Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Biz daha çok ağlarız

  • 07 Mayıs 2019 Salı


Memleket neredeyse Afrika’ya dönmüş, hala çözüm arayacağımıza ithal patates için savaş veriyoruz. Ben bunu anlamadım. Anlamam da mümkün değil. Dünyanın en büyük tarım ülkesi olan ülkemiz, nasıl oldu da bu hale geldi şeytana sorsalar cevap veremez. Şeytan zaten pılını pırtını toplar ve ülkeden kaçar. İnsan şöyle bir düşünür. Elini çenesine koyar ve biz bu millete neden gıdaları tam yediremiyoruz diye düşünür. İşin garip tarafı birilerinin karnı iyice doyduğu için başkalarının açlığını gözü henüz görmüyor. Adeta kör olmuş. Hani bir örneğini geçen hafta yaşamıştık canlı olarak. Simit hikayesi ile para hikayesinin mukayesesi.

Geçen hafta sonu pazarda karşılaştığım bir köylüye aynen sordum. Bu patates senin mi yoksa halden mi aldın. Cevabı açık ve net oldu. Hayır abi, ben ürettim ama evde kendim kullanacağım. Bunlar dışarıdan geldi. Fiyatı ise etiketteki gibi el yakıyor. Canım patates en Ege gibi ne ekersen iki kat alınan bir yerde, en ucuzu kilosu dört lira. O da aynı misket kadar büyüklükte. Ver çocuğun eline bahçede misket oynasın. Yazık değil mi bu insanlara. Hadi ben emekli maaşım ve kitaplarımdan elde ettiğim gelir ile soğan ekmek yer geçinirim. Gerçi soğan patatesten daha beter el yakıyor ama lafın gelişi idare ederim. Ya bu ülkenin yarıdan fazlasının gelir düzeyi berbat vaziyetteyse ne olacak.
Pazar yerine gelip eli boş olarak dönen insanları gördükçe içim yanıyor. Üzülüyorum ve hep aklıma bir deri bir kemik kalan Afrikalıları görür gibi oluyorum. Nasıl görmeyeyim. Para ortada. Ne kazandığı belli. En basitinden ot bile dünya para. Alışveriş için cüzdan yeterli değil. Ne yapsın bu insanlar. Sokaktaki milletin evine gasp mı yapsın. Aç kalır ve başkasının malına bakmaz benim insanım. Benim insanım bir gün canına tak eder ve demokratik hakkını kullanarak sandıkta hesap sorar. Henüz yeni daha verdiği sınavın bu sefer büyüğünü yapar. Şimdi 200 bin ton patates ithal edileceğine, köylü nasıl teşvik edilir ve yeniden mis gibi patatesimizi üretmeye başlar onun hesabı yapılması lazım. Yoksa biz daha çok ağlarız.