Erol Yıldız

Tüm Yazıları


Birileri ölünce kına yakarsınız

  • 21 Ağustos 2019 Çarşamba


Değerli dostlarım; Atatürk isminden rahatsız olanlar, bu ülkede bir çok değeri değiştirmeye kadar giden yeniliklere kalktığını biliyoruz. Aslında buna yenilik denmez. Eskiye götürmektir. Geriye gitmektir. Rant elde etmek için yapılan atraksiyondur. Bu rant içinde birilerine iş imkanı sağlayarak onların cebine para akışını sağlamaktır. Bunlardan biri de Kuzey Marmara’ya yapılan yeni havaalanıdır. Bir yerde bir şey yapılırken, oranın doğal yapısı, tabiat durumu, göç olayları, zemin etütleri gibi önemli konular incelenmelidir. Bizim ülkede böyle bir incelemeye izin verilmiyor. Kafaya koydun mu yapılacak. Zararı kime çıkacak diye düşünen yok. Bu ülkenin değerleri yok oldukça, tüm zararı da bu ülkenin insanı çekiyor.

Değerli dostlarım; Atatürk Hava Limanı, alınan karar ile açık alan olarak değerlendirilecekti. Aslında böyle değildi de, halkın ortaya koyduğu tepkiler ile düşünceler birden değişti ve vatandaşın gazı alındı. Ayrıca yeni havaalanı için de bir çok kuruluşun ve kamu yararına iş yapan derneklerin fikir beyanları olmuştu. Bunun en önemlisi çevre mühendisleri odası tarafından sunulan rapordu. Bu rapora göre, buraya yapılacak bir hava alanının uçaklara zarar vereceği, insanların tehlike ile karşılaşacağı belirtilmişti. Ayrıca yapılan başka bir incelemenin ardından verilen raporda ise, mevsim dönümlerine göre bu bölgenin yaban kuşlarının geçiş noktası olması ve burada uçaklara zarar verebileceği anlatıldı. Fakat işin içinde sadece kendi fikir ve düşünceleri oluşunca bu gibi raporlar incelemeye alınmadan yeni limanın inşaatı başlandı.
Değerli dostlarım; Burada sadece uçakların inip kalkması meselesi değildir. Burada en önemli konu, bir iş yapılırken, oranın yararlı mı yararsız mı, zarar ne şekilde olur veya karlı bir iş mi diye fizibilite yapılması gerekiyor. Bu gereklilik ardından işe başlanması gerekirken, orada kesilen ağaçların sayısı ortada. Orada doğaya verilen zarar ortada, orada hayatı zehir eden tüm özellikler mevcut olduğu ortaya çıkıyor. Bir insan hayatının ederi ölçülemeyeceği gerçeğine uzak bir durumdur bunun adı. İnsan hayatı hiçbir değerle ölçülemez. Hatta sadece insan hayatı değil, her tür canlının yaşamı birilerinin düşünce özgürlüğünün esiri yapılamaz. Burada bu şartların ne kadar olumsuz yönde etkilendiğini hava limanı açıldıktan sonra iyi görmeye başlandı. Yapılana kadar harcanan para bir yana, doğaya verilen zarar bir yana, yaşanacak tehlike boyutlarını görmek ayrı bir konu olarak karşımızda duruyor. Ne zaman bir kazanın ortaya çıkacağı henüz belli değil. Bu ülkede yaşayan her birimizin çok sevdiği çocuklarımız var. Birinin canına bir şey olursa bunun günahını nasıl kaldıracaksınız. Sırf Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine verilen zararla geçmişten öç almanın bedeli bu olmamalı.