Selma Erdal

Tüm Yazıları


CHP Muhabbetleri

  • 03 Temmuz 2018 Salı


Ne demiş AKP'li BOZDAĞ?...-Ronaldo kaybetti Portekiz, Messi kaybetti Arjantin elendi. Kılıçdaroğlu 9 defadır maçı kaybediyor takımı bırakmıyor.
Devleti yönetmeğe aday olanlar;seçimleri, ayaktopu maçlarına benzetirlerse..Her neyse... Demek ki takımın başındaki yenilirse; partinin kapısına hemen bir kilit... CHP; sen şu siyaset oyunundan çekil, git... mi demek istiyor sayın BOZDAĞ?...Yanıtını bekliyoruz; Kemal Usta...
24 Haziran 2018 seçimleri öncesinde; CHP bu denli yer almadı televizyon yayınlarında...Seçim sonrasında; Kemal Kılıçdaroğlu-Muharrem ince...İMECE yapmak yerine, gizli-açık birbirine girişince ya da iyice birbirine girsin diye televizyon kanalları tek gündem maddesi belirledi; "CHP'nin genel başkanı değişmeli" üzerine "fikir beyan ve empoze etme" çabalarına girişdi. CHP'yi yıpratma çalışmalarına ağırlık verdi media'nın yandaşı da, candaşı da...ATATÜRK olan ne varsa; FENERBAHÇE, İŞBANKASI ve elbette ki CHP...AKPli-leş-tiremedikleri son kalan üç kale...Ha gayret; elbirliğiye yok etmek marifet...

Eyy CHP'li; partin yıllardır bazen amitoz ve bazen mitoz bölünmelerle, kimliğini yitirdikçe... Hiç bekleme boşuna!.. GODOT nasıl ki gelmiyor, CHP de gelemeyecek iktidara... Samuel Beckett söylemedi mi sana?...
2 Temmuz 1993'den beri; yanıyor yüreklerde Sivas ateşi... Sanki kamusal bellek bu yaşananları unutmuş gibi; Y-CHP'liler, MİLLET İTTİFAKI'nda, KARAMOLLAOĞLU ile biraraya geldiler... Ve 2 Temmuz 2018 günü bir kez daha andılar 33 canı; bu kez de 24 Haziran 2018'de yaşadıkları TEMELli birlikteliği unutarak...
Ah, ah!...Bir Kemal'den, bir başka Kemal'e...Ama nedense bu Kemal'le, bir türlü ulaşamıyor CHP; kemale... Hey siz yeni yetmeler; KEMAL ne demek biliyorsunuz her halde?...Kuşkusuz üşenirsiniz sözlüklere bakmağa, zahmet olmasın sizlere diye; açıklayayım izninizle... KEMAL; bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik demekdir.
Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu konusuna gelince...Res'en emekli edilme durumunda kalan devlet memurları gibi durumu...Bir aidiyet sorunu, bir şeylere bağlılık zorunluluğu olan devlet memurları gibi...Emekliliği dolsa da istifa dilekçesini yazmayıp, 65 yaşının dolması nedeniyle Devlet'den res'en emekli edilene kadar koltuğunu bırakmayan devlet memurları gibi...Üstelik de "git" diyenlere de uzatıyor dilini...Partili olmayanlar eleştiremezlermiş zat-ı muhteremi...Neden?...İlle de kayıtlı üye mi olmalı?...CHP'ye oy verenler; partili değil mi?...Eleştiremezler mi beyefendiyi?...Siz yalnızca partili üyelerle mi varsınız?...Unutmayın ki...CHP'ye oy verenler olmasa; TBMM'de oturacak koltuk bulamazsınız!...Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Sizi de DOKUZ yenilgi kesmemiş belli ki daha başka yenilgiler istiyorsunuz.Ama yeter!...CHP'ye oy verenler; artık YENGİ istiyor.YENGİ ne anlama gelir bilir misiniz?...YENİLMEK filinin,ediminin tam karşılığı; kazanmak, başarı, utku...Sayenizde taşımaya mahkum oldukları YENİK durumundan; yenen durumuna geçmek istiyor ve elbette ki YENGİ istiyor ATATÜRK İLKE ve DEVRİMLERİ'ne gönül vermiş gerçek CHP'li bilesiniz!...

*Ve bir öneri: Bundan böyle eleştiri yapabilmek için seçimlik bir tek konunuz olacakdır; yalnızca CHP...Onun dışında; sus, pus oturup kalmak istemiyorsanız, ey aydın geçinenler, ey eli kalem tutanlar, ilham alnınız bu yazarlardan siz de...Amerika'daki Mccarthy dönemindeki komünist avına tepkisini; Arthur MILLER, CADI KAZANI adlı tiyatro oyununa yansıtmış. Daha öncesinde Lewis Carroll Kraliçe Victoria'yı eleştirmek adına, onun despot kişiliğini Alice Harikalar Diyarı adlı çocuk masalına kondurmuş.Samuel Beckket de GODOT'u Beklerken;belki de faşizmin baskın gücü karşısında bir türlü gelmeyen/gerçekleşmeyen demokrasi umudunu aramış olabilir.İşte edebiyat ya da Türkçesi ile yazın;siyasal karşı duruşlarda,nasıl da gerekli,nasıl da işlevsel oluyor,bence bu kitapları iyi okuyun!... Ve sizler de bu yazarlar gibi; karşı duruşlar, eleştirel yaklaşımlar için yazınsal yeteneklerinizle halkınızı aydınlatmanın, uyarmanın yollarını bulun...
Ve CHP'ye oy verenler; sizler de bunu da sakın unutmayın:Biz çocukken; ekmek, aslanın ağzındaydı.Daha sonra; midesine indi... Derken; barsaklarında dışkılanmağa hazır göründü...Şimdilerdeyse; istemediğin kadar aslan var, ama ekmek yok, ekmek...
Ve CHP için son bir eleştiri:Seçim öncesinde CHP vaad ediyordu; iktidar olursam, AVRUPA YEREL ÖZERKLİK ŞARTI'nı uygulamaya koyacağım diye... Halk ise bu vaadi Misak- ı Milli sınırlarına bir saldırı ve de "CHP; ülkeyi eyaletlere böldürecek" olarak anlıyordu. Bir daha böylesi tehlikeli konulara girmemeğe ve HDP ile elele tutuşmamağa özen gösterin de... Şu dünlerde duran SHP içine kaynayan-kaynaşan DEP sanıyor musunuz ki unutuldu halkın belleğinde?... Ve bu seçim döneminde de gizli-açık HDP ile girişince işe, işbirliğine, biliniz ki sarsdınız halkın güvenini ve sonucunda bir kez daha uğradınız hezimete... Bir yanlış, iki yanlış...Eğer yoksa bu davranışlarınızda kasıt; aynı yanlışı yineleyip duruyorsunuz diye, sonra sorarlar size:- Siz bu kadar aptal mısınız?...