Selma Erdal

Tüm Yazıları


Büyüme ve Kalkınma Üzerine

  • 10 Nisan 2018 Salı


Paradan sıfırları atmakla; enflasyonu düşürdüğünü sananların yönetiminde, ülke bir büyüyor, bir büyüyor ki sonuç geldi dayandı obezliğe ve bu obezlik nedeniyle yakında diete başlatacağız doktor kontrolünde...
Durum böyle olunca ve artık ülkede Durum buğdayı da zor bulununca...Birazcık da ekonomik boyutda lafazanlık yapalım değil mi ya?...Çünkü kavram kargaşasına düşmeden, değerlendirmeler yapabilmeliyiz ve siyasal ağızlardan dökülen her söylenene aldanmamak için birazcık da olsa kavramları iyi bilmeliyiz...
Bilindiği gibi elbette ki herkes tarafından değil, konunun uzmanlarınca dile getirildiği gibi; ekonomik büyüme, ekonomik kalkınma ve ekonomik gelişme kavramları çoğu kez aynı anlamda kullanılmaktadır. Her ne kadar bu kavramlar binbirinin benzeri olarak kullanılıyorsa da aralarında bazı farklar vardır.Ekonomik büyüme ile ekonomik gelişme arasındaki farkı en tutarlı biçimde ortaya koyan Ekonomist Prof. dr. Alfred Amonn olmuşdur.Amonn'a göre; ülke ekonomisi zamanla iki yönde gelişme göstermektedir:1)Ekonomi gövdesi ile büyür ve genişler. Örneğin; nüfusu ve işgücü çoğalır, üretim araçlarının miktarı artar.GSMH'da büyümeler olur.2)Bünye ve çatısı ile değişir.Örneğin; milli hasıla içinde tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinin payları değişir, işgücünün bu sektörlerdeki oranları farklılaşır, alt yapıda bir takım değişmeler olur.İşte ülke ekonomisinin; nüfus, işgücü ve diğer üretim faktörlerinde bir yıldan, diğerine oluşan artışlara BÜYÜME denmektedir.GELİŞME ise; ekonomideki bünyesel değişmeyi içermektedir.Uygulamada her iki olgu da birbiriyle içiçe girmiş durumdadır. Gerçekten de gövdesi ile büyüyen bir varlığın çeşitli bünye değişikliklerine uğrayacağı çok açıkdır.Bu bağlamda BÜYÜME ve KALKINMA kavramlarını; insanla özdeşleştirirsek; bir insanın fizik yaşı; BÜYÜME ve bir insanın akıl yaşı; KALKINMA kavramlarına denk gelir.Günümüz ekonomi politikalarına baktığımızda; kesinlikle bir BÜYÜME vardır, hatta büyüme, şişmanlama ve obezlik söz konusudur.Ama KALKINMA var mıdır sorusuna EVET olarak verilecek bir yanıt; ülkemizin bugünkü koşullarında ne yazık ki henüz yokdur.Çünkü KALKINMA kavramından söz edilebilmesinin en birincil koşulu; ülkede refahın, Türkçesi ile gönencin artmış olması gerekmektedir. Ulusal gelir dağılımında sağlanan artışla birlikte; gelir paylaşımındaki uçurumların giderilmiş olmalıdır... Ülkedeki yaşam düzeyi yükselmiş olmalıdır... Yoksa tuvalet ücretleri üzerinden konuyu basite indirgeyerek; halkı alık, aptal yerine koyarak, saçma sapan açıklamalarla bu çok önemli kavramlara ilişkin durumlar anlatılamaz, aydınlatılamaz.Bugün açlık sınırının altında kalan yurtdaşlarımızın varlığı ya da son günlerde dillere pelesenk olan tuvalet ücretinin ederi kadar bile geliri olmayanların yaşamda kalma çabaları ve bütün bunlara karşın; ulusal gelirden en büyük payı kapanların yaşam koşulları karşılaştırıldığında... KALKINMA kavramı ülkemize, halkımıza çok uzak bir kavram olmaktadır. Üstelik bu durumun pek ala farkında olan siyasal egemenler; KALKINMA yerine BÜYÜME kavramından söz ederek halkı sürekli aldatmakda,kandırmakda, amiyane değişle uyutmaktadırlar ne yazık ki...Dolayısıyla TEK ADAM düzeninde; dinleyeceğiniz ninniler biliniz ki hep böyle "gerçek anlamından" saptırılmış olacakdır; çok geç olmadan kavramları iyice öğrenmeniz dileklerimle...