Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Cambazhane Yazısı

  • 04 Ekim 2018 Perşembe


Nedense bir insanın düşüncesi ile kişiliğini birbirinden ayıramıyoruz…
Düşüncesini eleştirdiğimiz insan, “kendi kişiliği”nin eleştirildiğini sanıyor.
Hatta bir adım daha ileriye gidiyor ve böylelikle kendisine düşmanca davranıldığını sanıyor.
Böyle algılıyor, böyle anlıyor.
Ve böylece eleştiriyi yapan kişiye karşı saf tutuyor… Husumet biriktiriyor.
Bu yazının birinci sözcüğü, “nedense” idi.
Oysa nedeni oldukça açık: Çünkü bizler düşüncelerimizle kişiliğimizi özdeşleştiriyoruz…
Böylesine az gelişmiş bir düşünce dünyasının içinde yüzüyoruz.
Oysa bir düşüncenin eleştirilmesi başka bir şeydir.
O düşüncenin sahibinin kişisel olarak eleştirilmesi çok başka bir şey…
Bir insanın yalan söylediğini ya da tutarsız davrandığını söylediğinizde o kişinin kendisini eleştirmiş olursunuz.
Ama o kişinin belli bir düşüncesinin bir köşesini doğru bulmadığınızı dile getirdiğinizde sadece bir düşünceyi eleştirmiş olursunuz.
Ancak…
Maalesef [ve ne yazık ki] toplum olarak bu konuda da ikircikli bir mizaca sahibiz.
Bizde siyasi eleştiri, düşünceye karşı yapılmaz.
O düşüncenin sahibine karşı yürütülen siyasi mücadelenin bir silahı olarak tezgahlanır. Ve “karşı tarafa” birden çok mermi sıkılır!
Düşünce araçtır.
Rakibi yıpratmak hedeftir.
Eleştiri bu tezgâhın dış görüntüsüdür.
Ayrıca birçok insanımız ilk önce ateş eder, daha sonra nişan alır.
Önce husumetlerimizi gündeme getiririz.
Sonra beklentilerimizi ve hedeflerimizi…
Ve aynı torbaya koyduğumuz bu ve benzeri araçları özenle süsleriz ve yutulabilir lokmalar haline getiririz.
Sonra sıra yutulabilir hale getirdiğimiz bu bulamacı önce çevremize, sonra da hedef kitlemize yutturmaya gelir.
Ne demiş Makyavelli…
“Gayeye ulaşmak için her yol meşrudur!”
Durup düşünmek gerek:
Hangi gayeye?
Hangi araçla?
Kimlere karşı?
Kimlerle beraber?
Bu sorulara gerçekten dürüstlükle yanıt verdiğimizde…
Ve yine gerçekten sorgulama denen yöntemi kendimize doğru çevirip, acımasız adımlar atabildiğimizde, işte…
İşte gerçek oradadır.
Dürüstlük, ahlak, içtenlik, erdem ve özveri de bu taraftadır!
Sapmadan, eğilmeden, bükülmeden yürüyebilmektir marifet…
Cambazhane öteki tarafta!
İp cambazları beriki tarafta…

@farukhaksal42
www.haksal.av.tr
farukhaksal@gmail.com