13 Aralık 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cuma, 17 Kasım 2017 07:46

Duy­du­nuz mu?...​ Egemen Bağış; Bize Ül­ke­mi­zi Ba­ğış­la­mış

Yazan  Selma Erdal

Duy­du­nuz mu?...​ Egemen Bağış; Bize Ül­ke­mi­zi Ba­ğış­la­mış

9 AK­BA­BA+4 KI­RI­KOK+1KURT... 5 Ocak 2015 günü otu­rup; pa­zar­lık ya­pa­cak­lar­dı...​Hangi ko­nu­da der­se­niz?... El­bet­te ki 4 adet "pa­ra­ya"bakan za­tı-ı muh­te­re­min; "ki­ri­ni arıt­ma­ya gerek var mı, varsa hangi de­ter­jan­la ko­nu­yu aklar, pak­lar, hak­la­rız, en za­rar­sız bir şe­kil­de ko­nu­yu nasıl hasır altı ya­pa­rız?" ko­nu­sun­da kafa yo­ra­cak­lar­dı...

Eee, düş­mez kalk­maz bir Allah...​Bugün si­zey­se, yarın bize...​Ne olur, ne olmaz?...​Kaderde varsa; hani bize de nasip olur­sa bir "yüce divan"...Bı­çak­la­rı çek­me­den iyi dü­şün­me­li de­miş­ler­dir.

Bir za­man­lar da nasıl ak­lan­mış­tı ANAP-DSP-MHP ko­alis­yo­nu­nun Ba­yın­dır­lık Ba­ka­nı MHP'li kos­ko­ca­man kurt Koray Aydın???...​Bugün­ler­de ne İYİlik­ler yap­ma­ğı dü­şü­nü­yor­dur kim bilir bu ül­ke­ye?...​Hep bir­lik­te gö­re­ce­ğiz el­bet­te...

Kim bilir 15 Ocak 2015 günü yak­la­şır­ken; ma­zi­ye bakıp da nasıl da en­di­şe­liy­dik o gün­ler­de diye dü­şü­nen mu­ha­lif­ler ne de­miş­ler­dir acaba?...

Ör­ne­ğin, me­se­la (yeni Os­man­lı­ca'yı her­kes böyle kul­la­nı­yor da; ben de kul­lan­mış oldum) de­miş­ler­dir ki:

-Tak­ma­yın ka­fa­nı­zı; ya­pa­rız size bir kıyak da...​Yeter ki çak­tır­ma­ya­lım seç­me­ni­mi­ze; sonra at­ma­sın­lar bize san­dık ba­şın­da dayak...

 

Durup, du­rur­ken neden anım­sa­yı­ver­dim 15 Ocak 2015 gü­nü­nü bi­li­yor mu­su­nuz de­ğer­li oku­la­rım?... Hani şu AK­BA­BA­LAR'ın o ünlü 4 adet "pa­ra­ya"ba­kan­la­rı­nın en baş kah­ra­ma­nı, artık bu ül­ke­den ça­la­ma­ya­cak, bu ül­ke­nin pa­ra­la­rı­nı ayak­ka­bı ku­tu­la­rın­da sak­la­ya­ma­ya­cak, hele ki Zar­raf efen­di ile or­tak­lık ya­pa­ma­ya­cak... Neden mi?...Çünkü o artık Türk va­tan­daş­lı­ğın­dan çık­mış (kendi is­te­ğiy­le) ve baş­vur­muş "sözde" yavru vatan KKTC dev­le­ti­ne, demiş ki on­la­ra; alın beni koy­nu­nu­za, siz­le­ri de ka­ta­yım bun­dan son­ra­ki türlü, çe­şit­li çalıp, çırp­ma, soy­gun iş­le­ri­me...İşte böyle demiş midir, de­me­miş midir bi­le­mem ama Ege­men Bağış;artık bir KKTC va­tan­da­şı.

 

Tak­vim yap­rak­la­rı iler­le­se de za­man­da, bazı ko­nu­lar­da ta­kı­lı kalır bel­le­ğim, geç­mi­şin o unu­tul­maz an­la­rın­da...​Ve ka­rış­tı­rı­ve­ri­rim gün­ce­mi... Ül­ke­nin hiç de­ğiş­me­yen gün­de­mi; çalma, çırp­ma, yol­suz­luk, su­is­ti­mal­li iş­le­ri­ni.. Bakar mı­sı­nız,lüt­fe­dip okur mu­su­nuz?...​Yoksa kül­fet­li bulup, al­dır­maz mı­sı­nız?...​Elbette ki de­ğer­li oku­run özgür is­ten­ci­ne kal­mış.

Ama...

Tak­vim yap­rak­la­rı iler­le­se de za­man­da, bazı ko­nu­lar­da ta­kı­lı kalır bel­le­ğim, geç­mi­şin o unu­tul­maz an­la­rın­da...​Ve ka­rış­tı­rı­ve­ri­rim gün­ce­mi... Ül­ke­nin hiç de­ğiş­me­yen gün­de­mi; çalma, çırp­ma, yol­suz­luk, su­is­ti­mal içe­rik­li iş­le­ri­ni...

Bi­li­niz ki Ege­men'in;KKTC yurt­da­şı olup da bu ül­ke­yi biz­le­re ba­ğış­la­yıp gi­di­ver­me­sin­den çok et­ki­len­dim, çok duy­gu­lan­dım, bi­raz­cık da huy­lan­dım. Zar­raf; ko­nu­şur da, sor­gu­la­ma sı­ra­sı bana ge­lir­se,ABD belki de Fetoş'la beni takas eder­se vs. gibi kay­gı­lar­la, ulus­la­ra­ra­sı alan­da "yok hük­mün­de bir dev­let" ya da "kor­san dev­let" ve de bazen de "iş­gal­ci dev­let" ola­rak ta­nım­la­nan şu KKTC'de olur­sam, hu­ku­ken yok say­dık­la­rı bu ülke ile, hu­kuk­sal iliş­ki­le­ri nasıl ku­ra­cak­lar, beni nasıl ala­cak­lar diye dü­şün­müş­dür bu kur­naz...

 

İşte 15 Ocak 2015 günü, namus bor­sa­sın­da tavan ya­pan­la­rın, bir başka de­yiş­le 4"pa­ra­ya" ba­ka­nın ka­de­rin­de; "yüce divan" var mı, yok mu diye fal­la­rı­na ba­kan­la­rın, sonra da bu ko­nu­nun üze­ri­ne ölü top­ra­ğı atan­la­rın sa­ye­sin­de, bugün Ege­men Bağış yap­mış büyük bir kaçış KKTC devletine...​Ve işte o sor­gu­cu top­lu­lu­ğu­nun için­de yer alan 4 kırık ok ki on­la­rı CHP'li mil­let­ve­kil­le­ri ola­rak ta­nı­yo­ruz TBMM or­ta­mın­da...İşte onlar bu­gü­nün CHP 'si ve on­la­rın için­de er­gi­yip giden "DYP'li ko­alis­yo­nu­nun" SHP'si ve bu ikili ko­alis­yon dö­ne­min­de ya­şa­nan­lar... Ne zaman AK­BA­BA­LAR her hangi bir ko­nu­da dil­le­re dü­şer­ler­se; ben de anı­la­rı­mın içine dü­şü­yo­rum ve bu ül­ke­yi AKP'ye mec­bur bı­ra­kan­la­rı ve on­la­rın ey­lem­le­ri­ni anım­sa­ma­dan du­ra­mı­yo­rum. Bu anı­la­rım­dan bir kup­le­cik şa­kı­ya­yım okur­la­rı­ma;hey gidi gün­ler hey cı­vıl­tı­la­rı eş­li­ğin­de...

Veee

Şöyle bir dö­ne­lim tak­vim-i tarih sah­ne­sin­de bi­raz­cık ge­ri­le­re...

 

*Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı’na bağlı İller Ban­ka­sı adlı ku­ru­lu­şun, 90’lı yıl­lar­da­ki mü­dür­le­rin­den Funda CİVELEK (ki gece ku­lüp­le­rin­de­ki uver­tür kız­la­rın adıy­la ben­zer­li­ği­ne al­dan­ma­yı­nız, zat-ı muh­te­rem er­kek­tir), SİMGE in­şa­at pat­ro­nu Nezir’le (ki ken­di­si de za­ma­nın­da PTT’nin me­mur­cuk­la­rın­dan­dı ve Tanrı “yürü ya da yürüt ya kulum” demiş ol­ma­lı ki ona, (ne­re­dey­se 90'lı yıl­lar bo­yun­ca tek yet­ki­liy­di Bursa’nın in­şa­at şan­ti­ye­si­ne dö­nüş­me­si an­la­mın­da bu Nezir Ağa)...İşte bu ikili; bir takım fı­rıl­dak­lar çe­vir­mek­tey­di “iha­le­ler bağ­la­mın­da” ve de İşban­ka­sı’nın o yıl­lar­da­ki Halil adlı mü­dü­rü de ara­la­rın­da… Adı geçen ban­ka­ya ya­tı­rı­lan; İLBANK pa­ra­la­rı ne­de­niy­le bir takım kar pay­la­rı/yüz­de­ler an­la­mın­da ortak ça­lış­ma­la­rı vardı ara­la­rın­da CİVELEK Funda ile çap­kın müdür Halil’in “gü­nah­la­rı bo­yun­la­rı­na”… Amma ve lakin ERDAL Selma adlı bir kadın ka­rış­tır­dı or­ta­lı­ğı HA­CI­ÖME­ROĞ­LU Fik­ret adlı in­şa­at mü­hen­di­si iş ar­ka­da­şı­nın yar­dı­mıy­la ve de dü­şür­dü ya­zı­ya (KURT­LAR VADİSİ di­zi­sin­de adı Cavit AKAR­SU diye geçen Bur­sa­lı bir media pat­ro­nu­nun ga­ze­te­sin­de tam da DYP-SHP ko­alis­yo­nu dö­ne­min­de)… “SOL GÖS­TERİP, SAĞ VU­RAN­LAR… HAL­KIN CEBİNE SAL­DI­RAN­LAR” iz­le­ği ve de “Tür­ki­ye’nin Bir Özeti: BURSA” baş­lı­ğı al­tın­da ya­zı­ya dü­şün­ce ay­rın­tı­lar, kuş­ku­suz ya­zı­lar ke­sil­di Müdür Funda CİVELEK ve de yar­dım­cı­sı/ya­la­ka­sı Fev­ka­ni KAYA şi­ka­ye­ti/ya­kın­ma­sı so­nu­cu solcu ge­çi­nen yazı iş­le­ri mü­dü­rü Erol BİLEN­SER eliy­le…

Ve ar­dın­dan “sen me­mur­sun, nasıl yazı yazıp da para ka­za­nır­sın ga­ze­te­ler­den ?” diye ba­ha­ne­ler­le sü­rün­dü yıl­lar­ca me­mur­cuk ERDAL Selma İDARİ YARGI’nın önün­de…

Ve de o dö­nem­de SHP’li Ba­yın­dır­lık Ba­ka­nı (İmar İskan Ba­ka­nı diye ta­nım­la­nır­dı o gün­ler­de bu mev­kii) Onur KUM­BA­RA­CI’nın da­nış­ma­nı geldi Bursa’ya, ERDAL Selma’yı teh­dit edip, sus­tur­ma­ya; “ya kes bu ya­zı­la­rı, ka­rış­tır­ma or­ta­lı­ğı ya da sü­re­riz seni Bursa dı­şı­na”…

Bu toz duman or­ta­mın­da İşban­ka­sı’nın so­rum­lu­luk his­si­ya­tın­da­ki yö­ne­ti­mi saldı sor­gu­cu­la­rı­nı/mü­fet­tiş­le­ri­ni Bursa’ya, öğ­re­nin­ce CİVELEK Funda eş­li­ğin­de çev­ri­len “ti­ca­ri içe­rik­li” dönen fı­rıl­dak­la­rı çek­ti­ler Müdür Halil’i kı­za­ğa… Ve de­di­ler ki;

- Sen hak­lı­sın kamu ya­ra­rı­nı dü­şün­mek­le ve bu kay­gı­la­rın­la dö­nen­le­ri ya­zı­la­rı­na dü­şür­mek­le… Biz olsak tut­ma­yız bir an bile CİVELEK Funda’yı…Ama sizin yö­ne­tim tam bir ka­ba­da­yı… Geçer akçe ka­mu­da böy­le­le­ri… Tanrı ko­ru­sun sen gibi “ki kadın da olsan” ba­ba­yi­ğit­le­ri… Ge­re­kir­se biz­den bir yar­dım; esir­ge­me­yiz sen­den… Kur­tul­ma­mı­za kat­kın oldu ku­ru­mu­mu­zun aracı ola­rak kul­la­nıl­ma­sı dü­şü­nü­len böy­le­si yav­şak­lık­lar­dan…

 

Kuş­ku­suz ka­mu­da işler; çok başka türlü işler… Ko­vuş­tu­rul­ma­sı ge­re­kir­ken CİVELEK’in cil­ve­le­ri, kı­za­ğa sü­rül­dü me­mur­cuk ERDAL Selma… Refah par­ti­si ge­lin­ce­ye değin ik­ti­da­ra CİVELEK Funda ve ta­ife­si sürdü sefa… Makam ara­cıy­la gitti kö­pe­ği ve­te­ri­ne­re aşıya… Ve de en az Müdür CİVELEK Funda kadar müdür eşi(eş du­ru­mun­dan "müdür" sa­nı­yor­du ken­di­si­ni haspa) gün geldi ku­afö­re, pren­se­si, kızı da bı­ra­kıl­dı makam ara­cıy­la okula… İşte bu hen­ga­me, bu kar­ga­şa or­ta­mın­da geç­miş­de MHP’li bil­di­ği­miz ÜS­TÜ­NEL Meh­met Ali adlı bir in­şa­at mü­hen­di­si “sözde” ar­ka­daş, ERDAL Selma’nın ya­zı­la­rı­nı dos­ya­la­dı koydu REFAH’ın önüne, sürdü re­fa­hı, gö­nen­ci; otu­run­ca bölge müdür yar­dım­cı­lı­ğı kol­tu­ğu­na… Kıyak yaptı ken­di­ne, kıyak yap­ma­yı dü­şün­me­di bile bu yol­suz­luk­la­rı or­ta­ya döken ka­dı­na, o kadın sü­rü­nür­ken İDARİ YARGI’da…

Bun­lar­dan bize ne diyeceklere...​Biliniz ki bu­gün­kü ik­ti­dar işte böy­le­si adam­la­rın var­lı­ğıy­la; var...

Ve AK­BA­BA­LAR on­la­ra ne kadar da min­net­tar; "BİZLERİ, SİZLER VAR ETTİNİZ" der­ken, on­la­rın sa­ye­sin­de nasıl da ol­du­lar bah­ti­yar...

 

Hey gidi gün­ler hey...​Hala tap­ta­ze can­lı­dır o anı­lar bende be hey...

Bel­lek, bellek...​Belge, belge...​Yok henüz on­la­rı "de­le­te" edecek silgi de ...

Bu si­ya­si­ler bir­bi­ri­ne HIR­SIZ de­dik­çe; ten­ce­re­ler ve dip­le­ri ko­nu­sun­da ata­söz­le­ri düş­mek­te usuma...

Az sabır di­yo­rum şu ge­ve­ze gönül ku­şu­ma; bunca bil­dik­le­rin, bunca ya­şa­dık­la­rın sende saklı kal­ma­ya­cak, az kaldı, az kaldı dü­şe­cek­si­niz kitap say­fa­la­rı­na...

 

Ama neyse ki geç­miş olsun cüm­le­ten he­pi­mi­ze; Ege­men Bağış,yapdı biz­le­re çok özel bir bağış,ül­ke­mi­zi bize bı­ra­kıp, bu ül­ke­den kaçdı...​Hayır­lı­sıy­la aya­ğı­nı sü­rü­ye; ben­zer­le­ri de kal­ma­sın ar­dın­dan geriye...​AMENNNN...