13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Salı, 05 Aralık 2017 07:50

Çene Suyu Çorba...​ Ha­van­da Su Dö­nü­yo­ruz Dos­tum; Ha­li­mi­zi Hiç Sorma!...

Yazan  Selma Erdal

Çene Suyu Çorba...​ Ha­van­da Su Dö­nü­yo­ruz Dos­tum; Ha­li­mi­zi Hiç Sorma!..

Bu ül­ke­de kav­ram­lar ileri sü­rü­lür; Dünya ge­ne­lin­de olan, biten ne varsa, gün­de­me ge­ti­ri­lir, ko­nu­şu­lur, tar­tı­şı­lır.Ve daha sonra o kav­ram­lar, göz­den de, söz­den de düşer; yeni, yeni kav­ram­la­ra ko­şu­lur...​Bugün biz de öyle ya­pa­lım?...​Bazı kav­ram­la­rı gün­de­mi­mi­ze ta­şı­ya­lım...Ül­ke­de olan, bi­te­ni o kav­ram­lar üze­rin­den an­la­ma­ğa ça­lı­şa­lım...

 

*Yerel De­mok­ra­si...

Yerel De­mok­ra­si mi?...O da nedir?...​Yenen, içi­len bir şey midir?...

2002 se­çim­le­ri ön­ce­sin­de RTE oy av­cı­lı­ğı­na çı­kar­ken; yok­su­la bul­gur, nohut…Azı­cık ek­me­ği olana da umut da­ğı­tı­yor­du “yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim” kav­ram­la­rı eş­li­ğin­de…

Oylar san­dı­ğa, bey­ler kol­tu­ğa; söz­ler ar­ka­ya… Demek ki RTE ve ta­ife­si “yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim” kav­ram­la­rı eş­li­ğin­de de yap­mış seçim ön­ce­si bir başka ta­kiy­ye…

Seçim son­ra­sın­da da tes­lim edil­di ülke yap-sat­çı­ya/mü­te­ah­hi­de/ran­ti­ye­ye...​Ne ÇED ra­por­la­rı, ne hal­kın is­tek­le­ri ya da so­run­la­rı...

Yıl geldi 2017'ye; uy­gu­la­ma­sı söyle dur­sun, "yerel de­mok­ra­si, halk ka­tı­lı­mı, yö­ne­ti­şim" kav­ram­la­rın­dan ne kaldı ge­ri­ye, tek ada­mın "de­di­ğim dedik, çal­dı­ğım düdük" söy­lem ve ey­lem­le­rin­den başka?...

 

 

*Su­u­u­u­uu...

Sular ke­sil­di­ğin­de , sular ak­ma­dı­ğın­da mus­luk­lar­dan;anım­sı­yo­rum 2010 yı­lın­da ya­pı­lan bir su sem­poz­yu­mu­nu ve bu­ra­da ileri sü­rü­len sav­la­rı...​Orada ko­nu­şan dev(e)leri ve on­la­rın söz­le­ri­ni;2040 yı­lı­na kadar bu ül­ke­de susuz bı­rak­ma­ya­cak­lar­mış ev­le­ri...

Usuma düş­dük­çe bu söz­ler di­yo­rum ki be hey uzak gö­rüş­den yok­sun ya­ra­tık­lar acı, acı gül­dür­me­yin beni...

Kuş­ku­suz yerel yö­ne­ti­ci­ler yal­nız­ca insan türü için dü­şün­mek­te­ler suyun ye­ter­li­li­ği­ni… Ya diğer can­lı­lar ?...​Onlar için de ye­ter­li su ola­cak mı 2040’lara değin ?...

 

So­kak­ta­ki kedi, kö­pe­ğin ya da tarla fa­re­si­nin, yı­la­nın, tav­şa­nın, bay­ku­şun, ke­çi­nin, ko­yu­nun, ka­rın­ca­nın ku­ru­ma­ya­cak mı dili, da­ma­ğı su­suz­luk­tan ?…

Ve özel­lik­le de su­da­ki kur­ba­ğa­ya ye­ter­li ola­cak mı su 2040’lara değin ?... Ya ye­şi­le, dala, yap­ra­ğa, to­hu­mu sak­la­yıp, bes­le­yen top­ra­ğa ye­tecek mi su ?...​Bi­raz­cık da on­la­rı dü­şü­nün!...

 

 

*Orta Direk...

Ah ne oldu sana orta direk?...Şu za­ma­ne ka­dın­la­rı ne kadar da fin­gir­dek!...

Son yıl­lar­da “make love” der­di­ne düşen evli, ço­cuk­lu ve de başı ör­tü­lü ev ka­dın­la­rı soğan doğ­rar­ca­sı­na; oğul­la­rı­nı, kız­la­rı­nı öl­dü­re­bil­mek­te, ko­ca­la­rı­nın baş­la­rı­nı eze­bil­mek­de...

İyi ki din­dar AK­BA­BA­LAR yö­ne­ti­yor ül­ke­mi­zi...

Sı­nıf­sız top­lum olsak da mavi kan asa­le­ti an­la­mın­da, hani TÖ dö­ne­min­de, eko­no­mik ya­pı­da halk kat­man­la­rı ara­sın­da bir ORTA DİREK vardı, ha yı­kıl­dı, ha yı­kı­la­cak­dı TÖ’nün IMF’ye da­ya­lı eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rı bağ­la­mın­da…Oysa AK­BA­BA­LAR ege­men ol­du­ğun­dan beri ül­ke­ye; bu ORTA DİREK siz­le­re ömür… Şimdi on­la­ra 2002 yı­lın­dan beri; se­çim­den, se­çi­me “oy kar­şı­lın­da” ve­ri­li­yor bul­gur, nohut ve de “ya­kıl­ma­sı ya­sak­lan­mış / sa­kın­ca­lı cin­sin­den” kömür…

İşte bu eko­no­mik ya­pı­da­ki ORTA DİREK ör­ne­ği, ka­nım­ca vardı geç­miş­de top­lum­sal ya­pı­da da bir orta direk… Biraz hoş­gö­rü­lü, biraz an­la­yış­lı, ama yine de ar-na­mus-ha­ya ve tüm ya­sak­lar bağ­la­mın­da şe­ref­li, hay­si­yet­li, onur­lu

De­ğer­le­ri­ni ko­ru­yan, ül­ke­si­ne, ulu­su­na, kom­şu­su­na, aile­si­ne ya­ra­lı olan, dost olan, ya­ra­yan… İşte o ORTA DİREK de siz­le­re ömür…

Top­lum­sal ya­pı­da­ki ORTA DİREK de bel ver­mek­te; bir bö­lü­mü de­ğer­li olmak için ken­di­ne ya­tı­rım yap­mak­ta, Dolar/Euro bi­rik­tir­mek ye­ri­ne ve gi­de­rek de üstün gel­mek­te “süper ego”su her türlü tutum ve dav­ra­nış­la­rın­da…Böy­le­le­ri gi­de­rek azal­sa da, az sa­yı­da kalsa da yine de top­lum­sal ya­pı­mı­zın ni­te­lik­li öge­le­ri onlar...

 

Ve bir kısmı da iyice el ver­mek­de “id” aşa­ma­sın­da­ki­le­re… Mi­de­si­ne bir lokma ekmek gir­sin diye, er­kek­ler­le ya­ta­ğa giren ka­dın­lar ço­ğal­mak­da… Ve ço­cuk­la­rı­na ya­ka­lan­dık­la­rın­da da on­la­rın ya­şam­la­rı­na kıy­mak­ta bu ka­dın­lar...

Ve gi­de­rek Tay­land’a ben­ze­yecek diye ülke; ür­kü­tü­cü yo­rum­lar ya­pıl­mak­da, aile­le­rin küçük kız­la­rı­nı seks pa­za­rı­na sür­mek­de ol­duk­la­rı­na iliş­kin...

Bir za­man­lar MARX de­de­nin de yaz­dı­ğı gibi alt yapı, üst ya­pı­yı be­lir­le­mek­de… Bir başka de­yiş­le “alt yapı” eko­no­mik ya­pı­ya kar­şı­lık­tır ve de “üst yapı” da top­lum­sal ya­pı­ya…

İşte bunun gü­nü­müz Türk­çe­si’yle tam kar­şı­lı­ğı da, bir lokma ekmek uğ­ru­na yal­nız­ca oylar sa­tı­lık değil… Kadın, kız, kızan… Her şey sa­tı­lık bu ül­ke­de…

Nazım’ın di­ze­le­rin­de bile “yarin ya­na­ğın­dan gay­rı­sı” pay­la­şı­lır­dı, şimdi yar’lar, kar (üze­rin­de in­celt­me im­le­ci vardı bir za­man­lar) kay­na­ğı oldu, bir lokma ek­me­ğe te­da­vül edil­di…Orta direk; moral de­ğer­le­ri­ni yi­tir­di.O şimdi ül­ke­nin öz­var­lık­la­rı için; ka­yıp­lar ka­le­min­de...

 

 

*Yerli ve Milli...

Yerli ve Milli Olmak/Ola­bil­mek ya da MAN Adası'na Yüz­mek???...

Dil­le­re pe­le­senk et­ti­ler; YERLİ ve MİLLİ kav­ram­la­rı­nı...​Bir başka de­yiş­le de cıl­kı­nı çı­kar­dı­lar, su­lan­dır­dı­lar, yoz­laş­tır­dı­lar...

Şöyle bir ba­ka­lım; acaba yerli ve milli olan ne kaldı?...

Ve milli; milli de­di­ğin Arap­ça­sı...Türk­çe­si ile ULU­SAL...​Ulu­sal olan, bizim olan; ne kaldı bu ül­ke­de?...

Bugün Ame­ri­ka'da bile kul­la­nı­lan bir kav­ram var; Chi­me­ri­ca...Açı­lı­mı China ve Ame­ri­ca...Türk­çe­si ile Çin ve Ame­ri­ka...​Ama Çİn; üre­ti­miy­le, pa­ra­sıy­la, ya­tı­rım­la­rıy­la yut­muş Ame­ri­ka'yı...​Ve olmuş Ame­ri­ka; Chi­me­ri­ca...​Bu ne­den­le Do­nald Duck se­çim­le­ri ka­za­na­bil­di ya, tıpkı bizim Saint Tay­yip Efen­di'nin di­li­ne do­la­dı­ğı gibi yerli, milli daha açık bir de­yiş­le Ame­ri­ka­lı olmak üze­ri­ne kur­du­ğu tüm­ce­ler ne­de­niy­le...

Çünkü Ame­ri­ka'da öfke büyük, Ame­ri­ka­lı çok kız­gın; Çinli eko­no­mi­le­ri­ne ege­men, pa­zar­la­rı­nı eline ge­çir­miş...Kö­pek­le­rin ve Çin­li­le­rin gi­re­me­di­ği yer mi kal­mış artık o gör­kem­li ana­ka­ra­da?...

Pe­ki­yi bizde durum nasıl, işler nasıl ül­ke­miz­de?...

Çin malı ol­ma­yan, PRC sim­ge­si ta­şı­ma­yan ne kal­mış ül­ke­miz­de?...

Ül­ke­miz­de her şey Çin malı...

AK­BA­BA­LAR da her gün atı­yor­lar nu­tuk­la­rı­nı yerli ve milli üze­rin­den...​Be hey ser­sem; bu halk AK­DA­VAR mı, an­da­val mı?...​Yerli ve milli olan­la­rı ta­nı­maz mı, bil­mez mi?...

Yerli ve milli söy­lem­le­riy­le;pa­zar­lı­yor­lar, yut­tu­ru­yor­lar her türlü ya­la­nı Üm­met-i Tay­yi­ban'a...​Ga­ri­bi­min dol­muş pa­ra­sı yok; pek bir se­vi­ni­yor Çinli'nin, Japon'un yap­tı­ğı köp­rü­ye, duble yola, oto­ba­na...

Be hey AK­KUR­NAZ­LAR; sizin üm­me­ti­niz bile artık yerli değil, milli değil...​Su­ri­ye'den apart­ma...

Sata, sata;yerli ve milli ne bı­rak­tı­nız ki bu ül­ke­de?...

Siz ve üm­me­ti­ni­ze; İ-MAN ka­fa­lar der du­rur­dum...​Meğer bun­lar İ-MAN KA­SA­LAR imiş de...​Ben/​biz an­la­ya­ma­mı­şız...İran Aze­ri­si şu yav­şak Zar­rab açık­la­yın­ca; or­ta­ya çıktı ger­çek­ler...Ül­ke­de yerli ve mill BANKA bile bı­rak­ma­dı­nız ki...​Ha "yedi dü­ve­le peş­keş çek­ti­ği­niz" KA­TI­LIM ban­ka­la­rı, ha MAN Adası ka­sa­la­rı...​Sizin için ne fark eder?...​Biri ne kadar yerli ve milli ise, di­ğe­ri de öyle...​Be hey acı­ma­sız, be kur­naz ha­ya­sız; bu ül­ke­de yerli ve milli olan BİZ ATA­TÜRK­ÇÜ­LER'den başka ne bı­rak­tı­nız?...

 

*Son­söz ola­rak:

Di­ye­lim ki CHP'li ve­kil­le­rin tü­mü­nün do­ku­nul­maz­lık­la­rı­nı kal­dır­dı­nız...​Yet­me­di; hı­zı­nı­zı ala­ma­dı­nız,her bi­ri­ni tu­tuk­lat­tı­nız...​CHP'li­le­ri hak­la­dı­nız, sözüm ona ken­di­ni­zi bir kez daha AK­la­dı­nız. Ger­çek­den de AK­lan­mış mı ola­cak­sı­nız?...

Bu kez şa­ka­yı, kara mi­za­hı ko­ya­lım bir yana; ger­çek­den de Ame­ri­ka bize de­mok­ra­si ge­tir­me­ğe kal­kı­şır­sa, işte o zaman ne ola­cak?...

 

Bu ülke, bu ulus; ne du­rum­la­ra dü­şecek?...​Hiç dü­şün­dü­nüz mü?...​Bakın işte ora­cık­da du­ru­yor; daha du­ma­nı tüten Irak,Libya ateş­le­ri...Bı­ra­kın bu yavuz hır­sız ev sa­hi­bi­ni bas­tı­rır tav­rı­nı...

Varsa bir suç?...

Varsa bir suçlu?...

 

Araş­tı­rıl­ma­lı, yar­gı­lan­ma­lı...​Deniz Fe­ne­ri gibi; hasır altı ya­pıl­ma­ma­lı,pis­lik­ler ha­lı­nın al­tı­na sü­pü­rül­me­me­li...​Yoksa yine baş­lar bi­ri­le­ri; sizi de­li­ğe sü­pür­me söy­lem­le­ri­ne...