Selma Erdal

Tüm Yazıları


Bilim, Bilmek, Bilgelik

  • 08 Haziran 2019 Cumartesi


Günümüzde nasıl ki Batı düşünüyor, bizimkiler düşünmeye üşeniyor ve "copy paste" ki Türkçesi ile "kopyala yapıştır" yöntemiyle ve yabancı dilden, dilimize çevirerek "sözde" bilim yapıyorlarsa...Batılı'yı da, bizimkileri de ayırmaksızın, hepsini koyalım bir yana...Dönüp bakalım İlkçağ filozoflarına, düşünürlerine, bilgelerine...Adamlar her şeyi düşünmüşler, sorgulamışlar, bulmuşlar, anlamışlar İsa'dan binlerce yıl öncesinde...Bu nedenle FELSEFE öğrenmeli öncelikle, bilgiye ulaşmak, bilmek, öğrenmek amacıyla...Ama ülkemizde FELSEFE öğretilmiyor ki ne olduğu belirsiz eğitim düzenimizde derse ki genç bir insan...İşte o an ne yapacak?... İş başa düştü diyerek, kitaplara sarılacak, bilgiye saldıracak... Bunun başka yolu yok eğer bilmek, bilgiye ulaşmak ve son aşamada bilge tanımlamasına uymaksa insan yaşamındaki en temel amaç...İlim Çin'de de olsa, Hint'de de olsa; arayıp, bulacak... Ve İslam Peygamberi Muhammed'in damadı ve dört halifeden birisi olan Hz. Ali'nin dediği gibi; kendisine bir harf öğretenin kulu, kölesi olacak...Bu bağlamda yıllar öncesinde okuduğum bir kitaptan, Amerikalı bir Sosyoloji Profesörü olan Gary T. Marx'ın; GENÇ TOPLUM BİLİMCİLERE 37 AHLAKİ BUYRUK adlı çalışmasında yer alan çok değerli önerilerden söz etmek istiyorum kısaca.Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu'nun dilimize çevirdiği bu çalışmada bakın hangi önerilere yer veriliyor?...
*Eleştirel düşünme,değerlendirme ve gözlemleme alışkanlıkları geliştirin.*Açık, mantıklı ve vurucu bir biçimde yazın.*Her yere, her zaman, her şeye yazın.*Yeni bir tartışma açın (tekrarcı olmayın).*Kitapları okumakla kalmayın, kitap yazın.*Kestirmeden gidin.*Etkileyici konuşmayı öğrenin.*Fazla kitabı olmayın.*Dağıtın ve birleştirin.*Fazla geniş genellemeler yapan toplumbilimcilere karşı uyanık olun.*Özellikle "sadece gerçekleri söylüyorum efendim"ci toplumbilimcilere karşı uyanık olun.*Kuram ve yöntemle ilgili öğretisel tartışmalarda katı biçimde taraf olmaktan doğabilecek tehlikelerden kaçının.*Değişiklikler yapın. Uzun bir süre belli bir alanın uzmanı olarak kalmayın.*Disipline odaklanın ama sorunlarla uğraşın ve disiplinlerarası çalışın.*Toplumu anlamaya yönelik bilimsel yaklaşımların olabilirliğini ve olması gerektiğini kabul etmeyen toplumbilimcilere karşı uyanık olun.*Toplumbilimin bilimsel ve insancıl konumunu araştırıp geliştirirken atış alanını şaşırmamalı, başka yerlerde duranlara karşı hoşgörülü olmalısınız.*Hangi soruları soracağınızı bilmelisiniz.*Cesur olun. Riske girmekten korkmayın.*Sınırları genişletin.*Kısa dönemli ve uzun dönemli planlarınız, hedefleriniz olsun.*Yaşam da, toplumbilim de tamamlanmamış işler,tamamlanmamış süreçlerdir.*Gerçek ve sanal topluluklar kurun.*Ustalara ve kendinize örnek alacağınız kişilere olduğu kadar beğenmediğiniz kişilere de dikkatle bakın.*Sizden daha bilgili, zeki ve başarılı insanları arayıp bulun.* "Zafer ve felaketle tanışmayı ve bu iki sahtekara da aynı şekilde davranmayı" öğrenin.*Bencil olmayın!... Zamanınızı ve düşüncelerinizi başkalarıyla paylaşın.*Araştırmacı olmaktan gurur duyun.*Olduğu gibi anlatın. Güçlü olanlara da diğerlerine de gerçeği söyleyin.*Bilginizi toplumbilime inanarak ve sorumluluk duygusuyla kullanın.*Eylemde bulunan kişiyle (aktör) gözlemde bulunan kişinin bakış açıları arasında ustaca gidip gelmeyi öğrenin.*Araştırmacı ile tutucu (fundamentalist) kişiler arasındaki farkı bilin.*Bir gurubu araştırmak için ona ait olmanız gerektiğini ve insanları ait oldukları gurupları araştırmalarının şart olduğunu ileri süren dışlayıcı anlayıştan uzak durun.*Düşünce polisliğine kapılıp çevrenizdekilerin ırkçılık, cinsiyetçilik, sınıfçılık, eşcinsel düşmanlığı veya yaşlı düşmanlığı gibi belirtiler gösterip, göstermediklerini bulmaya çalışmak için bütün zamanınızı harcamayın.*Kendinizi bütün değerlerden arınmış bir bilim insanı ya da politik bir eylemci gibi hissettiğiniz zaman dikkatli olun.*Eğlenin!... Yaptığınız işin keyfini çıkarın...*Nüktedan olun!...*Sözünüzün eri olun!...İlkelerin de düşüncelerin de önemli olduğunu ve insanın farklılıklar yaratabileceğini bilin. Bilginin cehaletten daha iyi olduğuna,bilginin mümkün olduğuna,insanlığa ve toplumsal koşullara dair görgülü ve bilimsel bilginin bu koşulları değiştireceğine inanın.
Sonuç olarak...İster bilimsel araştırma yapan bir akademisyen, ister toplumun nabzını tutmaya çalışan uzman ya da toplumun karşısına geçip onu yönetmeye aday bir siyasetçi olun. Bu önerilere göre eylem ve söylemler geliştirdiğinizde; başarılı olacağınız kuşku götürmez bir gerçektir.İşin özünde bilmek, bilgiye ulaşmak, bilgelik varsa; başarı da ödülünüz olacaktır.Ve...Böyle bir paylaşıma neden gerek duyduğumuzu sormak isterse değerli okur; körü, körüne inanan, neden-sonuç ilişkisi kurmadan olaylara yaklaşan, "kakma çivi-sokma akıl" davranışlarıyla dogmatik düşüncelerle var olan bir çoğunluğun egemenliğine tutsak ediliyor oluşumuz nedeniyle diye yanıtlarız soranları...Bilmek isteyen, bilen ve bilge olan insanlarımızın çoğalması umut ve dileklerimizle...