Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Bu memleket bizimdir

  • 12 Mayıs 2018 Cumartesi


Birilerine karşılıklılık ilkesi nedir diye sorarsan kesinlikle yüzüne derinden bakacaktır. Nedeni yine aynı. Okumadan yoksun, fakat her denilene kanan bir toplum ferdi olma yeteneği. Bu yetenek bizde olduğu müddetçe daha çok teranelerle karşılaşacağız. Şimdi dilimizin döndüğünce size anlatayım.

Bir vatandaşımızın, başka bir ülkede yaptığı uygulamanın, o ülke vatandaşının da Türkiye’de yapacağı uygulamaların karşılığı ilkesidir. Bu şu demek oluyor. Türk vatandaşı diyelim ki Avrupa’nın bir ülkesinden konut alacak. Alacağı ülkenin yurttaşının da bizim ülkemizden karşılığında alacağı konutun ilkelerini anlatıyor. Buna göre; 2644 sayılı tapu kanununda bulunan 35.madde bu içeriğin gereklerini anlatmaktaydı. Bu maddeye göre ülkemizden taşınmaz mal edinimi yapacak olan ülke sayısı 53 ile sınırlanmışken ve Arap ülkeleri bu işlemin dışında tutulurken, 2012 yılında yapılan 6302 sayılı kanun değişikliği ile ülke sayısı 183’e çıkarılmıştır. Üstelik eski uygulama kaldırılarak, Arap ülkeleri bu işlemin içine alınmıştır. Bu kanun ile, karşılıklılık ilkesi tamamen kaldırılmıştır.
Bu tarihten sonra ortaya konulan yabancılara taşınmaz mal satışındaki artışı gözlemek mümkündür. Bunun karşılığı olan ülkeler ve özellikle Suudi Arabistan, ülkemizden fazlasıyla güzide yerlerimizdeki arazi ve taşınmaz mallardan sınır olmaksızın mal edinmeye başlamış, halen de bu sınır olmadan devam etmektedir. Aynı ölçüde Türk vatandaşının Suudi Arabistan’da mal edinimi bu eşitlikte olmayıp belki de hiç yok aşamadadır. Bu konu , topraklarımızın yabancılaştırılmasının önünü açmaktadır. Sadece bu mu diye soracaksınız.
Bu kanun ile, gelen bir rahatlık ise, vatandaşlık verilmesi konusunda avantaj getirdiği gözlenmelidir. Yapılan kanun değişikliği olmasaydı, 300 milyon dolar karşılığında taşınmaz mal alma konusu ile vatandaşlık hakkı kazanımı olmayacaktı. Daha önce alınan karar ile, 1 milyar dolar olan bu işlem, daha sonra satışların az olması ve vatandaşlığa geçişlerin az oluşu sonucunda yapılan bir çalışma ile, 300 bin dolara düşürülmesi, anlaşılacağı üzere bu kanun ile örtüşerek, üzerinden yapılacak bu satış karşılığında ise vatandaşlık hakkını kazanacak olan yabancıların konusu gündeme oturmaktadır.
Bu yasa ile yabancılar, her türlü taşımaz malı alabilmektedirler. Konut, işyeri, ev, arsa ve tarla satın almaktadırlar. Bu işlemler noterler kanalıyla imza altına alınarak yapılabiliyor. Yabancı uyruklu kişiler, ülkemizde 60 hektara kadar mal varlığı elde edebiliyor. Yabancı uyruklulardan alınan harçlar ise, kendi vatandaşımıza uygulanan 18. Madde koşulları kadar da vatandaşı yıpratan özelliğe sahip değil.
Burada kazanan kim olacak diye düşünürseniz, elbette inşaat sektörüdür. Verilen yetkilerle, binlerce konut inşa edilmiştir. Şimdi uzun vadede de olsa bu konutları satın alacak ekonomi vatandaşta olmadığından, yapılan konutların ileride daha ucuza satışı bile mümkün olabilir. Bu da ülkemize gelecek olan yabancı istilasını ortaya koyacaktır. En başından korkum, Suriye olgusunun ülkemizde artmasıdır.