Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Bol-Kepçe Siyasetinin Anlamı…

  • 23 Ocak 2019 Çarşamba


Ekonomi dibe vurmuş durumda.
Üstü örtülüp, bir köşeye saklanacak gibi değil.
Çarşı-pazar yanıyor, işsizlik tavan yapmış.
Tarım can çekişiyor, sanayi şalteri indirmiş.
Piyasa ıssız, şirketler konkordato kuyruğunda sırasını bekliyor.
Satılacak bir şey kalmamış, sıra savunma sanayinin en kritik fabrikalarına kadar gelip, dayanmış…
Kriz… Ekonomik dar boğaz, vs… Ne derseniz, deyiniz.

Aslında…
Bütün bunları yazıp, sıralamanın da bir anlamı yok.
Pazardaki teyze ile İŞKUR kapısında umut kovalayan işsiz bizden çok daha iyi biliyor ekonomik gerçekleri…
Meramımız bu değil.
Bize göre asıl altı çizilmesi gereken şey, bütün bu gerçeklerin birkaç kat üstünde…
Şöyle:
Ekonomi bu kadar dibe vurmuşken… Öncelikle hükümetin bol kepçe harcama yapmasının nedenini sorgulamalıyız.
Temel neden, 31 Mart’tır.
31 Mart’ta belediye başkanları ile meclis üyelerini seçeceğiz.
Münacettin bey belediye başkanı olacak, Hayrinüsha hanım meclis üyesi…
Eeee?..
Nedir hükümetin bu bol-kepçe siyasetinin hikmeti?
İşte zurnanın zırt dediği yer burasıdır.
Çünkü hükümet 31 Mart’ı, zurnanın son deliği olarak görmektedir.
Bu sıradan bir yerel seçim değildir.
Devlet Bahçeli’nin deyimi ile 31 Mart, başkanlık hükümeti sisteminin, yeni Anayasa’nın ve sonuç olarak Hükümet’in “beka sorunu”dur…
Beka sorunu, Merkez Bankası temettülerinin tahsilâtını 31 Mart’tan öne çekebilmektedir.
Savunma sanayimizin can damarı olan “milli” fabrikamız, gayri milli sermayeye yenik düşebilmektedir.
Şeker fabrikalarımız, şuyumuz-buyumuz haraç mezat satılabilmektedir.
Ve böylece, KDV’ler, ÖTV’ler, türlü çeşitli teşvikler, yardımlar, destekler, yeniden yapılandırmalar falan, yeniden yeniden ayarlanabilmektedir.
İşte bu gerçek en çıplak hali ile görülmelidir.
Peki, görülüp de ne olacak?
En basitinden şu küçük bilinç parçası zihnimize yerleşecek:
- 31 Mart bir yerel seçim değildir!..
- Siyaset adamları için beka sorunu ise, bizler için çok daha fazla beka sorunudur…
Demek ki gerçekten önümüzde yerel seçim değil, son derece önemli bir genel seçim vardır.
31 Mart bir referandumdur.
Yürürlükteki düzenin yeniden halkoyuna sunulmasıdır.
Bir tarafta sürdürülen bol-kepçe siyaseti… Öte yanda; demokrasi, hak-hukuk-adalet-emek ve yaşam mücadelesi vardır.
Daha kısa ve özet ifade edelim:
- 31 Mart’ta ülkenin makûs talihi oylanacaktır!
Eğer… Bu bilinci edinebilirsek, hiç değilse bir süre, birbirimizle didişmekten vazgeçebiliriz…

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr