Gündüz Murgul

Tüm Yazıları


Bir Kara Gün

  • 28 Şubat 2018 Çarşamba


Bundan 26yıl önce bir gece vakti, Ermeni Ordusuna bağlı birlikler, Azerbaycan’ın Karabağ Bölgesindeki Hocalı kasabasına baskın düzenlediler. Ermeni birlikleri, savunmasız halkı-kadın, çocuk, yaşlı gözetmeksizin- topluca katlettiler. Kırımdan kurtulanlar, 12 km uzaklıktaki Ağdam kasabasına ulaşmaya çalıştılar. Bunların bir kısmının da soğuktan elleri ayakları dondu, sonradan bu uzuvları kesilmek durumunda kalındı. Ermeni birlikleri, 300’e yakın esir aldılar,bunlardan 150 kadarı halen kayıp.
Olaydan hemen sonra, bölgede bulunan Batılı bir basın çalışanı tanık oluğu manzarayı anlatmakta güçlük çekiyor:
“Hocalı’dan Ağdam’a giden yol üzerine serpilmiş ölüler; ihtiyarların yüzleri jiletle çizilmiş, kadınların göğüsleri doğranmış, çocukların kafa derileri yüzülmüş,…”
Bu, bir katliam değil, bir soykırım.
Öldürme isteğinin ötesinde, vahşice bir istek var, saldırganlarda.
Yüzyıllarca iç içe yaşayan halklar arasına düşmanlık tohumları ekilmiş. Nefret, kuşaklar boyunca körüklenmiş, sönmeyen alev topuna dönüşmüş.
Yüz yıl ötesi işlenmiş kırımlardan hiç ilişkisi olmayan insanları sorumlu görmek niye? Tam bir ilkel içgüdü, bir o kadar da tehlikeli. Çağımızda bu tür dürtülerin hâlâ varlığını sürdürmesini neye bağlamalı? Çünkü nedenler daha önemli. Çünkü o nedenleri yok etmedikçe, insanlık dışı manzaraları izlemeye devam edeceğiz.
Tarihin yüz yıl öncesi derinliklerine inelim.
Rus Çarlığı ve İngiltere, Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğu ve Güneydoğu Bölgesinde yerleşik bir kısım Ermenileri silahlandırıyor.
İttihat ve Terakki Hükümeti, cephenin arka emniyetini sağlamak amacıyla, bölgede yerleşik Ermenileri başka bölgelere yerleştirmek (tehcir) kararı alıyor.
Tehcir sırasında Ermeniler, bölgedeki Kürt aşiretlerinin saldırıları ve yollardaki yoksunluklar nedeniyle önemli sayıda kayıplara uğruyor. Tehcir, bir soykırım olarak değerlendiriliyor.
Rus Çarlığı, Bolşeviklerce devriliyor. Lenin, Brest-Litovsk Anlaşması’yla Kars, Ardahan, Iğdır’ı Türklere bırakıyor. Bölgedeki Ermeniler, bölgeyi boşaltma sırasında Türk ailelere yönelik kırımlar yapıyorlar.
Batılı ülkelerin arka çıkmasıyla, “soykırım” iddiası ve Ermenilerin Doğu Anadolu’dan toprak talebi günümüze kadar taşınıyor.
Neden gayet açık; egemen devletlerin emperyalist emelleri.
Bugün Ortadoğu’da, Asya’da, Afrika’da bir arada yaşamış halklar, birbirlerinin boğazına niçin sarılıyorsa, bu, dün de aynı sebeptendi. Dün İngiliz, Alman, Rus Çarlığı, bugün dünya jandarmalığı hevesinden vazgeçmeyen ABD, halkları birbirine düşürüyor; ırkçı milliyetçiler ve irtica da onların ayakçıları.
Halkalar arasında barış ve kardeşlik, emperyalizmin çirkin yüzünün yeryüzünden silinmesiyle gerçekleşecek.