Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Bu ülkede tarih kargaşası yaşanıyor

  • 13 Haziran 2018 Çarşamba


Ben konuda fikir karmaşası görüyorum. Tarih hakkında konuşmanın tek yolu, tarihi iyi bilmekten geçiyor. Tarihi iyi bilmenin ise en iyi yolu kitap okumaktan geçiyor. Biz bunu böyle öğrendik hem büyüklerimizden, hem de öğretmenlerimizden. Benim ilkokul öğretmenim halen hayatta. Allah ona uzun ömürler versin. Kendisi şu an Almanya’da yaşıyor ve Türkiye’nin ilk bayan futbol hakemidir. Üstelik de fifa kokartlıdır. Kendisinden gurur duyuyorum. Bana o kadar güzel bilgiler aktardı ki, sayesinde kendime çok güzel bir yol çizdim. Bunca bilgi öğrenmemin tek sebebi, öğretmenimin beni okuyan bir kişi olarak hayata kazandırması oldu. Çok okuyorum ve bu sayede geçmiş konusunda bilgim fazlasıyla var. Bana yetiyor ve bu bilgi sayesinde aklımla asla oynatmıyorum. Siz de aklınızla asla oynatmayınız.

Dünyada komünistlik ilk olarak Paris’te yaşayan sosyalistlerin başkaldırısıyla ortaya çıkmış olsa da, ilk komünist devrimi girişiminin 1917 yılında Lenin önderliğinde ortaya konulan Bolşevik isyanıyla ortaya çıkmıştır. Ayrıca yine Lenin’in önderliğinde SSCB komünist yönetim kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda Stalin tarafından bu sistem sürdürülmüştür. Komünizmin gerçek açılımı ise, tüm edinilmiş malların ortak mülkiyetine dayanan bir ideoloji olarak tanımlanmıştır. Komünizm ile yönetilen ülkelerden bazıları, Kuzey Kore, Çin Halk Cumhuriyeti, Vietnam ve Küba gibi ülkelerin kaldığını belirtmekte yarar var. Bunları neden bahsettim diye düşünebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hiç Komünizm ile yönetilmemiştir. Eğer böyle bir şey varsa, insanların aklıyla oynamaktır. Komünizmi savunan bir bölüm insan olabilir ama bunlar da zaten hiçbir şekilde iktidar olmamıştır. Keşke olabilselerdi diye de düşünüyorum. En azından eşit bir şekilde geçinme şansını yakalardık. Neyse biz şimdi işimize dönelim.
Ülkemiz 1919 yılında başlatılan ve Milli Mücadelenin ardından Türkiye Cumhuriyeti adını alan bir ülkedir. Kurucusu olan Atatürk ile başlayan yönetim şekli, halkın iradesiyle yaşamını sürdüren ve tamamen parlamenter sistemin yönetimini benimsemiş bir ülkedir. Kurulduğundan günümüze kadar da hiçbir zaman Komünizm ile yönetilmemiştir. Fakat açıklamakta yarar var. Özellikle cahil insanların dini alet ederek kandırıldığı bir dünyada, ne kadar sosyal düşünceli insan varsa din düşmanı ve komünist olarak halka bahsedilerek, onlara karşı kin duygularını alet etmişlerdir. Ben kendimden örnek vereyim. Ben sosyal düşünen ve solcu biriyim. Halen hayatta olan annem beş vakit namazında olan biridir. Hangi Komünist acaba dini görevini yapıyor bana biri açıklasın. Ülkemiz, CHP tarafından yönetilirken, içinden ayrılan birkaç grup sonrası Demokrat parti olarak devam etmiş, peşine sadece birkaç kez sosyal düşünceli olan demokrat solcular iktidara gelmişlerdir. Köprü satışı olayında ise, Sayın Özal ile Calp arasındaki geçen konuşmada biri Anap’ın genel başkanı sıfatında olup, diğeri ise Halkçı partinin genel başkanıdır. Yani komünist bir grup veya kişi asla olmamıştır. Olmadığı gibi de köprüyü satamazsın denilen söz bir komünistten çıkmamıştır. Tarih böyle yazıyor.