Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Bravo sana birader

  • 08 Kasım 2019 Cuma


Ben artık umudumu yitirmeye başladığıma inanıyorum. Anadolu’nun çeşitli yörelerinde davet edilerek yaptığım söyleşilerde üzerime düşen görev ile sıcak insanlarla karşılaşmanın zevkini hep yaşıyorum. Gerçi arada bir, içinden birkaç kişi çıkarak kendi düşüncesine muhalefet edebiliyor. Her toplantıda değinmeye çalıştığım konu var ki, bu konu bizim yıllarca içimize işlemiş olan çıban gibi ortaya çıkıyor.

Memleketin bunca meselesi varken, memlekette kınanacak bunca kişi varken, bazı medeni cesaretten uzak insanların kendi düşüncesine muhalefet etmesi bence konuşmak isteyip de bir yerde konuşamamış ve kendisini ispat etmeye çalışanların yaşadığı bir ikilem olarak görüyorum. Evet bunun adı bence ikilem. Çünkü, hem kendi yaşantının içinden kesitlere olumlu bakacaksın, diğer taraftan birilerinin fikrini basamak olarak kabul ederek kendi zemin olarak hazırlamak adına ukalalık yapacaksın.
İnsanlar büyüdükçe mütevazi olmak zorundadır. Mütevazilik öyle herkesin yapacağı konu olmasa da, özellikle sosyal görüşlü insanlar bu konuda daha fazla hassas olmaları gerekir. Karşısındaki kişinin de kendisi gibi düşünceye sahip olması bu işin gerçek yönünü tayin eder. Başka bir yönü ise, misafire saygı bizim geleneklerimizin en önde giden özelliğidir. Bazen kendi egolarını başarmak adına yapılan sözde konuşmalar beni üzmez ama, üzülen ve toplum içinde nasıl bir kişiliğe sahip olduğu ortaya çıkar. Bunun karşılığı da aslında çok basittir ve dudaktan çıkacak küçük bir özürdür. Özür ise büyüklüğün simgesidir. Büyük insanların yaptığı bir konuşma dilidir.
Neyse, bu işi burada sonlandırarak, son zamanlarda gitmiş olduğum ve beni ağırlayan değerli başkan ve yöneticilere sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca söyleşimde benim yanımda olan tüm çağdaş ve sabırlı dostlarıma şükranlarımı sunuyorum. Yaptığım her söyleşinin ardından, her yörede yeni dostların varlığını hissetmek ise bana güç katıyor. Sizlere en zor durumunuzda telefon kadar yakınım dediğimde, onların her birine egolarımla değil, samimi duygularımla bu sözümü ilettiğimi bir kere daha buradan söylemekte yarar görüyorum. Hepinize kucak dolusu selam ve sevgilerimle.