13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 04 Aralık 2017 10:41

GERÇEK BİR SEÇİM(!)…

Yazan  Ferhan Ercan

GERÇEK BİR SEÇİM(!)…

 

2019 seçimlerinin ne zaman yapılacağı bilinmediği için farklı biçimlerde değerlendirmelerin gündeme gelmesine neden oluyor. Mevcut duruma bakıldığında, yıpranmakta olan iktidarın bir an önce seçime gitmesi kendi çıkarları açısından kaçınılmazmış gibi gözüküyor.

Bu durumda normal bir seçimin olması olanaklı gözükmemektedir. Öncelikle OHAL koşullarında demokratik bir seçim yapılamaz. Seçim barajı, seçim yasası, siyasi partiler yasası demokratik gelişimlere olanaklar sunmadığı sürece pek olanaklı gözükmemektedir. Ayrıca bu YSK ve AYM’nin işlevsizleştirildiği bir yapıda normal bir seçimin olması olanaksız gibi gözüküyor.

Demokrasilerde kuraldır; “Seçimle gelen seçimle gider.” Seçimle gelmesine karşın, seçimle gitmemeyi planlayanlar bunu gereği olan tüm hukuk dışılıkları göze almış demektir. Bunun örneği 7 Haziran seçimleridir. O seçimlerde milli irade iktidarı görevden alıp, iktidar görevini muhalefete vermiştir. Fakat, bu sonuç kabul edilmemiş ve gereği yapılmayıp, yeni bir seçime gitmek için tüm engellemeler yapılmıştır. İkinci örnek 16 Nisan Referandumudur. Oyun içinde kural değiştirilerek sonuçlar hukuka aykırı biçimde etkilenmiştir.

Önümüzdeki seçimlerde yeni yolsuzlukların yapılmayacağını kimse garanti edemez. Üstelik seçim sisteminde değişikliklerin yapılması için harekete geçilmiştir. Dar bölge veya daraltılmış bölge seçim sistemine bakmakta yarar var. Dar bölgede milletvekili sayısı kadar seçim bölgesi belirlenmektedir. Bu durumda 600 bölgeden söz edebiliriz. Özellikle büyük şehirlerde bölge belirlemesinde iktidar sonucu kendi lehine çevirecek düzenlemeler yapabilir.  Dar bölge sisteminde bir bölgede en çok oy alan aday kazanır. Muhalefetin bilinçli yaklaşımları ve ittifakları iktidarı zor durumda bırakabilir.

Daraltılmış bölgede ülke 120 bölgeye ayrılır. Her bölgeden beş vekil seçilir. Daraltılmış bölge seçimlerinde en çok oyu alan parti 5 (BEŞ) milletvekilini de çıkarır. Düşünülen bu sistem demokratik gözükmemektedir. Örneğin; bir seçim bölgesinde dört partinin seçime katıldığını varsayalım. A partisi 175.000, B partisi 170.000, C partisi 55.000, D partisi 40.000 oy almış olsun. Seçime katılmayanlarla iptal oyları toplamı da 60.000 olsun. Bu sonuçlara göre A partisi beş milletvekilini de alır. Yani, en çok oy alan azınlık partisi iktidarı alır. Örneğimizdeki muhaliflerin toplamı 265.000. Kullanılmayan oylarla iptal oyları da dikkate alındığında, 300.000’lik çoğunluğa karşın 175.000’lik azınlık kazanmış olur. Ülke genelinin sonuçları da benzer şekilde olur. Bu gerçek karşısında çoğunluğu oluşturan muhalefetin ittifak yapması kaçınılmazdır. Çünkü sorun ülke geleceği ile ilişkilidir. Yani, bir olmak ya da olmamak sorunu ile karşı karşıya kaldığımızın bilinciyle hareket etmeliyiz.

Önce, her şeye karşın ve her koşulda ittifak yapılmalıdır; öncelikli sorun aşılıp, demokratik ortama dönülünce her kesim veya grup kaldığı yerden varlığını sürdürür. Yani, farklı bir biçimde ifade edersek; ittifak, gelecekteki varlığımızı farklılıklarımızla birlikte sürdürmenin güvencesidir!...

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan

Ferhan Ercan Hakkında