21 Eylül 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Cumartesi, 09 Eylül 2017 07:21

YÜREĞİMDEN DA­MI­TI­LAN­LAR -VI

Yazan  Musa Dinç

Musa DİNÇ / Sağlık İletişim Uzmanı, Yazar

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

YÜREĞİMDEN DA­MI­TI­LAN­LAR -VI

*Ha­ber­ler­den yola çı­ka­rak bir kaç yorum: Es­ki­den ida­re­nin hu­kuk­suz­lu­ğu­na karşı me­mur­lar + öğ­ret­men­ler + öğ­ren­ci­ler Da­nış­tay'a baş­vu­rur­lar­dı. Şimdi mağ­dur­lar sta­tü­süy­le CHP 'nin Genel Mer­ke­zi'ne doğru mekik do­ku­yor­lar.

 

CHP’liler ise; Fetö ça­mu­ru­nun, on­la­ra bu­laş­ma­dı­ğı­nın is­pa­tı pe­şin­de­dir­ler.. ***

 

*Her­ke­sin mut­la­ka bir kır­mı­zı­çiz­gi­si var­dır. Benim de kır­mı­zı­çiz­gim: Dü­rüst­lük­tür. Bir yerde ya­muk­luk gö­rür­sem, ister is­te­mez so­ğu­rum ora­dan veya on­lar­dan.

 

***

 

*Öğ­ren­ci­lik yıl­la­rım­da mü­na­za­ra ya­pı­lan her eği­tim öğ­re­tim yı­lın­da, hangi grup­tay­sa m ve hangi tezi sa­vu­nu­yor­sam, o taraf ka­za­nır­dı. Öğ­ret­men­li­ğim de de mü­na­za­ra­yı ge­le­nek­sel hale ge­tir­dim; öğ­ren­ci­le­re ko­nuş­ma ce­sa­re­ti ver­dim, he­ye­can­la­rı­nı gi­der­me­si­ne yar­dım­cı oldum. Bu ko­nu­da benim gibi dü­şü­nen mes­lek­taş­la­rım­la iş­bir­li­ği­ne git­tim ve hep ba­şa­rı­lı olduk.

 

***

 

*Proje; İzmir Büyük şehir Be­le­di­ye­si­ne ait. Gel gör ki Be­le­di­ye Baş­ka­nı Sayın Aziz Ko­ca­oğ­lu'nu, iti­bar­sız­laş­tır­mak adına; mafya ami­go­la­rı sah­ne­de fi­gü­ran­lı­ğa so­yu­nu­yor. De­mok­ra­si yo­luy­la elde edi­le­me­yen ka­le­le­ri de kay­yum ata­ya­rak veya iti­bar­sız­laş­tı­ra­cak bir ey­lem­de bu­lu­na­rak ya da bir kulp takıp, suç­la­ya­rak; amaç­la­rı­na ula­şıl­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Hal­kın gö­zün­den hiç­bir şey kaç­maz.

 

***

 

*Yasal bir sen­di­ka olan KESK / Eği­tim SEN, Sağ­lık Sen, BES ve diğer sen­di­ka­la­rın yö­ne­ti­ci ve üye­le­ri­ne göz göre göre / açık­tan zulüm; ihraç, açığa alın­ma ve sür­gün do­lu­diz­gin. Di­renç me­ka­niz­ma­sı ya is­ti­fa, ya da in­ti­har, di­ra­yet­li olan­lar pes et­me­den hak­sız­lı­ğa, hu­kuk­suz­lu­ğa karşı mü­ca­de­le­le­ri­ni sür­dür­me­ye devam edi­yor­lar.

 

***

 

*Va­tan­da­şın içi kan ağ­lı­yor, Va­tan­daş ağ­lı­yor, va­tan­daş mah­vol­muş.

 

***

 

*YA­ŞAN­TI­SAL DRAM / KURGU MO­NO­LOG

 

Ban­ka­ma­tik önün­de maaş kuy­ru­ğu­na giren beli bü­kül­müş bir emek­li­ye ya­naş­tım:

"Ba­ba­lık bir soru so­ra­bi­lir miyim, ga­ze­te­ci­yim."

Melül melül ve ma­na­lı göz­le­ri­min içine ba­ka­rak:

"Ko­nu­şa­mam!" "

"Neden?

"Kor­ku­yo­rum, da ondan!"

"Neden kor­ku­yor­sun?

"Yan­daş ga­ze­te­ci ol­ma­dı­ğı­na yemin eder­sen ko­nu­şu­rum."

" Ba­ba­lık rahat ol! Yemin bil­la­hi yan­daş ga­ze­te­ci de­ği­lim!"

"Mah­vol­mu­şuz, pe­ri­şa­nız, ölmek için Allah'a dua edi­yo­rum."

"Neden Ba­ba­lık?" "Ne ya­pa­yım, gücüm on­la­ra yet­mi­yor­sa, ken­di­me de mi yet­mi­yor?" Daha sonra: "Allah vekil, emek­li maaşı yet­mi­yor, iki oğlum, bir kızım var; Bi­ri­ni zar zor okut­tum, öğ­ret­men oldu, şimdi onu da işten at­tı­lar; şimdi bu­na­lım­da. Di­ğe­ri de bir lo­kan­ta da bu­la­şık­çı­lık ya­pı­yor, karın tok­lu­ğu­na ça­lı­şı­yor. Kızım da ko­ca­sı ta­ra­fın­dan şid­de­te uğ­ra­dı, o da evini terk etti, şimdi bana sı­ğın­dı. Torun der­sen o da bon­zai / hapçı olmuş.

Eşim şeker ve tan­si­yon has­ta­sı, val­la­hi doğru dü­rüst te­da­vi de ola­mı­yo­ruz. Rah­met­li Tur­gut Özal za­ma­nın­da ba­şı­mı­zı ko­ya­cak bir ev satın al­mı­şız, Allah'tan kira ver­mi­yo­ruz."

"Son me­sa­jı­nız?"

"Öl­mü­şüz, mezar ka­za­nı­mız yok!"

 

***

*Toplumsal sorunları hicveden Levent Kırca ve Ekibini saygıyla anıyorum.

*Nefret konusunda zirve yapan MC Hükümetlerinin baş mimarı o dönemin Başbakanı ve bir dönem Cumhurbaşkanlığı yapan Sayın Süleyman Demirel bile, bugünkü düzlemde; laiklik ve türban konusunda ki söylemleriyle, daha demokrat görünüyor ve mevcut sistemden çok daha ileride olduğunu gösteriyor.

***

* Muhteşem Yüzyıl dizisini izleyenler anımsasın. Kanuni'nin icraatlarına baktığımızda, sürekli Vezir değiştirirdi.

Kanuni, bazı vezirlerin posasını çıkardıktan sonra, gözden çıkarırdı; mührü alır, bir başkasına verirdi. Ta ki ondan bıkıncaya kadar, sonrası malum.

 

Son değişiklik Cumartesi, 09 Eylül 2017 11:26