Chp’li kadınlar sağanak yağışa rağmen yürüdü


Cumhuriyet Halk Partisi Didim Kadın Kolları 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla parti binası önünde toplanan kadınlar sağanak yağışa rağmen  Kent Meydanına kadar y

 Paylaş


Cumhuriyet Halk Partisi Didim Kadın Kolları 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla parti binası önünde toplanan kadınlar sağanak yağışa rağmen Kent Meydanına kadar yürüyüş düzenlediler.
Yürüyüşe Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ve bazı Belediye Meclis Üyeleri, CHP İlçe Başkanı Nurettin Koçak, CHP İlçe Kadın Kolları Başkan Vekili Arzu Kurt ve çok sayıda partili katıldı.
Kent Meydanında toplanan kadınlar günün anlamına yönelik sloganlar atıp şiddete karşı yan yana olduklarını ifade ettiler.
Günün anlam ve önemine ilişkin açıklamayı CHP İlçe Kadın Kolları Başkan Vekili Arzu Kurt yaptı. Kurt “ Bundan tam 59 yıl önce Dominik Cumhuriyetinde diktatörlüğe karşı özgürlük ve hak mücadelesi veren Mirabel kız kardeşler, yönetimin askerleri tarafından tecavüz edildikten sonra katledildiler. 1982 yılında Dominik'te toplanan Latin Amerika kadın kurultayında 25 Kasım: "Kadına yönelik şiddete karşı mücadele ve uluslararası dayanışma günü" olarak kabul edildi.
Geçen 25 Kasım'dan bu yana, bu topraklarda kadına yönelik şiddet yine artarak devam etti.
Kadınlar, her gün şiddete, tacize ya da tecavüze uğradı. 2019'un ilk on ayında 383 kadın öldürüldü. Bunlar sadece medyaya yansıyanlar...
Cinayetler kadınların en yakınları tarafından işlendi. Bazıları uzaklaştırma kararlarına rağmen öldürüldü. Yani devlet kadını korumadı. İşte bu yüzden kadın cinayetleri politiktir” diyerek başladı.
“Yaşamamıza ve haklarımıza sahip çıkacağız”
Kurt, konuşmasına 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesine değinerek devam etti. “ 6284 sayılı koruma kanunu ve İstanbul Sözleşmesi'nin tam olarak uygulanmasını, iyi hal indirimlerine son verilmesini, Sığınma evlerinin sayısının arttırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbı destek ile yasal yardımın yapılmasını, kadın istihdamını artırmak için güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını, kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini, kadın-erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini, medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz.
Kısacası biz yaşamak istiyoruz! Evde, sokakta, toplumsal yaşamda bizleri yok saymak için her gün yeni bir saldırı ile karşımıza çıkanlar umutlanmasın. Kadınlar dün haklarını almak için nasıl meydanları boş bırakmadılarsa bugün de meydanlarda olacak.
Kadınlar için yaşamsal olan 6284 sayılı yasa ve İstanbul sözleşmesini uygulamamak için her yolu deneyenlerin karşılarında dayanışmamızın gücünü bulacak!
Biliyoruz yolumuz uzun, ama inanıyoruz ki mücadeleyi büyüttükçe yarınlarımız daha özgür olacak. Bugün 2019'un Türkiye'sinde bütün değerleri ile yağmalanmış bu memlekette, intihar haberlerinin, krizin, savaşın, hayatlarımızı ve haklarımızı hedef alan yasa tasarılarının ve artarak devam eden kadın ölümlerinin ortasında. Gücümüzü Bolivya'dan Şili'den, Beyrut'tan ve Türkiye'nin 81 ilinden alarak haykırıyoruz: Biz kadınlar, içine tıkmaya çalıştığınız kalıplara sığmayacağız. Yaşamamıza ve haklarımıza sahip çıkacağız” dedi.