21 Eylül 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Çarşamba, 06 Eylül 2017 13:51

SİZ GÜ­ZEL­LEŞ­MENİZE BAKIN...

Yazan  Selma Erdal

SİZ GÜ­ZEL­LEŞ­MENİZE BAKIN...

Kıl­la­rı­nı­zı, tüy­le­ri­ni­zi yolun, kaş­la­rı­nı­zı alın; gü­zel­le­şin !... Şu ci­ci­le­ri giyin…Yük­sek to­puk­lu­lar­la gezin…Taze çi­çek­ler, baş­tan çı­ka­rı­cı ba­ha­rat­lar gibi kokun… Sürme gözlü cey­lan­lar gibi bakın…Şu mü­cev­her­le­ri takın… Tır­nak­la­rı­nı­zı ci­la­la­yın, par­la­tın ya da is­ter­se­niz kı­na­lar yakın… Siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın !... Üs­te­lik kim daha güzel diye ara­nız­da ya­rı­şın…

 

Es­mer­le­ri­niz olsun sa­rı­şın, pem­be-be­yaz­la­rı­nız­sa neden tenim bronz­laş­mı­yor diye ya­kı­nın ve krem­ler­le, süt­ler­le gün boyu gü­ne­şin al­tın­da te­ni­ni­zi yakın… Siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın !...

 

Ya­şı­nız iler­le­se de kır düş­mesn saç­la­rı­nı­za…Kı­rış­ma­sın boy­nu­nuz, ger­da­nı­nız ve oluş­ma­sın kaz ayak­la­rı göz­le­ri­ni­zin çev­re­sin­de…Yaş­lı­lık iz­le­ri be­de­ni­ni­ze bu­laş­ma­sın; kes­ti­rin, biç­ti­rin de­ri­ni­zi, çek­ti­rin, em­di­rin yağ­la­rı­nı­zı…Siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın !..

 

Ka­lır­sa­nız ya­rış­ma dışı; yaş­lı­lık, ba­kım­sız­lık, der­be­der­lik, pa­sak­lı­lık, çir­kin­lik ne­de­niy­le, “ayol bu nasıl ka­dın­lık­tır ?” ge­rek­çe­siy­le bir­bi­ri­ni­zi kıs­ka­nın… Bunca uğ­ra­şı­nı­zın ara­sın­da ola ki sı­kı­lır­sa ca­nı­nız; boy, boy ço­cuk­lar do­ğu­run…Ço­cuk­la­rı­nı­zı ve el­bet­te­ki er­ke­ği­ni­zi bes­le­mek için ha­mur­lar yo­ğu­run…

 

Sakın unut­ma­yın; “er­ke­ğin gön­lü­ne giden yol mi­de­sin­den geçer” ama siz de yer­se­niz yap­tı­ğı­nız pas­ta­la­rı, bö­rek­le­ri, son­ra­sın­da da şi­şi­rir­se­niz kal­ça­la­rı, gö­bek­le­ri er­ke­ği­niz siz­den kaçar…Tom­bul be­de­ni­niz­de­ki yağ­lar, er­ke­ği­niz­le ara­nı­zı açar; her zaman sof­ra­dan aç kal­kın… Aç­lı­ğı­nı­zı da ko­ca­nız­la se­vi­şir­ken bas­tı­rın; her gece ko­ca­nı­zın koy­nun­da yatın…

 

Dikiş, nakış, örgü…Adab-ı mu­aşe­ret, çağ­daş görgü…Olsa da ka­pı­nız­da, pen­ce­re­niz­de sürgü; çık­ma­yın olur, ol­ma­za dı­şa­rı­ya, süs­le­ne­rek, püs­le­ne­rek siz yal­nız­ca evi­niz­de do­la­şın… Top­la­şın, bir araya gelin; mi­sa­fir gün­le­ri, kon­ken par­ti­le­ri, gelin ha­ma­mı, gelin kı­na­sı, çeyiz ser­gi­si, lo­ğu­sa mev­li­di…Siz ka­dın­ca ya­şa­yın !...

 

Dük­kan, dük­kan gezin; en büyük aş­kı­nız ayak­ka­bı, öyle bu­yu­ru­yor tü­ke­tim top­lu­mu ku­ram­cı­la­rı… “ Kanlı, canlı ve de he­ye­can­lı er­kek­ler var­ken; biz ne zaman aşık olduk ayak­ka­bı­ya ?” diye öyle sa­lak­ça bir soru sor­ma­dan, ren­ga­renk, alçak ya da yük­sek to­puk­lu ayak­ka­bı­lar satın alın…Özel­lik­le de yük­sek to­puk­lu­lar, sizi daha zarif yapar, kas­la­rı­nı­zı da ça­lış­tı­rır diyen moda gu­ru­la­rı­na ina­nın…Ve düşe, kalka, zor­la­na, dar­la­na yü­rü­yün taşlı, top­rak­lı yol­lar­da ama ra­ha­tı­nı­za, kon­fo­ru­nu­za değil; ze­ra­fe­ti­ni­ze bakın…To­puk­suz­lar­la koş­tu­ra, koş­tu­ra ne­re­ye ye­ti­şe­cek­si­niz ki sanki ?...​Keklik gibi se­ke­rek, yü­rü­dü­ğü­nüz yol­la­rı aşın…Ama sakın ola ki eli­ni­zin ha­mu­ruy­la, er­kek­le­rin işine ka­rış­ma­yın !... Siz yal­nız­ca ve yal­nız­ca ka­dın­lık sal­ta­na­tı­nı­zı sür­me­ye bakın…

 

Ne­ni­ze gerek sizin; si­ya­set, eko­no­mi, çevre…Yor­ma­yın ka­fa­nı­zı böy­le­si ge­rek­siz­lik­ler­le…Sizin için oluş­tu­ru­lan gü­zel­lik­ler­le; ya­şam­dan ka­dın­ca haz alın…

Size kal­ma­mış dün­ya­yı yö­net­mek…Si­ya­si ka­rar­lar almak, eko­no­mik ku­ral­lar koy­mak, vel­ha­sıl böy­le­si yo­ru­cu iş­ler­le o güzel ba­şı­nı­zın için­de­ki kü­çü­cük bey­ni­ni­zi çü­rüt­mek… O iş­le­ri er­kek­le­re bı­ra­kın; siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın !...

 

Bunca uğ­ra­şı­nız var­ken, yine de boş za­ma­nı­nız ka­lı­yor­sa, ken­di­ni­ze ulvi ve de uh­re­vi işler ya­ra­tın…Özel­lik­le de me­na­po­za gi­ri­yor­sa be­de­ni­niz, ak­mı­yor­sa ka­nı­nız; alın eli­ni­ze kut­sal ki­tap­la­rı, öğ­re­nin orada zik­re­di­len hi­tap­la­rı, iyi­ce­si­ne çekin eli­ni­zi, ete­ği­ni­zi dünya iş­le­rin­den, öbür dün­ya­nı­za ya­tı­rım yapın, ge­re­kir­se ya­ta­ğı­nı­zı bile ayı­rı­nız er­ke­ği­niz­den, ama onun için bir ca­ri­ye de ara­yın…

 

Sakın, sakın ola ki ve de zin­har; er­ke­ğin işine ka­rış­ma­yın !... Di­le­di­ğin­ce si­ya­set yap­sın, sö­mür­sün dün­ya­yı ve dün­ya­lı­yı…Sa­vaş­lar­la kana bu­la­sın, bom­ba­lar üret­sin, üret­ti­ği bom­ba­la­rı pa­ra­ya dö­nüş­tür­mek için sa­vaş­lar tü­ret­sin…Öl­dür­sün “ya­rat­tı­ğı düş­man” ül­ke­nin; ço­cuk­la­rı­nı ve ka­dın­la­rı­nı… Sor­ma­dan, sor­gu­la­ma­dan; silin er­ke­ği­ni­zin elin­de­ki kan­la­rı ve kah­ra­ma­nı­nız ola­rak kar­şı­la­yın on­la­rı…

 

Ve siz; dün­ya­da olup, bi­te­ne değil gü­zel­leş­mek için ay­na­nı­za bakın…Üs­te­lik ay­na­nız; dün­ya­da­ki en güzel ka­dı­nın siz ol­du­ğu­nu söy­le­mek ye­ri­ne, “sa­vaş­lar ne­de­niy­le ölen, ya­ra­la­nan, sa­kat­la­nan, te­ca­vü­ze uğ­ra­yan ka­dın­lar var­ken, gü­zel­leş­mek, gü­zel­leş­me­yi dü­şün­mek senin ne­yi­ne ?” dese de, siz ay­na­nı­za al­dır­ma­yın, o bile kıs­ka­nı­yor gü­zel­li­ği­ni­zi, işte bu ne­den­le siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın !…

 

Ve siz­ler emek­çi ta­ife­si; İğneci Sab­ri­ye,Terzi Mu­al­la, Ber­ber Sa­ni­ye, Ağ­da­cı Emine, Ebe Ha­ni­fe, Te­miz­lik­çi Za­ri­fe uslu, uslu durun ol­du­ğu­nuz yerde… Siz­ler de ekmek yi­ye­cek­si­niz gü­zel­le­şen şu ka­dın­lar sa­ye­sin­de… Geri ka­la­nı­nız; kül­li­yen oda­lık ve ca­ri­ye…El­bet­te­ki eline kut­sal kitap alan­la­rı­nız; iki dün­ya­da da hu­ri­ye… Bunca işi­niz, uğ­ra­şı­nız var­ken; ka­rış­ma­yın er­kek­le­rin işine…Siz gü­zel­leş­me­ni­ze bakın; GÖK­YÜ­ZÜ­NÜN YA­RI­SI BİZİMDİR diye hay­kır­mak da niye?...