13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 05 Aralık 2017 16:34

GERÇEK YARGI…

Yazan  Ferhan Ercan

GERÇEK  YARGI…


Suçlayanlar, karar verdikleri sürece suçlananların aklanması olanaksızdır. Hukuk, egemenlerin süpürgesidir. Gerektiğinde pisliklerini ve ihtiyaç duyduklarında da istemediklerini( muhalifleri) temizlerler.

Reza’nın davasından bir milli sorun üretmek olanaksızdır. Ancak Reza, ambargoyu deldiği için suçlu değildir çünkü; ambargo suçlaması haklı değildir. Mazlum ve haklı olan ülkelere karşı uygulanan zorbaca bir dayatmadır. Reza kendisini ABD suçladığı için suçlu değildir ama, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını çiğnediği için suçludur. T.C bu sonradan olma vatandaşını yargılamalıydı. Reza’yı yargılar gibi yapıp aklamak fırsatçı yabancılara istismar edbilecekleri bir koz vermiştir.

Reza, ambargo suçunu işlememiş olsaydı ve belirlendiği gibi usulüne uygun ticaret yapılmış olsaydı ülkemizin tüccar ve sanayicileri milyonlarca dolar kazanacaklardı. Bir çıkarcı ve ona devlet olanaklarını sunan çıkar çetesi kara paradan pay alarak ülkemizin çıkarlarına engel olmuşlardır. Reza’dan pay veya bağış alanlar ülkemize karşı suç işlemişlerdir. Kirli ilişkiler eşliğinde suç işleyenler ve kişisel menfaat sağlayarak suça ortak olanlar yargılanmalıdır. Göre göre kaşınır yara bırakanların suçsuzluğundan söz edilemez ve bu kişisel çıkarlardan bir milli dava yaratılamaz. Kişisel veya grupsal çıkarları için suça zemin sağlayarak ortak olanların ödemesi gereken cezayı bir milletin suçsuz ve günahsız vatandaşlarının ödemesi hukukla ve adaletle bağdaşmaz. Milyonluk saati koluna takan, milyonları hediye paketleriyle alan ve ayakkabı kutularında servet saklayanlarda en sıradan baldırı çıplak, işsiz ve yoksul kadar ceza ödeyecekse, adaletten söz edebilir miyiz?

Kişisel çıkar sağlayan kişiliksiz çıkarcıların sağlamış olduğu haksız refahın bedelini bizler niye ödeyelim?!... Bu gibi yaklaşımlar içinde olanlar vatan hainliği ile suçlanabilirler oysa onlar en büyük yurtseverlerdir. Kılıçtaroğlu’nun vurguladığı gibi; “Dünyanın hiçbir yerinde hırsızlık milli sorun değildir!”

İnanç ve etnik temelli kavgalar özünde hedef şaşırtan kavgalardır. Bu gibi kavgalarda, azınlığın çıkarı, çoğunluğun sırtından güvenceye alınır ve böylece gerçek hedef gizlenmiş olur. Adalet, gerçek suçluların cezalarını ödemeleriyle gerçekleştirilmiş olur. Reza gibi, tüm suça karışanların ve onların kuşkulu yakınlarının varlıklarına el konarak; olası cezaları el konacak olan varlıklarla ödemek gerekir.

Genel kuraldır, varsıl bir tehlike karşısında geriye çekilirken( bu varlık sürdürmenin en kısa yoludur) kazançtan kaybeder, yoksul yaşam savaşında geri çekilirse varlık nedenini kaybeder.

Bu tür işlere bulaşanların inançlı gibi gözüken muhafazakarlar olduğu görülüyor. Muhafazakarlık, varsıl için vazgeçilmeyecek bir seçenek; yoksullar için ise, varsılın çıkarını güvenceye alan bir seçeneksizliktir!...

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan Hakkında