Av Faruk Haksal

Tüm Yazıları


Bizede yakışmaz

  • 08 Şubat 2019 Cuma


Geçtiğimiz üç dört gün sosyal medya bu asparagas haberle çalkalandı: “Deniz Atabay görevden alındı!..”
Nasıl oldu bu iş?
Sosyal medyadaki çalkalama devam etti: “Atabay artık CHP’nin belediye başkanı adayı değil. Kılıçtaroğlu neşteri vurdu ve işi bitirdi… Deniz Atabay bu emrin kendisine tebliği için apar topar Ankara’ya çağrıldı!”
Ve dolayısıyla şimdi meydan birilerine kaldı…
İşte fırına sürülen tepsi budur.
Peki ya işin gerçeği nedir?
Deniz Atabay’ın annesi İstanbul’un bir hastanesinde yoğun bakıma alınmış, canı ile uğraşmaktadır.
Haber ansızın gelmiş ve Atabay acilen İstanbul’un yolunu tutmuştur.
Olay kısaca budur.
Şimdi gelin hep birlikte ve soğukkanlılıkla bu olayı değerlendirelim.
Olay çirkin midir?
Evet, çirkin ötesi, iğrençtir…
Bir insanın annesinin ağır bir hastalığın içinde mücadele ediyor olması nasıl olur da siyasi bir malzeme haline getirilebilir?
Bir insan, bir ekip, bir “kitle”, nasıl böyle acılı bir durum üstünden siyasi rant elde etme umudu içine düşebilir?
Bırakınız siyaseti bir tarafa…
Partiyi, koltuğu, ilkeleri bir an için devre dışı bırakın: Sadece bir insan olarak bakın çalkalanan yalanlara... “Bir insan nasıl böyle bir erdem yoksunluğunun içine düşebilir?..”
Bu sorunun yanıtını lütfen kısa bir süre düşünün…
Sonra da bir başka olguyu sorgulayın:
Demek ki, bu çirkin-asparagas haberi çalkalamakta çıkar uman birileri var.
Demek ki, gerçeğin kısa bir süre sonra bütün bu çirkinlikleri süpüreceğinin bilinmesine rağmen, umurlarında değil…
Ve yine demek ki, Deniz Atabay’ın CHP belediye başkan adayı olması birilerine ciddi şekilde rahatsızlık veriyor, tedirgin ediyor, onun görevden alınacak olması işlerine geliyor…
İşte olayın bu yanı da oldukça önemlidir.

Son sorumuz ise şudur: Bu birileri kimdir?
Deniz Atabay geçtiğimiz gün Akbük CHP Seçim Ofisi’nde yaptığı konuşmada şöyle dedi:
- “Bu birilerinin kim olduğu bellidir. Bunu sürdürülen siyasetleri izleyen tüm bilinçli Didimliler bilmektedir. Bana gazeteciler bu konuda ne diyeceğimi sordular. Cevabım kısa oldu: Bu çirkinliği yorumlamaya gerek yok. İnsanların hastalığı üstünden siyaset yapılmaz. Yanıt vererek aynı seviyeye düşemem. Bu bana yakışmaz…”
Bizim söyleyeceğimiz son söz ise kısaca şudur: “Didim’i böyle bir zihniyete teslim etmek biz Didimlilere de hiç yakışmaz!..”

@farukhaksal42
farukhaksal@gmail.com
www.akceder.com
www.haksal.av.tr