Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Çay simit meselesi bu

  • 25 Nisan 2019 Perşembe


Bu işin yenilir yutulur yanı kalmadı. Koskoca, üstelik iktidar partisinin bir vekili işçinin aldığı asgari ücreti ile çay ve simit hesabını yaparak tasarruf sağlandığını anlatıyor. Bunu Yunan vekil konuşarak anlatsaydı, ülkedeki tüm dar gelirliler ayağa kalkardı. Üstelik hem iktidar hem de muhalefet partilerinin vekilleri bir araya gelerek kıyametler koparırlardı. Ben kazayla iktidar partisinin genel başkanı olsaydım bu kişiyi hiç sorgusuz olarak partiden ihraç ederdim. Bir daha da partinin yakınından geçirmezdim. Çok onur kırıcı bir durum bu.

Dar gelirliler, işçiler, emekliler eline geçen para ile nasıl geçindiklerini zaten tüm dünya görüyor. Kişiler sadece simit yeselerdi, ülkenin çoğu bu gün salgın hastalıktan kırılırdı. Aklı başında bir kişi bunun da hesabını yapabilecek güçtedir. Aslında bu güç değil, bu sadece kişilerle alay etmektir. Bir millet vekili yaklaşık olarak 22 bin lira civarında maaş almaktadır. Bu parayla değil simit günde on tane bile yiyebilen biri bu tarz söylemi yapmamalıdır.
Yani dar gelirlinin simit ile doyabileceğini belirten bir kişi, demek ki, aldığı bu para ile önemli zaruri gıdaları tüketmekte zorlanacağını iyi biliyor. Yani memlekette kendilerine oy verenlerin bu para ile geçinemeyeceğini iyi bilenlerden olsa gerek. Ancak simit yiyerek para biriktirebileceğini, bu biriktirdikleri ile ileride çocuklarına eğitim, evlilik işlerini yapması olabileceğini anlatıyor.
Ben inanıyorum ki, ülkemiz halkı kurtuluş savaşında bile bu denli fakirleşmedi ve aşağılanmadı. O zamanlar savaş haliydi. Kendi üretip hem evine bakıyor, hem de askerine ürettiklerinden pay ayırıyordu. Şimdi memleketin toprağı bağımsız ama üretiminde bağımsızlık yok. Ürününü satıp evine yiyecek alması için ne para, ne ekecek tohum ne de kalkınacak işi var. Ortada gerçekler geziyor. Bu işin aslını vekil söylüyor. Evet doğru demiş. Bu ücretle ancak günde üç simit yiyerek geçinilebilir. Gerisi hikaye. Artık anlayana ne diyelim.