18 Kasım 2017

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Delicious

Pazartesi, 04 Eylül 2017 19:17

Bay­ram­lık Söz­ler...

Yazan  Selma Erdal

Bay­ram­lık Söz­ler...

Do­lay­lı ya da doğ­ru­dan CUM­HURİYET'in ka­za­nım­la­rı­na yö­ne­lik sal­dı­rı­la­rı içe­ren ARAP­LAŞ­MA özen­ti­li bu top­lum­sal ya­pı­da; bi­le­mi­yo­rum daha neler ge­lecek ba­şı­mı­za?...

Elini sal­la­sa, el­li­si

Sa­çı­nı sal­la­sa tel­li­si

Bi­zim­ki­ne örgüt mü yok?

FETO gider, MENZİL gelir

Yeter ki kol­tuk git­me­sin...

 

LAF BOM­BA­SI "Atil­la Taş”

PAT­LAR­SA YA­NAR­SI­NIZ MI SAN­DI­NIZ?...

EN FAZLA OYNAK TÜR­KÜ­LER SÖY­LER; AR­SI­ZIN YÜ­ZÜ­NE TÜ­KÜR­MESİNİ BİLE BE­CE­RE­MEZ...

Siz asıl TBMM'de sak­la­dı­ğı­nız FE­TOŞ­ÇU­LAR'ı içe­ri­ye tıkın, hazır 3000 hır­sı­zı, kap­kaç­çı­yı dı­şa­rı­ya sa­lar­ken!...

 

 

DÜN BERABER...​BUGÜN HAR­BE­DER...

Kış­la­lar da, ce­za­ev­le­ri de doldu, bo­şal­dı gün­le­ri...

Haydi çözün bu kar­ma­şık bil­me­ce­mi...

El­bet­te ki çöz­dü­nüz siz onu...​Ah, ah nasıl da FETOŞ ve mü­rid­le­ri yü­rü­tüp gi­di­yor­du ki ül­ke­yi...​Neyse ki döndü bir fı­rıl­dak; oldu or­ta­lık AK-PAK...​Ama başka renk­le­re hiç yer kal­ma­dı...​Gerçi bi­ri­le­ri kur­tar­dı pa­ça­sı­nı...​ama gü­ven­le tüt­tü­re­mi­yor kim­se­cik­ler ba­ca­sı­nı...​Birileri öy­le­si­ne attı ki bu ül­ke­ye kan­ca­sı­nı...TÜRK unut­tu; öğün, çalış ve yal­nız­ca ken­di­ne güven de­me­si­ni

Gö­rü­nen koyu bir ka­ran­lık Kİ AY­DIN­LIK GÜN­LER İÇİN MUM­LA­RI YAK­MA­NIN GÜ­NÜ­DÜR!...

 

Darbe gi­ri­şi­mi­nin ar­dın­dan bi­ri­le­ri de­mok­ra­si da­vul­la­rı çalsa da ül­ke­de genel durum pek iça­çı­cı değil.​Genç iş­siz­li­ği gi­de­rek ar­tar­ken ve üni­ver­si­te­le­rin açıl­ma­sı yak­la­şır­ken; genç­lik umut­suz, ge­le­ce­ği­ne gü­ve­ne­mi­yor…Yıl sonu yak­la­şı­yor; memur, emek­li ge­çi­ne­me­me en­di­şe­siy­le ya­pı­la­cak zam­la­rı dü­şü­nü­yor.

Esnaf, za­na­at­kar; kay­gı­lı, bek­le­di­ği ve­ri­mi ala­mı­yor, üre­tim dü­şü­yor…Üre­tim düş­tük­çe; iş­yer­le­ri, iş­çi­le­ri­nin sa­yı­sı­nı azal­tı­yor.

Do­la­yı­sıy­la ülke ge­ne­lin­de ya­şa­yan­la­rı­mız ki onlar nü­fu­su­mu­zu oluş­tu­ran un­sur­lar, gi­de­rek mut­suz­la­şı­yor.

Bir başka de­yiş­le insan kay­nak­la­rı­mız; mut­suz ol­duk­la­rı gibi, bir de umut­suz, genç­le­ri­miz gibi onlar da ge­le­cek­le­rin­den en­di­şe­li..

Bu umut­suz­luk da, daha büyük mut­suz­luk­la­rın doğ­ma­sı­na temel oluş­tu­ru­yor ki bu du­rum­da usu­mu­za düşen, di­li­mi­ze gelen bir so­ru­dur; “nü­fus­ta ni­te­lik mi önem­li­dir, yoksa ni­ce­lik mi ?” kar­şı­laş­tır­ma­sı…

Ne yazık ki bu­gü­ne değin; ül­ke­miz­de nü­fu­sun ni­te­lik­li bir ço­ğun­luk ol­ma­sın­dan­sa, ni­ce­lik­li ya­pı­sı üze­rin­de du­rul­muş…

Cum­hu­ri­ye­tin ilk yıl­la­rın­dan;gü­nü­mü­zün AKE­GE­MEN­LERİ’ne/AK­BA­BA­LAR’ına değin nü­fu­sun sa­yı­sal çok­lu­ğu, güç­lü­lük ola­rak al­gı­lan­mış­tır.

Kuş­ku­suz ge­le­cek­ten umut­lu olmak; top­lum­la­ra mut­lu­luk verir. Ama ül­ke­miz ko­şul­la­rın­da mutlu ola­bil­mek için ki­şi­le­rin de bi­linç­siz ol­ma­sı gerekir.​Yoksa bi­linç dü­ze­yi ge­liş­miş, “ben­den son­ra­sı tufan” di­ye­me­yen so­rum­lu­luk sa­hi­bi bi­rey­ler, ya­rın­dan en­di­şe du­ya­rak…

“Bu genç ku­şa­ğa ne ve­re­bi­li­riz?” dü­şün­ce­siy­le mut­suz ve ka­ram­sar ben­lik­le­riy­le; ne kadar ve­rim­li ola­bi­lir­ler ?…

Özel­lik­le doğal kay­nak­la­rın (top­rak, su, hava, ma­den­ler gibi) ve pa­ra­sal kay­nak­la­rın yan­lış kul­la­nı­mı so­nu­cu…

gi­de­rek yok­sul­la­şan ül­ke­miz; bu genç­le­re neler bı­ra­ka­bi­le­cek­tir ?…

Aç­göz­lü­lük­le hoy­rat­ça kul­la­nı­lan kay­nak­la­rı­mız tü­ke­nin­ce;bu in­san­lar bir şey üret­me­den,üre­te­me­den ya­şam­la­rı­nı nasıl sür­dü­re­bi­le­cek­ler­dir?…

Ya­şam­sal ola­nak­la­rı gi­de­rek yok edi­len, tü­ke­ti­len bir ül­ke­de, siz de­mok­ra­si da­vul­la­rı çal­sa­nız, dünya barış günü v.b. gün­le­ri kut­la­sa­nız

Eğer ya­şa­ya­bil­ce­ği­niz güçlü ve gü­ven­li bir ül­ke­niz, barış için­de, ge­le­ce­ği­ne gü­ven­le bakan bir ulu­su­nuz…

Üs­te­lik gi­de­rek dev­let ha­zi­ne­sin­de kal­mı­yor­sa tek ku­ru­şu­nuz ve de fıt­ra­tı­nız­da düş­man­la­rı­nız­ca üze­ri­ni­ze sı­kı­la­cak bolca kur­şu­nu­nuz varsa…

Barış kav­ra­mı bel­lek­le­ri­niz­den, bi­lin­ci­niz­den si­li­ne­ce­ği gibi, söz­lük­le­ri­niz­den de si­li­nir gider. Böy­le­si ko­şul­lar­da ne Kur­ban Bay­ra­mı (özel­lik­le de ül­ke­de akar­ken her gün kan) ne de Dünya Barış Günü coş­kuy­la kut­la­na­ma­ya­cak­dır.

Son değişiklik Salı, 05 Eylül 2017 10:46