18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 13 Eylül 2017 07:56

PROF.​DR. YUSUF NERGİZ VE DİDİM SEVGİSİ

Yazan  Musa Dinç

Musa DİNÇ / Sağ­lık İle­ti­şim Uz­ma­nı, YAZAR

mu­sa-din­c@​hot­ma­il.​com

 

PROF.​DR. YUSUF NERGİZ VE DİDİM SEVGİSİ

Dicle Üni­ver­si­te­si Tıp Fa­kül­te­si His­to­lo­ji ve Emb­ri­yo­lo­ji Ana Bilim Dalı Baş­ka­nı Prof. Dr. Yusuf NERGİZ, Dayım oğ­lu­dur, yaşça biz­den büyük ol­du­ğu için ken­di­si­ne; ‘ Dayı, ‘ deriz. Dayım oğlu olan Prof. Dr. Yusuf NERGİZ’i lise yıl­la­rın­dan bu­gü­ne kadar çok iyi bi­li­rim; ile­ti­şim ve et­ki­le­şim ha­lin­de­yiz.

Çok ça­lış­kan, azim­li, bilim adamı, iyi bir aile ba­ba­sı ve iyi bir aka­de­mis­yen yanı sıra; öğ­ren­ci­le­ri, iş ar­ka­daş­la­rı, ak­ra­ba­la­rı ve çev­re­si ta­ra­fın­dan da çok se­vi­len - sa­yı­lan, saygı du­yu­lan bi­ri­si­dir. Onu çok se­ve­rim, o da beni çok sever, iyi an­la­şı­rız; ne zaman Di­yar­ba­kır Tüyap Kitap Fuarı’nda imza gü­nü­ne ka­tıl­sam mut­la­ka zi­ya­re­ti­me gelip, onur­lan­dı­rır beni.

Prof. Dr. Yusuf NERGİZ; aile­mi­zin, kö­yü­mü­zün, il­çe­mi­zin ve hatta Di­yar­ba­kır’ımı­zın gu­ru­ru ve me­da­rı if­ti­ha­rı­dır.

Prof. Dr. Yusuf NERGİZ’le rö­por­taj yapma fik­ri­ne ge­lin­ce; Ege­mi­zin in­ci­si gü­zi­de Didim’i onun va­sı­ta­sıy­la keş­fet­tim. Yıl­lar önce, daha Didim ilçe ol­ma­dan, onun bir yaz­lık vil­la­sı vardı Didim’de. Aile­ce ona uğ­ra­mış, bir gün ko­nu­ğu ol­muş­tuk; sonra Al­tın­kum ci­va­rın­da apart ho­tel­de bir hafta kalıp, tatil yap­mış­tık.

***

Konu kı­va­mı­na gel­miş­ken rö­por­ta­jı­mı­za baş­la­ya­lım:

*”Musa DİNÇ: Bize, kı­sa­ca ken­di­ni­zi ta­nı­ta­bi­lir mi­si­niz?”

* Prof. Dr. Yusuf NERGİZ: Ben 1953 yı­lın­da Di­yar­ba­kır ili Çınar il­çe­si Aşağı Konak kö­yün­de dün­ya­ya gel­dim. İlko­ku­lu köyde, or­ta­okul ve li­se­yi Di­yar­ba­kır mer­kez­de ve üni­ver­si­te öğ­re­ni­mi 1976 yı­lın­da Fırat Üni­ver­si­te­sin­de ba­şa­rıy­la ta­mam­la­dım. Aka­de­mik ya­şa­mı­ma, Dicle Üni­ver­si­te­si Tıp Fa­kül­te­si His­to­lo­ji ve Emb­ri­yo­lo­ji Ana­bi­lim Da­lı­na asis­tan ola­rak baş­la­dım.1981 yı­lın­da tıpta uz­man­lık,1986 yı­lın­da bilim dok­to­ra­sı,1987 de yar­dım­cı do­çent,1989 do­çent ve 1995 yı­lın­da da pro­fe­sör un­va­nı aldım. Evli 3 çocuk ba­ba­sı olup iyi de­re­ce­de İngi­liz­ce­ye sa­hi­bim.

*”Musa DİNÇ: Bi­lim­sel ça­lış­ma­la­rı­nız hak­kın­da ne söy­ler­si­niz?

* Prof. Dr. Yusuf NERGİZ: Bir aka­de­mis­ye­nin baş­lı­ca gö­re­vi öğ­ren­ci eği­ti­mi yanı sıra bi­lim­sel ça­lış­ma­lar yap­mak­tır. Otuz sekiz yıl­lık aka­de­mik ya­şa­mım bo­yun­ca pek çok bi­lim­sel ça­lış­ma­ya imza atmış bu­lu­nu­yo­rum. Bu­gü­ne kadar 5 yük­sek li­sans,4 tıpta uz­man­lık ve 15 adet dok­to­ra öğ­ren­ci­si ye­tiş­tir­dim. Ha keza 77 ulu­sal ma­ka­le,67 tane ulus­la­ra­ra­sı ma­ka­le,39 yurt­dı­şı ve 170’ i yur­ti­çi kong­re ve sem­poz­yum­lar­da sun­du­ğum bil­di­ri ile ma­ka­le­le­ri­me 340 atıf ya­pıl­mış­tır. Bazı mes­lek­taş­la­rım­la bir­lik­te yaz­dı­ğı­mız iki kitap ne­de­niy­le, Tür­ki­ye bi­lim­ler aka­de­mi­si (TÜBA) ta­ra­fın­dan:2008 yılı sağ­lık bi­lim­ler alanı üni­ver­si­te ki­tap­la­rı da­lın­da bi­rin­ci­lik ödülü ve 2009 yı­lın­da man­si­yon ödül­le­ri­ni ka­zan­dım. Ay­rı­ca mes­le­ki alan­da 9

ki­tap­ta bölüm ya­zar­lı­ğı yap­tım. Bi­lim­sel ça­lış­ma­lar yanı sıra Dicle üni­ver­si­te­sin­de bün­ye­sin­de pek çok idari gö­rev­de yer aldım.

*Musa DİNÇ: “ Dile kolay, mes­le­ği­niz­de 38 yılı ge­ri­de bı­rak­tı­nız. Mes­le­ği­niz ile il­gi­li söy­le­mek is­te­dik­le­ri­niz veya il­ginç bul­du­ğu­nuz bir anek­do­tu­nu­zu Mavi Didim Ga­ze­te­si okur­la­rıy­la pay­la­şa­bi­lir mi­si­niz?”

*Prof. DR. Yusuf NERGİZ: Yıl 1991,İstan­bul­dan Di­yar­ba­kır’a tatil dö­nü­şü Re­na­ult TX le yo­lar­da­yız. Ak­şa­mü­ze­ri saat 18.00 ci­va­rın­da Pı­nar­ba­şı’na 20 km kala ara­ba­mın ben­zi­ni bit­ti­ğin­den stop etti. Çoluk çocuk ara­ba­da bek­ler­ken ben gelen giden ara­ba­la­ra el kal­dı­rı­yo­rum ama na­fi­le hiç­bi­ri dur­mu­yor. Tam bir ümit­siz­li­ğe ka­pıl­mış­ken jet gibi geçen bir Mer­ce­des oto­mo­bil 1-2 ki­lo­met­re ötede durdu ve geri geri bize doğru geldi. İçin­den 4 kelli felli adam indi. İlk söz­le­ri ‘hem şeh­rim geç­miş olsun’ de­di­ler. Sı­kın­tı­da­sın ga­li­ba, biz­ler ara­ba­nın pla­ka­sı­nı 21 ol­du­ğu­nu gö­rün­ce dur­duk. Nasıl yar­dım­cı ola­bi­li­riz de­di­ler.

Ben de ara­ba­nın ben­zi­ni bit­ti­ği­ni ve stop et­ti­ği­ni söy­le­dim. Ken­di­le­ri beni ve aile­mi bu dağ ba­şın­da yal­nız­lı­ğa terk ede­me­ye­cek­le­ri­ni söy­le­di­ler. İki kişi ço­cuk­la­rın ya­nın­da,2 kişi beni ara­ba­la­rı­na alıp Pı­nar­ba­şı’na gö­tür­dü­ler. Bir bidon ben­zin alıp geri gel­dik. Ben­zi­ni de­po­ya dol­du­rup ara­ba­yı ara­ba­mı ça­lış­tır­dık­tan sonra ve­da­laş­tık. Ben bu telaş içe­re­sin­dey­ken, uzun yol ve kli­ma­sız ara­ba­nın ver­di­ği sı­kın­tı so­nu­cu küçük kı­zı­mın ateşi çık­mış ve ku­su­yor­du. Hemen Kay­se­ri Pı­nar­ba­şı il­çe­si­ne var­dım. Sora sora bir sağ­lık oca­ğı­nı bul­dum. Hafta sonu ol­ma­sı ne­de­niy­le sağ­lık ocağı ka­pa­lıy­dı. Bi­ti­şi­ğin­de­ki loj­man­da otu­ran bir bey bizi kar­şı­la­dı ve hocam hoş gel­di­niz dedi. Meğer ora­nın dok­to­ruy­muş, hemen sağ­lık oca­ğı­nı açtı, ge­rek­li, mu­aye­ne­yi ya­pa­rak re­çe­te­yi yazdı ve buyur nö­bet­çi ec­za­ne­ye gi­de­lim dedi. Yolda ken­di­si­ni ta­nıt­tı,15 yıl önce Di­yar­ba­kır tıp­tan mezun ol­du­ğu­nu öğ­ren­ci­miz ol­du­ğu­nu du­yun­ca hem duy­gu­lan­dım hem de gurur duy­dum.

* Musa DİNÇ: “ Didim’de yaz­lık bir villa satın ala­rak çok uzun yıl­lar bu­ra­da tatil yapıp, aile­ce din­len­di­niz. Didim’de sizi cez­be­den neydi?”

*Prof. DR. Yusuf NERGİZ: İlk kez aile­ce yaz ta­ti­li­mi­zi ge­çir­mek üzere 1992 yı­lın­da Didim’e gel­dim. Yak­la­şık 40 gün kadar sa­hil­de­ki bir otel­de kal­dım. Ke­yif­li bir tatil ya­par­ken o arada bir yaz­lık villa ara­yı­şı­na gir­dik ve denk geldi hemen satın aldık. Beni cez­be­den Didim’in kumu, ha­va­sı ile in­san­la­rıy­dı.

*Musa DİNÇ: “Sizin gel­di­ği­niz yıl­lar­da Didim na­sıl­dı?”

*Prof. DR. Yusuf NERGİZ: 1992 yı­lın­da Didim’e gel­di­ğim­de, Didim az ge­liş­miş bir sahil ka­sa­ba­sı gö­rü­nü­mün­dey­di. Yeri düz ve ge­liş­me­ye mü­sa­it ol­du­ğu için her ta­raf­ta yaz­lık si­te­ler ve bi­na­lar ya­pı­lı­yor­du. Alt yapı hemen hemen yok gi­biy­di. Sahil ke­sim­de­ki si­te­ler­de ka­na­li­zas­yon şe­be­ke­si ol­ma­dı­ğı için her yerde fos­sep­tik çu­kur­lar ve vi­dan­jör­ler kol ge­zi­yor­du. Oto­gar çam­lı­ğın ya­nın­da yer alı­yor­du. Her taraf toz top­rak için­dey­di. Daha son­ra­ki yıl­lar­da oto­ga­rın Akbük yo­lu­na ta­şın­ma­sı, ti­ca­ret mer­ke­zi­nin in­şa­sı, Dev­let has­ta­ne­si­nin in­şa­sı, ma­ri­na ve ka­na­li­zas­yon şe­be­ke­si­nin ya­pı­lı­şı, al­tın­kum sa­hi­li­ne yeni dü­zen­le­me­le­rin ya­pıl­ma­sı şehir mer­ke­zin­de peş peşe büyük alış­ve­riş mer­kez­le­ri­nin ya­pıl­ma­sı Didim’i yeni bir çeh­re­ye ka­vuş­tur­muş­tur.

*Musa DİNÇ: “ Ho­şu­nu­za giden, size özgü bir veciz sözle ya­zı­mı­zı nok­ta­la­ya­lım.”

*Prof. DR. Yusuf NERGİZ: “Hiç dur­ma­dan ça­lış­mak, oku­mak ve gez­mek.”

*Musa DİNÇ: “ Mavi Didim Ga­ze­te­si adına te­şek­kür eder, sevgi ve say­gı­la­rı­mı su­na­rım, “

Son değişiklik Çarşamba, 13 Eylül 2017 13:29