13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 02 Aralık 2017 09:20

Derde Der­man Sa­rı­gül

Yazan  Selma Erdal

Derde Der­man Sa­rı­gül

Ya­zı­lı ve sözlü ba­sı­nın du­yur­du­ğu­na göre;İstan­bul Şişli Be­le­di­ye­si eski Baş­ka­nı Mus­ta­fa Sa­rı­gül, 2019 yerel se­çim­le­ri için ye­ni­den aday ola­ca­ğı­nı söy­le­miş.

Sa­rı­gül adı geç­di­ğin­de; An­ka­ra ve anı­la­rım ge­li­yor usuma...

Gerçi An­ka­ra'yı hiç sev­mem; kirli,sisli, puslu gri­li­ği­ye ama Sa­rı­gül'ü de hiç sev­mem ya her neyse...

Yıl 2008'in Ara­lık ayı ve gün­dem­de yak­la­şan 2009 yerel se­çim­le­ri var...

Kemal ATA­TÜRK’ün Baş­ken­ti; ço­rak­lı­ğı­nı zor­la­ma ye­şil­len­dir­mey­le sak­la­ma­ya ça­lı­şır­ken, GÖK­ÇEK elin­den epey­ce çek­mek­te ve yi­tir­mek­te yapay ye­şil­li­ği­ni de, yap-sat­çı­la­rın gri beton ko­nut­la­rıy­la do­lar­ken dağ, tepe… Özel­lik­le de ATA­TÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ; ham­bur­ger­ci­le­re, ko­ko­reç­çi­le­re, ke­bap­çı­la­ra peş­keş çe­kil­miş… İsli duman ko­ku­lu ha­va­sı, ça­lı­şan­la­ra loj­man ni­ye­ti­ne ça­lı­nan tar­la­sı, ta­pa­sı… Sonuç ola­rak; ATA­TÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ’ne ya­pı­lan sal­dı­rı­lar eş­li­ğin­de, Ata­mız’ın çift­li­ği de can ver­mek­te, soluk al­ma­sı gi­de­rek ola­nak­sız­laş­mak­ta An­ka­ra’nın…

Ve in­san­lar… Baş­ken­ti­miz diye ya­ba­nın gö­zü­ne iti­ba­rı­mız ola­rak su­nu­lan bu kent­de; ya­pı­lar kur­şu­ni, hava kur­şu­ni, in­san­lar kur­şu­ni… İnsan­lar bez­gin, bık­kın, mut­suz, umut­suz… Her­kes gü­nü­mü­zün ege­men­le­rin­den ya­kın­mak­ta… Bu ya­kın­ma­la­ra ba­kın­ca da insan şa­şır­mak­ta; nasıl ge­le­bil­di­ler diye ik­ti­da­ra ikin­ci kez ?... Al­dan­dık di­yen­ler var… Bul­gur­la, no­hut­la tav­lan­dık di­yen­ler var… Kömür aş­kıy­la bu ka­ra­ya bu­lan­dık di­yen­ler var…

Kolay değil; An­ka­ra soğuk…Ben­ze­mi­yor Bursa’nın, İstan­bul'un ve hele ki Didim'in ha­va­sı­na…Yok An­ka­ra’nın ar­dın­da gü­ven­le yas­la­na­ca­ğı, Ana­do­lu’nun ka­ra­sal ik­li­min­den An­ka­ra’yı ko­ru­yup, kol­la­ya­ca­ğı bir Ulu­dağ’ı…

Bursa’nın son­ba­ha­rı,kışı; An­ka­ra’nın yaz­la­rı gibi…Bu du­rum­da ne yap­sın An­ka­ra’nın yok­su­lu, ga­ri­bi ?... Sat­mış oyunu çuval, çuval kö­mü­re… Isın­mış kö­mür­le kara kışta, ama yine de umut kal­ma­mış ba­kış­ta; iş yok, iş yoksa aş yok…Kuş­ku­suz An­ka­ra’da aşk da yok… İnsan­lar­da işve, cilve; hak ge­ti­re, gül­me­yi unut­muş­lar…An­ka­ra’daki yok­sul­lu­ğu gö­re­mi­yor mu RTE ve ta­ife­si ?… O gün­ler­de bi­te­vi­ye dönüp, dur­mak­ta “açı­lım” üze­rin­den PKK’lı­la­rı kal­kın­dır­ma sa­hi­fe­si… Ve yine o gün­ler­de RTE’nin al­ter­na­ti­fi, se­çe­ne­ği diye, bi­li­nen-bi­lin­me­yen iç ve dış güç­ler­ce si­ya­set pa­za­rı­na sü­rü­len Mus­ta­fa SA­RI­GÜL; An­ka­ra’nın yok­su­lu­nun, ga­ri­ba­nı­nın umudu olmuş… Oysa hangi yok­sul, ga­ri­ban; umudu olan si­ya­set­çi­ler­den ne zaman um­du­ğu­nu bul­muş, bu­la­bil­miş ya da ge­le­cek­de bu­la­bi­lecek ?... Bu SA­RI­GÜL olmuş, solup, sa­rar­mış gül olmuş…Ne fark eder?...

Bir za­man­lar Ale­vi­ci­lik yap­tı­ğı için BAY­KAL’ın CHP’sin­den dış­la­nan, bir ara­lar DSP’ye yas­la­nan SA­RI­GÜL; An­ka­ra’nın her ma­hal­le­si­ne, kö­şe­si­ne, bu­ca­ğı­na açmış tem­sil­ci­li­ği­ni… Ör­güt­len­me­si­nin alt ya­pı­sı­nı oluş­tur­muş…

SA­RI­GÜL’ün bü­ro­su­nun önün­de du­ru­yo­ruz, kı­zım­la ko­nu­şu­yo­ruz; bize kulak mi­sa­fi­ri olan An­ka­ra­lı genç­ten bir adam­ca­ğız sö­zü­mü­ze ka­rı­şıp diyor ki:

- İstan­bul bı­ra­kı­lıp, An­ka­ra’ya ge­li­nir mi ?...

Ya­nıt­lı­yo­rum onu:

- Be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı için değil An­ka­ra’ya ge­li­şi, gel­mek is­te­yi­şi… RTE’ye kar­şı­lık ha­zır­lı­yor­muş onu Ame­ri­ka…

Anın­da yanıt ge­li­yor An­ga­ra­lı’dan:

- Aaaa, bak bu Recep’den daha iyi…

O yıl­lar­da An­ka­ra'da ya­şa­yan kızım var...Kı­zı­ma dö­nü­yo­rum:

- Ame­ri­ka ne ka­rı­şır­mış bizim işi­mi­ze, ba­şı­mı­za se­çe­ce­ği­mi­ze di­ye­ce­ği­ne, “Bu Recep’den daha iyi” diyor… Ne­re­le­re gel­dik ?...

Di­yo­rum ki:

-İşte Ame­ri­kan man­da­cı­la­rı­nın is­te­dik­le­ri oldu, düş­le­ri ger­çek­leş­ti… Halk çok­tan onay ver­miş Ame­ri­kan ka­rış­ma­cı­lı­ğı­na… Oysa Kur­tu­luş Sa­va­şı neden ve­ril­miş­ti ?... “Ya İstik­lal, Ya Ölüm” söz­le­ri neden söy­len­miş­ti; hal­kı­mız bun­la­rı çok­tan unut­tu, sin­si­ce, sal­dır­gan­ca tüm de­ğer­le­ri­miz,da­va­la­rı­mız, sav­la­rı­mız, sa­vun­ma­la­rı­mız, il­ke­le­ri­miz, ül­kü­le­ri­miz bu halka unut­tu­rul­du…

Mus­ta­fa SA­RI­GÜL ha­re­ke­ti halka du­yu­ru­lur­ken; ya­zı­lı ve gör­sel ba­sı­na yan­sı­yan du­yum­lar­dan, ih­ra­ma sa­rın­mış gö­rün­tü­le­rin­den öğ­re­ni­yo­ruz ki meğer Umre’ye de git­miş SA­RI­GÜL… Oysa biz onu Alevi bi­lir­dik, ALEVİCİLİK yap­tı­ğı ge­rek­çe­siy­le BAY­KAL­CI­LAR ta­ra­fın­dan par­ti­den dış­lan­dı­ğı­nı sa­nır­dık… TÖ gibi saf de­ğiş­tir­miş, ta­kun­ya­la­rı­nı giy­miş… Ne için ?... Ül­ke­ye ege­men olmak için… İşte şimdi işlem tamam…

Ne BAY­KAL’ın ne de ECEVİT’in kol­tu­ğu­na otu­ra­ma­yan SA­RI­GÜL; işte o gün­ler­de RTE’ye eş­de­ğer, onun ika­me­si, onun al­ter­na­ti­fi, onun se­çe­ne­ği, onun ye­ri­ne otur­tul­ma­sı dü­şü­nü­len adam­dı…O gün­ler­de derde der­man sa­nıl­mış­dı… SA­RI­GÜL ge­lecek; dert­ler bi­te­cek­di…Ama her şey fos çıktı, boş çıktı...

Ne za­man­dır sesi, so­lu­ğu çık­ma­yan Sa­rı­gül; 2019 yerel se­çim­le­rin­de yine aday ola­cak­mış...

Olur mu, olur...

Se­çi­lir mi der­se­niz, ka­nım­ca se­çi­lir de...Çünkü bu seç­men artık RTE, Top­baş, Gök­çek gi­bi­le­ri­ne alış­tı. Başka türlü olan­lar­la ya­pa­maz, başka tür­lü­ler hal­kın gö­zün­de uzay­dan gel­miş ya­ra­tık­la­ra ben­zer; bu du­rum­da halk Sa­rı­gül'ü mü seç­me­yecek?...​Yakışır, bu halka Sa­rı­gül ya­kı­şır... Hem yeter artık AK­BA­BA­LAR'ın küp­le­rin dol­du­ğu değil mi ya?...