13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Perşembe, 30 Kasım 2017 14:41

EĞİTİMCİ / ŞAİR, YAZAR MEHMET DEMİREL BABACANOĞLU İLE ROPÖRTAJ

Yazan  Musa Dinç

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

EĞİTİMCİ / ŞAİR, YAZAR

MEHMET DEMİREL BABACANOĞLU İLE ROPÖRTAJ

Sayın Babacanoğlu’yla “ Adana’da arkadaşları ile çıkarmış oldukları “Aykırısanat / kültür, sanat ve edebiyat Dergisi “ vasıtasıyla tanıştık. O günden bugüne dostluğumuz devam ediyor. Ben de, derginin Diyarbakır temsilcisi idim. 1993 yılı baz alınırsa, neredeyse bir çeyrek asırdır dostluğumuz; aynı sıcaklık da devam ediyor.

Tarsus’taki öğretmenlik yıllarım süresince de, birbirimizi ziyaret ettik, Edebiyat ve sanat etkinliklerinde birlikte olduk. En son, birlikte bir grup yazar, şair arkadaşla beraber Kars / Sarıkamış’a gitmiştik. Sarıkamış köylülerine kitap bağışında bulunmuştuk.

Sayın Babacanoğlu; uzun yıllardır kültür, sanat ve edebiyat dünyası içinde mekik dokuyor. Özellikle edebiyat dünyasına çok katkısı olmuştur; yeni yapıtlar kazandırmış, kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde sayısızca şiirleri, öyküleri, denemeleri; yanı sıra araştırma ve eleştiri yazıları yayımlanmıştır. Kendi kulvarında emin adımlarla yoluna devam etmektedir.

Dostum ve saygı duyduğum M.D. Babacanoğlu’nu biraz yakından tanıyalım.

Musa DİNÇ: Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

M. Demirel BABACANOĞLU: 1944'te Karaisalı'nın İncirgediği* Köyü'nde doğdum. 1965'te Düziçi İlk öğretmen Okulu'nu, 1988'de Anadolu Üniversitesi Ön lisans Eğitimi'ni bitirdim. 31 yıl öğretmenlik yaptım, 1996’da Adana-Toros İlköğretim Okulu'ndan emekli oldum. Karacaoğlan'ı okumakla şiire başladım. Birçok gazete ve dergilerde sanat ürünlerim yayınlan(dı)makta. Yeni Adana, Hürsöz gazetelerinin, Güney, Klas dergilerinde sanat yönetmenliği yaptım, sanat sayfası yayınladım. 1992’den 2008 başına dek yayınlanan "Aykırısanat" dergisinin kurucusu, yöneticisi, yazarı ve yayıncılarındanım.

1963'te "Aklı Kara" şiiriyle Kadirli-Heybe Dergisi'nden; 1990'da "Sen Bu Türküleri Neden Söylüyorsun" adlı şiirimle Türkiye-Balıkesir; 1992'de "Karanfil Kırmızıların Soldu Mu" adlı kitabımla İsveç-Stockholm Hümanist Enternasyonel Şiir, 2002’de Derin Duygular adlı öykümle Adana Edebiyatçılar Derneği öykü, 2017’de Osmaniye Özgür İnsan Festivali Yaşar Kemal Halkbilim öykü, İstanbul Sanat Magazin (internet gazetesi)’nden Emek Dayanışma Öykü Ödülü aldım.



7 Mayıs 2013’de Adana’da 50. Sanat Yılım kutlandı.

Parakan, Gül Sevgisi, Karanfil Kırmızıların Soldu mu, Silah/lan/ma, (şiir), Çukurova Kurtuluş Savaşı Destanı (destan),Yüzsüzler Yüzünü Alsın (şiir), İnsan Hayranıyım (Aşık Haydar Aslan’ın Yaşamı, Şiirleri), Keman Sesleri, Bülbülün Sonu, Tepedeki Ev (Çocuk öyküleri), Teyzemin Köseleri (masal), Dört Oyun (Çocuk oyunları, MEB. Y.), Yedinci Göğün Yıldızı (Çocuk şiirleri), Atatürk Şair Şiir (araştırma), Çöp Kutusu (öykü), AltınYeleli Paşa (roman) adlı kitaplarım yayınlanmıştır. Hoptirinam Halk Öyküleri kitabım yolda.

Evliyim, iki kız, iki erkek dört çocuk babasıyım.

Musa DİNÇ: Edebiyat sevgisi nereden kaynaklanıyor?

M. Demirel BABACANOĞLU: Bizim oralarda derlerdi ki Karacaoğlan’ı okuyanlar delilenir. Ben de delilenecek miyim diye köye gelen çerçilerden(1) Karacaoğlan kitabı aldım. Okudum, kendi kendime seslendiriyorum şiirleri. Ona özeniyor, onu taklit eden dört/beş defter şiir(!) yazdım. Düziçi İlk öğretmen Okulu’na (1959-60) girince edebiyat diye bir şeyin ayrımında oldum. O defterleri kaldırdım attım. Okulda Erkin adlı duvar gazetesi çıkarmaya başladım. Burada şiirlerimizi, öykülerimizi… Yayınlıyorduk. Aklı Kara adlı şiirimi Kadirli’de çıkan Heybe dergisine yolladım, ödül almış. Bundan sonra arkadaşlarım, öğretmenlerim şair demeye başladı bana.

Musa DİNÇ: En çok sevdiğiniz veya kaleme almak istediğiniz tür nedir?

M. Demirel BABACANOĞLU: Şiir.

Musa DİNÇ: Şiir mi, öykü mü, masal mı? Tercihiniz olsa hangisi daha baskın olur?

M. Demirel BABACANOĞLU: Şiir, derim.

Musa DİNÇ: Kültür, sanat, edebiyat dergileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

M. Demirel BABACANOĞLU: Kültür sanat edebiyat dergileri şair yazarların kendilerini denediği, tanınmak istediği yazma alanlarıdır. Kültür sanat edebiyat burada kök salar, burada öğrenilir! Ticari dergilerin dışında özenci dergiler yaşamakta güçlük çekiyorlar. Üç / beş edebiyat sevdalısı bir araya geliyor, haydi dergi çıkaralım diyorlar, çıkarıyorlar. Bunların bazıları tek sayıda sonlanıyor, bazıları da dört beş sayıda bitiyor. Pek azı on yılı aşıp yirmi yıla ulaşabiliyor. Baş nedeni ekonomik sıkıntılardır. Başka belki de önemli nedenlerden biri dukalık anlayışlarının dolaylı olarak engellemesidir.

Çözümü, Anadolu dergiler birliğinin kurulmasından geçiyor. Bu savı biz ileri sürmüştük, ama yaşama geçiremedik. Başkaları da ele aldı, ama onlar da başarı sağlayamadılar. İnanıyorum bir gün Anadolu dergiler birliği kurulacak. Biz Aykırısanat’ı on beş yaşatabildik. Edebiyat alanında önemli bir yere sahip oldu…

Musa DİNÇ: En son yanılmıyorsam ödül aldınız? Bunun hakkında ne söylemek istersiniz?

M. Demirel BABACANOĞLU: Bana verilen ödüllerin ne olduğunu ilk soruda belirtmiştim. Ödül sorumluluk yüklüyor yazara. Daha özgününü, daha yetkinini yazmak zorundasın. Bir yarış için değil, bir ödül için değil varmak istediğin yere ulaşmak için yazmalısın. Yoksa erir gidersin.

Musa DİNÇ: Eserlerinizden biraz söz eder misiniz?

M. Demirel BABACANOĞLU: 16 kitabım yayınlandı. Hangisinden söz etsem bilmem ki? Şunu söyleyeyim önce. Ben yazdıklarımı bekletir yeniden yeniden gözden geçiririm. Hele şiirlerim için, şiir oldu kararına varmadan bir yere göndermem. Denebilir ki en az şiir yayınlayanlardan biri benim. Şiirlerimin hiç birini birbirinden üstün, birbirinden altta tutmam, hepsi aynı değerdedir benim için. Kitaplarım; şiir olsun, öykü olsun ses getirmiş; varmak istediği yere varmıştır! Yapıtlarımda genel olarak alaycılık (ironi) sezilir. Hiçbirini alaysı olsun diye yazmadım. Karacaoğlan, Nazım Hikmet, Pir Sultan Abdal, Yaşar kemal, Orhan Kemal, Demirtaş Ceyhun, Aziz Nesin (…) yazın ustalarımdır.

Şiirlerimi yazarken imge diye bir şey düşünmem. İmge, kullandığım sözcüklerin içinde kendiliğinden öne çıkar. Az sözcükle çok şey anlatmaya özen gösteririm. Binleri aşkın yazı yazdım gazetelerde dergilerde. En başarılı düz yazı yazanlar şairler arasından çıkmıştır. Cemal Süreyya’ da böyle düşünmektedir.

Musa DİNÇ: Yaşam üzerine bir veciz sözünüzle, yazımızı sonlandıralım.

M. Demirel BABACANOĞLU: Özellikle şunu belirteyim önce; “veciz” sözlere bağlı olan biri değilim. Şiirlerimde, yazılarımda bunlardan uzak dururum. İnsan yaşam toplum için yazıyorum.

Musa DİNÇ: Bu güzel röportajdan dolayı teşekkürlerimle beraber; size sağlık, mutluluk ve huzurlu bir yaşam dilerim.

M. Demirel Babacanoğlu:

Teşekkür ederim.

Dipnot:

(1).O yıllarda köylere çerçiler gelirdi. Cıncık boncuk gibi şeylerin yanında halk kitapları da satarlardı. Böyle bir çerçi ’den aldım Karacaoğlan kitabını.