Selma Erdal

Tüm Yazıları


Burası Türkiye

  • 27 Mart 2018 Salı


Bizim delikanlı çağlarımızda, gençlik yıllarımızda; başka ülkelere göre, kimsenin aklına gelmeyecek işler döndüğünde...Şaşkınlık geçirenlere; "Burası Türkiye, olur böyle şeyler" denirdi, o çok uzaklarda kalan 70'li yıllarda...Ve yıllar geçip, 12 Eylül 1980 sonrasında; hayali ihracatçılar, bankaların içine boşaltanlar bir türedi ki, ben daha doğmadan öncesinde Galata Köprüsü'nü satışa çıkaran Sülün Osman, masum kaldı bu 80 sonrasının dolandırıcılarının yanında...Ve "Burası Türkiye" olduğuna göre; yaşadıkça kim bilir daha neler göreceğiz bu ülkede?...
Geçen yıl ki 2017 Mart ayının son günlerinde; hatunlar 1.lig ve de first class kumpanyası olarak tanımlayabileceğimiz... Ki aralarında Sabancı ve Koç hatunlarıyla, Aydın Doğan'ın kızları külliyen; Külliye'deydiler...Ayrıntılar; yine 2017 yılının, Mart ayının ALEM dergisinde sayfa, sayfa yayınlanmışdı... Ve ben de duyurmuşdum herkese; "Üşenmeyin de bakın; yakın geleceğinize" diye...İşte o yakın gelecek, bir yıl aradan sonra geldi, gerçekleşdi; kızlar Külliye'ye ayak basıp, Emine Hatun'un karşısında gülücükleriyle türlü şaklabanlıklar yapsalar da...Her şey nafile; Aydın Doğan mediasından oluşan kafile, geçiverdi Bursa İnegöllü Demirören'in eline... Olacak gibi değil demeyiniz; bu ülkede olmaz, olur...İşte böyle; kim, kimin elinden ne alır?... Güç son aşamada kimde kalır?... Kapan mı, kaptıran mı yoksa bu öyle bir kapan ki herkesi tutsak alan mı; hiç belli değil.AKBABALAR ülkeye egemen olduklarından beri; Aydın Doğan'ı önce "vergi soruşturması" yaparak pek zorladılar,tedirgin edip horladılar...O da birilerine güvenip; onlara hırladı...Ama sonunda sesini, soluğunu kesiverdilerlar...Ne diyelim?...Geçmişler olsun Doğan ve ailesine; son yıllarda yapılan onca yalakalık, yağcılık, yancılık boşa gitdi işte böyle... Burası Türkiye...

Vee anılar...28 Şubat sırasında yaşananlar...YIL 90'LARIN SONU...RADYO ŞAFAK...ÇEVRE KONULU PROGRAMIMIN YAPIMCISI ve SUNUCUSUYUM SAYIN GIYASEDDİN BİNGÖL'ÜN RADYOSUNDA...O ZAMAN ASKER SIKIYOR HERKESİ; BEN VE BEN GİBİ BİR KAÇ KİŞİ PROGRAM YAPIYORUZ DEMOKRATİK MASKELİ GÖRÜNME AMAÇLI ŞAFAK'DA...NEYSE EFENDİM...BEN HE ZAMAN Kİ GİBİ BURSA'NIN ÇEVRE SORUNLARINI...OVASINA YAPILAN SALDIRILAR BAĞLAMINDA GETİRİYORUM SÖZÜ TARIM SEKTÖRÜNE...VE DİYORUM Kİ TARIM SEKTÖRÜ DIŞLANMAMALIDIR...BURSA OVASI TALAN EDİLMEMELİDİR... ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRK'ÜN DEDİĞİ GİBİ "KÖYLÜ BU ULUSUN EFENDİSİDİR"...KÖYLÜ EFENDİLİKTEN KÖLELİĞE DÜŞMEMELİDİR...VE PROGRAMIM BİTİYOR...ÇIKIŞDA SAYIN GIYASEDDİN BİNGÖL DİYOR Kİ;-TELEFONLAR KİTLENDİ...ANMA ŞU ADAMIN ADINI...SORUYORUM;-HANGİ ADAMIN ?...DİYOR Kİ;-MUSTAFA'NIN...ATATÜRK DEYİP, DURMA...VE BEN DE DİYORUM Kİ;-TAMAM; ATATÜRK DİYEMEYECEĞİM YERDE, BENİM DE İŞİM OLMAZ...VE BÖYLECE SON VERİYORUM SAYIN GIYASEDDİN BİNGÖL'ÜN RADYOSUNDAKİ PROGRAMIMA...İşte böyle önce Refah Partili, sonra da AKP'li oldu;Bingöl kökenli bu beyefendi...Ve ben ayrıldıkdan sonra; bugün hala Bursa yerel basınında demokrat geçinen bir kaç kişi sürdürdü programlarını sözüm ona demokrat maskeleri altında...HEY GİDİ GÜNLER HEY; NASIL DA GELİYORDU BU GÜNLERİN AYAK SESİ TAA O GÜNLERDEN DE...VE NASIL DA HERKES DERİN UYKULARDAYDI... Uyarmak isteyenler de hep namlunun ucundaydı...İşte böyle; burası Türkiye...Olur böyle çetrefilli işler...Bursa demişken; gündemi kasıp, kavuran şu Çiftlik Bank dolandırıcılığı konusu...Bursa'nın Cavit Abisi'nin yaptırdığı ilk ve ortaokuldan sonra, İmam Hatip Lisesi'nden yetişen kurnaz yavrucuk... Cavit Abisi'nden eşinlendi mi, ilham aldı mı bir yana; ama şu köşe dönmeci (TÖ'nün eseri yükselen yeni neslin özelliğiydi 90'lı yıllarda), kolaycı ve "hap yap, para kap" ilkeli çok değerli halkımıza geçmiş olsun... Onlara diyesim var ki;- Yıllardır evrene mesaj göndermediniz mi tuvalet duvarlarına TOSUN, TOSUN diye yazarak?...İşte sonunda bir TOSUN buldunuz; o da duvara yazdıklarınızın gereğini yapıverdi, onun kapanına kısılanlara...Üstelik bu inekçi TOSUN yetmezmiş gibi, sütçü Tosun da varmış....Ne var ki o Latin Amerika ülkelerine uçamamış, paracıklarıyla...Enselenmiş...Şu sütçü Tosun da bir başka uyanıkmış...Üç inekle halkı bir güzel uyutmuş.Bir kaç ay paralar gelmiş inekden, sonra da haber gelmiş uyanıkdan; inekler öldü diye...Sonra da "biz masum halk, dolandırıldık" diye ağlayan kurnazlar; siz çocukken hiç babanızdan Nasreddin Hoca fıkraları dinlemediniz mi?... Ders alasınız diye geçmiş yaşamlardan; babalarınız size bu fıkraları anlatmadı mı?...Örneğin; doğuran kazanı, hiç duymadınız mı?...Doğuran kazan ve sonra ölen kazan varsa...İşte böyle süt veren ve sonra da ölen inekler de oluyor.Paralar gelirken; doğuran kazan...Paralar kesilince; ölen kazan...Ve bugünlerde de sizin bu "sözüm" fırsatçılığınıza,kurnazlığınıza, uyaklığınıza gülen halk var... Burası Türkiye; olur böyle...
Her şey bir yana, olan olmuş, parayı bulan bulmuş... Sizlere de geçmiş olsun...İşiniz, gücünüz; kolay paranın peşine düşmek...Kardeşler; biz Milli Piyango bileti bilealmıyoruz bu ülkede...Sözüm ona Devlet eliyle yapılan bilet çekilişleri sonuncunda; ikramiyeler yıllarca Fetoşçular'a gidince...Kim bilir şimdilerde kimcilere çıkıyordur ikramiye?...Alınır mı hiç Milli Piyango bileti bile bu ülkede, değil ki "saadet zinciri" benzeri, kolay kazanç yollarının peşine düşmek, olur mu hiç?... İşte böylesine kurnazlıkların peşinde olursanız hepiniz; fıtratınızda dolandırıcılık olacakdır, neylersiniz...Cümleten geçmiş olsun şekerlerim...Burası Türkiye; olur böyle...
*Küçük bir ayrıntı:Öz Türkçe bir tanımlama olan DELİKANLI sözü; günümüzde sanıldığı gibi, yalnızca erkeklere özgü bir tanımlama biçimi değildir. 18 ve 20 yaş aralığında olan kız ve erkekler için kullanılır; bunu bilmeyen ve de Güzel Türkçemiz'i bilmeyen, üstelik de öğrenmek için çaba harcamayan yeni yetmelerin bilgisine..