Konuk Yazar

Tüm Yazıları


Bir vatandaşın günlüğü

  • 12 Mayıs 2018 Cumartesi


Saat 06:15DidimKaymakamlığınınkapısı önündeyim.Beş ya daaltıkişi bekliyor. Birinin elinde kağıtkalemgelenlerin listesini yapıyor.Seçim için adres değişiklikleriyaptırmaya sırayagiriyoruz. Gözler uykulu, hava serin. Yavaş yavaş kalabalık olmaya başlıyor. Her gelen ismini yazdırıyorlisteye.Hem mutsuzhem umutluyuz.İlk sıralardayım. Sekiz numara.

Kahvaltı yapmayagidiyorum. Döndüğümdebekleyenler daha daartmış.Bahçedekibir bankta oturuyorum. Önce bir yaşlı kadın geliyor yanıma. O da yakınları için numara almaya gelmiş. On yıldır aynı adreste oturduklarıhaldeseçmen listesinde adlarının olmadığını söylüyor.Ardındanikiyaşlı kadıngeliyor. Birisiyanımızaoturuyor, diğeriayakta kalınca dört kişi sıkışarakoturuyoruz birbankta. Sonra herkesin yaptığı gibi ve haklı olarak şikayet etmeye,siyaset yapmaya başlıyoruz.Öfkeliyiz, hem umutluyuz hemumutsuz.“Ya bu kez de olmazsa!”bekleyenler arasında da butür konuşmalar.“Evet”diyorlar“Oy vermek isteyenlerbirikmişler,adres değişikliği için. Demek ki herkes sorumluluğunubiliyor.”diye konuşuluyor. Çevredekibeş on kişiye bakarakumutlanıyor insanlar.Bir oy da bir oydurdiyerekten devam ediyor konuşmalar.

Kapı önü iyice kalabalıklaşıyor.Gelenler listeye adını yazdırıyor.Bekleyenlerçoğunlukla orta yaş ve üzeri.Otuzlu yaşlarda birgörevligelip içeri giriyor.

Saat07:30.GörevliPolis memuruBekleyenlerarasından içeri girmeye çalışıyor. Ardında gece nöbetine kalan polis memuru çıkıyor. Kalabalık artıyor.Saat 08:00,Nüfusmüdürüağır ağır merdivenlerdençıkarakiçerigiriyor.

Kapı önündeki saflar sıklaşıyor.Nihayetkapıaçılıp isimler okunmaya başlıyor.Sıra bana gelince öndeolmanınedasıyla içeri giriyorum.Azar azar içeriye alıyorlar.Görevli makineden numaramızı veriyor, erken gelen yol alır hesabı. Ama birgünönceden başlamıştım bu işe. Erken de sayılmaz.Bekleme salonundakialan yetersiz. Ben sonboşkalan sandalyeye oturuyorum.Önümüzdeki sehpadaüç yaşlı oturuyor. Arkalarında“Mavi Didim”gazetesi. Şöyle bir göz gezdirdim gazeteye.Köşe yazılarının hepsiniokuyorum.Ekranda numaralargörülmeye başlıyor.Listedeki tüm adların numaraları görevliler tarafından verildikten sonra,yeni gelenler numaralarını kendileri almaya başlıyor.

Ve benim numaram ekranda.İçeri dalıyorum.Sorunumu anlatıyorum olmaz diyormemur.Tekrarlıyorum, ısrar ediyorum, seçim kurulu yazısı diyorum;beni köşedekiçalışanagönderiyor.Masasına gittiğimmemurdabeklediyor. Kendi memur olduğum günler geliyor aklıma.Elindekievraklarıhabire düzenliyor, bilgisayara bakarak,kiminimasanınsağ tarafınakimini sol tarafına doğrudüzenliyor. İş çok, bekleyen çok. Müdür geliyoro arada beklediğimmemurun masa başına.Bir kaç sorusoruyor, direktif veriyor, bazıevraklarıalıyor ve gidiyor.Sonunda memur benim işime başlıyor. Birkaç soru. Kısa sürede işim bitiyor. Müdüre götürmem gerekiyormuş evrağı. Teşekkür edip çıkıyorum. Müdür beyinodasındayım. Her taraf evrak dolu. Uzatıyorum evrağı alıyor. Sitemkar konuşmaya başlıyor. Bana mı şikayeti, işlere mi, devlete mi, yaradana mıbilemedim. Çok işinizvar diyerek, teşekkür edip çıkıyorum.

Eziyet dolu saatler,hatta günler.Dört gün uğraştım bu işlem için.Türkiye’de vatandaş olmak, hasta olmak, öğrenci olmak, çocuk olmak, yaşlı olmak, işçi, memur olmak, genç olmak, sanatçı olmak, seçmen olmak zor. Ve herkes zoru başarmaya çalışıyor gücü yettiğince.Kolayı herkes yapar ama,yaşamın her alanının zor olması…


ŞükranAlp
5337390446