Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Cart/Curt ve Zart/Zurt Siyaseti…

  • 05 Şubat 2019 Salı


Kılıçtaroğlu aleyhine açılan hakaret davalarının ödemeleri milyon TL’leri geçti…
Cumhurbaşkanı TV’de gürlüyor:
Cart açılıyor dava!
Cart karar veriliyor!
Ardından ve hemen, curt icra…
Sonra…
Hem cart / hem curt: Reklam/cila/söylem/bol kepçe haykırış…

Peki bu çark hep aynı yöne doğru mu işliyor?
Hayır.
Tersi yönde sürdürülen gidişat aynıdır:
Küt hakaret.
Zart tekrar hakaret.
Zurt daha fazla hakaret…

Televizyon ana haber programlarının gündeminde iki şey var:
Kılıçtaroğlu aleyhine verilen cart/curt kararlar.
Bay Kemal üzerine yığılan zart/zurt hakaretler.
Gittikçe rutinleşen bu tür gelişmelerin sonucunda ne oluyor?
Dört şey:
1.- Yandaş kanallar her geçen gün reyting kaybediyor.
2.- Dik duruş sergileyen bir iki kanal sızım-sızım sızlanıyor, ama reytingi artıyor.
3.- Ve Dünya güneş etrafındaki dönüşüne devam ediyor ve duvarda asılı takvim yaprağına, 31 Mart’a doğru bir çentik daha atılıyor.
4.- Sağduyu sahibi herkes bu gelişmelerin adaletten nasibini almadığını biliyor ve tarih baba kaydına bir sayfa daha ekliyor…

Meselenin özü, şu ya da bu nedenle ve şu ya da bu yöntemle zihinlerin ipotek altına alınmasıdır.
Özgür düşünme imkânının fiilen ortadan kaldırılmasıdır.
Zihinlerin ipotek altına alındığı bir ortamda ise; adaletten de, demokrasiden de, özgürlükten de söz edilemez.

Sayın Erdoğan ve Bahçeli televizyon ekranlarından tüm Türkiye halkına şöyle sesleniyorlar:
- C-HA-P ve İyi Parti’nin birlikteliği zillet ittifakıdır!
Sözlüğe bakıyoruz.
Zilletin karşılığında şunlar yazıyor: “Hor görülüş, aşağılık, alçaklık…”

Bu söylemin özü ve esası şudur: Anayasaya göre tarafsız olması gereken [ve bu yönde TBMM kürsüsünde yemin etmiş olan] partili cumhurbaşkanı ve onun koltuk değneği olan partinin başkanı bu ülkede milyonlarca oy almış iki siyasi partiyi… Alçaklıkla ve aşağılık olmakla alenen ve açıkça suçlayabiliyor!..
Ve sonra bu suçlamayı aklına estiği her an, bir kez daha ve bir kez daha, alenen tekrarlayabiliyor.
Ve bütün bunları 31 Mart seçimlerinde vatandaştan oy kotarabilmek için yapıyor.
Ve 31 Martta yapılacak yerel seçim, [böylece] bir beka sorunu haline getiriliyor.
31 Mart’ta vatandaş neyi seçecek?
Yerel yöneticileri…
Ama demek ki, yerel yöneticiler “bu iki parti içinden” seçilmez ise, bu ülke bir beka sorunu içine yuvarlanacaktır…
Bu görüş dikkatle analiz edilmelidir.
Bize göre bu sözü bir siyasi parti başkanı edebiliyorsa, ülkenin demokratik yapısı, özgürlük ortamı ve hukukun tarafsızlığı ciddi bir biçimde risk altındadır…
Ve ülkede gerçekten bir beka sorunu vardır.

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr









Zillet nedir ne demektir? Kısaca anlamı
Hor görülüş, aşağılık, alçaklık.
Zillet insanın kendisi olarak kendine yetmeme halidir. Kendisini, kendi durumundaki insanlardan, hatta daha alt seviyedekilerden bile küçük görmektir, alçalmaktır, hiç gerekmediği halde el etek öpmektir. Zillet; menfaat peşinde koşmak, menfaat adına, beklentileri dolayısıyla başkalarına kul, köle olmayı kabul etmektir. Zillet; başkası sayesinde, ancak başkasıyla ayakta durabilmektir. (Bekir Dündar)