Ünsal Yalçınkaya

Tüm Yazıları


Bu işin içinden nasıl çıkılır!...

  • 06 Kasım 2018 Salı


Bu sessizliğin nedenini biliyoruz ama,
Nereye kadar gider bilinmez,
Halk suskun,
Gençlik suskun,
Adalet suskun,
Hukuk suskun,
Üniversiteler suskun,
Yargıçlar suskun,
Suskun da suskun,
Konuşan,
Sağa sola bağırıp çağıran kim,
Susmayan kim,
Söylemeye gerek var mı,
Bence yok,
Herkesler biliyor,
Ama bilinen bir gerçek vardır ki,kopacak bir fırtına öncesinde bile doğa suskunluğunu sürdürür.
İnşallah hafiften,,hafiften soluklar alınır da fırtına kopmaz.
Hani bir sıkıntı olur doğamızda,
Hep deriz Allah korusun ,pek hayra alamet değil,Allah korusun DEPREM’den önceki sıkıntı deriz hep.
Onun gibi bir şeydir bu,
Havadan soluk almak çok ağırlaşır,nefes almakta zorlanırız gibi bir şey,
Ülkemizdeki durum aynen öyle gözükmekte,
Gerim,geriliyor toplum,
Her gün bir yerlerin nefes alabilmesi için toplumun dikkatini başka yerlere çekmekte maharetliyiz,
Sıkıntıları göz ardı edebilmek için farklı toplumsal tepkiler yaratılıyor,
Aklı selim galip gelsin diye dualar edilirken
Bir başka yönlendirme ile karşı karşıya toplum.
Kurumlardan,
Bilim insanlarından aklı selim açıklamalara tepki en üst seviyeden, hemencecik susturuluyor.Açıklamalar toplumu doğru dürüst bilgilendirme,aydınlatma yok,
Ne mi var,
Susturulmak,sadece susturulmak.
Gel de çık bu işin içinden.
Bir haftadır ANDIMIZ gerginliği yaşanıyor ülkemizde,
Bir zamanlar MEB’ı tarafından bir çırpıda yıllardır Türk Milli Eğitiminde sabahları derse girmeden okutulan ANDIMIZ tüm çocuklarımıza okutulurdu,
Hepimiz bu ANDIMIZI okuyarak bitirdik okullarımızı,
Hiç birimiz ırkçı olmadık,
Milli Bilincimiz güçlendi.
Şimdi bakın ANDIMIZIN sözlerine,
TÜRKÜM,DOĞRUYUYUM,ÇALIŞKANIM, bu mu ırkçılığı körüklüyor,
Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti,
Kurucumuz Mustafa Kemal ATATÜRK ne demişti,
“Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran halka TÜRK Milleti denir” demiş.
Misakı milli sınırlarımız içindeki etnik kökenleri ne olursa olsun her kes bu güne kadar kendini TÜRK Milletinin bir parçası olarak görür ve öyle anlardı,
Hiçbir zamanda ırkçılık yapılmaz ve yapılmadı,
Ta ki ABD emperyalizmi ülkemizde etkin ve yetkin olana kadar,
Solculuğa karşı Milliyetçilik geliştirildi,
Yani sizin anlayacağınız devletimiz tökezletilmeye başlanılmasından hemen sonra KEMALİZM’ i yok etmek ,en azından etkisiz kıldırmak adına Kemalizm’i savunanlara SOLCU,bunun karşısında da Milliyetçilik,
Sonuç
Gelinen nokta.
Siyaset kurumları da bu Cephelerde yerlerini aldılar.
Hatırlayınız 1970’li yıllardaki MC Hükümetlerine. “Milliyetçi CEPHE”.
Şimdi de bu kamplaşmalara yenileri ekleniyor.
Kemalizm’e karşı Ilımlı İslam,
VESAYET’ e karşı ŞERİAT.
Andımıza karşı da İslam andı,
Bakınız birer satırını karşılaştıralım.
İslami Ant,
“Selamünaleyküm, Aleyküm selam, Bu ne güzel kelam, Yaşasın İslam. Elimizde kuran, Kalbimizde iman, Bir Allaha inanan Müslümanız, Müslüman…..”
Diyerek küçük beyinlere Laik bir Cumhuriyette okutulan ant,
Niye karşı,
“"Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir…. Ne mutlu Türküm Diyene.”
Rahatsızlık bu mu?
Ne mutlu Türküm demekten mi, yoksa çalışkanım demekten mi?
Anlamak mümkün değil.
Bu AND’ dan bu ülkede yaşayan her yurttaş onur ve gurur duyar,duymayanlar ancak ve ancak kendini TÜRK Milletinin birer ferdi,birer parçası olduğunu kabul etmeyenlerdir.
O zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Misak-ı milli sınırları içinde yaşamayı da kabul etmiyorlar demektir.
ATATÜRK’ ün tanımladığı Türk Milleti kavramına uymamak demektir.
Hiç kimse kusura bakmasın bunun adı ırkçılık değil,olsa olsa BÖLÜCÜLÜKTÜR…