korosu Son Konserini Verdi

Didim Cemeevi Aşık Veysel THM Korosu Didim Ticaret Odası Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde yılsonu konseri verdi.  2 Aralı Cumartesi günü saat 20’de Ticaret Odası Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konsere yoğun ilgi vardı.

Sunuculuğunu Hatice Kum’un yaptığı Cem Sezgin’in şefliğinde gerçekleşen konserde; Bağlamalarda Cevahir Doğan, Hüseyin Yıldızay, Raşit Yılman ve Veysel Murat Dinçer. Ritim sazlarda : Süheyla Deniz, Menderes Soydemir, Mesut Özgiresun, Mustafa Alp. Ud: Ersin Koçbaş. Gitar’da  Rıza Atik eşlik etti.

Yaklaşık kırk kişiden oluşan koronun 2 bölüm olarak verdiği konser’in  1. Bölümünde 15 eser ve  2. Bölüm de 15 eser seslendirildi.

Toplam 30 parça olmak üzere farklı yörelerden türkülerin seslendirildiği konserin ilk bölümü   Tunceli Yöresinden ‘Elma Attım Yuvarlandı’ parçası ile başladı ve , Aşık Gülabi’nin ‘Döngel Birtanem’ parçasıyla bitti.

Konserin  2. Bölümünde ise  açılışı ise Aşık Kerem’in ‘Yazımı Kışa Çevirdin’ parçası ile açılış yapıldı ve , Muhlis Akarsu’nun ‘Deli Gönül Feryad Etme Boşuna’ parçasıyla konser sona erdi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Aralık 2017 17:45

KAYMAKAM TÜRKÖZ BASINLA BULUŞTU

KAYMAKAM TÜRKÖZ BASINLA BULUŞTU

Didim Kaymakamı Mehmet Türköz göreve başlamasının üzerinden iki ay geçtitikten sonra dün  kahvaltılı bir toplantı düzenleyerek basınla buluştu. Geldiği günden beri kendisine ilgl igösteren basın mensuplarıyla toplu olarak görüşmeleri sürdüreceğini belirten Kaymakam Türköz, gazetecilerin kendisine de istedikleri zaman ulaşabileceklerini belirtti.

Geçtiğimiz hafta Vali Yavuz Selim Köşger’inde katıldığı Didim Çalıştayı ile ilgili gazetecilerin gözlemlerini almak istediğini belirten Kaymakam Türköz çözüm için başka buluşmalarında gelişebileceğini belirtti.

Turizm ve  İnşaat sektörü temsilcilerinin seçilmesinde ve toplantının yapılma sürecinin siyasi söylemlerin yoğun olduğu bir zamanlamada yapılmasını manidar bulduklarını söyleyen basın mensuplarına,   diğer alt sektörlerle de bir toplantı yapılabilir yer  ve zaman sıkıntısı dolayısıyla konuşmacı sayısını sınırlı tuttukların da belirten Kaymakam Türköz ilçenin sorunlarını basın mensuplarının daha iyi görebildiği için yerel basını özellikle takip ettiğini söyledi.

Yıl sonu değerlendirmesi için  Ocak ayı sonuna doğru yeniden bir toplantı hazırlayacağını da belirten Türköz bu toplantıda resmi kurumların bir yıllık çalışmalarının kamuoyu ile paylaşılacağı bilgisini de verdi.

 

 

Yayınlandığı yer Didim
Pazartesi, 04 Aralık 2017 10:41

GERÇEK BİR SEÇİM(!)…

GERÇEK BİR SEÇİM(!)…

 

2019 seçimlerinin ne zaman yapılacağı bilinmediği için farklı biçimlerde değerlendirmelerin gündeme gelmesine neden oluyor. Mevcut duruma bakıldığında, yıpranmakta olan iktidarın bir an önce seçime gitmesi kendi çıkarları açısından kaçınılmazmış gibi gözüküyor.

Bu durumda normal bir seçimin olması olanaklı gözükmemektedir. Öncelikle OHAL koşullarında demokratik bir seçim yapılamaz. Seçim barajı, seçim yasası, siyasi partiler yasası demokratik gelişimlere olanaklar sunmadığı sürece pek olanaklı gözükmemektedir. Ayrıca bu YSK ve AYM’nin işlevsizleştirildiği bir yapıda normal bir seçimin olması olanaksız gibi gözüküyor.

Demokrasilerde kuraldır; “Seçimle gelen seçimle gider.” Seçimle gelmesine karşın, seçimle gitmemeyi planlayanlar bunu gereği olan tüm hukuk dışılıkları göze almış demektir. Bunun örneği 7 Haziran seçimleridir. O seçimlerde milli irade iktidarı görevden alıp, iktidar görevini muhalefete vermiştir. Fakat, bu sonuç kabul edilmemiş ve gereği yapılmayıp, yeni bir seçime gitmek için tüm engellemeler yapılmıştır. İkinci örnek 16 Nisan Referandumudur. Oyun içinde kural değiştirilerek sonuçlar hukuka aykırı biçimde etkilenmiştir.

Önümüzdeki seçimlerde yeni yolsuzlukların yapılmayacağını kimse garanti edemez. Üstelik seçim sisteminde değişikliklerin yapılması için harekete geçilmiştir. Dar bölge veya daraltılmış bölge seçim sistemine bakmakta yarar var. Dar bölgede milletvekili sayısı kadar seçim bölgesi belirlenmektedir. Bu durumda 600 bölgeden söz edebiliriz. Özellikle büyük şehirlerde bölge belirlemesinde iktidar sonucu kendi lehine çevirecek düzenlemeler yapabilir.  Dar bölge sisteminde bir bölgede en çok oy alan aday kazanır. Muhalefetin bilinçli yaklaşımları ve ittifakları iktidarı zor durumda bırakabilir.

Daraltılmış bölgede ülke 120 bölgeye ayrılır. Her bölgeden beş vekil seçilir. Daraltılmış bölge seçimlerinde en çok oyu alan parti 5 (BEŞ) milletvekilini de çıkarır. Düşünülen bu sistem demokratik gözükmemektedir. Örneğin; bir seçim bölgesinde dört partinin seçime katıldığını varsayalım. A partisi 175.000, B partisi 170.000, C partisi 55.000, D partisi 40.000 oy almış olsun. Seçime katılmayanlarla iptal oyları toplamı da 60.000 olsun. Bu sonuçlara göre A partisi beş milletvekilini de alır. Yani, en çok oy alan azınlık partisi iktidarı alır. Örneğimizdeki muhaliflerin toplamı 265.000. Kullanılmayan oylarla iptal oyları da dikkate alındığında, 300.000’lik çoğunluğa karşın 175.000’lik azınlık kazanmış olur. Ülke genelinin sonuçları da benzer şekilde olur. Bu gerçek karşısında çoğunluğu oluşturan muhalefetin ittifak yapması kaçınılmazdır. Çünkü sorun ülke geleceği ile ilişkilidir. Yani, bir olmak ya da olmamak sorunu ile karşı karşıya kaldığımızın bilinciyle hareket etmeliyiz.

Önce, her şeye karşın ve her koşulda ittifak yapılmalıdır; öncelikli sorun aşılıp, demokratik ortama dönülünce her kesim veya grup kaldığı yerden varlığını sürdürür. Yani, farklı bir biçimde ifade edersek; ittifak, gelecekteki varlığımızı farklılıklarımızla birlikte sürdürmenin güvencesidir!...

Yayınlandığı yer Ferhan Ercan

Çene Suyu Çorba...​ Ha­van­da Su Dö­nü­yo­ruz Dos­tum; Ha­li­mi­zi Hiç Sorma!...

Bu ül­ke­de kav­ram­lar ileri sü­rü­lür; Dünya ge­ne­lin­de olan, biten ne varsa, gün­de­me ge­ti­ri­lir, ko­nu­şu­lur, tar­tı­şı­lır.Ve daha sonra o kav­ram­lar, göz­den de, söz­den de düşer; yeni, yeni kav­ram­la­ra ko­şu­lur...​Bugün biz de öyle ya­pa­lım?...​Bazı kav­ram­la­rı gün­de­mi­mi­ze ta­şı­ya­lım...Ül­ke­de olan, bi­te­ni o kav­ram­lar üze­rin­den an­la­ma­ğa ça­lı­şa­lım...

 

*Yerel De­mok­ra­si...

Yerel De­mok­ra­si mi?...O da nedir?...​Yenen, içi­len bir şey midir?...

2002 se­çim­le­ri ön­ce­sin­de RTE oy av­cı­lı­ğı­na çı­kar­ken; yok­su­la bul­gur, nohut…Azı­cık ek­me­ği olana da umut da­ğı­tı­yor­du “yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim” kav­ram­la­rı eş­li­ğin­de…

Oylar san­dı­ğa, bey­ler kol­tu­ğa; söz­ler ar­ka­ya… Demek ki RTE ve ta­ife­si “yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim” kav­ram­la­rı eş­li­ğin­de de yap­mış seçim ön­ce­si bir başka ta­kiy­ye…

Seçim son­ra­sın­da da tes­lim edil­di ülke yap-sat­çı­ya/mü­te­ah­hi­de/ran­ti­ye­ye...​Ne ÇED ra­por­la­rı, ne hal­kın is­tek­le­ri ya da so­run­la­rı...

Yıl geldi 2017'ye; uy­gu­la­ma­sı söyle dur­sun, "yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim" kav­ram­la­rın­dan ne kaldı ge­ri­ye, tek ada­mın "de­di­ğim dedik, çal­dı­ğım düdük" söy­lem ve ey­lem­le­rin­den başka?...

 

 

*Su­u­u­u­uu...

Sular ke­sil­di­ğin­de , sular ak­ma­dı­ğın­da mus­luk­lar­dan;anım­sı­yo­rum 2010 yı­lın­da ya­pı­lan bir su sem­poz­yu­mu­nu ve bu­ra­da ileri sü­rü­len sav­la­rı...​Orada ko­nu­şan dev(e)leri ve on­la­rın söz­le­ri­ni;2040 yı­lı­na kadar bu ül­ke­de susuz bı­rak­ma­ya­cak­lar­mış ev­le­ri...

Usuma düş­dük­çe bu söz­ler di­yo­rum ki be hey uzak gö­rüş­den yok­sun ya­ra­tık­lar acı, acı gül­dür­me­yin beni...

Kuş­ku­suz yerel yö­ne­ti­ci­ler yal­nız­ca insan türü için dü­şün­mek­te­ler suyun ye­ter­li­li­ği­ni… Ya diğer can­lı­lar ?...​Onlar için de ye­ter­li su ola­cak mı 2040’lara değin ?...

 

So­kak­ta­ki kedi, kö­pe­ğin ya da tarla fa­re­si­nin, yı­la­nın, tav­şa­nın, bay­ku­şun, ke­çi­nin, ko­yu­nun, ka­rın­ca­nın ku­ru­ma­ya­cak mı dili, da­ma­ğı su­suz­luk­tan ?…

Ve özel­lik­le de su­da­ki kur­ba­ğa­ya ye­ter­li ola­cak mı su 2040’lara değin ?... Ya ye­şi­le, dala, yap­ra­ğa, to­hu­mu sak­la­yıp, bes­le­yen top­ra­ğa ye­tecek mi su ?...​Bi­raz­cık da on­la­rı dü­şü­nün!...

 

 

*Orta Direk...

Ah ne oldu sana orta direk?...Şu za­ma­ne ka­dın­la­rı ne kadar da fin­gir­dek!...

Son yıl­lar­da “make love” der­di­ne düşen evli, ço­cuk­lu ve de başı ör­tü­lü ev ka­dın­la­rı soğan doğ­rar­ca­sı­na; oğul­la­rı­nı, kız­la­rı­nı öl­dü­re­bil­mek­te, ko­ca­la­rı­nın baş­la­rı­nı eze­bil­mek­de...

İyi ki din­dar AK­BA­BA­LAR yö­ne­ti­yor ül­ke­mi­zi...

Sı­nıf­sız top­lum olsak da mavi kan asa­le­ti an­la­mın­da, hani TÖ dö­ne­min­de, eko­no­mik ya­pı­da halk kat­man­la­rı ara­sın­da bir ORTA DİREK vardı, ha yı­kıl­dı, ha yı­kı­la­cak­dı TÖ’nün IMF’ye da­ya­lı eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rı bağ­la­mın­da…Oysa AK­BA­BA­LAR ege­men ol­du­ğun­dan beri ül­ke­ye; bu ORTA DİREK siz­le­re ömür… Şimdi on­la­ra 2002 yı­lın­dan beri; se­çim­den, se­çi­me “oy kar­şı­lın­da” ve­ri­li­yor bul­gur, nohut ve de “ya­kıl­ma­sı ya­sak­lan­mış / sa­kın­ca­lı cin­sin­den” kömür…

İşte bu eko­no­mik ya­pı­da­ki ORTA DİREK ör­ne­ği, ka­nım­ca vardı geç­miş­de top­lum­sal ya­pı­da da bir orta direk… Biraz hoş­gö­rü­lü, biraz an­la­yış­lı, ama yine de ar-na­mus-ha­ya ve tüm ya­sak­lar bağ­la­mın­da şe­ref­li, hay­si­yet­li, onur­lu

De­ğer­le­ri­ni ko­ru­yan, ül­ke­si­ne, ulu­su­na, kom­şu­su­na, aile­si­ne ya­ra­lı olan, dost olan, ya­ra­yan… İşte o ORTA DİREK de siz­le­re ömür…

Top­lum­sal ya­pı­da­ki ORTA DİREK de bel ver­mek­te; bir bö­lü­mü de­ğer­li olmak için ken­di­ne ya­tı­rım yap­mak­ta, Dolar/Euro bi­rik­tir­mek ye­ri­ne ve gi­de­rek de üstün gel­mek­te “süper ego”su her türlü tutum ve dav­ra­nış­la­rın­da…Böy­le­le­ri gi­de­rek azal­sa da, az sa­yı­da kalsa da yine de top­lum­sal ya­pı­mı­zın ni­te­lik­li öge­le­ri onlar...

 

Ve bir kısmı da iyice el ver­mek­de “id” aşa­ma­sın­da­ki­le­re… Mi­de­si­ne bir lokma ekmek gir­sin diye, er­kek­ler­le ya­ta­ğa giren ka­dın­lar ço­ğal­mak­da… Ve ço­cuk­la­rı­na ya­ka­lan­dık­la­rın­da da on­la­rın ya­şam­la­rı­na kıy­mak­ta bu ka­dın­lar...

Ve gi­de­rek Tay­land’a ben­ze­yecek diye ülke; ür­kü­tü­cü yo­rum­lar ya­pıl­mak­da, aile­le­rin küçük kız­la­rı­nı seks pa­za­rı­na sür­mek­de ol­duk­la­rı­na iliş­kin...

Bir za­man­lar MARX de­de­nin de yaz­dı­ğı gibi alt yapı, üst ya­pı­yı be­lir­le­mek­de… Bir başka de­yiş­le “alt yapı” eko­no­mik ya­pı­ya kar­şı­lık­tır ve de “üst yapı” da top­lum­sal ya­pı­ya…

İşte bunun gü­nü­müz Türk­çe­si’yle tam kar­şı­lı­ğı da, bir lokma ekmek uğ­ru­na yal­nız­ca oylar sa­tı­lık değil… Kadın, kız, kızan… Her şey sa­tı­lık bu ül­ke­de…

Nazım’ın di­ze­le­rin­de bile “yarin ya­na­ğın­dan gay­rı­sı” pay­la­şı­lır­dı, şimdi yar’lar, kar (üze­rin­de in­celt­me im­le­ci vardı bir za­man­lar) kay­na­ğı oldu, bir lokma ek­me­ğe te­da­vül edil­di…Orta direk; moral de­ğer­le­ri­ni yi­tir­di.O şimdi ül­ke­nin öz­var­lık­la­rı için; ka­yıp­lar ka­le­min­de...

 

 

*Yerli ve Milli...

Yerli ve Milli Olmak/Ola­bil­mek ya da MAN Adası'na Yüz­mek???...

Dil­le­re pe­le­senk et­ti­ler; YERLİ ve MİLLİ kav­ram­la­rı­nı...​Bir başka de­yiş­le de cıl­kı­nı çı­kar­dı­lar, su­lan­dır­dı­lar, yoz­laş­tır­dı­lar...

Şöyle bir ba­ka­lım; acaba yerli ve milli olan ne kaldı?...

Ve milli; milli de­di­ğin Arap­ça­sı...Türk­çe­si ile ULU­SAL...​Ulu­sal olan, bizim olan; ne kaldı bu ül­ke­de?...

Bugün Ame­ri­ka'da bile kul­la­nı­lan bir kav­ram var; Chi­me­ri­ca...Açı­lı­mı China ve Ame­ri­ca...Türk­çe­si ile Çin ve Ame­ri­ka...​Ama Çİn; üre­ti­miy­le, pa­ra­sıy­la, ya­tı­rım­la­rıy­la yut­muş Ame­ri­ka'yı...​Ve olmuş Ame­ri­ka; Chi­me­ri­ca...​Bu ne­den­le Do­nald Duck se­çim­le­ri ka­za­na­bil­di ya, tıpkı bizim Saint Tay­yip Efen­di'nin di­li­ne do­la­dı­ğı gibi yerli, milli daha açık bir de­yiş­le Ame­ri­ka­lı olmak üze­ri­ne kur­du­ğu tüm­ce­ler ne­de­niy­le...

Çünkü Ame­ri­ka'da öfke büyük, Ame­ri­ka­lı çok kız­gın; Çinli eko­no­mi­le­ri­ne ege­men, pa­zar­la­rı­nı eline ge­çir­miş...Kö­pek­le­rin ve Çin­li­le­rin gi­re­me­di­ği yer mi kal­mış artık o gör­kem­li ana­ka­ra­da?...

Pe­ki­yi bizde durum nasıl, işler nasıl ül­ke­miz­de?...

Çin malı ol­ma­yan, PRC sim­ge­si ta­şı­ma­yan ne kal­mış ül­ke­miz­de?...

Ül­ke­miz­de her şey Çin malı...

AK­BA­BA­LAR da her gün atı­yor­lar nu­tuk­la­rı­nı yerli ve milli üze­rin­den...​Be hey ser­sem; bu halk AK­DA­VAR mı, an­da­val mı?...​Yerli ve milli olan­la­rı ta­nı­maz mı, bil­mez mi?...

Yerli ve milli söy­lem­le­riy­le;pa­zar­lı­yor­lar, yut­tu­ru­yor­lar her türlü ya­la­nı Üm­met-i Tay­yi­ban'a...​Ga­ri­bi­min dol­muş pa­ra­sı yok; pek bir se­vi­ni­yor Çinli'nin, Japon'un yap­tı­ğı köp­rü­ye, duble yola, oto­ba­na...

Be hey AK­KUR­NAZ­LAR; sizin üm­me­ti­niz bile artık yerli değil, milli değil...​Su­ri­ye'den apart­ma...

Sata, sata;yerli ve milli ne bı­rak­tı­nız ki bu ül­ke­de?...

Siz ve üm­me­ti­ni­ze; İ-MAN ka­fa­lar der du­rur­dum...​Meğer bun­lar İ-MAN KA­SA­LAR imiş de...​Ben/​biz an­la­ya­ma­mı­şız...İran Aze­ri­si şu yav­şak Zar­rab açık­la­yın­ca; or­ta­ya çıktı ger­çek­ler...Ül­ke­de yerli ve mill BANKA bile bı­rak­ma­dı­nız ki...​Ha "yedi dü­ve­le peş­keş çek­ti­ği­niz" KA­TI­LIM ban­ka­la­rı, ha MAN Adası ka­sa­la­rı...​Sizin için ne fark eder?...​Biri ne kadar yerli ve milli ise, di­ğe­ri de öyle...​Be hey acı­ma­sız, be kur­naz ha­ya­sız; bu ül­ke­de yerli ve milli olan BİZ ATA­TÜRK­ÇÜ­LER'den başka ne bı­rak­tı­nız?...

 

*Son­söz ola­rak:

Di­ye­lim ki CHP'li ve­kil­le­rin tü­mü­nün do­ku­nul­maz­lık­la­rı­nı kal­dır­dı­nız...​Yet­me­di; hı­zı­nı­zı ala­ma­dı­nız,her bi­ri­ni tu­tuk­lat­tı­nız...​CHP'li­le­ri hak­la­dı­nız, sözüm ona ken­di­ni­zi bir kez daha AK­la­dı­nız. Ger­çek­den de AK­lan­mış mı ola­cak­sı­nız?...

Bu kez şa­ka­yı, kara mi­za­hı ko­ya­lım bir yana; ger­çek­den de Ame­ri­ka bize de­mok­ra­si ge­tir­me­ğe kal­kı­şır­sa, işte o zaman ne ola­cak?...

 

Bu ülke, bu ulus; ne du­rum­la­ra dü­şecek?...​Hiç dü­şün­dü­nüz mü?...​Bakın işte ora­cık­da du­ru­yor; daha du­ma­nı tüten Irak,Libya ateş­le­ri...Bı­ra­kın bu yavuz hır­sız ev sa­hi­bi­ni bas­tı­rır tav­rı­nı...

Varsa bir suç?...

Varsa bir suçlu?...

 

Araş­tı­rıl­ma­lı, yar­gı­lan­ma­lı...​Deniz Fe­ne­ri gibi; hasır altı ya­pıl­ma­ma­lı,pis­lik­ler ha­lı­nın al­tı­na sü­pü­rül­me­me­li...​Yoksa yine baş­lar bi­ri­le­ri; sizi de­li­ğe sü­pür­me söy­lem­le­ri­ne...

Yayınlandığı yer Selma Erdal
Pazartesi, 04 Aralık 2017 08:06

NE UMDUK, NE BULDUK…

NE  UMDUK, NE  BULDUK

Yerel seçimlere ramak kalmışken bir hatırlatma yapmak gerekir diye düşündüm,

Bu nedenle  beklenenler ne oldu,

Ne beklenecek daha,

Yapılabilirliği var mıdır?

Yoksa  “… ellerimiz boş, hep böyle boş mu kalacaktı” şarkısını söylemeye devam mı edeceğiz..

Aydın Büyük Şehir Belediye başkanı sayın Çerçioğlu  namı diyar “TOPUKLU EFE”  iki dönem milletvekilliği yapmış deneyimli bir siyasetçi,

Bir dönem il Belediye başkanlığı, bir dönemin de sonuna ramak kaldı BŞB Başkanlığı görevini sürdürmekte,

Verilen sözler,

Vaatler,

Yatırımlar,yatırımlar…

Didim, AKBÜK, Güzel çamlı,Davutlar,Kuşadası birer SAHİL BANDI,

TÜRK Turizmi bir zamanlar ülkenin Bacasız SANAYİSİ  idi,

Böyle giderse ne sanayi,ne sanayi diyeceğiz,

Bir zamanların  birer İzmir körfezi, İstanbul’un Haliç’i olacaklar yakında.

Savunma hazır,

Hükümetten bir kuruşluk destek yok,

Kendi imkanlarımızla bu kadar  oluyor,

Doğrudur,

Bunu bile ,bile vaatlerde bulundunuz ve iktidar oldunuz,

Siyaset yalan söyleme  sanatı, yeri değildir,

Gerekli basın açıklamaları ve gezi ve deToplantılar ile halkı aydınlatma diye de bir göreviniz olmalı,

Basın yolu ile bilgilendirme yapabilirsiniz ama TIK yok.

Hani AKBÜK’ün yarım kalan KANAL  PROJESİ ne oldu,

ARITMA  tesisinden bir haber yok,

Güya Kanal  projesi Eylül ayında İHALEYE  çıkacaktı,

Yine TIK yok,

AKBÜK Beldesi şimdiki adıyla Mahallesinde bir Tl’ lik belediye yatırımı yok,

Hatta mevcutları bile koruma anlamında bir adım atılmıyor.

Bakınız bu hafta DİDİM’ de yaşanan HALK arenası olayında bir Büyük salonumuz bile yok,Didim’e yakışıyor mu?

300 kişilik bir salon, Işıklarda uyusun rahmetli NURULLAH KOCABIYIK

Hayır sever vatandaşımız, yoksa o  salonda yoktu.b1nlerce insan salona giremediği için dışarıda kaldı ve geriye dönüp gitti…

Adama iş yaratmada üstünüze yok,

İşe adam değil,

Şöyle bir inceleme ve araştırma yaparsak CHP’liden daha çok AKP’liler işe yerleştirilmiş durumda,

Ha, onlarda bu memleketin insanı, elbet alınmalı,

Ama öncelikle benim partili arkadaşım var iken asla öyle olmamalı.

Yarın nasıl oy istemeye gideceksiniz  o işe almadığınız partili arkadaşımın karşısına,

Ha o zaten cepte keklik demeyin,

Bakın en yakın tarihte yapılan 16 Nisan’da benim partili arkadaşım aslanlar gibi yırtındı HAYIR için, ama işe yerleştirdiğiniz o AKP’li arkadaşlar gözünüzün içine baka, baka EVET için koşuşturdular.

Yarında seçimlerde öyle olacaktır.

Birde şu Otobüs meselesi var,

Hani üç kişi ile Akbük’ten Söke’ye giden, yada Söke’den Akbük’e gelen.

Ya Tanrı aşkına bunların hareket saatlerini kimler düzenliyor,

Bakınız 275 nolu otobüsün  daha önceki hareket saati değişikliğinden sonra

C.tesi                                                                PAZAR

Söke’den         Akbük’den                Söke’den               Akbük’ten

06.30                    10.oo                        06,30                     10,00

08.30                     13.30                        08.30                     13,30

11.45                     17,00                        11,45                      17,00

15.30                     19.30                        15,30                      19,30

Bu saatler iptal edilmiş ve

SÖKE’den                            Akbük’ten

06.0 07.15

12.20                                      14.10

15.50                                      17.30   olmuştu,

Bu gün yaşadık bu saatte değiştirilmiş Akbük’ ten Söke’ye 14.10 aracı saat 13.30 gitmiş,gelen 245 no’lu Didim otobüsünün şoförü söyledi ve dolmuşa binmek zorunda kaldı yolcular.

Hizmetiniz buysa yandı bu halk.Seçime ramak kaldı haberiniz var mı ey bürokrat arkadaş…

Umduğumuz DAĞLARA KARLAR  yağdırdınız sayın TOPUKLU EFEM…

 

Yayınlandığı yer Ünsal Yalçınkaya

MAN’DA NIN PİSLİĞİ VE KILIÇDAROĞLU  REFLEKSİ

Man’da pisliğinin hem görüntü , hem  de kötü kokusu ortada dururken , CHP’nin yeraltına çekilmiş , istemezükçü müzmin, iflah  olmaz,   bencil  siyaset cazgırları yine sahneye çıktılar. Özelliklede kurultaya giden il ve ilçe seçim arifesinde . Kılıçdaroğlu; Pir Sultan Abdal  gibi  dara çekilirken, can derdini unutmuş , vatanı ,milleti ve parlamenter  rejimi  koruma derdinde  iken, birileri yine koltuk derdinde.

Zamanlama yanlışmış, Sarraf davası sürerken, MAN adasının zamanımıymış, Amerikancı , Fetullahçı  ağzı  imiş  gibi algılanıyormuş. Pes yani,  sanki  yandaş  medya, sanki  satın alınmış kalemşorlar ,bunları  anlarız da, CHP adına  ve CHP’li olarak  bunları  farklı  versiyonlarla  kamuoyu yaratmaya  çalışmayı  CHP’ye  ihanet  olarak  görürüm.

MAN’da  pisliğini   görmek  ya da  koklamak  demek , sayın Kılıçdaroğlu’nun kendisini inkar  anlamına gelir.  Zaten siyaseti  halk  için  yapacağını , halkına  hiç  yalan söylemeyeceğini demedi mi? Yaşamının  hiçbir döneminde midesine haram lokma sokmadığını söyleyen, bırakın kendisini, tüm akrabayı  mahlukatı  mercek altına alan bir iktidarın,  yaşamında bir kara çöp dahi bulamadığı bir liderden bunu beklemek  bana göre olası bile değil .

CHP ‘nin  iflah olmaz müzmin kanadı bu günlerde saklandıkları yeraltından yeryüzüne çıkmaya cesaret edemeden sufle vererek ,  sayın genel başkanın stratejik  hata  yaptığını dillendirmeye  başladılar. Nafile  hamleler  ama huyda değişmiyor , ne diyelim  Allah onları iflah etsin.

“ İLK  GENEL  BAŞKANLARI  MUSTAFA  KEMAL  ATATÜRK’E, ONURSAL  GENEL  BAŞKANI BÜLENT  ECEVİT  VE DİĞER  GENEL BAŞKANLARA  İNANAN   CHP’LİLERE DÜŞEN  GÖREV; BU KÜLTÜRÜ DEVAM ETTİRMEK, GENEL BAŞKANLARININ  YANINDA  DİMDİK  DURMAK AMA  YANLIŞI  VARSA DA ÖNÜMÜZDEKİ  KURULTAYDA  HESAP  SORMAKTIR.”

 

 

 

Yayınlandığı yer Hasan Sani Güneş
Sayfa 1 / 2