Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Çam kozasından pilaki

  • 12 Temmuz 2019 Cuma


Ceplerin yangın olduğu ve insanların ne yapacağını şaşırdığı günlerden geçiyoruz. Bu günlerimizi arar mıyız bilemiyorum ama, geleceğimizin pek de o kadar parlak olacağına inancımı yitirdim. Bir ülkenin gelir düzeyinin iyi hale gelmesi için üç önemli seçeneği bulunuyor. Birincisi üretim ve hayvancılık. Ben üretimde geleceğimizin garantisi olan çabayı göremiyorum. Sizi bilemem. Et fiyatları tırmanmaya devam ediyor. Bu tırmanış sonucunda yakında on gram eti zor bulacağa benziyor bu halk. Ekilecek arazi miktarı Avrupa’daki bir çok ülkeyi içine alacak düzeyden daha fazla. Buna rağmen neredeyse bırakın sebze ve meyveyi, toprağı da ithal edeceğiz.

İkincisi, sanayi. Bunu hiç sormayın. Sanayinin ben ne olduğunu unuttum. Eskiden idare edecek düzeyde biliyordum. Elimizde ne var ne yok sattık. Bunca fabrikası satılan bir ülke, döviz ile dışarıdan gerekli olan malzemeyi almaya zorunludur. Üretmeyen bir ülke bir gün gelir en büyük acıların ve açlığın merkezi olur.
Üçüncüsü ise, diyecek sözün bittiği yer. Kasanın tam takır olduğunu araştırma şirketleri söylüyor. Senede iki önemli tatil günü var. Dini bayramların uzun tatile rast gelmesi sonucunda ancak turizmcinin yüzü gülmeye başladı. Bunun da bedeli yabancı turistlerin ülkeye gelmesinden kaynaklı. Yoksa turizm tesisleri sinek avlayacaklar. Geçenlerde bir koyda resim çektirerek sosyal medyada paylaştım. Beğenisine diyecek yok. Gülücük atanlardan tutun, iyi tatiller dileyenine kadar herkes görmüş. Bunun yanında sitem edenler, biz ne zaman geleceğiz diye takılanlar gani. Bir dostum da aynen şunu yazmış. “Ya o koy bomboş. Böyle olmaması gerekir”. Evet en görseli bu zaten. Tatil yöreleri bomboş. Tesisler insan bekliyor. İnsanların oralarda harcayacak parası yok.
Şimdi gündeme düşen başka bir konu, turizmin ne kadar acı çekeceğinin kanıtı olarak karşımıza çıkacak. Zaten turist bulamazken, bir de gelen turistten yeni bir fon oluşturularak, buraya para aktaracaklarmış. Devletin işi bitti, her şey çok güzel, özel sektörün fonunu düşünür oldu diye sakın aklınızdan geçirmeyin. Bu siyasilerin ne zaman ne yapacakları belli olmaz. Fon kurulur. İçinde paralar birikir. Fakat o paraların ulaşması ya siyasilere harçlık, ya da iktidar kimse ona yakın yandaşın tesisine kurtarma operasyonu olarak yansır. Gerisi ne yapar diye düşünmeyin. Memlekette çam ağaçları var. Yakında daha ucuz imkan sağlamak için, çam kozasından pilaki yaparlarsa hiç şaşmam. Durum buraya doğru gidiyor.