Ferhan Ercan

Tüm Yazıları


Biz bilmeliyiz!

  • 19 Aralık 2018 Çarşamba


“Siyasi partiler sosyal yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır.”(SPK;2820) Bu belirleme siyasi partilerin anlam ve önemini vurgular.
Toplum ne kadar gelişmiş ise, siyasi partileri de o düzeyde yetkin olur. Siyasi partiler ait oldukları ülkenin en iyi görüntü veren resimleridir. Bazı ülkelerde siyasi partiler yanıltıcı görüntüler sunmalarına karşın; ortak çıkarı olanların ortak örgütü olarak varlıklarını sürdürürler. Bir ülkedeki siyasi partilerin ortak yanı, aynı ortak güvencelere sahip olmalarıdır. Hiçbir parti, ötekilerden daha ayrıcalıklı olamaz.
En az taraftarı olan partilerde en çok yandaşı olan partiler kadar değerli, gerekli ve vazgeçilmez kurumlardır. Hal böyle olmasına karşın, bir parti kendisini devletin tek temsilcisi olarak görmeğe başladığında, bir şeylerin ters gittiği sonucu tartışılmaz biçimde ortaya çıkar. Toplumda tabanı olan her partinin devleti temsil etme hakkı vardır. Bu açıdan soruna yaklaşıldığında, mevcut tüm partilerin demokratik hayatın vazgeçilmezi olduğu gerçeği ortaya çıkar. BU olgu demokrasinin en göz alıcı görünümüdür. Bir parti kendisini devletle özdeşleştirdiği an demokrasinin ruhuna Fatiha okunmuş demektir!
ZEKA.
Siyasi partilerin oluşum aşaması, kendiliğinden oluşan bir birliktelikle başlıyor ise; bu oluşum bir proje ürünü değil ise, bu bir sivil oluşumdur. Toplumdaki en yoksul ile en zengini aynı ortak paydada görmek olasıdır. Bu olgu teorik olarak bir konum eşitliği değil, fırsat eşitliğini işaret eder. Ancak kişisel güçlülük bireyin varlıkları ve potansiyeli ile ilgilidir. Bu potansiyelin belirleyicisi “zekâ” ve sorun çözme yetenek ve olanaklarıdır. Böyle olunca zekâ bireylerin varlıkları arasında önemli bir yer tutar. Vatandaşların zekâsı eğitilmek adı altında köreltilmez ise; körü körüne inananlardan değil, özgür ve bilinçli bireylerden söz edilebilir. Soru soranlar ve yanıt arayanlar gelişimin ve değişimin temelinde yer alırlar!
MİLLİ İRADE.
Milli irade onu tanımlayanların yaklaşımlarına göre farklı biçimler alabilmektedir. Bu farklı yaklaşımlar iktidar ve muhalefet olarak ayrılmaktadır. Tartışılmayan ve tartışılmaya değer görülmeyen iradelerin milli olması söz konusu olamaz.
Seçimle gelen, seçimle gider vurgusu anlamlı olduğu kadarda önemlidir. Seçileni ben atadım demek, sözde seçmenlere hakarettir. “Partinin şerefi, kişilerin şerefini önceler!” Milletin şerefinin tüm şereflerin üstünde olduğunu anımsamakta yarar var.
Siyasi partiler, kurumsallaşmadan önce oluşum aşamasında iken bir sivil oluşum karakteri gösterirler. Buradaki farklılık, sorunlar yerel ve bölgesel değil, tüm ülkeyi ilgilendirir.